İş Mahkemesi İşe İade

İşe İade Davası: Şartlar, Süreler ve Tazminat Hakları

İşe iade davası hakkı — boş ofis koltuğu ve hukuk terazisi

İşten çıkarıldığınız gün, elinizde bir zarf var. İçinde tek cümle: "Performans düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmeniz feshedilmiştir." Hiç savunma istemediler. Hiç uyarmadılar. Dört yıl boyunca her sabah erken geldiniz, müşteri hedeflerinizi tutturmanız için elinizden geleni yaptınız. Şimdi kapıdasınız. Peki ya haklarınız?

Türkiye'de 2024 yılında iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dosyası sayısı 1.746.000'e ulaştı ve bu dosyaların %51'i anlaşmayla kapandı. Bu rakamlar gösteriyor ki işten çıkarma sonrası hukuki süreç artık son derece yaygın — ve doğru adımları atan çalışanlar çoğunlukla haklarını elde ediyor. İşe iade davası nedir, kim açabilir, nasıl işler ve sonunda ne kazanırsınız? Aşağıda her şeyi somut bir örnekle birlikte anlatıyorum.

Bir Satış Uzmanının Hikayesi: Savunmasız Fesih

Performans gerekçesiyle yapılan işten çıkarma ve işe iade hakkı
Performans gerekçesiyle yapılan işten çıkarma ve işe iade hakkı

Ahmet Yılmaz (isimler temsilidir), büyük bir elektronik perakende firmasında 4 yıldır satış uzmanı olarak çalışıyordu. Ocak 2025'te İK departmanı onu odasına çağırdı ve tek bir A4 kağıt uzattı: "Performans düşüklüğü nedeniyle iş akdiniz feshedilmiştir." Ahmet ne bir önceki ay kötü bir değerlendirme almıştı, ne de herhangi bir yazılı uyarı. Savunması hiç alınmamıştı.

Ahmet'in durumu Türkiye'de her gün yaşanan onlarca fesih vakasından biri. Ama bu fesih yasaya uygun muydu? Aşağıdaki şartları okuyun; sonunda kendi durumunuzu değerlendirmek kolaylaşacak.

Fesih bildirimi aldığınız anda yapmanız gereken en kritik şey, o kağıdı güvenli bir yerde saklamaktır. Zarfı imzalamadan önce üzerine "tebliğ aldım, itirazlarım saklıdır" yazmak hakkınız dahilindedir. İşveren sizi işyerinden çıkarmak için güvenlik personeli çağırsa bile buna "baskı" olarak nitelendirilip yargılamada zikredebilirsiniz. Ahmet o gün zarfı imzalamadan önce telefonuyla fotoğrafladı ve bilgi için İK'ya eposta attı — bu basit adım dava sürecinde tarih kanıtı olarak işe yaradı.

Fesih bildirimini aldığınızda hemen yapın: (1) Bildirimi fotoğraflayın veya fotokopi çekin. (2) Alındığını belgeleyen bir e-posta veya WhatsApp mesajı gönderin. (3) İşyerindeki kişisel eşyalarınızı ve size ait belgeleri (kendi yazdığınız raporlar, e-postalar, hedef tablolar) bilgisayarınızdan indirin — sistem erişiminiz aynı gün kesilebilir. (4) 1 aylık arabuluculuk süresini takviminize işaretleyin.

İşe İade Davası Açabilmek İçin 4 Temel Şart

İş güvencesi şartları: dört temel kriter
İş güvencesi şartları: dört temel kriter

İş Kanunu'nun 18. maddesi, iş güvencesi kapsamını belirli kriterlere bağlamıştır. Dört şartın tamamı birlikte gerçekleşmedikçe işe iade davası açamazsınız:

Şart Detay
30 İşçi Eşiği İşverenin aynı iş kolundaki tüm işyerlerinde (şube, fabrika, ofis) toplam 30 veya daha fazla işçi çalıştırması gerekir. Tek bir şubede değil, iş kolundaki tüm işyerlerinde yapılan toplamda hesaplanır.
6 Ay Kıdem Aynı işverenle en az 6 ay çalışmış olmanız şarttır. Deneme süresi bu 6 aya dahil edilir.
Belirsiz Süreli Sözleşme Sözleşmenizin belirli süreli (proje bazlı, mevsimlik vb.) değil, belirsiz süreli olması gerekir. Belirli süreli sözleşmeler iş güvencesi kapsamı dışındadır.
İşveren Vekili Olmamak İşyerinin tamamını yönetme yetkisine sahip işveren vekilleri (genel müdür, işletme müdürü gibi) iş güvencesi kapsamı dışındadır.
Önemli: 30 işçi eşiğinin hesaplanmasında fesih tarihindeki durum esas alınır. İşveren sonradan işçi çıkardıysa bu sizi etkilemez; fesih tarihindeki işçi sayısı sorgulanır. Gruplar halinde örgütlenmiş şirketlerde her şirket ayrı değerlendirilir — holding bünyesindeki bir şirkette 30 eşiği o şirket bazında hesaplanır.

Ahmet'in durumuna dönelim: firma ulusal zincir bir perakende şirketiydi, 300'den fazla çalışanı vardı. 4 yıllık kıdemi vardı ve belirsiz süreli sözleşmesi mevcuttu. Dört şartın tamamı sağlanıyordu. Peki fesih hukuken geçerli miydi?

Sıklıkla sorulan bir soru şudur: "Kısmen kendi isteğimle ayrıldım sayılır mıyım?" Pratikte bazı işverenler çalışanı baskı altında istifaya yönlendirir — prim kesintileri, görev değişikliği, yıldırma uygulamaları. Eğer istifa etmek zorunda bırakıldıysanız bu durum hukuki açıdan "istifa" değil, olası bir "geçersiz fesih" ya da "haklı nedenle istifa" olarak değerlendirilebilir. Yani "istifa ettirdilerse dava açamazsın" yaygın yanlış bir inanıştır; hangi koşullarda ayrıldığınızın belgelenmesi bu noktada hayati önem taşır.

Geçerli Neden mi, Geçersiz Neden mi? Çizgi Nerede?

Geçerli ve geçersiz fesih nedeni ayrımı
Geçerli ve geçersiz fesih nedeni ayrımı

Feshin geçerli sayılması için İş Kanunu madde 18 iki ana kategori öngörür: çalışanın yeterliliği veya davranışından kaynaklanan nedenler ile işletmenin gerekliliklerinden kaynaklanan nedenler. Her iki kategoride de kurallara uyulmadan yapılan fesihler geçersiz sayılır.

Geçerli sayılan fesih örnekleri:

  • Yazılı uyarı ve iyileştirme fırsatına rağmen devam eden performans düşüklüğü (objektif kriterlerle ölçülmüş)
  • İşyeri kurallarını tekrarlayan ihlaller (yazılı savunma alındıktan sonra)
  • İşletmenin küçülmesi veya bölümün kapatılması kararı (gerçek ve zorunlu olmalı)
  • Uzun süreli hastalık sonucunda işe dönüşün artık mümkün olmadığının tıbbi olarak kanıtlanması

Geçersiz sayılan fesih örnekleri:

  • Savunma alınmadan gerçekleştirilen performans veya davranış fesihleri
  • Soyut, ölçülemeyen performans iddiaları ("müşteri memnuniyeti düştü" ama rakam yok)
  • Sendikal nedenler, hamilelik, askerlik, uzlaşma çabaları gibi ayrımcı gerekçeler
  • Gerçekte var olmayan işletme gereksinimi (pozisyon birkaç ay sonra yeniden açılıyorsa)
  • Son çare (ultima ratio) ilkesine uymama: iş koşullarında değişiklik, başka birime transfer gibi alternatifler denenmeden fesih
Somut örnek — Ahmet'in davası: Firma Ahmet'e hiç performans değerlendirmesi belgesi vermemişti. Hedefler sözlü belirleniyor, yazılı bildirim yapılmıyordu. Savunma alınmamıştı. Bu üç eksiklik, "performans düşüklüğü" gerekçesini fiilen geçersiz kılar. Mahkeme önünde işverenin bu gerekçeyi objektif belgelerle destekleyemeyeceği açıktı.

Yaygın bir başka yanlış inanış: "İşveren bana iyi bir referans vermem karşılığında 'anlaşmalı' çıkış yaptı, bu yüzden dava açamam." Anlaşmalı fesih (ikale sözleşmesi) yalnızca çalışanın bunu özgür iradesiyle ve yeterli bir menfaat karşılığında kabul etmesiyle hukuken geçerlidir. Baskı altında veya haklarınızın farkında olmadan imzaladığınız ikale sözleşmeleri mahkemede iptal ettirilebilir. İmzalamadan önce mutlaka bir iş hukuku avukatına danışın — çünkü bir kez imzalandıktan sonra bu yolu kapatmak çok daha güçleşir.

Süreler: Saatler Nasıl İşliyor?

İşe iade davası süreleri: bir ay arabuluculuk, iki hafta dava
İşe iade davası süreleri: bir ay arabuluculuk, iki hafta dava

İşe iade davalarında süre yönetimi kritiktir. İki ayrı hak düşürücü süre vardır — birini kaçırırsanız dava hakkınız tamamen ortadan kalkar.

Süre 1 — Arabulucuya Başvuru: Fesih bildiriminin size tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmanız zorunludur. Bu süre 2018'den beri dava şartı; arabulucuya gitmeden mahkeme kapısına gidemezsiniz.

Süre 2 — Dava Açma: Arabuluculuk görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın imzalandığı tarihten itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemesi'nde dava açmanız gerekir.

Bu süreler tatil günlerine denk gelse de uzamaz — iş günü değil takvim günü sayılır. Tatile çıkma planı yaparken bunu göz önünde bulundurun. Fesih tebliğini aldığınız gün, takvime bir ay sonrasını hemen işaretleyin.

Pratik bir ipucu: arabuluculuğa başvurmak için adliyelerdeki Arabuluculuk Merkezleri'ne fiziksel olarak gitmeniz gerekir. Başvuruyu online veya e-posta yoluyla yapamazsınız. Yanınızda kimlik belgeniz ve fesih bildirim yazısının fotokopisi yeterlidir. Başvuru ücreti devlet tarafından karşılandığı için ayrıca ödeme yapmanız gerekmez.

Süreç Adım Adım: Fesihten Karara

İşe iade davası süreç adımları: fesihten mahkeme kararına
İşe iade davası süreç adımları: fesihten mahkeme kararına

Adım 1 — Fesih Tebliğini Almak ve Belgelemek

Fesih yazılı olarak ve gerekçesi açıkça belirtilerek yapılmalıdır. Gerekçesiz veya sözlü yapılan fesih zaten usul bakımından hatalıdır. Tebliği aldığınızda imzalamak zorunda değilsiniz; imzaladıysanız "tebliğ aldım, itiraz haklarım saklıdır" notu düşebilirsiniz. Fesih yazısını, varsa uyarı belgelerini, performans değerlendirmelerini ve işyerindeki yazışmalarınızı bir araya getirin.

Adım 2 — Arabulucuya Başvuru (1 Ay İçinde)

Adliye bünyesindeki Arabuluculuk Merkezleri'ne ya da özel arabulucuya başvurabilirsiniz. Başvuru için adliyeye gitmeniz yeterli; dava gibi karmaşık bir süreç değil. Arabulucu her iki tarafı da ayrı ayrı veya birlikte dinler. İşveren birden fazla oturum isteyebilir; toplam süre genellikle 2-4 hafta alır.

Adım 3 — Arabuluculuk Sonucu: Anlaşma veya Anlaşmazlık

Taraflar anlaşırsa tutanak düzenlenir ve süreç kapanır. Anlaşma tutanağı mahkeme ilamı hükmündedir. 2024'te bu oran %51'e ulaştı — yani her iki vakadan biri arabuluculukta çözülüyor. Anlaşamazsanız "anlaşmazlık tutanağı" düzenlenir ve bu tutanakla 2 hafta içinde dava açabilirsiniz.

Ahmet'in arabuluculuk görüşmesi: İlk oturumda arabulucu her iki tarafı ayrı ayrı dinledi. Ahmet avukatıyla birlikte geldi; işveren İK müdürü ve şirket avukatını gönderdi. İşveren, "performans kriterlerini şifahen bildirdik, bu sektörde yazılı bildirim zorunlu değil" tutumunu savundu. Arabulucu, iki tarafı ortak oturumda bir araya getirdi; işveren 2 aylık ücret teklifinde bulundu. Ahmet avukatıyla değerlendirdi: mahkeme sürecinde kazanma ihtimali yüksekti ve önerilen rakam haklarının çok altındaydı. Teklifi reddetti. Anlaşmazlık tutanağı imzalandı.

Adım 4 — İş Mahkemesi'nde Dava

Dava dilekçesini İş Mahkemesi'ne verin. Mahkeme işverenden savunma ister. Taraflar delillerini sunar: fesih yazısı, iş sözleşmesi, performans belgeleri, yazışmalar, tanık ifadeleri. İş mahkemeleri genellikle 8-18 ay içinde karar verir, ancak bu süre dosyanın yoğunluğuna göre değişir.

Ahmet'in davasında mahkeme duruşmalarından birinde, eski bir iş arkadaşı tanık olarak dinlendi. Tanık, hedeflerin yıllarca yalnızca toplantılarda sözlü açıklandığını, kimseye yazılı bildirim yapılmadığını ve Ahmet'in çıkarılmasından önce hiçbir resmi uyarı sürecinin işletilmediğini ifade etti. İşveren avukatı "toplantı tutanakları" göstereceğini belirtse de bu tutanakların imzasız ve tarihsiz olduğu ortaya çıktı; mahkeme bu belgelere itibar etmedi.

Adım 5 — İstinaf Yolu

İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflardan biri Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) istinaf başvurusunda bulunabilir. İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. İstinaf süreci genellikle 6-12 ay daha alır.

Adım 6 — Karar Kesinleşince: İşe Başvuru

Mahkeme kararı kesinleştiğinde (ya da istinaftan onaylandığında) 10 iş günü içinde işverene yazılı olarak başvurmanız gerekir. Bu başvuruyu noter kanalıyla veya iadeli taahhütlü posta ile yapın — belge kritik.

Davayı Kazanırsanız Ne Olur?

İşe iade davası kazanıldığında tazminat ve boşta geçen süre ücretleri
İşe iade davası kazanıldığında tazminat ve boşta geçen süre ücretleri

İşe iade davası kazandığınızda iki ayrı hak doğar. Bunları net anlamak, stratejinizi belirlemenizi kolaylaştırır.

1. Boşta Geçen Süre Ücreti: Dava boyunca işsiz kaldığınız döneme karşılık en fazla 4 aya kadar brüt ücretiniz ödenir. Bu ücret kıdem ve ihbar tazminatı hesabına dahil edilir; sigorta primleri de işveren tarafından yatırılır.

2. İşe Başlatmama Tazminatı: Kararın kesinleşmesinden sonra işverene yazılı başvurduğunuzda işveren 1 ay içinde sizi işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa mahkemece belirlenen 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder. Kıdem ve hizmet süresine göre bu oran değişir — somut olaya göre mahkeme belirler.

Dikkat: İşe başlatmama tazminatı, daha önce aldığınız kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak ödenir. Yani işten çıkarılırken aldığınız tazminatlar geri ödenmez; üstüne işe başlatmama tazminatı eklenir.

Ahmet davayı kazandı. Mahkeme işe iade kararı verdi ve 5 aylık işe başlatmama tazminatı belirledi. İşveren firma Ahmet'i işe başlatmak yerine tazminatı ödemeyi tercih etti. Ahmet, önceki kıdem tazminatının üstüne 5 aylık ücret daha aldı.

Geri dönmek zorunda mısınız? Hayır. Mahkeme işe iade kararı verse bile siz bu karardan yararlanıp geri dönmemeyi seçebilirsiniz. 10 iş günü içinde başvurunuzu yapın; işveren sizi almayı reddederse veya 1 ay içinde cevap vermezse işe başlatmama tazminatı otomatik olarak doğar. Bu nedenle eski işyerine dönmek istemeseniz bile işe iade davası açmak stratejik olarak avantajlıdır — çünkü mahkeme kararı elinizde güçlü bir pazarlık kozu oluşturur.

İspat Yükü ve İşveren Savunmaları

İşe iade davasında ispat yükü işverende
İşe iade davasında ispat yükü işverende

İş güvencesi davalarında ispat yükü işverene aittir. Feshin geçerli nedene dayandığını kanıtlamak işverenin görevidir. Siz yalnızca fesih bildiriminin size tebliğ edildiğini göstermeniz yeterlidir.

İşverenler tipik olarak şu savunmalara başvurur:

  • "Performans kriterleri belgeliydi" — Mahkeme bu belgelerin gerçekten yazılı ve ölçülebilir olup olmadığını, çalışana önceden bildirilip bildirilmediğini sorgular.
  • "Savunma alındı" — Savunma alındığına dair imzalı belge gösterilmek zorundadır; sözlü iddiacı kabul görmez.
  • "İşletme gerekleri vardı" — Gerçek bir küçülme veya yeniden yapılanma olduğunu belgeleyen yönetim kararları, finans verileri sunulmalıdır.
  • "Ultima ratio uygulandı" — Fesihten önce başka birimlerde görevlendirme, ücret düzenlemesi gibi alternatiflerin değerlendirilip değerlendirilmediği sorgulanır.
İşveren açısından bakış: İşveren gerçekten performans sorunu yaşadığını düşünüyorsa izlemesi gereken yol şudur: (1) Yazılı, ölçülebilir hedefler belirle ve çalışana bildir. (2) Hedeflere ulaşılmadığında yazılı uyarı ver. (3) Savunma al ve cevabı değerlendir. (4) İyileştirme için makul süre tanı. (5) Hâlâ iyileşme yoksa son çare olarak feshe başvur. Bu adımlar atlanırsa işveren mahkemede savunmasız kalır.

Ahmet'in davasında işveren, dava dilekçesine karşı savunma yazısında şu argümanı öne sürdü: "Satış rakamları şirket ortalamasının altında kaldı ve bu durum tüm ekip toplantılarında sözlü olarak bildirildi." Mahkeme bu savunmayı yeterli bulmadı; toplu bir ekip toplantısında genel bir sözlü uyarının bireysel savunma yerine geçmeyeceğine hükmetti. İşverenin sunduğu toplantı kayıtları imzasız olduğu için mahkemece delil olarak kabul edilmedi. Bu, belgelemenin ne denli kritik olduğunu gösteren çarpıcı bir örnektir.

İşe İade mi, Kıdem-İhbar Tazminatı mı? Strateji Seçimi

İşe iade veya kıdem ihbar tazminatı stratejisi seçimi
İşe iade veya kıdem ihbar tazminatı stratejisi seçimi

İşten çıkarıldığınızda iki farklı hukuki yol karşınıza çıkar. Hangisini seçeceğiniz hem maddi beklentinize hem de işvereninizle ilişkinizin durumuna bağlıdır.

Seçenek A — İşe İade Davası: Feshin geçersizliğini talep edersiniz. Kazanırsanız işe iade kararı çıkar. İşveren sizi almak zorunda değildir; başlatmama tazminatı (4-8 ay) öder. Boşta geçen süre ücretini (en fazla 4 ay) de alırsınız. Toplam alacak kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak ödenir.

Seçenek B — Feshin Geçersizliğini Kabul Ederek Ayrılmak: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve varsa diğer işçilik alacaklarınızı (yıllık izin, fazla mesai vb.) talep eden bir dava açarsınız. Bu yol daha hızlı sonuç verebilir ve mahkeme sürecini kısaltır.

Hangi seçeneğin size daha fazla kazandıracağını hesaplamak için maaşınızı, kıdeminizi ve işe iade kazanma ihtimalini birlikte değerlendirin. İstanbul iş hukuku avukatları veya Ankara iş hukuku avukatları ile ilk görüşmede bu hesabı yapabilirsiniz. Kıdem tazminatı hesaplama rehberimize de bakabilirsiniz.

Pratik öneri: İşe iade davası kazanıp işe başlatmama tazminatını almanın, kıdem-ihbar tazminatı davasından daha fazla kazandırdığı birçok vaka var. Ancak dava süresi daha uzundur. Eğer eski işvereniyle çalışmak istemiyorsanız bile işe iade davası açmak mantıklı olabilir — zira tazminatı almak için geri dönmek zorunda değilsiniz.

Sık Yapılan 7 Hata

İşe iade davasında sık yapılan 7 hata
İşe iade davasında sık yapılan 7 hata

İşe iade davalarında çalışanların en çok karşılaştığı hataları bir araya getirdim. Bunlardan birini yapmak dava hakkınızı kaybettirabilir ya da kazanabileceğiniz tazminatı önemli ölçüde düşürebilir.

  1. 1 aylık arabuluculuk süresini kaçırmak: En sık yapılan ve telafisi olmayan hata. Fesih bildirimini aldığınız gün takvime işaretleyin. Kaçırılırsa dava hakkı düşer.
  2. Fesih yazısına itiraz etmemek: "Belki sonra hallederim" düşüncesiyle beklemek süreyi yer. Hemen harekete geçin.
  3. Belgeleri toplamayı ihmal etmek: Fesih yazısı, iş sözleşmesi, maaş bordroları, yazışmalar, performans değerlendirmeleri — hepsini bir arada saklamak kritik. İşe iade davasında ispat yükü işverende olsa da sizin belgeleriniz karşı delilleri çürütür.
  4. Arabuluculukta aceleden anlaşmak: İşveren ilk teklifte düşük bir rakam önerebilir. Hakkınızın tamamını bilmeden imzalamayın.
  5. İşe başlatmama başvurusunu unutmak veya geç yapmak: Karar kesinleştikten sonra 10 iş günü içinde yazılı başvuru yapılmazsa işe başlatmama tazminatı hakkı kaybedilir.
  6. İşe iade kararının ardından geri dönmek zorunda olduğunu sanmak: Dönmek zorunda değilsiniz. Başlatmama tazminatını almak için başvuru yapın, işveren başlatmayı reddederse tazminat öder. Dönmek istiyorsanız da eski haklarınız korunur.
  7. Avukatsız sürdürmek: Arabuluculuk sürecinde avukat tutmak zorunlu değildir, ancak mahkeme aşamasında teknik bilgi eksikliği ciddi kayıplara yol açabilir. Özellikle işe başlatmama tazminatının oranını belirleyen argümanlar uzmanlık gerektirir.
Ahmet'in öğrendiği ders: Ahmet fesih yazısını aldığında önce birkaç gün bekledi, "belki geri çağırırlar" diye. Sonra bir iş hukuku avukatıyla görüştü. Avukat 1 aylık sürenin dolmak üzere olduğunu tespit etti ve hızla arabulucuya başvuruldu. Birkaç gün daha bekleseydi, dava hakkı tamamen düşecekti.

Kendi Durumunuzu Değerlendirin

Bu makaleyi okuduktan sonra kendinize şu soruları sorun: İşverenin aynı iş kolundaki tüm işyerlerinde 30'dan fazla işçi var mı? 6 aydan fazla çalıştınız mı? Belirsiz süreli sözleşmeniz var mıydı? Fesih gerekçesi yazılı ve açık mıydı? Davranış veya performans gerekçesiyle çıkarıldıysanız savunmanız alındı mı?

Bu soruların tamamına "evet" yanıtı verdiyseniz ve fesih size haksız geliyorsa, 1 aylık süre başlamıştır. Bir iş hukuku avukatıyla görüşmek için beklemeyin. İlk danışma toplantısında avukat davanızın kazanılabilirliğini değerlendirir, olası tazminat tutarını hesaplar ve sizi doğru süreç için yönlendirir.

Hukuki soru sormak istiyorsanız platformumuzdaki soru-cevap bölümünden de yararlanabilirsiniz — uzman avukatlar kısa sürede yanıt verir.

Ahmet'in davası 14 ay sürdü. Arabuluculukta anlaşma sağlanamadı, İş Mahkemesi işe iade kararı verdi ve 5 aylık işe başlatmama tazminatına hükmetti. İstinaf aşamasında işveren itirazını geri çekti ve tazminatı ödedi. Dört yıllık emeğinin karşılığını sonunda aldı — çünkü ilk adımı zamanında attı.

Sık Sorulan Sorular

İşe iade davası açmak için kaç işçi çalışıyor olmalı?
İş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için işvereninizin aynı iş kolundaki tüm işyerlerinde toplam 30 veya daha fazla işçi çalıştırması gerekir. Bu sayım sadece tek bir şube veya fabrikayla sınırlı değildir; aynı iş kolundaki tüm işyerleri birlikte değerlendirilir.
İşe iade davası açma süresi ne kadar?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmanız zorunludur. Arabuluculukta anlaşamazsanız, tutanağın düzenlenmesinden itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemesi'nde dava açmanız gerekir. Bu süreler hak düşürücü süredir, kaçırırsanız dava hakkınız ortadan kalkar.
İşe iade davası kazanırsam ne olur?
Mahkeme kararı kesinleştikten sonra 10 iş günü içinde işverene başvurmanız gerekir. İşveren 1 ay içinde sizi işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa 4 ila 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödemek zorunda kalır. Bunun yanı sıra dava süresince işsiz kaldığınız döneme karşılık en fazla 4 aylık boşta geçen süre ücretini de alırsınız.
Performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılırsam işe iade davası açabilir miyim?
Evet, açabilirsiniz. Performans gerekçesiyle fesih yapılabilmesi için işverenin objektif performans kriterleri belirlemesi, sizi bu konuda önceden bilgilendirmesi, yazılı savunmanızı alması ve iyileştirme için makul süre tanıması gerekir. Bu adımlardan biri eksikse fesih geçersiz sayılabilir.
İşe iade davasında ispat yükü kimin üzerinde?
İspat yükü işverende dir. Feshin geçerli nedene dayandığını ispat etmek işverenin sorumluluğundadır. Siz yalnızca feshin yapıldığını kanıtlamanız yeterlidir. Bu nedenle savunma tutanaklarına, performans değerlendirme belgelerine ve yazışmalara özen gösterin.
Arabuluculuk zorunlu mu, direkt dava açabilir miyim?
Hayır, 2018'den itibaren arabuluculuk işe iade davalarında dava şartı haline gelmiştir. Arabulucuya başvurmadan doğrudan İş Mahkemesi'nde dava açamazsınız. Mahkeme, arabuluculuk şartını yerine getirmeden açılan davayı usulden reddeder.
İşe iade davası kazanırsam eski işime geri dönmek zorunda mıyım?
Hayır, zorunlu değilsiniz. Mahkeme işe iadeye karar verse bile siz işe başlamayı reddedebilirsiniz. Ancak bu durumda boşta geçen süre ücretinizi ve işe başlatmama tazminatını talep etme hakkınızı kaybedersiniz. Çoğu çalışan iş mahkemesi kararını tazminat pazarlığında bir koz olarak kullanır ve anlaşma yolunu tercih eder.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.

İş Mahkemesi — Diğer Rehberler