Kozan İcra Takibi Avukatları

Kozan, Adana ilçesinde icra takibi alanında hizmet veren 144 avukat. Takip yolu, ödeme emri, itiraz süreleri, haciz ve satış aşamalarını inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Mustafa Cemalettin Çopuroğlu
Av. Mustafa Cemalettin Çopuroğlu
Adana Adana Barosu

1658 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özgü Gültekin
Av. Özgü Gültekin
Adana Adana Barosu

3008 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Recep Yildiz
Av. Recep Yildiz
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 6812 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mustafa Çiftci
Av. Mustafa Çiftci
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3467 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüsniye Has
Av. Hüsniye Has
Adana Adana Barosu

4355 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Umut Akçali
Av. Umut Akçali
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 6982 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şükran Topak
Av. Şükran Topak
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 2744 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hidrellez Armağan Nebioğlu
Av. Hidrellez Armağan Nebioğlu
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 5924 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Erçin Büyük
Av. Erçin Büyük
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3452 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülin Manga
Av. Gülin Manga
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 2158 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Halli
Av. Ahmet Halli
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 1645 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Çağlar Ecevit
Av. Çağlar Ecevit
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 3011 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Toprak İmeci
Av. Toprak İmeci
Adana Adana Barosu

4884 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bahadir Abdullah Ünler
Av. Bahadir Abdullah Ünler
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 2947 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşe Baysal
Av. Ayşe Baysal
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 5731 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sevda Nur İnceler
Av. Sevda Nur İnceler
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 7995 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Burak Kökyildirim
Av. Burak Kökyildirim
Adana Adana Barosu

5612 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ömer Vural Tümer
Av. Ömer Vural Tümer
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 475 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Hatalmiş
Av. Mehmet Hatalmiş
Adana Adana Barosu

1339 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmet Atici
Av. Ahmet Atici
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4450 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Abdullah Ulutürk
Av. Abdullah Ulutürk
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3341 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sacit Sedefoğlu
Av. Sacit Sedefoğlu
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 1363 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Çörekli
Av. Fatih Çörekli
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 2317 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sevgi Kara Bikirli
Av. Sevgi Kara Bikirli
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 4275 sicil numaralı üyesidir.

Av. Melih Tanriverdi
Av. Melih Tanriverdi
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 2298 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ömer Faruk Topal
Av. Ömer Faruk Topal
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 2784 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatih Midhat Gül
Av. Fatih Midhat Gül
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 5833 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Okan Yüce
Av. Okan Yüce
Adana Adana Barosu

4180 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bahar Baz
Av. Bahar Baz
Adana Adana Barosu

7427 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Abdullah Avci
Av. Abdullah Avci
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 1733 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Murat Çopuroğlu
Av. Mehmet Murat Çopuroğlu
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 2458 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Gökhan Bilgili
Av. Mehmet Gökhan Bilgili
Adana Adana Barosu

6143 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Maşuk Çetin
Av. Mehmet Maşuk Çetin
Adana Adana Barosu

591 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ayyüce Demirci Kara
Av. Ayyüce Demirci Kara
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3924 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hülya Şener
Av. Hülya Şener
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 1521 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Tavşanoğlu
Av. Mehmet Tavşanoğlu
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 3590 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Atakan Kavuklu
Av. Atakan Kavuklu
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 6317 sicil numaralı üyesidir.

Av. Cansu Coşman Karabulut
Av. Cansu Coşman Karabulut
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 5166 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İpek Ünler
Av. İpek Ünler
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 4382 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hanife Türker
Av. Hanife Türker
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 3518 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emine Göçer
Av. Emine Göçer
Adana Adana Barosu

Adana Barosu bünyesinde 5059 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Merve Coşman Arslan
Av. Merve Coşman Arslan
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 5165 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Alperen Över
Av. Alperen Över
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 6448 sicil numaralı üyesidir.

Av. Merve Has Ezer
Av. Merve Has Ezer
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 4535 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Zeynep Uzun
Av. Zeynep Uzun
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 7819 sicil numaralı üyesidir.

Av. Osman Fatih Ateş
Av. Osman Fatih Ateş
Adana Adana Barosu

4967 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yunus Aygün
Av. Yunus Aygün
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Adana Barosu'nun 4033 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sümeyya Aktaş
Av. Sümeyya Aktaş
Adana Adana Barosu

Adana ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Adana Barosu'na 7523 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Bahadir Sertelli
Av. Bahadir Sertelli
Adana Adana Barosu

2162 baro sicil numarasıyla Adana Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Adana ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Alptuğ Açikgöz
Av. Alptuğ Açikgöz
Adana Adana Barosu

Adana Barosu'nun 4871 sicil numaralı üyesidir. Adana ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Kozan, Adana İcra Takibi Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Kozan (Adana) bölgesindeki alacak tahsili ve borç uyuşmazlıklarını icra takibi ekseninde ele alır; ilamlı ve ilamsız icra takibi, kambiyo senetlerine özgü takip, ödeme emri ve itiraz süreleri, itirazın iptali ve kaldırılması, haciz, muhafaza ve satış ile borçlunun malının bulunamaması hâlinde düzenlenen aciz vesikası gibi başlıkları kapsar. Amaç, alacağınızı tahsil ederken ya da haksız bir takibe karşı savunma yaparken sürecin baştan doğru kurulmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır. İcra takibi, süreye duyarlı ve teknik bir alan olduğundan, atılacak her adımın hukuki sonuçlarını önceden bilmek büyük önem taşır.

Kısa Bakış — İcra Takibinde Öne Çıkanlar
  • Merci: Takip işlemleri İcra Dairesi'nde yürütülür; uyuşmazlıklar İcra Hukuk Mahkemesi ve genel mahkemeler arasında dağılır.
  • Süreler: İlamsız takipte ödeme emrine itiraz 7 gün, kambiyo takibinde 5 gündür; süreler hak düşürücüdür.
  • Yollar: İlamlı, ilamsız ve kambiyo takibi; doğru yol seçimi tahsilin hızını belirler.
  • Yer: Kozan dosyaları Adana Adliyesi yargı çevresindeki icra dairesi ve icra mahkemesinde görülür.

İcra Takibi Nedir? Türleri ve Kapsamı

İcra takibi, muaccel hâle gelmiş bir alacağın devlet gücü kullanılarak, borçlunun rızasına bağlı kalmaksızın tahsil edilmesini sağlayan cebri icra yoludur. Temel dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'dur; alacağın kaynağı bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve ticari ilişkilerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) devreye girer. Alacaklı, borcunu ödemeyen borçluya karşı icra dairesine başvurarak takip başlatır ve devletin icra organları aracılığıyla borçlunun malvarlığına el konulmasını sağlayabilir.

İcra takibi tek bir işlemden değil, birbirini izleyen aşamalardan oluşan bir süreçtir: takip talebi, ödeme veya icra emrinin tebliği, itiraz süresi, takibin kesinleşmesi, haciz, muhafaza ve nihayet satışla paranın alacaklıya ödenmesi. Bu sürecin nasıl işleyeceği; alacaklının elindeki belgeye, borcun türüne ve borçlunun tutumuna göre değişir. Kanun, alacaklının tahsil hakkını korurken borçlunun ve ailesinin insan onuruna yaraşır asgari yaşam koşullarını da güvence altına almış; haczedilemeyecek mallar, maaş haczinde sınır ve itiraz-şikâyet yolları gibi denge mekanizmaları öngörmüştür.

Uygulamada icra takibinin üç temel yolu bulunur ve her biri farklı belge, süre ve usule tabidir. Aşağıdaki başlıklar, icra takibi dosyalarında en sık karşılaşılan kavramları özetler; her birinin ayrıntısı ilerleyen bölümlerde ele alınmaktadır:

İlamlı İcra
Mahkeme kararına dayalı takip
İlamsız İcra
Ödeme emri ve itiraz
Kambiyo Takibi
Çek, bono, poliçe
Ödeme Emri
Tebliğ ve süre
İtiraz
Takibi durdurma
Haciz
Mal, maaş ve hesaplar

İlamlı ve İlamsız İcra Takibi

İcra takibinin en temel ayrımı, alacaklının elinde bir mahkeme kararı (ilam) bulunup bulunmamasına göredir. İlamsız icra takibi, yalnızca para ve teminat alacakları için öngörülmüş bir yoldur ve alacaklının elinde herhangi bir belge bulunması şart değildir. Alacaklı takip talebini verir, icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir; borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur. Bu yolun kolaylığı, borçlunun basit bir itirazla takibi durdurabilmesi nedeniyle alacaklı açısından bir esas incelemesi riskini de beraberinde getirir; itiraz hâlinde alacaklı, alacağını mahkemede ispat etmek zorunda kalır.

İlamlı icra takibi ise bir mahkeme ilamına ya da kanunda ilam niteliğinde sayılan belgelere dayanır. Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller, kayıtsız şartsız belirli bir para borcunun ikrarını içeren noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri bu belgeler arasındadır. Burada borçluya icra emri gönderilir; borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Borçlu ancak borcun sonradan ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı gibi sınırlı sebepleri belgeyle ileri sürerek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İlamlı icra, elinde kesin bir belge bulunan alacaklı için daha güçlü ve hızlı bir yoldur.

İki yol arasındaki tercih, alacaklının elindeki belgenin niteliğine bağlıdır. Elinde mahkeme kararı veya ilam niteliğinde belge bulunan alacaklı için ilamlı icra hem daha hızlı hem de borçlunun itirazına daha az açıktır. Buna karşılık henüz dava sonucu bir ilam almamış, yalnızca fatura, sözleşme ya da basit bir borç ilişkisine dayanan alacaklı için ilamsız icra ilk başvurulacak yoldur. Yanlış yolun seçilmesi süre ve masraf kaybına yol açabileceğinden, takip başlatılmadan önce elinizdeki belgenin niteliğinin değerlendirilmesi önemlidir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Takip: Çek, Bono ve Poliçe

Ticari hayatın vazgeçilmez ödeme araçları olan çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetleri, kendilerine özgü ve hızlı bir takip yoluna tabidir. Kambiyo senetlerine özgü takipte, senedin bu niteliği taşıması (kanunda öngörülen şekil şartlarını içermesi) koşuluyla alacaklı, daha güçlü ve pratik bir tahsil imkânına kavuşur. Bu takip yolu, alacaklıya normal ilamsız takibe göre önemli usul üstünlükleri sağlar; bu nedenle ticari alacaklarda sıkça tercih edilir.

Bu takipte borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcu on gün içinde ödemesi ya da senet ve borca ilişkin itirazını beş gün içinde ileri sürmesi ihtar edilir. İlamsız takipten farklı olarak itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; borçlu, takibin durması için ayrıca mahkemeden tedbir kararı almak zorunda kalabilir. Ayrıca imzaya itiraz ile borca itiraz ayrı ayrı ve açıkça yapılmalıdır; aksi hâlde senetteki imza ikrar edilmiş sayılır.

Kambiyo takibinin sağladığı avantajlar, aynı zamanda borçlu için de bazı sıkı sonuçlar doğurur; bu nedenle senede dayalı takiplerde sürelerin kaçırılmaması hayati önem taşır. Senedin kambiyo niteliğini taşıyıp taşımadığı, keşide tarihi, vade, ciro zinciri ve zamanaşımı gibi teknik unsurlar sonucu doğrudan etkiler. Hem alacaklı hem de borçlu bakımından, senede dayalı bir takip söz konusu olduğunda dosyanın kambiyo hukuku yönünden ayrıca değerlendirilmesi yerinde olur.

Ödeme Emri ve İtiraz Süreleri

İlamsız icrada sürecin kalbi, borçluya tebliğ edilen ödeme emri ve buna karşı yapılabilecek itirazdır. Ödeme emri; borçluya borcu yedi gün içinde ödemesini, borca itirazı varsa yine yedi gün içinde icra dairesine bildirmesini ve aksi hâlde cebri icraya devam edileceğini bildirir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi, dosyanın en kritik kilometre taşlarından biridir.

Borçlu itirazını; borcun tamamına ya da bir kısmına, işletilen faize, senetteki imzaya veya icra dairesinin yetkisine yöneltebilir. Özellikle imzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmalıdır; aksi hâlde imza ikrar edilmiş sayılır ve borçlu, imza incelemesi imkânından yoksun kalır. İtiraz süresinde ve usulüne uygun yapıldığında takip kendiliğinden durur ve alacaklı, artık takibe devam edebilmek için mahkeme yoluna başvurmak zorunda kalır. Bu yönüyle itiraz, borçlunun en güçlü ilk savunma aracıdır.

Süresini kaçıran borçlu için istisnai bir imkân, gecikmiş itirazdır: borçlu, kusuru olmaksızın (ağır hastalık, tebligatın usulsüzlüğü gibi engeller nedeniyle) süresinde itiraz edememişse, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir. Kambiyo takibinde ise itiraz süresi beş gündür ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır. Bu farklı sürelerin karıştırılması sık rastlanan bir hatadır. Sürelerin doğru hesaplanması ve doğru merci önünde kullanılması, sonucu doğrudan belirler.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması

Borçlunun itirazıyla duran takibi tekrar işler hâle getirmek isteyen alacaklının önünde iki ayrı yol vardır ve bunların seçimi doğrudan sonucu etkiler:

İtirazın İptali Davası

Genel (görevli) mahkemede açılır ve alacağın esası incelenir. Alacaklı her türlü delille alacağını ispatlayabilir. İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan davada alacaklı haklı çıkarsa, koşulları varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

İtirazın Kaldırılması

İcra mahkemesinde görülen, dar yetkili ve hızlı bir yoldur. Yalnızca kanunda sayılan belgelere (imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylı senet, resmî daire kayıtları gibi) dayanılabilir. Elinde bu nitelikte belge bulunan alacaklı için pratik ve hızlıdır.

İki yol arasındaki tercih, alacaklının elindeki delilin niteliğine bağlıdır. Elinde güçlü ve resmî nitelikte bir belge bulunan alacaklı için itirazın kaldırılması daha hızlı sonuç verirken; alacağını tanık, ticari defter veya diğer delillerle ispatlaması gereken alacaklı için itirazın iptali daha uygundur. Yanlış yol seçildiğinde dava usulden reddedilebilir ve alacaklı süre ile masraf kaybına uğrayabilir. Bu nedenle karar, dosyadaki belge ve delil durumu değerlendirilerek verilmelidir.

Borçlu bakımından ise bu davalar, itirazının haklılığını ortaya koyma fırsatıdır. İtirazın iptali davasında haksız çıkan alacaklının kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlu lehine de tazminat gündeme gelebilir. Her iki davada da süreler ve usul kuralları teknik nitelik taşıdığından, dosyanın baştan doğru kurgulanması önem taşır. İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren işleyen bir yıllık dava açma süresi de bu bağlamda dikkatle izlenmelidir.

Haciz, Muhafaza ve Satış

Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle borçlunun malvarlığı üzerine haciz konulur. Haciz; taşınırlar (araç, ev eşyası, ticari mallar), taşınmazlar, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki alacaklar ve maaş gibi geniş bir yelpazeyi kapsayabilir. Alacaklı, borcu ve masrafları karşılayacak ölçüde mal haczedilmesini isteyebilir; kanun, borçtan çok fazla mal haczini (aşırı haczi) yasaklamıştır. Haciz talebi, takip kesinleştikten sonra belirli süre içinde yapılmalıdır; aksi hâlde dosya işlemden kaldırılabilir.

Haczedilen taşınır malların bir kısmı, alacağın güvence altına alınması için muhafaza altına alınabilir; yani yediemin deposuna kaldırılabilir veya borçluda ya da üçüncü kişide bırakılarak yalnızca kayden haczedilebilir. Ancak kanun, borçlunun ve ailesinin geçimini korumak için bazı malları haciz dışında bırakmıştır: borçlu ve ailesi için gerekli giyecek, yatak ve mutfak eşyası; borçlunun mesleğini sürdürmesi için zorunlu araç ve gereçler; ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun geçimi için gerekli malları bu kapsamdadır. Maaş ve ücretin ise kural olarak dörtte birinden fazlası, nafaka hariç, haczedilemez.

Haczedilen malların paraya çevrilmesi satış aşamasıyla olur. Satış, kural olarak açık artırma yoluyla ve elektronik ortamdaki teklif alma süreçleriyle yürütülür; taşınırlar ve taşınmazlar için ayrı süre ve usuller öngörülmüştür. Satış talebinin de kanuni süre içinde yapılması gerekir. Satıştan elde edilen bedel, öncelikle satış masrafları ve rehinli alacaklar dikkate alınarak sıra cetveline göre alacaklılara dağıtılır. Aynı mal üzerinde birden fazla haciz varsa hacizlerin sırası, hangi alacaklının ne ölçüde tahsilat yapacağını belirler. Bu teknik aşamalarda hak kaybı yaşanmaması için sürecin yakından takibi önerilir.

Maaş Haczi ve Üçüncü Kişilerdeki Alacakların Haczi

İcra takibinde en sık başvurulan tahsil yöntemlerinden biri, borçlunun düzenli gelirine yönelen maaş haczidir. Kanun, borçlunun temel geçimini korumak için maaş ve ücretin kural olarak dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini öngörür. Nafaka alacakları bu sınırın istisnasıdır ve nafaka için maaşın daha yüksek bir bölümü haczedilebilir. Maaş haczi, borçlunun çalıştığı işyerine (işverene) müzekkere yazılarak uygulanır ve işveren, haczedilen kısmı doğrudan icra dosyasına yatırmakla yükümlü olur.

Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları da haczin konusu olabilir. Örneğin borçlunun bir müşterisinden, kiracısından ya da bir kurumdan alacağı varsa, alacaklı bu alacağa haciz koydurabilir; buna uygulamada üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesi eşlik eder. Haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişi, borçluya olan borcunu artık icra dosyasına ödemek zorundadır. İhbarnameye itiraz etmezse borcu kabul etmiş sayılabilir; bu nedenle üçüncü kişiler bakımından da bu bildirimlerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Maaş ve alacak hacizleri, borçlunun malvarlığına doğrudan el koymaya göre çoğu zaman daha etkili ve kalıcı bir tahsil yöntemidir; çünkü düzenli gelir üzerinden yapılan kesintiler, alacağın zaman içinde tahsilini sağlar. Ancak haczedilemeyen kısmın gözetilmemesi ya da usule aykırı uygulama, borçlunun haczedilemezlik şikâyetine konu olabilir. Bu nedenle maaş ve alacak hacizlerinin de kanuni sınırlara uygun yürütülmesi önemlidir.

Borçlunun Malı Yoksa: Aciz Vesikası

İcra takibinin en zorlu senaryolarından biri, haciz aşamasında borçlunun haczedilebilir hiçbir malının, gelirinin veya alacağının bulunmamasıdır. Bu durumda icra dairesi, yapılan haciz işleminin alacağı karşılamaya yetmediğini ya da hiç mal bulunamadığını gösteren bir belge düzenler: aciz vesikası. Aciz vesikası, alacağın ödenmemiş kısmını resmen belgeleyen ve alacaklıya birtakım avantajlar sağlayan önemli bir belgedir.

Aciz vesikasının sağladığı başlıca yararlar şunlardır: Alacaklı, borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni bir takip başlatmaya gerek olmaksızın haciz isteyebilir. Aciz vesikasına bağlanan alacak için zamanaşımı süresi yeniden ve genellikle daha uzun bir süreyle işler; böylece alacaklının hakkı uzun süre korunur. Ayrıca aciz vesikası, borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı devirlere karşı açılacak tasarrufun iptali davasının temel koşullarından biridir. Yani borçlunun o an malının bulunmaması, alacağın tümüyle kaybedildiği anlamına gelmez.

Aciz vesikasının usulüne uygun alınması ve saklanması, alacaklının haklarını ileride kullanabilmesi bakımından kritik önemdedir. Kesin aciz vesikası ile geçici aciz vesikası arasındaki fark, borçlunun malının hiç bulunmaması ile malının bulunup da alacağı karşılamaya yetmemesi hâllerine göre ortaya çıkar ve bu ayrımın sonuçları farklıdır. Borçlunun malının bulunamadığı dosyalarda bu belgenin doğru şekilde temin edilmesi, sürecin en önemli adımlarından biri olduğundan, bu aşamada hukuki destek almak yerinde olur.

Görevli ve Yetkili Merci: İcra Dairesi ve İcra Mahkemesi

İcra takibinde işlemler farklı mercilere dağılmıştır; uyuşmazlığın türüne göre doğru mercie başvurmak sürecin sağlığı için kritiktir:

MerciGörev Alanı
İcra Dairesi (İcra Müdürlüğü)Takibin başlatılması, ödeme/icra emri gönderilmesi, haciz, muhafaza, satış ve paranın paylaştırılması gibi takip işlemleri.
İcra Hukuk Mahkemesiİtirazın kaldırılması, şikâyet, ihalenin feshi, istihkak, kıymet takdirine itiraz ve gecikmiş itiraz gibi takip hukukundan doğan uyuşmazlıklar.
İcra Ceza MahkemesiKarşılıksız çek, taahhüdü ihlal, mal beyanında bulunmama, hacizli malı kaçırma gibi icra suçları.
Genel Mahkeme (Asliye/Sulh Hukuk)İtirazın iptali, menfi tespit, istirdat ve tasarrufun iptali davaları gibi esasa ilişkin davalar.
Yer bakımından yetki — Kozan

Kural olarak icra takibi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde açılır; sözleşmeden doğan yetki de geçerli olabilir. Kozan'da bulunan borçlulara yönelik takip ve davalar, yetki kurallarına göre Adana Adliyesi yargı çevresindeki icra dairesi ve icra mahkemesinde görülür.

Doğru mercie başvurulmaması, dosyayı geciktiren en yaygın hatalardan biridir. Örneğin esasa ilişkin bir uyuşmazlığın icra mahkemesinde, dar yetkili bir işin genel mahkemede açılması usulden ret veya görevsizlik kararına yol açabilir. Yer bakımından yetki itirazının ödeme emrine itirazla birlikte ileri sürülmesi gerektiği de sıkça gözden kaçar. Bu nedenle takip ve dava açılmadan önce doğru merci ile yetki değerlendirmesinin yapılması, süre ve masraf kaybını önler.

Kozan'da İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Süreç Adımları

İcra takibi, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda ilamsız icra esas alınarak tipik akış özetlenmiştir; ilamlı ve kambiyo takiplerinde bazı adımlar ve süreler farklılık gösterir. Her aşamanın kendi içinde süre ve usul kuralları bulunduğundan, sürecin baştan planlı yürütülmesi hız ve hak güvenliği açısından önemlidir:

1
Takip Talebi

Alacaklı; alacağın miktarını, dayanağını, faiz türünü ve borçlunun bilgilerini içeren takip talebini yetkili icra dairesine verir. Kozan'da yetkili icra dairesinin doğru belirlenmesi bu aşamada önemlidir.

2
Ödeme / İcra Emri

İcra dairesi, talebe uygun olarak borçluya ödeme emri (ilamsızda) veya icra emri (ilamlıda) düzenleyip tebliğ eder. Kambiyoda ödeme emrine özel ihtarlar eklenir.

3
İtiraz Süresi

İlamsız takipte borçlu 7 gün, kambiyoda 5 gün içinde itiraz edebilir. Süresinde itiraz edilirse takip durur; edilmezse takip kesinleşir.

4
İtirazın Aşılması

Takip itirazla durmuşsa alacaklı, belge durumuna göre itirazın iptali (genel mahkeme) veya itirazın kaldırılması (icra mahkemesi) yoluna başvurur.

5
Haciz ve Muhafaza

Takip kesinleştiğinde alacaklının talebiyle borçlunun malları, hesapları ve maaşı üzerine haciz uygulanır; gerekirse mal muhafaza altına alınır. Haczedilemeyecek mallar korunur.

6
Satış ve Paylaştırma

Haczedilen mallar açık artırmayla satılır; elde edilen bedel masraflar ve sıra cetveli gözetilerek alacaklılara dağıtılır. Mal yoksa aciz vesikası düzenlenir.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Örneğin haciz talebi, takip kesinleştikten sonra belirli süre içinde yapılmalıdır; aksi hâlde dosya işlemden kaldırılabilir. Satış talebi de kanuni süreye tabidir. Sürecin baştan sona planlı yürütülmesi, tahsilatın hızlanmasını ve hak kayıplarının önlenmesini sağlar. Kozan'daki bir alacak için hangi adımın ne zaman atılacağı, dosyanın özelliklerine göre bir avukatla planlanabilir.

İcra Takibinde Faiz, Harç ve Masraflar

İcra takibinde alacağın aslına ek olarak faiz de talep edilir. Faiz türü ve oranı, alacağın niteliğine göre değişir: adi alacaklarda kanuni faiz, ticari işlerde ticari temerrüt faizi uygulanabilir; sözleşmede kararlaştırılmış bir faiz oranı varsa o dikkate alınır. Faizin başlangıç tarihi (temerrüt tarihi) ve türünün takip talebinde doğru gösterilmesi önemlidir; yanlış faiz talebi, borçlunun itirazına ve dosyada düzeltme gereğine yol açabilir.

Takip başlatılırken alacaklı, başvuru harcı ve peşin harç gibi bazı harçları öder; tahsilat gerçekleştiğinde ise tahsil harcı alınır. Bunlara tebligat gideri, haciz ve satış masrafları gibi kalemler eklenir. Bu masraflar önce alacaklı tarafından karşılanır; ancak takip haklı çıkarsa borçluya yüklenir ve tahsil edilecek tutara eklenir. Takibin avukat aracılığıyla yürütülmesi hâlinde, tarifeye göre hesaplanan icra vekâlet ücreti de kural olarak borçludan tahsil edilir.

Masraf ve faiz hesaplamaları, dosyanın en teknik yönlerinden biridir; küçük bir hesap hatası bile borçlunun itirazına ya da dosyada eksik/fazla tahsilata yol açabilir. Bu nedenle takip öncesinde alacağın aslı, faizi ve masraflarının doğru hesaplanması; hangi kalemlerin borçludan, hangilerinin alacaklıdan tahsil edileceğinin baştan netleştirilmesi önemlidir. Bu kalemlerin bir avukatla önceden gözden geçirilmesi, sürpriz maliyetlerin önlenmesine yardımcı olur.

Borçlunun İcra Takibine Karşı Başvurabileceği Yollar

Kendisine karşı icra takibi başlatılan borçlu, çaresiz değildir; kanun borçluya çeşitli korunma yolları tanımıştır. Bu yolların doğru zamanda ve doğru merci önünde kullanılması, borçlunun haklarını korumak bakımından belirleyicidir. Aşağıdaki başlıklar, borçlunun en sık başvurduğu korunma araçlarını özetler:

  • Ödeme emrine itiraz: İlamsız takipte 7 (kambiyoda 5) gün içinde yapılan itiraz, takibi durdurur ve alacaklıyı mahkeme yoluna zorlar.
  • Şikâyet: Usule aykırı işlemler (yanlış haciz, süresiz veya kanuna aykırı işlem) için icra mahkemesine başvurulur.
  • Menfi tespit davası: Borçlu olunmadığının mahkemece tespiti için açılır; teminatla takibin durdurulması istenebilir.
  • İstirdat davası: İcra baskısı altında ödenen ancak aslında borçlu olunmayan tutarın geri alınması için açılır.
  • Gecikmiş itiraz: Kusuru olmadan süreyi kaçıran borçlu, engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde başvurabilir.
  • Haczedilemezlik şikâyeti: Maaşın haczedilemeyen kısmı ile ev ve meslek eşyasına haciz konulmasına karşı süresinde ileri sürülür.

Bu yolların her biri kendi süresine ve usulüne tabidir; kimi süreler yalnızca birkaç günle sınırlıdır. Yanlış yol seçimi veya süre kaçırma, borçlunun haklı savunmasını dinletememesine neden olabilir. Bu nedenle borçlu, ödeme emri tebliğ edildiği anda süreyi beklemeden bir avukatla değerlendirme yapmalı; hangi yolun dosyasına uygun olduğunu belirlemelidir. Erken hareket etmek, çoğu zaman telafisi güç sonuçların önüne geçer.

Sık Yapılan Hatalar

İcra takibi dosyalarında yapılan hatalar çoğunlukla telafisi güç sonuçlar doğurur. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık karşılaşılan ve hak kaybına yol açan yanlışları özetler. Bu hataların büyük bölümü, sürelerin ve usul kurallarının teknik oluşundan kaynaklanır:

  • Süreyi kaçırmak: Ödeme emrine 7 (kambiyoda 5) günlük itiraz süresini kaçırmak, takibin kesinleşmesine ve haczin başlamasına yol açar.
  • Yanlış takip yolu seçmek: İlamlı/ilamsız/kambiyo takibinden elindeki belgeye uymayanı seçmek, dosyada gecikme ve masraf kaybı doğurur.
  • İmzaya itiraz etmemek: İmzaya ayrıca itiraz edilmezse imza ikrar edilmiş sayılır ve borçlu önemli bir savunmadan mahrum kalır.
  • Yetki itirazını atlamak: Yer bakımından yetki itirazı, ödeme emrine itirazla birlikte ileri sürülmezse sonradan dinlenmeyebilir.
  • Faizi yanlış hesaplamak: Faiz türü, oranı veya başlangıç tarihinin hatalı gösterilmesi itiraza ve dosyada düzeltme gereğine yol açar.
  • Dosyayı işlemsiz bırakmak: Takip kesinleştikten sonra haciz ve satış taleplerinin süresinde yapılmaması dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açabilir.

Küçük görünen bir usul eksikliği bile alacağın tahsilini yıllarca geciktirebilir ya da borçlunun haklı savunmasını dinletememesine neden olabilir. Özellikle süreler bakımından yapılan hatalar çoğu zaman geri döndürülemez niteliktedir. Bu nedenle dosyanın başından itibaren planlı bir takvimle yürütülmesi, kritik sürelerin izlenmesi ve her aşamada doğru merciin seçilmesi büyük önem taşır.

Gerekli Belgeler

İcra takibi başlatmak ya da bir takibe karşı savunma yapmak için gereken belgeler; takip yolu ve uyuşmazlığın türüne göre değişir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut dosyanızda ek belgeler gerekebilir:

Alacaklı İçin

Alacağın dayanağı (sözleşme, fatura, senet, çek/bono, mahkeme ilamı), borçlunun kimlik ve adres bilgileri, mümkünse mal-hesap bilgileri, faiz ve alacak hesabı ile takip masraflarına ilişkin ödeme.

Borçlu İçin

Ödeme emri/icra emri tebligatı, borcun ödendiğine dair makbuz veya dekontlar, borcu düşüren belgeler (ibraname, sulh), itiraz veya menfi tespit dilekçesi ve varsa destekleyici deliller.

Kambiyo Takibi İçin

Çek, bono veya poliçenin aslı, ciro zincirini gösteren arka yüz, çekte karşılıksızlık kaydı ve senedin kambiyo niteliğini ortaya koyan bilgiler.

Temsil İçin

Avukatla takip hâlinde vekâletname, taraf kimlik bilgileri ve iletişim belgeleri. Takibi bir vekil aracılığıyla yürütmek süreç yönetimini kolaylaştırır.

Belgelerin eksiksiz ve doğru düzenlenmiş olması, hem takibin sağlıklı ilerlemesi hem de olası bir uyuşmazlıkta ispat kolaylığı bakımından önemlidir. Özellikle senet ve çek gibi belgelerin şekil şartlarını taşıması, hangi takip yolunun kullanılabileceğini belirler. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru yol ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Kozan'da İcra Takibi Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

İcra takibi; süreye duyarlı, teknik ve çok aşamalı bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alandaki deneyimi ve süreç yönetimi becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

İlamlı/ilamsız takip, kambiyo takibi, itirazın iptali-kaldırılması, haciz ve satış süreçlerinde benzer dosya deneyimi.

Süreç ve Takvim

Kritik sürelerin nasıl izleneceği, haciz-satış aşamalarının planı ve dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

İletişim ve Şeffaflık

Gelişmelerin nasıl ve hangi sıklıkta bildirileceği; masraf, harç ve vekâlet ücretinin baştan yazılı olarak açıklanması.

Yerel Deneyim

Kozan ve Adana Adliyesi yargı çevresindeki icra dairesi ve mahkeme uygulamalarına aşinalık; tebligat ve haciz süreçlerinde pratik yaklaşım.

İlk görüşmede dosyanızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası sonuç senaryolarını ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da kısa sürede tahsil garantisi gibi vaatler yerine, sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • Dosyamda hangi takip yolu (ilamlı, ilamsız, kambiyo) uygun ve neden?
  • Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa hangi önlemler alınabilir?
  • Sürecin tahmini aşamaları ve olası süreleri nelerdir?
  • Masraflar, harçlar, faiz ve vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
  • Borçlunun malı bulunamazsa hangi adımlar (aciz vesikası, tasarrufun iptali) izlenebilir?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Nihai kararı, dosyanızın özelliklerini bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

İcra takibi uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Takip yolları, ödeme/icra emri, itiraz, haciz, muhafaza, satış, aciz vesikası ve icra suçlarına ilişkin temel kanun.
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Alacağın kaynağı olan sözleşme ve borç ilişkileri, temerrüt, faiz ve zamanaşımı hükümleri.
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe), ticari işlemler ve ticari temerrüt faizine ilişkin hükümler.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında uygulanan yargılama usulü.
  • İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği
    İcra dairelerinin işleyişi, tebligat, haciz ve satış işlemlerine ilişkin usul ve esaslar.

Mevzuatın yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle itirazın iptali/kaldırılması, haczedilemezlik ve ihalenin feshi gibi konularda içtihatların dikkate alınması, dosyanın doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, icra takibi uygulamasında yargı kararlarında öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · İmzaya İtiraz

Borçlu, ödeme emrine karşı imzaya ayrıca ve açıkça itiraz etmezse senetteki imza ikrar edilmiş sayılır; bu durum imza incelemesi imkânını ortadan kaldırabilir.

İlke · İtirazın İptali ve Tazminat

Alacağını likit (belirli) belgeyle ispat eden alacaklı lehine, borçlunun haksız itirazı hâlinde icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir; likit olmayan alacaklarda bu tazminat tartışmalıdır.

İlke · Haczedilemezlik Şikâyeti

Maaşın haczedilemeyen kısmı ile ev ve meslek eşyasının haczine karşı süresinde şikâyet yoluna gidilebilir; borçlunun bu korumadan feragati sınırlı koşullara tabidir.

İlke · Yetki İtirazının Zamanı

Yer bakımından yetki itirazı, ödeme emrine itirazla birlikte ve süresinde ileri sürülmelidir; sonradan yapılan yetki itirazı kural olarak dinlenmez.

Bu ilkeler, içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihatların değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut olayınız için bir avukattan güncel içtihat analizi almanız yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Kozan'da icra takibi hangi icra dairesinde başlatılır?

İcra takibi kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılır; para ve teminat borçlarında sözleşmeyle kararlaştırılan yetkili icra dairesi de geçerli olabilir. Alacaklı, takip talebini ilgili icra müdürlüğüne verir ve müdürlük borçluya ödeme veya icra emri düzenler. Kozan'da bulunan borçlulara yönelik takipler yetki kurallarına göre Adana Adliyesi yargı çevresindeki icra dairesinde yürütülür. Yer bakımından yetkiye itiraz, borçlu tarafından ödeme emrine itirazla birlikte ileri sürülmelidir; sonradan yetki itirazı çoğu zaman dinlenmez. Bu nedenle takibin başında yetkili icra dairesinin doğru belirlenmesi sürecin sağlığı bakımından önemlidir.

İlamlı ve ilamsız icra takibi arasındaki fark nedir?

İlamsız icra, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının yalnızca para ve teminat alacakları için başvurduğu yoldur; borçluya ödeme emri gönderilir ve borçlu yedi gün içinde itiraz ederek takibi durdurabilir. İlamlı icra ise bir mahkeme ilamına veya ilam niteliğindeki belgeye dayanır; burada borçluya icra emri gönderilir ve borçlunun basit itirazıyla takip durmaz. İlamlı icrada borçlu ancak borcun sonradan ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı gibi sınırlı sebepleri belgeyle ileri sürerek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Doğru takip yolunun seçimi, sürecin hızını ve alacaklının ispat yükünü doğrudan etkiler.

Ödeme emrine nasıl ve kaç günde itiraz edilir?

İlamsız icrada borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz borca, işletilen faize, senetteki imzaya veya icra dairesinin yetkisine yönelik olabilir. İtiraz süresinde ve usulüne uygun yapıldığında takip kendiliğinden durur; alacaklı takibe devam edebilmek için itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurmak zorunda kalır. Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) özgü takipte ise itiraz süresi beş gündür ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır. Süreler hak düşürücüdür; kaçırıldığında takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

İcra takibi ne kadar sürer?

İcra takibinin süresi; takip yoluna, borçlunun itiraz edip etmemesine, malının bulunup bulunmamasına ve satış aşamasının uzunluğuna göre değişir. İtiraz edilmeyen ve borçlunun haczedilebilir malı bulunan basit bir ilamsız takip birkaç ay içinde tahsille sonuçlanabilir. Buna karşılık borçlu ödeme emrine itiraz eder ve alacaklı itirazın iptali ya da kaldırılması davası açmak zorunda kalırsa süreç, dava aşaması nedeniyle bir yılı aşabilir. Borçlunun malının bulunamaması veya satış işlemlerinin uzaması da süreyi uzatır. Bu nedenle net bir süre vermek yerine dosyanızın özelliklerine göre gerçekçi bir değerlendirme yapılması daha doğrudur.

Haciz nasıl uygulanır, hangi mallar haczedilemez?

Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine haciz konulur; taşınırlar, taşınmazlar, banka hesapları, maaş ve üçüncü kişilerdeki alacaklar haczedilebilir. Ancak kanun bazı malları haciz dışı bırakmıştır: borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli eşya, mesleğini sürdürmesi için zorunlu araç gereçler ve maaşın belli bir bölümü koruma altındadır. Maaş ve ücretin kural olarak dörtte birinden fazlası, nafaka alacakları hariç, haczedilemez. Aynı mal üzerinde birden çok haciz varsa sıra cetveli düzenlenir. Usulüne aykırı hacze karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir; haczedilemezlik şikâyeti belirli süreye tabidir.

İcra takibinde ödeme yapmazsam ne olur?

Ödeme emrine süresinde itiraz edilmez ve borç ödenmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Bu aşamada borçlunun banka hesapları, maaşı, aracı, taşınmazı ve üçüncü kişilerdeki alacakları haczedilebilir; haczedilen mallar açık artırmayla satılarak alacak tahsil edilir. İlamlı takipte borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Kambiyo takibinde ise borç ödenmez ve itiraz edilmezse benzer şekilde haciz aşamasına geçilir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde süreyi beklemeden bir avukatla değerlendirme yapılması, gereksiz masraf ve hak kaybının önlenmesi bakımından yararlıdır.

Borçlunun hiç malı yoksa alacak tahsil edilebilir mi?

Borçlunun haczedilebilir bir malı, geliri veya alacağı bulunmadığında icra dairesi, yapılan haciz işleminin sonuçsuz kaldığını gösteren aciz vesikası düzenler. Aciz vesikası, alacağın ödenmediğini belgeleyen ve alacaklıya bazı avantajlar sağlayan bir belgedir: alacaklı, borçlunun sonradan mal edinmesi hâlinde yeni bir takibe gerek olmaksızın haciz isteyebilir ve aciz vesikasına bağlanan alacak için zamanaşımı süresi yeniden ve daha uzun işler. Ayrıca aciz vesikası, tasarrufun iptali davası açabilmenin de temel koşullarından biridir. Yani borçlunun o an malı olmaması, alacağın tamamen kaybedildiği anlamına gelmez.

İcra takibi masrafları ve avukatlık ücreti kime aittir?

İcra takibinin başvuru harcı, tahsil harcı, tebligat ve diğer masrafları önce alacaklı tarafından karşılanır; ancak takip haklı çıkarsa bu masraflar borçluya yüklenir ve tahsil edilecek tutara eklenir. Ayrıca takibin avukat aracılığıyla yürütülmesi hâlinde, tarifeye göre hesaplanan icra vekâlet ücreti de kural olarak borçludan tahsil edilir. Bununla birlikte borçlu ödeme emrine haklı olarak itiraz eder ve alacaklı açtığı davada haksız çıkarsa, masraf ve vekâlet ücreti alacaklıya kalabilir. Masraf ve ücret hesaplamaları teknik olduğundan, takip öncesinde bu kalemlerin bir avukatla netleştirilmesi önerilir.

İcra takibine karşı borçlunun başvurabileceği yollar nelerdir?

Borçlunun en temel silahı, ödeme emrine süresinde itirazdır; itiraz takibi durdurur. Bunun dışında usule aykırı işlemler için icra mahkemesine şikâyet yoluna, borçlu olmadığını mahkemece tespit ettirmek için menfi tespit davasına, baskı altında ödenen borcu geri almak için istirdat davasına başvurabilir. Süresini kusuru olmadan kaçıran borçlu, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir. Haczedilemeyecek mala haciz konulması gibi durumlarda haczedilemezlik şikâyeti mümkündür. Bu yolların doğru zamanda ve doğru merci önünde kullanılması, borçlunun haklarını korumak bakımından belirleyicidir.

Kozan'da icra takibini avukatsız kendim başlatabilir miyim?

İcra takibini avukat olmadan bizzat başlatmak hukuken mümkündür; alacaklı takip talebini doğrudan icra dairesine verebilir. Ancak takip yolunun (ilamlı, ilamsız, kambiyo) doğru seçilmesi, yetkili icra dairesinin belirlenmesi, faiz ve masrafların doğru hesaplanması, itiraz hâlinde açılacak davanın türü ve süreleri gibi konular teknik bilgi gerektirir. Yanlış yol seçimi veya süre kaçırma, alacağın tahsilini geciktirebilir ya da tümüyle riske atabilir. Küçük ve itirazsız alacaklarda bireysel takip pratik olabilirken; itiraz, mal kaçırma veya karmaşık senet ilişkisi bulunan dosyalarda bir avukatla çalışmak süreç yönetimini kolaylaştırır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar