İcra Hukuk Mahkemesi İcra Takibine İtiraz

İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emri, 7 Gün ve Borçlu Hakları

İcra takibine itiraz — ödeme emri zarfı ve kum saati

Posta kutunuzda ya da elinizde resmi mühürlü bir zarf var: İcra Dairesi'nden gelen ödeme emri. İlk içgüdü panik yapmak, belki görmezden gelmek. Oysa yapmanız gereken tek şey takvime bakmak ve 7 günü saymaya başlamak. Çünkü ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmezseniz, takip kesinleşir ve haciz aşaması başlar. Bu 7 günlük süre hak düşürücüdür — mahkeme uzatamaz, avukatınız geri getiremez.

Türkiye'de icra hukuk mahkemeleri 2024 Adalet İstatistikleri'ne göre yalnızca bir yılda 217.421 yeni dava almış; bu rakam, ülkemizin en yüksek hacimli mahkeme kategorilerinden birini oluşturuyor. Demek ki her gün binlerce kişi ödeme emriyle karşı karşıya kalıyor. Bu rehber size o an ne yapacağınızı, haklarınızın neler olduğunu ve hangi hatalardan kaçınmanız gerektiğini adım adım anlatıyor.

Vaka: Hiç Alışveriş Yapmadığı Bir Şirketten Ödeme Emri

Kimlik kopyasıyla gelen sahte borç ödeme emri
Kimlik kopyasıyla gelen sahte borç ödeme emri

Mersin'de öğretmen olarak çalışan Selin Aydın (isimler temsilidir), bir salı sabahı kapı zilini duyduğunda sıradan bir gün geçireceğini düşünüyordu. Teslim edilen tebligat zarfını açtığında İstanbul'da faaliyet gösteren bir e-ticaret firmasından 12.400 TL borçlu gösterildiğini gördü. Selin bu firmayı hiç duymamıştı; o şirketten hiçbir zaman alışveriş yapmamış, herhangi bir sözleşme imzalamamıştı.

İlk tepkisi "bu bir hata olmalı, ödemeyi gözardı edebilirim" oldu. Ancak iki gün sonra bir arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul'da icra-iflas hukuku avukatı olan Kemal Çetin ile görüştü. Avukat Çetin, dosyayı incelediğinde tablonun çok daha karmaşık olduğunu fark etti: Selin'in kimlik fotokopisi yıllar önce bir kiralık ev başvurusunda kullanılmış, o fotokopi daha sonra farklı kişilerin eline geçmiş ve sahte bir alışveriş sözleşmesinde kullanılmıştı.

Kemal Bey Selin'e şunları söyledi: "Şu an elimizde iki silah var — biri 7 günlük itiraz hakkı, diğeri menfi tespit davası. İkisini birlikte kullanacağız ama önce icra dairesine gidiyoruz, çünkü saat işliyor." Ödeme emrinin tebliği üzerinden henüz 4 gün geçmişti; avukat hemen itiraz dilekçesi hazırladı. İtiraz gerekçesi hem borca hem de imzaya yönelikti: Selin böyle bir alışveriş yapmamıştı, sözleşmedeki imza kendisine ait değildi.

İtiraz kabul edilerek takip durduruldu. Ardından Selin, mahkemede menfi tespit davası açtı. Dava sürecinde sunulan banka ekstreleri, giriş-çıkış kayıtları ve grafolog raporu mahkemeyi ikna etti; Selin aleyhine hiçbir borç bulunmadığına hükmedildi. Vaka 8 ay sürdü, stresli geçti; ama doğru adımlar sayesinde hem hacizden hem de tazminattan kurtuldu. Eğer o 7 günü kaçırsaydı, itiraz yolu kapanırdı ve sadece menfi tespit davasıyla gidebilirdi — üstelik bu dava sürerken hesaplarına tedbir konulabilirdi.

Ödeme Emri Geldi: Panik Yerine 7 Günlük Plan

7 günlük itiraz süresi takvimi ve ödeme emri
7 günlük itiraz süresi takvimi ve ödeme emri

Ödeme emri elinize ulaştığı anda saat işlemeye başlar. Tebligat; bizzat elinize verildiğinde, komşunuza ya da kapı komşunuza bırakıldığında veya posta kutusuna atıldığında yasal olarak gerçekleşmiş sayılır. Bu nedenle zarfı açmadan önce zarf üzerindeki tebligat tarihini not alın ve hemen bir hukuk takvimi oluşturun.

7 Günlük Süreyi Doğru Hesaplayın: Tebligat günü sıfır kabul edilir, ertesi gün birinci gün sayılır. Yedinci gün hafta sonuna ya da resmi tatile denk geliyorsa süre bir sonraki iş gününe uzar. Süre kesinlikle hak düşürücüdür — mahkeme uzatamaz, avukat geri getiremez, "haberdar olmadım" mazereti dinlenmez.

Ödeme emrini aldığınızda yapmanız gereken ilk iş belgenin tamamını dikkatli okumak. Ödeme emrinde şu bilgiler yer alır: alacaklının adı ve adresi, borç miktarı, faiz oranı ve başlangıç tarihi, varsa senedin tarihi ve numarası. Bu bilgilerden herhangi biri size yabancıysa ya da rakamlar yanlışsa itiraz gerekçeniz hazırdır.

İkinci adım, elinizdeki belgelerle ne tür bir takiple karşı karşıya olduğunuzu anlamak. Sıradan bir fatura ya da sözleşmeye dayalı ilamsız takipte itiraz 7 gün, senet ya da çeke dayalı kambiyo takibinde ise 5 gündür. Bu ayrıma dikkat edin çünkü itirazın yapılacağı mercii de farklılaşır.

Üçüncü adım mümkün olan en kısa sürede bir icra hukuk avukatıyla görüşmek. Avukat olmadan da itiraz edilebilir; ancak itiraz dilekçesinde yapılan bir teknik hata ileride çok daha büyük sorunlara yol açabilir. Özellikle itiraz gerekçesinin doğru seçilmesi — borca mı, imzaya mı, yoksa her ikisine birden mi itiraz edildiği — sonraki aşamaları doğrudan etkiler.

İtiraz Nasıl Yapılır: Dilekçe, Mercii ve Ücret

İtiraz dilekçesi imzalama ve icra dairesi süreci
İtiraz dilekçesi imzalama ve icra dairesi süreci

İtiraz, pek çok kişinin yanlış yaptığı gibi mahkemeye değil, icra dairesine yapılır. Bunu sıkça tekrarlamak gerekiyor çünkü bu iki merciin karıştırılması çok yaygın ve itirazın hükümsüz sayılması sonucunu doğurabiliyor. Dilekçeyi icra müdürlüğüne bizzat getirmek ya da noter kanalıyla göndermek mümkündür; posta yoluyla gönderilmesi halinde postaya verilen tarihin değil, icra dairesine ulaştığı tarihin esas alındığını unutmayın.

Dilekçede Bulunması Gerekenler

İtiraz dilekçesi kısa ama kesin olmalıdır. Dilekçede şu unsurlar yer almalıdır: icra dairesinin adı ve dosya numarası, borçlunun kimlik bilgileri ve adresi, itirazın türü (borca itiraz, imzaya itiraz ya da her ikisi), varsa kısmen itiraz ve itiraz edilen miktar, itiraz gerekçesinin özeti ve imza. Dilekçeyle birlikte kimlik fotokopisi ve varsa borcun bulunmadığını destekleyen belgeler (dekont, ibraname, sözleşme yokluğunu gösteren yazışmalar) sunulabilir.

Borca İtiraz mı, İmzaya İtiraz mı?

İmzaya itiraz yalnızca senet gibi imzalı belgelere dayalı takiplerde mümkündür; sıradan fatura ya da sözleşme takiplerinde imzaya itiraz gündeme gelmez. Borca itiraz ise her takipte yapılabilir ve borcu kabul etmediğinizi, miktarın yanlış olduğunu ya da böyle bir borcun hiç doğmadığını beyan ettiğiniz anlamına gelir. Kısmi itiraz da mümkündür: borcun bir kısmını kabul edip geri kalanına itiraz edebilirsiniz.

Harç ve Masraf

İlamsız icra takibine itiraz için harç ödenmez; itiraz ücretsizdir. Ancak avukat tutmak istiyorsanız vekalet ücreti avukata göre değişir; bu konuda hukuki soru bölümümüzde güncel bilgiye ulaşabilirsiniz. İtirazın ardından alacaklı itirazın iptali davası açarsa mahkeme harçları o aşamada devreye girer.

İtirazın Sonucu

İtirazın icra dairesine ulaşmasıyla birlikte takip durur. Bu; haciz yapılamayacağı, banka hesabınıza bloke konulamayacağı ve maaşınıza el konulamayacağı anlamına gelir. Ancak alacaklı boş durmaz; sonraki aşamada ne yapabileceğini aşağıda ayrıntıyla ele alıyoruz.

İtiraz Sonrası: Alacaklı Ne Yapabilir?

İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması yolları
İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması yolları

İtirazla birlikte takip durunca alacaklı iki seçenekle karşı karşıya kalır: itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması. Bu iki yol birbirinden hem süre hem de ispat yükü bakımından farklıdır.

Gerçek Senaryo: Ankara'da inşaat firması sahibi Bülent Yılmaz (isimler temsilidir), alt yüklenicisine yaptığı ödemeleri makbuzlarıyla belgelemiş. Yüklenici icra takibi başlattı; Bülent itiraz etti, takip durdu. Yüklenici itirazın iptali davası açtı. Bülent mahkemede dekontlarını sundu. Mahkeme itirazın yerinde olduğuna karar verdi; yüklenici aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildi.
Yol Süre Mercii Dayanak Haksız İtirazda Risk
İtirazın İptali Davası 1 yıl (itirazın tebliğinden) Genel mahkeme (sulh/asliye) Her türlü delil %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı
İtirazın Kaldırılması 6 ay (itirazın tebliğinden) İcra hukuk mahkemesi İİK 68 belgeleri (imzalı senet, resmi belge) %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı

Önemli bir ayrım: itirazın kaldırılması yoluna gidebilmek için alacaklının elinde İcra İflas Kanunu'nun 68. maddesinde sayılan belgelerden biri bulunmalıdır. Bu belgeler arasında borçlunun imzasını kabul ettiği senet, resmi bir makam tarafından düzenlenmiş belge ve kesinleşmiş mahkeme kararı sayılabilir. Sıradan bir e-posta yazışması ya da fatura bu kapsamda değerlendirilemez.

Borçlu olarak sizi ilgilendiren en kritik nokta şudur: İtiraz ederken gerçekten borçlu olmadığınızdan emin olun. Haksız itiraz, alacaklının davayı kazanması halinde üzerinize %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı bindirır. Somut miktarlar hakimin takdirine ve dava değerine göre belirlenir.

Gerçekten Borçluysanız: Taksit, Taahhüt ve Faiz

Borç taksitlendirme ve ödeme taahhüdü dengesi
Borç taksitlendirme ve ödeme taahhüdü dengesi

Her ödeme emri bir haksızlığın sonucu değildir. Bazen gerçekten bir borcunuz vardır ve ödeyecek gücünüz o an yoktur. Bu durumda itiraz doğru bir strateji olmayabilir — aksine, haksız itirazdan doğacak tazminat yükü sizi daha da ağır bir mali duruma sürükleyebilir.

Gerçekten borçluysanız ve ödeme yapamıyorsanız masaya oturmanızı öneririz. Alacaklıyla müzakere ederek taksitlendirme anlaşması yapılabilir. Bu anlaşma icra dairesine sunulduğunda takip bir süreliğine askıya alınabilir. Ancak taksit taahhüdünü yerine getirmezseniz alacaklı tek bir protesto notifikatifi ile yeniden icra takibini canlandırabilir; bu nedenle imzaladığınız taahhüdün gerçekten karşılayabileceğiniz bir ödeme planı içermesi şarttır.

Faiz Birikimi Hakkında: İcra takibi süresince faiz işlemeye devam eder. Borcu uzun süre ödemeden ya da itirazlarla geri itmek, anapara üzerinde birikecek faiz yüzünden toplam borcu ciddi ölçüde artırabilir. Oranlar ve hesaplama yöntemi her yıl güncellenir; bu nedenle güncel faiz tutarını avukatınızdan ya da icra dairesinden doğrulatın.

Bir diğer seçenek ödeme taahhüdüdur. Borçlu, icra müdürü huzurunda belirli bir tarihte ya da taksitler halinde ödeme yapacağını taahhüt edebilir. Bu taahhüdün bozulması halinde İcra İflas Kanunu uyarınca cezai yaptırım gündeme gelebilir. Bu nedenle taahhüt imzalamadan önce ödeme planının uygulanabilir olduğundan emin olmak, bir hukuk uzmanıyla birlikte karar vermek çok daha sağlıklıdır.

Borç miktarının bir kısmına itiraz edip geri kalanı ödeme yoluna da gidebilirsiniz. Kısmi ödeme takibin tamamen durmasını sağlamaz; alacaklı kalan miktar için takibe devam edebilir. Ancak iyi niyetli bir ödeme, ileride itirazın iptali davasında lehinde bir etken olarak değerlendirilebilir.

Haciz Gelirse: Maaş, Emekli Maaşı ve Ev Eşyası

Maaş haczi ve haczedilemez mal sınırları
Maaş haczi ve haczedilemez mal sınırları

İtiraz edilmezse ya da itiraz hukuki süreçler sonunda reddedilirse haciz aşaması başlar. Haciz, icra dairesinin borçlunun mal ve gelirlerine el koyma işlemidir. Ancak her şeye haciz konulamamaktadır; kanun borçluların asgari yaşamını korumaya yönelik bazı güvenceler getirmiştir.

Maaş haczi: Çalışanların net maaşının dörtte birinden fazlası haczedilemez. Örneğin net 20.000 TL maaş alıyorsanız, icra dairesi en fazla 5.000 TL'yi maaşınızdan kesebilir. Kalan dörtte üç size aittir. Nafaka alacaklarında bu oran uygulanmaz; nafaka alacaklısı maaşın tamamına kadar haciz talep edebilir. Birden fazla haciz varsa sıralama önem taşır.

Dikkat: Emekli maaşı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesi uyarınca kural olarak haczedilemez. Bu korumanın iki istisnası vardır: borçlunun açık rızasıyla devretmesi ve SGK'ya olan prim borçları. Başka bir deyişle, sıradan bir ticari alacak için emekli maaşınızı haczettirtemezler.

Ev eşyası haczi: 2012 yılında yapılan değişiklikle birlikte, aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya dışında haline uygun ev eşyası haczedilemez hale gelmiştir (İİK madde 82/3). Yani evde tek bir buzdolabınız, tek bir yatak takımınız, tek bir televizyonunuz varsa bunlar hacze konu edilemez. Ancak aynı ev eşyasından birden fazla varsa ikinci ve sonraki eşyalar hacze açık olabilir.

Haczedilemeyen diğer varlıklar arasında mesleğini icra etmek için zorunlu aletler, küçük çiftçinin geçim kaynağı hayvanlar ve tarım aletleri sayılabilir. Mal beyanı konusunda da dikkatli olunmalıdır: ödeme emrinde belirtilen süre içinde mal beyanında bulunmamanın icra ceza yaptırımına yol açabileceği İİK'nın 337. maddesinde düzenlenmiştir.

Banka hesabınıza bloke konulmuşsa ve hesabınızda haczedilemeyen paralar varsa (örneğin maaşınızın hacze konu olmayan kısmı) icra dairesine şikayetle blokenin kaldırılmasını ya da sınırlandırılmasını talep edebilirsiniz. Bu şikayet İcra Hukuk Mahkemesi'ne yöneltilir.

Menfi Tespit: Borçlu Olmadığınızı Kanıtlama

Menfi tespit davası borçlu olmadığını ispatlama
Menfi tespit davası borçlu olmadığını ispatlama

İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi borçlu olmadığını iddia eden kişiye özel bir dava hakkı tanımaktadır: menfi tespit davası. Bu dava, icra takibinden önce ya da sonra açılabilir ve amacı mahkeme kararıyla "bu borç mevcut değildir" tespitini sağlamaktır.

Takipten önce açılan menfi tespit davasında takip henüz başlamamış olduğundan ihtiyati tedbir kararıyla alacaklının ileride takip yapması önlenebilir. Takipten sonra açılan davada ise icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için teminat şartı aranır: %115'ten az olmamak üzere teminat göstererek icra mahkemesinden ihtiyati tedbir (ödemelerin durdurulması) talep edilebilir. Teminat çok yüksek görünse de paranın yanlış kişiye ödenmesini ve geri alınamamasını engellemesi açısından önemlidir.

Selin Aydın'ın Vakasına Dönelim: Selin'in avukatı Kemal Bey, borca itiraz ettikten ve takibi durdurduktan sonra aynı anda menfi tespit davasını açtı. İtiraz takibi durdurmuş olsa da alacaklı her an itirazın iptali davası açabilirdi. Menfi tespit davası bu riski karşıladı: mahkeme Selin'in söz konusu alışverişi yapmadığını, imzanın ona ait olmadığını tespit etti ve menfi tespit kararı kesinleşti.

Menfi tespit davasında ispat yükü kime düşer? Kural olarak alacaklı borcun varlığını ispat etmekle yükümlüdür; ancak imzalı bir senet varsa ispat yükü yer değiştirir ve borçlu imzanın kendisine ait olmadığını ya da borcun sona erdiğini kanıtlamak zorunda kalır. Bu nedenle menfi tespit davalarında grafolog (imza uzmanı), banka kayıtları, e-posta yazışmaları ve tanık beyanları kritik delil niteliği taşır.

Menfi tespit davası kazanıldığında takip iptal edilir, ödenen paralar iade edilir ve alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilir. Ancak bu dava zaman alır; ortalama süre somut olayın karmaşıklığına göre değişir. Bu süreçte yanınızda deneyimli bir Ankara icra-iflas avukatı ya da bulunduğunuz şehirdeki icra hukuku uzmanı olması büyük fark yaratır.

Kambiyo Senedine Dayalı Takiplerde Farklar

Kambiyo senedi çek senet icra takibi farkları
Kambiyo senedi çek senet icra takibi farkları

Elinizde ödeme emri varsa ve alacaklı bunu bir çeke ya da senede dayandırıyorsa, karşınızdaki süreç ilamsız icra takibinden önemli ölçüde farklılaşır. Bu farkları bilmeden hareket etmek telafisi güç hatalara yol açabilir.

Kambiyo senedine (poliçe, bono/senet, çek) dayalı haciz yoluyla takiplerde itiraz süresi 5 gündür — ilamsız icradaki 7 günün altında. Daha da önemlisi, bu itiraz icra dairesine değil, icra mahkemesine yapılır. Bu iki ayrımı karıştırmak — yanlış merciiye ya da yanlış sürede başvurmak — itirazın reddedilmesine neden olur.

Kambiyo itirazında ileri sürülebilecek gerekçeler de sınırlandırılmıştır. İcra mahkemesi itirazda yalnızca İİK'nın 170. maddesinde sayılan imzaya itiraz, yetkiye itiraz ve kambiyo vasfına ilişkin itirazları inceler. Borcun esasına (yani asıl alacağa) ilişkin itirazlar bu aşamada dinlenemez; bunlar ayrı bir dava süreciyle ileri sürülmelidir.

Kritik Fark: Kambiyo takibinde itiraz, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. Yani borcun kaynağını tartışırken alacaklı bazı icra işlemlerini sürdürebilir. İlamsız icradaki tam durdurma etkisi kambiyo takibinde yoktur. Bu nedenle kambiyo senedi içeren dosyalarda hukuki destek almak daha da kritik hale gelir.

Çek takiplerinde zaman zaman muhatap bankanın kaşesi, keşideci imzası ve çekin geçerlilik şartları da itiraz gerekçesi olabilir. Senette sahtecilik iddiası varsa ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunmak da akılda tutulmalıdır; ceza davası civil süreçleri etkileyebilir ve delil olarak kullanılabilir.

Sık Yapılan 7 Hata

İcra takibinde yapılan 7 yaygın hata
İcra takibinde yapılan 7 yaygın hata

Yıllarca süren icra dava deneyimleri, borçluların tekrar tekrar aynı hatalara düştüğünü ortaya koyuyor. Bu hataların büyük çoğunluğu sonradan telafi edilemiyor ya da düzeltmesi çok daha maliyetli hale geliyor.

  1. Ödeme emrini görmezden gelmek. "Borcum yok, onlar yanılıyor" diye zarfı çekmecede unutmak, 7 günlük sürenin sessizce geçmesine neden olur. Takip kesinleşir ve haciz başlar. Haklı olmanız sizi otomatik olarak korumaz; hakkınızı kullanmanız gerekir.
  2. İtirazı mahkemeye yapmak. İlamsız icra takibine itirazın icra dairesine yapılması gerektiği sıkça unutulur. Mahkeme dilekçesini alsa bile sizi icra dairesine yönlendirir; bu arada süre geçmiş olabilir.
  3. Kambiyo takibinde 7 gün beklemek. Senet veya çeke dayalı takiplerde süre 5 gündür. "Normal" icrayla karıştırıp iki ekstra gün bekliyenler itiraz hakkını kaybediyor.
  4. İtiraz gerekçesini yanlış seçmek. Sadece borca itiraz etmek, ileride imza itirazı yapmayı engelleyebilir. Sadece imzaya itiraz etmek ise borcu zımnen kabul etmek anlamına gelebilir. Gerekçeler baştan doğru kurgulanmalıdır.
  5. Tebligatı usulsüz olduğu halde öyle kabul etmek. Tebligat yasal prosedüre aykırı yapılmışsa (kapı komşusuna haber verilmeden bırakılan kağıt, yanlış adrese teslim vb.) bu usulsüzlük şikayetle tescil ettirilirse öğrenme tarihi esas alınır. Bunu bilmeyenler süresi geçmiş sanarak itiraz etmiyor.
  6. Haksız bilerek itiraz etmek. Borç gerçekten varken "zaman kazanayım" diye itiraz etmek tehlikelidir. Alacaklı davayı kazanırsa %20 icra inkar tazminatı borç yüküne eklenir.
  7. Menfi tespit ve itirazı birbirinin yerine saymak. İtiraz takibi durdurur ama borcun olmadığını kanıtlamaz. Menfi tespit davası borcun olmadığını kanıtlar ama takibi tek başına durdurmaz. Bu iki araç birbirini tamamlar; karıştırılmamalıdır.

Size Özel Değerlendirme ve Avukat Önerisi

Kişisel hukuki değerlendirme ve avukat rehberliği
Kişisel hukuki değerlendirme ve avukat rehberliği

İcra takibine itiraz, ilk bakışta basit bir dilekçe işi gibi görünse de arka planda birbirini etkileyen çok sayıda teknik ayrıntı barındırır. Süre hesabı, itiraz mercii, gerekçe seçimi, kambiyo takiplerindeki farklı kurallar, itirazın iptali davasındaki tazminat riski ve menfi tespit davasının zamanlaması — bunların hepsi yanlış yapıldığında birbirini kötüleştiren sonuçlar doğurabilir.

Elinizde bir ödeme emri varsa en doğru yaklaşım şudur: Süreyi asla kaçırmayın. Tebligat tarihini not alın, 7 günü (kambiyo takibinde 5 günü) takvimde işaretleyin. Bu süre içinde en azından bir avukatla ön görüşme yapın. Kendi durumunuzu değerlendirmeden — borçlu musunuz, değil misiniz, belge var mı yok mu — hamle yapmayın.

Avukata Götürmeniz Gereken Belgeler: Ödeme emrinin kendisi (tebligat tarihi görünür şekilde), alacaklıyla daha önce yapılmış yazışmalar, ödeme yaptıysanız dekontlar, sözleşme varsa kopyası, kimlik belgesi. Bunlar olmadan avukat dosyanızı tam değerlendiremez.

Her ödeme emrinin arkasındaki hikaye farklıdır. Kimisi gerçek bir borcu ödemekte güçlük çekiyor, kimisi sahte bir işlem mağduru, kimisi de borcun miktarına itiraz ediyor. Bu farklılıklar stratejiyi köklü biçimde değiştirir. Hukuken haklı olduğunuzu düşünseniz bile bu hakkı zamanında ve doğru biçimde kullanmak gerekir; haklılık tek başına sizi korumaz.

Süreçte yalnız kalmak zorunda değilsiniz. HukukiUzman avukat rehberinde bulunduğunuz şehirdeki ve ilçenizdeki icra-iflas hukuku uzmanlarını listeleyebilir, profilleri inceleyebilir ve iletişime geçebilirsiniz. Özellikle büyükşehirlerdeki avukatlara ulaşmak için İstanbul icra-iflas avukatları ve Ankara icra-iflas avukatları sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz. Hukuki sorunuzu platforma sormak isterseniz soru bölümümüz de size açık.

Son söz olarak şunu hatırlatmak isteriz: İcra süreci streslidir, ancak kontrol edilemez değildir. Doğru bilgi, doğru zamanlama ve doğru hukuki destek birleştiğinde bu süreçten çok daha az hasarla çıkmak mümkündür. 7 günü kaçırmayın — geri kalanı halledilebilir.

Sık Sorulan Sorular

İcra takibine itiraz süresi ne kadar?
İlamsız icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edilmelidir. Bu süre hak düşürücüdür, kaçırıldığında itiraz yolu kapanır.
İtiraz nereye yapılır, mahkemeye mi icra dairesine mi?
İlamsız icra takibine itiraz, icra dairesine yapılır — mahkemeye değil. Kambiyo senedine dayalı takiplerde ise itiraz icra mahkemesine yapılır; bu iki durum sıkça karıştırılır.
İtiraz ettikten sonra takip ne olur?
Borca itiraz edildiğinde ilamsız icra takibi durur. Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası ya da 6 ay içinde itirazın kaldırılması yoluna gitmek zorundadır.
Haksız itiraz edersem ne olur?
Alacaklının itirazın iptali davasını kazanması halinde, haksız bulunan borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Ödeme emrinin tebligatı usulsüzse ne yapabilirim?
Usulsüz tebligat şikayetiyle öğrenme tarihinizin esas tebligat tarihi olarak kabul ettirilmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede 7 günlük itiraz süresi öğrenme tarihinden itibaren başlatılır.
Maaşımın ne kadarı haczedilebilir?
Net maaşın dörtte birinden fazlası haczedilemez. Nafaka alacaklarında bu sınır uygulanmaz. Emekli maaşı ise 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi gereğince kural olarak haczedilemez; borçlunun açık rızası ve SGK prim borçları bu kuralın istisnasıdır.
Menfi tespit davası ile itiraz arasındaki fark nedir?
İtiraz, icra dairesine yapılan ve takibi durduran idari bir işlemdir. Menfi tespit davası ise mahkemede açılan ve borçlu olmadığınızı ispat etmeye yönelik bir davadır; hem takipten önce hem de sonra açılabilir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.