Çubuk Aidat Davaları Avukatları

Çubuk, Ankara ilçesinde aidat davaları alanında hizmet veren 59 avukat. Ödenmeyen aidatın tahsili, icra takibi ve aidata itiraz süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Feyza Nur Koç
Av. Feyza Nur Koç
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 44961 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Bayram Ağyar
Av. Bayram Ağyar
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 8402 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Dilara Ersöz
Av. Dilara Ersöz
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46806 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Anil Koçak
Av. Anil Koçak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 40150 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kübra Öztürk Kadirli
Av. Kübra Öztürk Kadirli
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 36405 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ayşe Yeni Ceylan
Av. Ayşe Yeni Ceylan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 43081 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sinan Erdoğan
Av. Sinan Erdoğan
Ankara Ankara Barosu

29444 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Furkan Söğüt
Av. Furkan Söğüt
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 42076 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mukadder Şeyma Akçinar
Av. Mukadder Şeyma Akçinar
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 29688 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Emre Cebeci
Av. Muhammed Emre Cebeci
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 44972 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Merve Esma Çağlayan
Av. Merve Esma Çağlayan
Ankara Ankara Barosu

48576 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yasemin Narin Yuva
Av. Yasemin Narin Yuva
Ankara Ankara Barosu

37557 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hülya Erdinç
Av. Hülya Erdinç
Ankara Ankara Barosu

16864 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ebrar Sena Aydin
Av. Ebrar Sena Aydin
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46365 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hafize Okur
Av. Hafize Okur
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 15987 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatmanur Ünal Gülseren
Av. Fatmanur Ünal Gülseren
Ankara Ankara Barosu

28748 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasan Kuru
Av. Hasan Kuru
Ankara Ankara Barosu

34416 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Süeda Meryem Dursun
Av. Süeda Meryem Dursun
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 49964 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğuzhan Öztürk
Av. Oğuzhan Öztürk
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 30512 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yaşar Yilmaz
Av. Yaşar Yilmaz
Ankara Ankara Barosu

10738 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mücahit Gümüşboğa
Av. Mücahit Gümüşboğa
Ankara Ankara Barosu

12633 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Elif Tufan
Av. Elif Tufan
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 51919 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Bariş Emre Acar
Av. Bariş Emre Acar
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 48937 sicil numaralı üyesidir.

Av. Merve Taş
Av. Merve Taş
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 31970 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Memiş Türkoğlu
Av. Mehmet Memiş Türkoğlu
Ankara Ankara Barosu

37066 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Elif Dilara Özden
Av. Elif Dilara Özden
Ankara Ankara Barosu

34960 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Emine Eryilmaz
Av. Emine Eryilmaz
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 26928 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Simge Ayten
Av. Simge Ayten
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46013 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gizem Ateş
Av. Gizem Ateş
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 44078 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emrullah Asrak
Av. Emrullah Asrak
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 46666 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Elif Öztürk
Av. Elif Öztürk
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 43880 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hasan Hüseyin Çelik
Av. Hasan Hüseyin Çelik
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 13207 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Büşra Somuncu Derin
Av. Büşra Somuncu Derin
Ankara Ankara Barosu

30631 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatih Arici
Av. Fatih Arici
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 39867 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuncer Öztürk
Av. Tuncer Öztürk
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 14244 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yasin Ayvaci
Av. Yasin Ayvaci
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 32407 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hüseyin Coşkun
Av. Hüseyin Coşkun
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 29235 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Asli Söğüt
Av. Asli Söğüt
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 30792 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nesrin Kiliç
Av. Nesrin Kiliç
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 16382 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gül Kaymakoğlu
Av. Gül Kaymakoğlu
Ankara Ankara Barosu

26135 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Nesibe Nur Aslan
Av. Nesibe Nur Aslan
Ankara Ankara Barosu

42700 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Muhammed Emin Aydos
Av. Muhammed Emin Aydos
Ankara Ankara Barosu

28700 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yasin Gökhan Kayan
Av. Yasin Gökhan Kayan
Ankara Ankara Barosu

17440 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sabiha Kaya
Av. Sabiha Kaya
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu'nun 29331 sicil numaralı üyesidir. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nurcan Zenbilci Aydos
Av. Nurcan Zenbilci Aydos
Ankara Ankara Barosu

30508 baro sicil numarasıyla Ankara Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Ankara ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Himmet Koman
Av. Himmet Koman
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 10674 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sümeyye Betül Usta
Av. Sümeyye Betül Usta
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Ankara Barosu'na 45994 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Taha Burak Aslan
Av. Taha Burak Aslan
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 29285 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hasan Boyraz
Av. Hasan Boyraz
Ankara Ankara Barosu

Ankara Barosu bünyesinde 28447 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Ankara ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Hakan Şahin
Av. Mehmet Hakan Şahin
Ankara Ankara Barosu

Ankara ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Ankara Barosu'nun 27866 sicil numaralı üyesidir.

Çubuk, Ankara Aidat Davaları Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Çubuk (Ankara) bölgesinde apartman ve site aidatı (ortak gider) uyuşmazlıklarını; ödenmeyen aidatın tahsili, icra takibi, itirazın iptali, aidat miktarına ve kat malikleri kurulu kararına itiraz, gecikme tazminatı, kiracı ve malikin sorumluluğu ile kanuni ipotek açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, aidat uyuşmazlığınızın baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Aidat Davalarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Aidat ve ortak gider uyuşmazlıkları, dava değeri ne olursa olsun Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Pratik yol: Ödenmeyen aidatta çoğu zaman dava yerine önce ilamsız icra takibi başlatılır.
  • Güvence: Ödenmeyen aidat için borçlunun bağımsız bölümü üzerine kanuni ipotek istenebilir.
  • Yer: Çubuk taşınmazlarına ilişkin aidat davaları Ankara Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Aidat Davası Nedir? Kapsamı

Aidat davaları; kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş bir yapıda (apartman, site, iş hanı, rezidans) kat maliklerinin ortak giderlere ve avanslara katılma yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıkları kapsar. Halk arasında aidat denilen bu ödemeler, hukuken ortak gider ve avans payı niteliğindedir. Temel yasal kaynak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) olup, ortak giderlerin belirlenmesi, paylaştırılması, ödenmesi ve ödenmemesi halinde başvurulacak yollar bu kanunda düzenlenir.

Ortak giderler; binanın kapıcı, kaloriferci, bekçi, bahçıvan gibi personel ücretleri, asansör, kalorifer, hidrofor, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve temizlik gibi ortak yer ve tesislerin işletme, bakım ve onarım masraflarını içerir. Bu giderlere kimin ne oranda katılacağı ve avans olarak ne kadar toplanacağı, kural olarak kat malikleri kurulu kararıyla veya bir işletme projesiyle belirlenir. Aşağıda bu alanda en sık görülen uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Aidat Tahsili
Ödenmeyen ortak gider
İcra Takibi
İlamsız takip yolu
İtirazın İptali
Duran takibin sürmesi
Gecikme Tazminatı
Geç ödemenin bedeli
Kanuni İpotek
Bağımsız bölüme güvence
Karara İtiraz
Kurul kararının iptali

Aidat uyuşmazlıklarında talepler çoğu zaman birbirine bağlıdır: ödenmeyen aidatın tahsiliyle birlikte gecikme tazminatı, işlemiş faiz ve takip masrafları da istenir; borçlu takibe itiraz ederse itirazın iptali gündeme gelir; alacağın güvenceye alınması için kanuni ipotek talep edilebilir. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Ayrıca alacağın dayanağı olan kat malikleri kurulu kararının, işletme projesinin ve yönetim defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması, davanın veya takibin kaderini belirleyecek kadar önemlidir.

Aidat, Ortak Gider ve Avans Kavramları

Uygulamada aidat kelimesi geniş biçimde kullanılsa da, hukuken birbirinden ayrılan kavramlar vardır. Ortak gider, binanın ortak yer ve tesislerinin işletilmesi, bakımı, onarımı ve korunması için yapılan fiilî harcamalardır. Avans ise bu giderlerin karşılanabilmesi için kat maliklerinden peşin olarak toplanan paydır; yönetim, gelecekteki masrafları öngörerek makul bir işletme avansı isteyebilir. Halk arasında aidat denilen aylık ödeme, çoğu zaman bu avans ve ortak gider paylarının toplamıdır.

Ortak giderlere katılım oranı, Kat Mülkiyeti Kanunu'nda belirlenen ilkelere göre saptanır. Kural olarak bazı giderlere kat malikleri arsa payı oranında, bazılarına ise eşit olarak katılır. Örneğin kapıcı, kaloriferci ve genel yönetim giderlerine kural olarak eşit; anagayrimenkulün sigortası ve bazı bakım-onarım giderlerine ise arsa payı oranında katılım öngörülebilir. Ancak kat malikleri kurulu, kanunun emredici sınırları içinde farklı bir paylaşım da kararlaştırabilir.

Bu kavramların doğru anlaşılması, aidat uyuşmazlıklarında hangi kalemin talep edildiğini ve borçlunun hangi gerekçeyle itiraz edebileceğini netleştirir. Örneğin bir kat maliki, hiç kullanmadığı bir tesise ilişkin gidere katılmak zorunda olup olmadığını sorabilir. Kanun, kural olarak kat malikinin ortak yer ve tesislerden yararlanmasa dahi giderlere katılmaktan kaçınamayacağını benimser; bu ilkenin sınırlı istisnaları vardır ve her olayda ayrıca değerlendirilir.

Aidatı Ödemeyen Kat Maliki ve Kiracının Sorumluluğu

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ortak giderlerden ve avanstan asıl sorumlu olan kişi kat malikidir. Kat maliki, dairesini kiraya vermiş olsa bile yönetime karşı sorumluluğu devam eder; yönetim aidatı her zaman kat malikinden isteyebilir. Kiracının aidatı sözleşme gereği üstlenmiş olması, bu sorumluluğu kat malikinin üzerinden kaldırmaz, yalnızca taraflar arasında iç ilişkide bir borç doğurur.

Bununla birlikte kanun, kiracıyı da belirli bir sınır dahilinde sorumlu tutar. Kiracı, ödemekle yükümlü olduğu kira bedeli tutarında olmak üzere, kat malikiyle birlikte ortak giderlerden müteselsilen sorumludur. Yani yönetim, ödenmeyen aidat için hem kat malikine hem de bu sınır içinde kiracıya başvurabilir. Aidatı ödeyen kat maliki ise, kira sözleşmesine ve kanuna dayanarak kiracıya rücu edebilir.

Kira sözleşmesine açık hüküm koyun

Aidatın kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmışsa, bunun kira sözleşmesinde açıkça yazılması ileride doğacak rücu uyuşmazlıklarını kolaylaştırır. Yine de yönetim karşısında asıl muhatabın kat maliki olduğu unutulmamalıdır.

Örnek Aidat Uyuşmazlıkları

Aidat davalarının pratikte nasıl ortaya çıktığını görmek, sürecin kavranmasını kolaylaştırır. Aşağıdaki örnekler, sık karşılaşılan durumları temsil eder ve yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; her olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

Aylardır ödenmeyen aidat

Bir kat maliki, birkaç aydır aylık aidatını ödememektedir. Yönetim, işletme projesi ve kararlarına dayanarak ilamsız icra takibi başlatır; borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Miktara itiraz

Kat maliki, alınan zamlı aidatın kat malikleri kurulunda usulüne uygun karara bağlanmadığını ileri sürerek karara ve takibe itiraz eder. Uyuşmazlık, kararın geçerliliği çerçevesinde mahkemeye taşınır.

Kiracının bıraktığı borç

Kiracı taşınırken birikmiş aidat borcunu ödememiştir. Yönetim kat malikine başvurur; malik borcu öder ve kiracısına karşı rücu için kira sözleşmesine dayanır.

Boş dairenin aidatı

Kimsenin oturmadığı boş bir dairenin maliki, daireyi kullanmadığı gerekçesiyle aidat ödemeyi reddeder. Kural olarak kullanmama, ortak yönetim giderlerine katılmama hakkı vermez; bazı fiilî kullanıma bağlı kalemler ayrıca değerlendirilir.

Çubuk'da Aidat Davası ve İcra Takibi Hangi Mercide Yürür?

Aidat uyuşmazlıklarında görev, yetki ve takip yolları doğru seçilmeli; gereksiz görevsizlik veya yanlış takip türü kaynaklı gecikme önlenmelidir:

Uyuşmazlık / TalepGörevli Merci
Ödenmeyen aidatın tahsili (dava yolu)Sulh Hukuk Mahkemesi
İlamsız icra takibi (ödeme emri)İcra Dairesi
İtirazın iptali davasıSulh Hukuk Mahkemesi
İtirazın kaldırılmasıİcra Hukuk Mahkemesi
Kat malikleri kurulu kararının iptaliSulh Hukuk Mahkemesi
Kanuni ipoteğin tescili talebiSulh Hukuk Mahkemesi
Yönetici aleyhine hesap ve sorumlulukSulh Hukuk Mahkemesi

Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, dava değeri ne olursa olsun kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan özel bir görev kuralıdır. Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Ödenmeyen aidatın tahsilinde ise çoğu zaman önce İcra Dairesi aracılığıyla ilamsız takip başlatılır; borçlunun itirazı halinde uyuşmazlık, itirazın iptali için Sulh Hukuk Mahkemesi'ne veya itirazın kaldırılması için İcra Hukuk Mahkemesi'ne taşınır.

Yer bakımından yetki — Çubuk

Çubuk sınırları içindeki bir bina veya siteye ilişkin aidat tahsili, karara itiraz veya kanuni ipotek davaları, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer esas alınarak Ankara Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır. Doğru merciin seçilmesi, yetkisizlik ve görevsizlik kaynaklı zaman kaybını önler.

Aidat Alacağının İspatı ve Deliller

Aidat davalarında ve icra takiplerinde başarının temel koşulu, alacağın ve borçlunun temerrüdünün belgeyle ortaya konmasıdır. Yönetimin düzenli tuttuğu kayıtlar, alacağın hem varlığını hem de miktarını gösterir. Bu nedenle işletme defteri, gelir-gider kayıtları, banka hesap hareketleri ve borçlunun ödemelerine ilişkin makbuzlar, dosyanın temel dayanağını oluşturur.

Aidatın hangi karara veya işletme projesine dayandığı da ispat açısından belirleyicidir. Kat malikleri kurulu kararı, aidat tutarını, ödeme tarihlerini ve varsa gecikme tazminatı oranını gösterir. İşletme projesi hazırlanmışsa, ortak gider ve avansların dağılımı bu projede yer alır. Bu belgelerin tebliğ edilmiş veya usulüne uygun biçimde ilan edilmiş olması, borçlunun bunlardan haberdar olduğunun ispatı bakımından önemlidir.

Borçlunun ödeme yaptığı yönündeki savunmaları ise dekont, makbuz ve banka kayıtlarıyla değerlendirilir. Ödemelerin hangi döneme mahsup edildiği (eski borca mı, yeni döneme mi) çoğu zaman uyuşmazlık konusu olur. Bu nedenle ödemelerin açıklama kısmına hangi aya ilişkin olduğunun yazılması, hem kat maliki hem de yönetim için ileride ispat kolaylığı sağlar.

Ödenmeyen Aidat İçin İcra Takibi Yolu

Ödenmeyen aidatın tahsilinde en yaygın yol, ilamsız icra takibidir. Yönetici veya yönetim kurulu, alacaklı sıfatıyla İcra Dairesi'ne başvurarak borçlu kat maliki (ve koşulları varsa kiracı) aleyhine ödeme emri çıkartır. Ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren yasal süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz, satış gibi cebri icra aşamalarına geçilebilir.

Borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Bu durumda yönetimin önünde iki yol vardır: elinde alacağı gösteren belge (kat malikleri kurulu kararı, işletme projesi gibi) varsa İcra Hukuk Mahkemesi'nde itirazın kaldırılmasını isteyebilir; ya da genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davasında haksız çıkan taraf aleyhine tazminata da hükmedilebilir.

Sürelere dikkat

Ödeme emrine itiraz süresi ile itirazın iptali davası için öngörülen süreler kaçırılırsa hak kaybı doğabilir. İtiraz üzerine takip durduğunda, itirazın iptali davasının kanuni süre içinde açılması, faiz ve tazminat haklarının korunması bakımından önemlidir.

Aidat Davası Süreci — Adım Adım

Aidat uyuşmazlıkları çoğunlukla önce icra takibiyle başlar, itiraz halinde dava aşamasına geçer. Tipik aşamalar aşağıdaki gibidir; her aşamada belgelerin eksiksiz sunulması süreci hızlandırır:

1
Hazırlık ve belge derleme

Kat malikleri kurulu kararları, işletme projesi, işletme defteri ve ödeme kayıtları toplanır; borç ve temerrüt tarihi belirlenir.

2
İcra takibi başlatma

Borçlu kat maliki aleyhine ilamsız icra takibi açılır; ödeme emri tebliğ edilir ve itiraz süresi izlenir.

3
İtiraz ve dava

Borçlu itiraz ederse takip durur; itirazın iptali veya kaldırılması için mahkemeye başvurulur.

4
İnceleme ve bilirkişi

Alacağın miktarı çekişmeliyse işletme defteri ve hesaplar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.

5
Karar

Mahkeme, alacak, gecikme tazminatı ve masraflar yönünden hükmünü kurar; itirazın iptali halinde takip kaldığı yerden devam eder.

6
Tahsil ve icra

Kesinleşen alacak için haciz ve gerektiğinde kanuni ipotek yoluyla tahsilat sağlanır.

Sürecin en belirleyici aşaması, borçlunun itiraz edip etmediğidir. İtirazsız kesinleşen takipler hızlı ilerlerken, miktara veya karara itiraz eden dosyalar bilirkişi ve tanık aşamasıyla uzayabilir. Belgelerin baştan eksiksiz sunulması, hem takibin kesinleşmesini hem de olası davanın kısa sürmesini sağlar.

Talep Edilebilecek Kalemler

Aidat uyuşmazlığında yalnızca asıl aidat borcu değil, ona bağlı fer'i alacaklar da talep edilebilir. Bu kalemlerin baştan doğru belirlenmesi, alacağın tam olarak tahsili açısından önemlidir. Aşağıda sık talep edilen kalemler yer alır:

  • Asıl aidat / ortak gider borcu: Ödenmeyen aylık avans ve ortak gider paylarının toplamı.
  • Gecikme tazminatı: Kanunda öngörülen oranda, gecikilen her ay için hesaplanan tazminat.
  • İşlemiş ve işleyecek faiz: Temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talepleri.
  • Takip ve yargılama giderleri: İcra masrafları, harçlar ve avukatlık ücreti.
  • İcra inkâr / kötüniyet tazminatı: Koşulları varsa, haksız itiraz eden taraf aleyhine talep edilebilecek tazminat.

Bu kalemlerin her biri, dayandığı belge ve hesaba göre ayrı ayrı değerlendirilir. Özellikle gecikme tazminatı ve faizin başlangıç tarihi, temerrüdün ne zaman gerçekleştiğine bağlıdır; bu nedenle ödeme tarihlerini belirleyen kararların ve tebligatların önemi büyüktür.

Aidat Miktarını Etkileyen Etkenler

Aidatın tutarı, binanın ve sitenin niteliğine göre önemli ölçüde değişir. Bu nedenle bir başka binanın aidatı, sizin dosyanız için doğrudan ölçüt olmaz. Miktarı etkileyen başlıca etkenler; ortak yer ve tesislerin çokluğu (asansör, jeneratör, havuz, güvenlik, otopark), personel sayısı, ısıtma sisteminin türü ve enerji giderleridir.

Ayrıca ortak giderlere katılım oranı da miktarı belirler. Kimi giderlere kat malikleri eşit, kimilerine arsa payı oranında katılır; kat malikleri kurulu, kanunun sınırları içinde farklı bir paylaşım kararlaştırabilir. Bir kat malikinin ödeyeceği aidat, hem toplam ortak giderin büyüklüğüne hem de kendisine düşen paya bağlıdır.

Aidata itiraz eden bir kat maliki, çoğu zaman ya paylaşımın hatalı olduğunu ya da giderlerin gerçekte yapılmadığını ileri sürer. Bu tür itirazlarda işletme defteri, faturalar ve harcama belgeleri incelenir. Miktara ilişkin çekişmelerde bilirkişi incelemesi belirleyici olabilir; bu nedenle harcamaların belgelenmesi hem yönetim hem de kat malikleri için koruyucudur.

Aidat Alacaklarında Zamanaşımı ve Süreler

Aidat alacakları, her ay yeniden doğan dönemsel edimler olduğundan beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, her bir aylık aidatın muaccel olduğu tarihten ayrı ayrı işlemeye başlar. Beş yılı aşan geçmiş dönem aidatları, borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürmesi halinde tahsil edilemez hale gelebilir.

KonuSüre / Nitelik
Aidat alacağı zamanaşımı5 yıl (dönemsel edim)
Ödeme emrine itirazTebliğden itibaren yasal süre
İtirazın iptali davasıİtirazın öğrenilmesinden itibaren kanuni süre
Kurul kararının iptali (katılan)Karar tarihinden itibaren kanuni süre
Kurul kararının iptali (katılmayan)Kararı öğrenmeden itibaren kanuni süre

Zamanaşımı, alacağın kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez; borçlunun bunu savunma olarak ileri sürmesi gerekir. Ayrıca dava açılması, icra takibi başlatılması veya borçlunun borcu kabul etmesi gibi hallerde zamanaşımı kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle aidat alacaklarının zamanında ve düzenli takibi, hak kaybını önler.

Kat Malikleri Kurulu Kararına ve Aidat Miktarına İtiraz

Aidatın miktarı ve paylaşımı, kural olarak kat malikleri kurulu kararıyla veya işletme projesiyle belirlenir. Bu karara katılmayan ya da kararı hukuka aykırı bulan kat maliki, kararın iptali için Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurabilir. İptal talebi; çağrı ve toplantı usulünde aykırılık, yeter sayının sağlanmaması veya kararın kanunun emredici hükümlerine aykırı olması gibi gerekçelere dayanabilir.

Kararın iptali için kanunda öngörülen süreye özellikle dikkat edilmelidir. Toplantıya katılıp olumsuz oy kullananlar bakımından süre karar tarihinden, toplantıya katılmayanlar bakımından ise kararı öğrenmelerinden itibaren işler. Bu sürenin kaçırılması, kararın kesinleşmesine ve artık iptalinin istenememesine yol açar.

İtiraz, ödememe gerekçesi değildir

Kat malikleri kurulu kararı, iptal edilene kadar kural olarak geçerliliğini korur. Bu nedenle sadece karara itiraz etmek, aidatı ödememek için tek başına haklı bir gerekçe sayılmaz. Ödeme yapılmadığında yönetim, karar iptal edilmediği sürece takip başlatabilir. Doğru yol, hem süresi içinde iptal davası açmak hem de riskleri avukatla değerlendirmektir.

Kanuni İpotek ve Alacağın Güvenceye Alınması

Kat Mülkiyeti Kanunu, ödenmeyen ortak gider ve aidat alacakları için diğer kat maliklerine güçlü bir güvence tanır. Buna göre yönetim, ödenmeyen alacak için borçlu kat malikinin bağımsız bölümü üzerine kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebilir. Bu ipotek, alacağın tahsilini güvence altına alır ve bağımsız bölümün el değiştirmesi halinde dahi alacaklının haklarını korur.

Kanuni ipoteğin tescili için mahkemeye başvurulması gerekir. Bu güvence, aidat alacaklarının tahsil edilebilirliğini önemli ölçüde artırır; çünkü borçlu ödemese bile, taşınmaz üzerindeki ipotek sayesinde alacak öncelikli olarak karşılanabilir. Uygulamada birçok yönetim, birikmiş ve tahsili güçleşen alacaklar için bu yola başvurur.

Bunun yanında, icra takibi kesinleştiğinde genel hükümlere göre borçlunun mal varlığına ve bağımsız bölümüne haciz konulabilir. Alacağın güvenceye alınması, hem yönetimin hem de düzenli ödeme yapan diğer kat maliklerinin menfaatini korur; zira ödenmeyen aidatlar, sonuçta düzenli ödeyenlerin sırtına yük bindirir.

Yönetici Değişikliği ve Devam Eden Aidat Alacakları

Aidat uyuşmazlıklarında sık görülen bir durum, yönetici veya yönetim kurulunun değişmesidir. Yönetici değiştiğinde, önceki dönemde başlatılan icra takipleri ve davalar kural olarak yeni yönetim tarafından takip edilmeye devam edilir; çünkü alacak, kişisel değil, kat maliklerinin ortak alacağıdır. Devir sırasında dosyaların, defterlerin ve alacak kayıtlarının eksiksiz teslimi büyük önem taşır.

Eski yöneticinin dönemine ilişkin hesap ve sorumluluk konuları da ayrı bir uyuşmazlık kaynağıdır. Yönetici, topladığı avansların ve yaptığı harcamaların hesabını kat maliklerine vermekle yükümlüdür. Hesap vermeyen veya toplanan parayı amacına uygun kullanmayan yönetici aleyhine, kat malikleri kurulu kararıyla hukuki yollara başvurulabilir.

Bu nedenle yönetim devirlerinde, devir tutanağı düzenlenmesi, işletme defterinin ve banka hesaplarının mutabakatının yapılması ve devam eden takip/dava dosyalarının listelenmesi önerilir. Böylece hem alacaklar kaybolmadan takip edilir hem de olası sorumluluk tartışmaları için sağlam bir kayıt oluşturulur.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Aidat dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Kat malikleri kurulu kararları: Aidat tutarını, ödeme tarihlerini ve varsa gecikme tazminatı oranını gösteren karar defteri örnekleri.
  • İşletme projesi: Ortak gider ve avansların dağılımını gösteren proje (hazırlanmışsa).
  • İşletme defteri ve hesaplar: Gelir-gider kayıtları, harcama faturaları ve banka hesap hareketleri.
  • Ödeme kayıtları: Borçlunun yaptığı ödemelere ilişkin makbuz ve dekontlar.
  • Tapu kaydı: Borçlunun kat maliki sıfatını gösteren tapu bilgileri.
  • Tebligat belgeleri: Kararların ve ödeme çağrılarının borçluya bildirildiğini gösteren belgeler.
  • Kira sözleşmesi: Kiracının sorumluluğunun tartışıldığı durumlarda ilgili sözleşme.

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğü, banka ve ilgili kurumlardan kayıt celbi talep edilebilir.

Çubuk'da Aidat Avukatı Seçerken

Aidat dosyaları; icra takibi, itirazın iptali ve kat mülkiyeti kurallarının teknik biçimde uygulanmasını gerektirdiğinden, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Kat mülkiyeti deneyimi: Aidat tahsili, itirazın iptali ve kurul kararı uyuşmazlıklarında birikim.
  • İcra takibi yönetimi: İlamsız takip, itiraz ve haciz süreçlerinin etkin yürütülmesi.
  • Belge ve hesap analizi: İşletme defteri ve kararların doğru okunması, alacağın eksiksiz hesaplanması.
  • Yerel yargı bilgisi: Ankara Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Alacağım için doğrudan icra takibi mi yoksa dava mı daha uygun?
  • Elimdeki kararlar ve işletme defteri alacağı ispata yeterli mi?
  • Borçlu itiraz ederse hangi yolu (itirazın iptali / kaldırılması) izlemeliyiz?
  • Gecikme tazminatı ve faiz hangi tarihten itibaren hesaplanır?
  • Kanuni ipotek talep etmek benim durumumda mümkün ve gerekli mi?

İlgili Mevzuat

  • Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
    Ortak giderler, avans, aidatın belirlenmesi ve ödenmesi, gecikme tazminatı ve kanuni ipotek
  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    İlamsız icra yoluyla aidat takibi, ödeme emri, itiraz ve haciz süreçleri
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Temerrüt, faiz, zamanaşımı ve kiracının sorumluluğuna ilişkin genel hükümler
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev, yetki, yargılama usulü ve delillerin değerlendirilmesi
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mülkiyet hakkı, dürüstlük kuralı ve iyiniyete ilişkin genel hükümler

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Kullanmama ödemeye engel değil

Kat malikinin, ortak yer ve tesislerden fiilen yararlanmasa dahi kural olarak ortak yönetim giderlerine katılmaktan kaçınamayacağı; boş veya kullanılmayan bağımsız bölüm sahibinin de bu yükümlülük altında olduğu yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Görevli mahkeme

Kat mülkiyetinden ve ortak giderden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu; bu özel görev kuralının genel görev kurallarından ayrıldığı değerlendirmesi.

İlke · Karar geçerli oldukça bağlayıcı

Kat malikleri kurulu kararının, süresinde açılan bir dava ile iptal edilmedikçe geçerliliğini koruduğu ve kat maliklerini bağladığı; kararın hukuka aykırı olduğu iddiasının tek başına ödememeyi haklı kılmadığı yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Çubuk'da ödenmeyen aidatlar için hangi mahkemeye başvurulur?

Apartman ve site aidatlarının tahsili ile kat malikleri arasındaki ortak gidere ilişkin uyuşmazlıklar, dava değeri ne olursa olsun kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Bu görev, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan özel bir düzenlemedir ve genel görev kurallarından ayrılır. Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle Çubuk sınırlarındaki bir bina veya siteye ilişkin aidat uyuşmazlığı, Ankara Adliyesi yargı çevresindeki Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Çoğu durumda ise dava açmadan önce icra takibi başlatmak daha hızlı ve pratik bir yol olur.

Aidatını ödemeyen komşuya karşı önce dava mı yoksa icra takibi mi başlatılır?

Uygulamada en sık tercih edilen yol icra takibidir. Yönetici veya yönetim kurulu, ödenmeyen aidat için doğrudan ilamsız icra takibi başlatabilir; borçlu kat malikine ödeme emri gönderilir. Borçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Borçlu itiraz ederse takip durur ve yönetici, itirazın kaldırılması veya iptali için mahkemeye başvurmak zorunda kalır. Aidat borcunun kaynağı olan kat malikleri kurulu kararı ve işletme projesi mevcutsa, alacak belgeye dayandığı için icra takibi hızlı sonuç verir. Somut duruma göre doğrudan dava açmak da mümkündür.

Kiracı aidatı ödemezse sorumluluk kime aittir?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre aidat ve ortak giderlerden asıl sorumlu olan kat malikidir. Kiracı, sözleşme gereği aidatı ödemeyi üstlenmiş olsa bile, yönetim alacağını her zaman kat malikinden isteyebilir. Kanun ayrıca kiracıyı da kat malikiyle birlikte, kira bedeli tutarında sınırlı olmak üzere ortak giderlerden sorumlu tutar. Yani yönetim, aidatı hem malikten hem de bu sınır dahilinde kiracıdan talep edebilir. Aidatı ödeyen kat maliki, kiracısına karşı kira sözleşmesine ve kanuna dayanarak rücu edebilir. Bu nedenle kira sözleşmelerinde aidatın kim tarafından ödeneceğinin açıkça yazılması önemlidir.

Aidata gecikme faizi (gecikme tazminatı) uygulanabilir mi?

Evet. Kat Mülkiyeti Kanunu, ortak gider ve aidat payını zamanında ödemeyen kat malikine karşı gecikme tazminatı öngörür. Kanun uyarınca gecikilen her ay için, kanunda belirlenen oranda gecikme tazminatı istenebilir; bu oran, ödemede gecikilen dönem için ayrıca hesaplanır. Gecikme tazminatının işleyebilmesi için aidatın muaccel (ödenmesi gereken) hale gelmiş ve borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekir. Tazminat talebi, hem icra takibinde hem de açılacak davada asıl alacakla birlikte istenebilir. Yönetim, işletme projesi ve kat malikleri kurulu kararıyla ödeme tarihlerini belirleyerek temerrüdün başlangıcını netleştirir.

Kat maliki aidatın miktarına veya belirlenme şekline nasıl itiraz eder?

Aidat ve ortak gider paylaşımı, kural olarak kat malikleri kurulu kararıyla veya işletme projesiyle belirlenir. Bu karara katılmayan ya da hukuka aykırı bulan kat maliki, karara karşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nde iptal davası açabilir. Kat malikleri kurulu kararının iptali için kanunda öngörülen süreye dikkat edilmelidir; toplantıya katılıp olumsuz oy kullananlar bakımından bu süre karar tarihinden, katılmayanlar bakımından ise kararı öğrenmelerinden itibaren işlemeye başlar. İtiraz, aidat borcunu ödememek için tek başına yeterli bir gerekçe değildir; kural olarak karar iptal edilene kadar geçerliliğini korur ve ödeme yükümlülüğü sürer.

Aidat borcu için kat malikinin dairesine ipotek veya haciz konulabilir mi?

Kat Mülkiyeti Kanunu, ödenmeyen ortak gider ve aidat alacakları için diğer kat maliklerine ve yönetime önemli bir güvence sağlar. Buna göre yönetim, ödenmeyen aidat alacağı için borçlu kat malikinin bağımsız bölümü üzerine kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebilir. Ayrıca icra takibi kesinleştiğinde, genel hükümlere göre borçlunun bağımsız bölümü de dahil olmak üzere mal varlığına haciz konulabilir. Bu güçlü güvenceler, aidat alacaklarının tahsil edilebilirliğini artırır. Ancak bu yollara başvurulabilmesi için alacağın ve temerrüdün usulüne uygun biçimde belgelendirilmiş olması gerekir.

Yönetici aidat davası veya icra takibi açmak için ayrıca yetki almalı mı?

Yönetici, kat maliklerinin ortak menfaatlerini korumakla görevlidir ve ortak giderlere ilişkin alacakların tahsili için dava açma ve icra takibi yapma yetkisine sahiptir. Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticiye bu konuda temsil yetkisi tanır; bu nedenle her alacak için ayrıca özel bir yetki kararı çoğu zaman gerekmez. Bununla birlikte, uygulamada tereddüt yaşanmaması için kat malikleri kurulunun yöneticiye hukuki takip konusunda açık yetki verdiği bir karar alması yararlıdır. Yöneticinin tuttuğu işletme defteri, kararlar ve ödeme kayıtları, açılacak takip veya davada alacağın ispatı bakımından temel dayanaktır.

Aidat alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Aidat alacakları, dönemsel olarak doğan (her ay tekrar eden) edimler niteliğinde olduğundan beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, her bir aylık aidatın muaccel olduğu tarihten ayrı ayrı işlemeye başlar. Beş yılı aşan geçmiş dönem aidatları, borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürmesi halinde tahsil edilemez hale gelebilir. Zamanaşımı, alacağın kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez; borçlunun bunu savunma olarak ileri sürmesi gerekir. Ayrıca dava açılması, icra takibi başlatılması veya borçlunun borcu kabul etmesi gibi durumlarda zamanaşımı kesilir. Bu nedenle aidat alacaklarının zamanında takip edilmesi hak kaybını önler.

Ödenmeyen aidat için borçlu kat maliki su, kapı gibi ortak hizmetlerden mahrum bırakılabilir mi?

Bu konuda dikkatli olmak gerekir. Aidatını ödemeyen bir kat malikini cezalandırmak amacıyla, yönetimin kendiliğinden su, elektrik veya benzeri ortak hizmetleri kesmesi çoğu zaman hukuka aykırı kabul edilir ve yönetim aleyhine sorumluluk doğurabilir. Alacağın tahsili için öngörülen yol, kanuni ipotek, icra takibi ve dava gibi hukuki yollardır. Yönetim, keyfî uygulamalar yerine bu hukuki araçları kullanmalıdır. Kararın niteliğine ve somut duruma göre bazı sınırlı istisnalar tartışılsa da, temel kural aidatını ödemeyen kişinin de temel yaşamsal hizmetlerden yararlanma hakkının hukuki yollarla dengeli biçimde korunmasıdır.

Aidat davası ne kadar sürer?

Sürenin tek bir cevabı yoktur; alacağın belgeye dayanıp dayanmadığı, borçlunun itiraz edip etmediği ve delil durumu belirleyicidir. İşletme projesi ve kat malikleri kurulu kararına dayanan, borçlunun itiraz etmediği icra takipleri görece hızlı sonuçlanır. Buna karşılık, kararın iptali iddiası, aidatın miktarına itiraz veya ortak giderin niteliğine ilişkin çekişme varsa süreç uzayabilir. İtirazın iptali davası açılması, bilirkişi incelemesi ve istinaf yolu da toplam süreyi etkiler. Alacağın işletme defteri, banka kayıtları ve kararlarla baştan eksiksiz belgelenmesi, süreci kısaltan en önemli etkendir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar