Sulh Hukuk Mahkemesi Yönetici Sorumluluğu (KMK)

Apartman Yöneticisi: Görevleri, Sorumluluğu ve Azli

Apartman koridorunda aidat belgeleri tutan bir kat maliki ve arızalı asansör

Apartman yöneticisi, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (KMK) 34 ila 41. maddeleri arasında düzenlenen ve sekiz ya da daha fazla bağımsız bölümü bulunan her binada atanması zorunlu olan kişidir. Görev tanımı kâğıt üzerinde sıradan görünse de gerçekte oldukça ağır bir sorumluluk yükü barındırır: bütçe yönetimi, sigorta, bakım, istihdam, hesap verme ve gerektiğinde kat malikleri adına hukuki işlem yapma. Bu sorumluluğu taşıyan kişi görevini kötüye kullandığında ya da ihmal ettiğinde sonuçlar hem hukuki hem de cezai boyuta taşınabilir.

Türkiye'deki apartman ve site yönetimlerine ilişkin uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, hesap vermeme ve paraları şahsi hesapta tutma şikâyetleri etrafında yoğunlaşmaktadır. Sulh hukuk mahkemeleri bu tür davaları değere bakılmaksızın KMK Ek Madde 1 uyarınca görür. Yöneticinin ne yapması, ne yapmaması ve nasıl görevden alınabileceği konusunda net bir tablo çizmek hem kat maliklerini hem de bizzat yönetici koltuğuna oturanları yakından ilgilendirir.

Bir Vaka: Üç Yıldır Hesap Vermeyen Yönetici Ayşe Hanımın Binası

Apartman sakinleri sorunlu yöneticiyi tartışıyor
Apartman sakinleri sorunlu yöneticiyi tartışıyor

İstanbul Kadıköy'de 16 daireli bir apartmanda oturan Ahmet Bey (isimler temsilidir), üç yıl önce seçilen yönetici Selim Bey'den hiçbir zaman yazılı hesap raporu alamamıştı. Aidatlar her ay Selim Bey'in kişisel banka hesabına yatırılıyor, defterleri görmek isteyen sakinler ise "meşgulüm, sonra konuşuruz" cevabıyla geri döndürülüyordu. Üstelik binanın asansörü on sekiz aydır bakımsız çalışıyordu; fenni muayene belgesi yoktu. Kat malikleri toplantısına çağrı bile yapılmıyordu.

Ahmet Bey önce komşularıyla görüştü ve on iki kişilik bir imzalı dilekçe hazırladılar. Selim Bey'e noter kanalıyla hesap vermesi için yazılı ihtar çektiler. İki hafta geçmesine rağmen yanıt gelmeyince Ahmet Bey bir İstanbul gayrimenkul hukuku avukatı ile görüştü. Avukat iki ayrı yol önerdi: birincisi kat malikleri kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılıp azil kararı alması, ikincisi bu mümkün olmazsa sulh hukuk mahkemesine başvurarak haklı sebeple yöneticinin değiştirilmesini talep etmek.

Toplantı yapıldı; ancak Selim Bey'in çevresindeki dört daire sahipli grubu azil kararını engelledi. Ahmet Bey mahkemeye başvurdu. Dava sürerken asansör motor arızası nedeniyle bir sakin kısa süreli mahsur kaldı. Bu olay, dava dosyasına ek delil olarak girdi. Sulh hukuk hâkimi duruşmada Selim Bey'i hesapları mahkemeye sunmakla yükümlü tuttu; belgesiz harcamalar ve kişisel hesap kullanımı ortaya çıktı. Sonunda mahkeme Selim Bey'i görevden alarak yerine bağımsız bir yönetim danışmanlık şirketini atadı. Ahmet Bey sonraki aşamada yeni yönetici aracılığıyla tespit edilen usulsüz harcamalar için ayrı bir tazminat davası açtı; dava hâlen sürmektedir.

Bu vakanın her aşaması, aşağıda ele alacağımız hukuki kuralların ne kadar somut ve kritik olduğunu göstermektedir.

Yönetici Kimdir: Atanma ve Mahkeme Ataması

Kat malikleri toplantısında yönetici oylaması
Kat malikleri toplantısında yönetici oylaması

KMK'nın 34. maddesi, sekiz ya da daha fazla bağımsız bölümü olan binalarda yönetici atanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk çoğu zaman göz ardı edilse de yönetim planına aykırılık ve ortak alan sorunları söz konusu olduğunda mahkemeler bu yükümlülüğü hatırlatır. Daha az bağımsız bölümlü binalarda ise yönetici atamak zorunlu değildir; ancak kat maliklerinin ortak kararıyla yine de atanabilir.

Yönetici olmanın ön koşulu kat maliki olmak değildir. Yönetici; binadaki bir kat maliki, binayla hiçbir bağı olmayan gerçek bir kişi ya da profesyonel bir yönetim şirketi olabilir. Önemli olan, kat malikleri kurulunun bu kişiyi hem sayı hem de arsa payı çoğunluğuyla, yani "çifte çoğunluk" ilkesiyle onaylamasıdır. Her toplantıda bu çifte çoğunluk aranır; tek boyutlu çoğunluk yeterli değildir.

Yönetici seçilememesinin tipik nedenleri arasında iki rakip grubun birbirini engellemesi, istekli malik bulunamaması ya da aday üzerinde uzlaşılamaması sayılabilir. Bu durumda beklemek zorunda değilsiniz. KMK'nın 34. maddesi her kat malikine bireysel başvuru hakkı tanır: herhangi bir malik, sulh hukuk mahkemesine başvurarak yönetici atanmasını talep edebilir. Mahkeme duruma göre bir kat malikini, dışarıdan bir kişiyi ya da profesyonel bir yönetim firmasını atar. Bu mekanizma, binalar içindeki uzun süreli yönetim tıkanıklıklarının en sağlıklı çözüm yollarından biridir.

Görev süresi bir yıldır. Süre dolduğunda kat malikleri aynı yöneticiyi yeniden seçebilir ya da farklı birini göreve getirebilir. Mahkeme tarafından atanan yönetici söz konusuysa azil de kural olarak mahkeme kanalından gerçekleşir; altı ay geçmeden değiştirme talepleri ancak çok ağır haklı sebeplere dayanabilir.

Önemli: Yönetici olarak malik olmayan bir kişi atandığında, yönetim planının bu konudaki hükümleri belirleyicidir. Dışarıdan atanan profesyonel bir yöneticiye sözleşmeyle net yetki sınırları çizilmesi, ileride yaşanabilecek yetki aşımı anlaşmazlıklarını önler.

KMK 35 Görev Listesi: Yöneticinin Ne Yapması Gerektiği

Apartman yöneticisi belgeleri düzenliyor
Apartman yöneticisi belgeleri düzenliyor

Yöneticinin görevleri dağınık bir gelenek ya da sözlü uzlaşma değil, kanunun 35. maddesinde sıralanan bağlayıcı yükümlülüklerdir. Yönetici bu maddeye aykırı davrandığında ya da görevleri yerine getirmediğinde hukuki sorumluluk doğar. Aşağıdaki tablo bu görevleri özetlemektedir:

Görev Alanı KMK Kapsamı Dikkat Noktası
Kurul kararlarının uygulanması KMK m.35/a Karar defterinde kayıtlı her karar yönetici için yükümlülük doğurur
Ortak alanların korunması, bakımı, onarımı KMK m.35/b Asansör, çatı, merdiven, sığınak dahil
Sigorta ettirilmesi KMK m.35/c Zorunlu sigorta; sigortasız dönemde hasar doğarsa sorumluluk yöneticide
Aidat ve avans toplanması KMK m.35/d Takip edilmeyen alacaklar zamanaşımına uğrarsa yönetici sorumlu tutulabilir
Borçların ödenmesi KMK m.35/e Geciktirilen ödemeler için faiz yükümlülüğü
İşletme defterine kayıt (noter onaylı) KMK m.35/f Belgelerin saklanması zorunludur
Kurulun toplantıya çağrılması KMK m.35/g Yılda en az bir kez olağan toplantı zorunludur
Tebligat kabulü KMK m.35/h Bina adına yapılan tebligatlar yönetici üzerinden alınır
İşletme projesi hazırlama KMK m.37 Kurul yoksa yönetici hazırlar; itiraz hakkı tanınır
Personel istihdamı (SGK) İş Hukuku / SGK Kapıcı veya güvenlik görevlisi çalıştırıyorsa yönetici işveren sıfatıyla SGK yükümlülükleri taşır

Bu listede özellikle dikkat çeken iki kalem vardır. Birincisi SGK işveren sıfatı: apartmanda kapıcı, temizlikçi veya güvenlik görevlisi çalıştırıldığında yönetici, işveren konumuna geçer. Sigortasız işçi çalıştırıldığında idari para cezaları ve gecikme zamları doğrudan yönetime yansır. İkincisi işletme projesi: kat malikleri kurulu toplanmadan yılın harcama ve gelir planını yapmamışsa bu görev otomatik olarak yöneticiye düşer; itiraz usulü KMK'da ayrıca düzenlenmiştir. Bu projeye bağlı aidat hesaplamaları konusunda aidat borcu ve gecikme tazminatı başlıklı makalemizde daha geniş bilgi bulabilirsiniz.

Örnek: Bina asansörünü işleten bir yönetici, periyodik bakım sözleşmesini yenilemeden on sekiz ay geçirmiş olsun. Bu sürede gerçekleşen bir yaralanmada yöneticinin "bilmiyordum" savunması hukuki koruma sağlamaz; KMK 35/b kapsamında bakım yükümlülüğü baştan itibaren yöneticiye aittir.

Para Disiplini: Site Hesabı, Defterler ve Denetçi

Apartman yöneticisi banka hesabı açıyor ve defterleri denetliyor
Apartman yöneticisi banka hesabı açıyor ve defterleri denetliyor

Yönetim kaynaklı uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu parasal şeffaflık eksikliğinden kaynaklanır. Aidatların nereye gittiği, harcamaların nasıl belgelendiği ve kimin denetim yapabileceği soruları cevapsız kaldığında güven erozyonu hızla başlar. KMK bu açığı kapatmak için birkaç somut araç öngörmüştür.

Site Adına Banka Hesabı

Toplanan aidatlar ve avansların bina ya da site adına açılmış bir banka hesabında tutulması gerekir. Yöneticinin kişisel hesabını kullanması hukuken açık bir sorun olmakla birlikte pratikte hem şeffaflığı imkânsız kılar hem de güveni kötüye kullanma iddiasına zemin hazırlar. Banka hesabının kat malikleri tarafından erişilebilir olması, en azından dönem sonlarında hesap özeti paylaşılması temel bir iyi yönetim standardıdır. Şahsi hesap kullanımı gerçekten vazgeçilemez bir durum yaratmıyorsa "şahsi hesap yasağı" kültürünü başından beri yerleştirmek hem yöneticiyi hem de sakinleri korur.

İşletme Defteri ve Belge Saklama

KMK, yöneticinin noter onaylı bir işletme defteri tutmasını zorunlu kılar. Her gelir kalemi, her gider kalemi bu deftere tarih sırasıyla işlenir; harcamaları kanıtlayan faturalar ve makbuzlar deftere ekli tutulur ya da düzenli bir arşivde saklanır. Defterin noter onaylı olması şart olduğundan herhangi bir kâğıt deftere el yazısıyla tutulan kayıtlar hukuken geçerli sayılmaz. Bu şartın sağlanmaması hem ibraname almayı zorlaştırır hem de mahkeme sürecinde yönetici aleyhine delil boşluğuna yol açar.

Denetçi ve Hesap Raporu

Kat malikleri kurulu, üyeleri arasından bir denetçi ya da denetim kurulu seçebilir. Seçilen denetçi üç ayda bir defterleri inceleme yetkisine sahiptir. Yönetici yılda en az bir kez kurula hesap raporu sunmakla yükümlüdür. İbra edilmemek —yani kurulun hesapları kabul etmemesi— yönetici için ciddi bir işaret fişeğidir; ibra edilmeyen dönemlere ait işlemler için tazminat davası açılabilir.

Önemli: Denetçi seçilmemesi yöneticinin hesap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Her kat maliki bireysel olarak defterleri inceleme talebinde bulunabilir; bu talep reddedilirse mahkeme aracılığıyla inceleme hakkı kullanılabilir.

Sorumluluk Davaları: Asansörden Sigortaya 6 Senaryo

Sulh hukuk mahkemesinde apartman yöneticisi davası
Sulh hukuk mahkemesinde apartman yöneticisi davası

Yöneticinin sorumluluğu soyut bir kavram değildir; belirli olayların gerçekleşmesiyle birlikte hukuki davaya dönüşür. Aşağıda dava pratiğinde en sık karşılaşılan altı senaryo ele alınmaktadır. Bunların ortak noktası şudur: yönetici görevini yerine getirmiş olsaydı zarar ya hiç doğmayacaktı ya da çok daha sınırlı kalacaktı.

Senaryo 1 — Asansör Kazası: Periyodik bakım ve fenni muayenesi yaptırılmayan asansörün arızası nedeniyle biri yaralanır. Yönetici KMK 35/b kapsamındaki bakım yükümlülüğünü ihlal ettiği için tazminat davasıyla karşı karşıya kalır. Yaralanmanın niteliğine göre taksirle yaralama suçu bağlamında cezai soruşturma da başlayabilir.

Senaryo 2 — Sigortasız Bina Yangını: Zorunlu sigorta yaptırılmadan geçen dönemde bir daire yangın veya su baskınından zarar görür. Sigorta şirketinin ödemediği tazminatı yöneticiden talep etmek mümkündür çünkü sigorta ettirme yükümlülüğü doğrudan KMK'da yazılıdır.

Senaryo 3 — Aidat Takibi İhmali: Borçlu kat malikine zamanında icra takibi başlatılmayan durumlarda alacak zamanaşımına uğrarsa yöneticinin bu ihmalinden kaynaklanan zararı tazmin etmesi gerekebilir. Bu senaryo özellikle uzun süredir görevde olan ve "uğraşmak istemedim" diyerek takipten kaçınan yöneticilerde gündeme gelir.

Senaryo 4 — Kurul Kararı Olmadan Büyük Onarım: Yönetici kat malikleri kurulunun onayı olmadan büyük çaplı bir tadilat yaptırırsa, bu harcama kurulca kabul edilmeyebilir ve yöneticiden kişisel geri ödeme talep edilebilir. KMK acil işler için yöneticiye sınırlı re'sen karar yetkisi tanısa da "acil" sınırı dar yorumlanır.

Senaryo 5 — İş Sağlığı İhmali: Ortak alanlarda gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadığında bir temizlikçi ya da ziyaretçi yaralanırsa yönetici işveren sıfatıyla ya da bina yöneticisi olarak hukuki sorumluluk taşıyabilir.

Senaryo 6 — SGK Bildirimsiz Personel: Kapıcı veya güvenlik görevlisi çalıştırılmasına rağmen SGK bildirimi yapılmazsa idari para cezaları ve gecikme zamları yönetim aleyhine tahakkuk eder. Kurulun bu konuda yöneticiyi bilgilendirmediği savunması genellikle geçerli kabul edilmez; yöneticinin öğrenme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Örnek: Ahmet Bey'in binasında asansör bakımsızlığı nedeniyle yaşanan mahsur kalma olayı küçük gibi görünse de yöneticinin periyodik bakım sözleşmesinin yokluğunu kanıtlayan belgeler dava dosyasını önemli ölçüde güçlendirdi.

Paraları Cebe Alan Yönetici: Tazminat ve TCK 155/2

Aidatları kişisel hesabında kullanan yönetici ve şikayetçi komşu
Aidatları kişisel hesabında kullanan yönetici ve şikayetçi komşu

Yönetici, kat maliklerinden topladığı aidatları ve avansları kendi kişisel çıkarı için kullanıyorsa ya da hesapları saklıyorsa durum yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı kalmaz; Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesinin ikinci fıkrası devreye girebilir. Bu hüküm, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu düzenler ve temel fıkraya kıyasla daha ağır yaptırım öngörür.

Bir yönetici, kat malikleri tarafından toplanan paraları güvenle koruma ve belirli amaçlar için harcama yükümlülüğünü üstlenmiştir. Bu parayı kendi hesabında kullanırsa ortada hem vekâlet ilişkisine aykırılık (TBK) hem de cezai suç oluşabilir. Uygulamada yöneticiler hakkında yapılan şikâyetlerin önemli bir bölümü tam da bu başlık altında toplanmaktadır: yıllarca hiçbir harcama belgesi gösterilmemiş, banka hesabına geçilmemiş, kurullarda hesap sorulduğunda toplantı yapılmamış.

Hukuki tazminat boyutunda ise vekâlet hükümleri (TBK) belirleyicidir. Yönetici, vekil konumunda olduğundan kurula karşı özenle ve dürüstlükle hareket etmek, aldığı paraları amacına uygun kullanmak ve hesap vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü ihlal ettiğinde doğan zarar hem gerçek zarar hem de yoksun kalınan kazanç başlıkları altında talep edilebilir. Tazminat davasında mahkeme, yöneticinin belge sunamadığı harcamaları zararın bir parçası olarak kabul edebilir.

Cezai şikâyet ile hukuki dava birlikte yürütülebilir. Ceza davası tazminat davasını bekletmez; ancak ceza mahkemesindeki mahkûmiyet kararı hukuk davasında güçlü delil niteliği taşır. Bu iki ayrı yolun farkında olarak hareket etmek, şikâyetçi kat malikinin haklarını daha etkili korur. Konuyla ilgili destek almak için avukatlar dizinimize bakabilirsiniz.

Önemli: Yöneticinin parayı "geçici olarak kendisinde tuttuğunu" ya da "sonradan iade edeceğini" söylemesi suçun oluşmasını engellemez. Güveni kötüye kullanma kastı, paranın kullanılma şekliyle değil, yetkisiz biçimde tasarruf edilmesiyle ortaya çıkar.

Azil Yolları: Kurul Kararı ve Haklı Sebeple Mahkeme

Kat malikleri toplantısında yönetici azil oyu
Kat malikleri toplantısında yönetici azil oyu

Yöneticiden kurtulmak istendiğinde iki ana yol mevcuttur. Bunlardan hangisinin kullanılacağı, yöneticinin kim tarafından atandığına ve kat malikleri arasında yeterli çoğunluk sağlanıp sağlanamadığına bağlıdır.

Kurul Kararıyla Azil: Kat malikleri sayı ve arsa payı çoğunluğunu sağlayabiliyorsa olağan ya da olağanüstü toplantı yapılarak azil kararı alınabilir. Bu yol en hızlı çözümdür. Azil için özel bir sebep göstermek zorunlu değildir; kurulun çoğunluğu kararını verdiğinde yöneticinin görev süresi sona erer. Bu toplantıyı düzenlemek için kat maliklerinin üçte birinin yazılı talebi yeterlidir; yönetici toplantıya çağırmak istemezse kat malikleri bizzat çağrı yapabilir.

Haklı Sebeple Mahkemeden Azil Talebi: Kat malikleri arasında azil kararı için çoğunluk sağlanamıyorsa ya da yönetici mahkeme tarafından atandıysa, herhangi bir kat maliki haklı sebep olduğunu öne sürerek sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Haklı sebep olarak kabul edilen durumlar arasında hesap vermeme, görev ihmali, güven sarsıcı işlemler ve paraların usulsüz kullanımı sayılabilir. Mahkeme atadıysa kural olarak altı ay geçmeden azil talebi yapılamaz; ancak çok ağır haklı sebepler bu süreyi aşındırabilir.

Bir diğer seçenek, yöneticinin görev süresinin dolmasını bekleyip yeniden seçilmesini engellemeye çalışmaktır. Ancak bu yol üç yıl gibi uzun sürelerde pratik değildir ve bu sürede binanın hasar görmesi, paraların kaybedilmesi gibi ciddi riskler doğabilir.

Örnek: Ahmet Bey'in binasında azil için çoğunluk sağlanamadı. Mahkemeye başvurarak haklı sebep temelinde değişim talebi yaptı; hâkim davayı değerlendirerek mahkeme ataması yaptı. Bu örnek, azınlıkta kalan kat maliklerinin de hukuken korunsuz olmadığını açıkça göstermektedir.

Devir Günü: Belge ve Kasa Teslim Tutanağı

Apartman yöneticisi belgeleri ve anahtarları yeni yöneticiye teslim ediyor
Apartman yöneticisi belgeleri ve anahtarları yeni yöneticiye teslim ediyor

Yönetici azledildiğinde ya da görev süresi dolduğunda iş bitmez; asıl kritik süreç devir aşamasında başlar. Eski yöneticinin tüm belge, defter, kasa ve banka bilgilerini yeni yöneticiye eksiksiz teslim etmesi hukuken zorunludur. Bu yükümlülük yerine getirilmezse hem hukuki dava hem de suç şikâyeti gündeme gelebilir.

Teslim tutanağı en az şu kalemleri içermelidir: noter onaylı işletme defteri ve karar defteri, tüm makbuz ve fatura arşivi, banka hesap ekstresi, banka şifresi ve yetkili imza belgeleri, anahtar ve güvenlik kodları, devam eden sözleşmeler (asansör bakım, sigorta, temizlik vb.), SGK belgeleri ve personel dosyaları, aktif icra takip dosyaları ve hukuki yazışmalar. Tutanak iki nüsha olarak düzenlenmeli, her iki tarafça imzalanmalı ve mümkünse noterde onaylatılmalıdır.

Eski yönetici devir yapmayı reddederse ya da geciktirirse kat malikleri kurulu sulh hukuk mahkemesinden devrin zorla sağlanmasını talep edebilir. Bu süreçte "teslim etmiyorum" tutumunun suç boyutu da mevcuttur: belgeleri teslim etmeyen yönetici hakkında görevi kötüye kullanma veya belgede sahtecilik kapsamında değerlendirme yapılabilir. Bu nedenle devir sürecini belgelemek hem eski hem de yeni yöneticinin çıkarına olan bir koruma mekanizmasıdır.

Yönetim şirketleriyle yapılan sözleşmelerde devir süreci genellikle ayrıca düzenlenir. Sözleşme feshinde kimlerin neyi teslim edeceği, hangi belgelerin dijital kopyalarının paylaşılacağı, aktif sözleşmelerin nasıl devredileceği net biçimde belirtilmelidir. Bu konuları sözleşme imzalanmadan önce netleştirmek, ileride yaşanabilecek boşanma savaşını önler.

Sık Yapılan 7 Hata

Hata yapan apartman yöneticisi masasında bunalmış hâlde
Hata yapan apartman yöneticisi masasında bunalmış hâlde

Yöneticiler ve kat malikleri yıllar içinde benzer tuzaklara düşmektedir. Aşağıdaki yedi hata, hem hukuki risk taşımakta hem de bina yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürmektedir:

  1. Aidatları şahsi hesapta tutmak: En sık yapılan ve en ağır sonuçlar doğuran hatadır. Bina adına ayrı bir hesap açmak basit ve ucuz bir önlemdir; bunu ertelemek için geçerli bir neden yoktur.
  2. Karar defteri tutmamak: Toplantı tutanakları ve kararların yazıya dökülmediği yönetimlerde her kararın içeriği zamanla tartışmalı hale gelir. Karar defteri hem koruma hem de hesap sorulduğunda savunma aracıdır.
  3. Asansör bakımını ertelemek: "Henüz arızalanmadı" mantığıyla periyodik bakımdan tasarruf edilmesi, hem fenni muayene yükümlülüğünü ihlal eder hem de kaza riskini katlar. Kaza sonrası ödenecek tazminat, yıllarca ödenecek bakım bedelinin çok üzerinde olabilir.
  4. Kurul toplantısı yapmamak: Yılda en az bir olağan toplantı yasal zorunluluktur. Toplantı yapılmadan alınan yönetici kararları hukuki dayanaktan yoksun kalabilir.
  5. Haklı azil sebeplerini önemsememek: Hesap soran kat maliklerini "müdahale etme" diyerek geri çeviren yöneticiler, bu tutumun bizzat azil sebebi sayılabileceğinin farkında değildir. Şeffaflık hem hukuken zorunlu hem de çatışmayı önleyen en ucuz çözümdür.
  6. Büyük onarımları kurulsuz onaylamak: KMK, acil işler dışında yöneticinin belli bir tutarın üzerindeki harcamalar için kurul kararı almasını gerektirir. Bu sınırı aşan tek taraflı harcamalar geri ödeme davasına konu olabilir.
  7. Devir tutanağı düzenlememek: Yönetim değiştiğinde belgelerin imzalı tutanakla teslim edilmemesi, ileride "ben devrettim, o almadı" ya da "ben almadım, o vermedi" tartışmalarına zemin hazırlar. Devir tutanağı hem eski hem yeni yöneticiyi korur.
Örnek: Ahmet Bey'in binasında Selim Bey'in yaptığı hataların hemen hemen hepsi bu listede yer almaktaydı: şahsi hesap, hesap vermeme, asansör bakım ihmali ve toplantı yapmama. Bu dört hatanın bir arada bulunması davayı hem sulh mahkemesinde hem de tazminat cephesinde güçlendirdi.

Kişiye Özel Değerlendirme ve Avukat Önerisi

Gayrimenkul avukatı kat malikleriyle yönetim sorununu değerlendiriyor
Gayrimenkul avukatı kat malikleriyle yönetim sorununu değerlendiriyor

Apartman veya site yöneticiliği, doğru yapıldığında binadaki tüm kat maliklerinin yaşam kalitesini artıran ve hukuki riskleri minimize eden bir görevdir. Yanlış yapıldığında ise hem yöneticiyi hem de kat maliklerini uzun ve yorucu bir hukuki sürecin içine çeker. Bu yazıda ele alınan sorunların herhangi biriyle karşı karşıyaysanız durumu değerlendirirken sormaya değer birkaç soru var: Yöneticiniz yılda en az bir kez hesap raporu sunuyor mu? Aidatlar bina adına bir hesapta mı tutuluyor? Asansör ve diğer mekanik sistemlerin bakım kayıtlarına ulaşabiliyor musunuz?

Eğer bu soruların yanıtları olumsuzsa, önce yazılı bir ihtarname göndermek ve yöneticiye makul süre tanımak mantıklı bir başlangıç noktasıdır. Bu ihtarnamenin noter kanalıyla yapılması ispat değerini artırır. İhtar sonucunda değişiklik olmazsa ya da yönetici defansif bir tutum benimserse bir Ankara gayrimenkul hukuku avukatı veya bulunduğunuz şehirdeki uzman bir avukattan görüş almanız süreci hem hızlandırır hem de olası hataları engeller.

Yönetici sıfatını taşıyanlar için de durum benzerdir: göreve gelmeden önce ne yapmanız gerektiğini, ne yapmanızın yasak olduğunu ve nasıl hesap vereceğinizi anlamak, sizi gelecekte çıkabilecek davalardan korur. Yöneticilik üstleniyorsanız ilk iş olarak bina adına banka hesabı açmak, noter onaylı defterleri temin etmek ve sigorta ile asansör bakım sözleşmelerini gözden geçirmek akıllıca bir başlangıçtır. Hukuki sorularınız için soru sor bölümümüzü de kullanabilirsiniz.

Apartman ve site yönetimi hukuku, görünenden çok daha fazla teknik detay barındıran bir alandır. Genel bilgi verebiliriz; ancak hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için mutlaka bir uzmanla görüşün.

Sık Sorulan Sorular

Yönetici olmak için kat maliki olmak şart mı?
Hayır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre yönetici, kat maliki olmayan bir kişi ya da profesyonel bir yönetim şirketi de olabilir. Önemli olan kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla onaylamasıdır.
Apartmanda yönetici seçilememişse ne yapılır?
Kat malikleri arasında anlaşma sağlanamıyorsa her malik, sulh hukuk mahkemesine başvurarak hâkim ataması talep edebilir. Mahkeme, uygun gördüğü kişiyi veya profesyonel bir yönetim şirketini yönetici olarak atar.
Yönetici kaç yıl görev yapar?
Yöneticinin görev süresi bir yıldır. Süre dolduğunda kat malikleri kurulu yeniden toplantı yaparak aynı yöneticiyi yeniden seçebilir ya da farklı bir kişiyi göreve getirebilir.
Yönetici ücret alabilir mi?
Evet. Dışarıdan atanan profesyonel yöneticiye sözleşme ücreti ödenir. Bizzat kat maliki olan bir yönetici ise yönetim planı veya kurul kararıyla ücret ya da aidat muafiyeti talep edebilir; bu kararlaştırılmamışsa emsal ücret isteme hakkı doğar.
Yönetici asansör bakımını yaptırmak zorunda mı?
Evet. Yönetici, asansörün periyodik bakımını ve fenni muayenesini yaptırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmemesi hâlinde bir kaza olursa hem tazminat hem de taksirle yaralama veya öldürme suçu açısından cezai sorumluluk doğabilir.
Site aidatları yöneticinin şahsi hesabına yatırılabilir mi?
Hayır. Toplanan aidatların site adına açılan bir banka hesabında tutulması gerekir. Yöneticinin kişisel hesabında para tutması, hesap şeffaflığını bozar ve hukuki açıdan büyük risk taşır; bu durum güveni kötüye kullanma suçunu gündeme getirebilir.
Yöneticiyi azletmek için ne gerekir?
Kat malikleri kurulu her zaman toplantı kararıyla yöneticiyi görevden alabilir. Bunun yanı sıra hesap vermeme, görev ihmali veya güven sarsıcı işlem gibi haklı sebep varsa herhangi bir kat maliki sulh hukuk mahkemesine başvurarak yöneticinin değiştirilmesini isteyebilir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.

Sulh Hukuk Mahkemesi — Diğer Rehberler