Bağlar Şirket Kurtarma ve Yeniden Yapılandırma Avukatları

Bağlar, Diyarbakır ilçesinde şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma alanında hizmet veren 82 avukat. Konkordato, mali yeniden yapılandırma, görevli merci ve süreç bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Derya Öncel
Av. Derya Öncel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1226 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sila Tuncer Şenel
Av. Sila Tuncer Şenel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

2323 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Süreyya Can
Av. Süreyya Can
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1785 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İmran Gökdere
Av. İmran Gökdere
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1412 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Behram Balyan
Av. Behram Balyan
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

2253 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Halit Ötük
Av. Halit Ötük
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 317 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Uğur Fidan
Av. Uğur Fidan
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1816 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Büşra Eylül Özgültekin
Av. Büşra Eylül Özgültekin
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 2743 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şebnem Adigüzel
Av. Şebnem Adigüzel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1257 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Murat Ok
Av. Murat Ok
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1746 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sinem Bilginsoy Aldirmaz
Av. Sinem Bilginsoy Aldirmaz
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

2394 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Eyyüp Bulut
Av. Eyyüp Bulut
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1144 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilan Taş Ayhan
Av. Dilan Taş Ayhan
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 2195 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Edip Hüseyinoğlu
Av. Edip Hüseyinoğlu
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1827 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Barnas Kantarci
Av. Barnas Kantarci
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1755 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özcan Güzel
Av. Özcan Güzel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1470 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ender Ecer
Av. Ender Ecer
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1184 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ali Çimen
Av. Ali Çimen
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1119 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mikail Cengiz
Av. Mikail Cengiz
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1721 sicil numaralı üyesidir.

Av. Emin Bozkurt
Av. Emin Bozkurt
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1692 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Malfa Sakinç
Av. Malfa Sakinç
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 3881 sicil numaralı üyesidir.

Av. Eda Kizilay İlter
Av. Eda Kizilay İlter
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1333 sicil numaralı üyesidir.

Av. Firat Tayfur
Av. Firat Tayfur
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1809 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mustafa Sevik
Av. Mustafa Sevik
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 2273 sicil numaralı üyesidir.

Av. Recep Akdağ
Av. Recep Akdağ
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1370 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Kaçmaz
Av. Mehmet Kaçmaz
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1778 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Suat İnal
Av. Suat İnal
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 3263 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gamze Ergörmüş
Av. Gamze Ergörmüş
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

4192 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Seda Toğrul Demirtaş
Av. Seda Toğrul Demirtaş
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1509 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Yilmaz Öncel
Av. Mehmet Yilmaz Öncel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu'nun 1111 sicil numaralı üyesidir. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Kalpak
Av. Ahmet Kalpak
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1048 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Murat Acar
Av. Murat Acar
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 770 sicil numaralı üyesidir.

Av. Nihat Karateke
Av. Nihat Karateke
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu'nun 1523 sicil numaralı üyesidir. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bariş Akin
Av. Bariş Akin
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

4122 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Suzan Erik
Av. Suzan Erik
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1466 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hande Nur Turhan
Av. Hande Nur Turhan
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 2764 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mustafa Kemal Sümer
Av. Mustafa Kemal Sümer
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1521 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Rifat Güzel
Av. Rifat Güzel
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 2803 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Esra Yiğit Ekinci
Av. Esra Yiğit Ekinci
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu'nun 3349 sicil numaralı üyesidir. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şükran Özavci Demir
Av. Şükran Özavci Demir
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1830 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşe Çakan Şenkozat
Av. Ayşe Çakan Şenkozat
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

3107 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özgür Çelik
Av. Özgür Çelik
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Diyarbakır Barosu'nun 1963 sicil numaralı üyesidir.

Av. Elif Zorca Baygin
Av. Elif Zorca Baygin
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 3324 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Gündüz Aslan
Av. Gündüz Aslan
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu'nun 3390 sicil numaralı üyesidir. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İsmail Koç
Av. İsmail Koç
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 1883 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hakki Kaynar
Av. Hakki Kaynar
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1617 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fethi Ahmet Yalçindağ
Av. Fethi Ahmet Yalçindağ
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

1116 baro sicil numarasıyla Diyarbakır Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Diyarbakır ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Havva Yeşil
Av. Havva Yeşil
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu'nun 2634 sicil numaralı üyesidir. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Gümüş
Av. Hüseyin Gümüş
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır Barosu bünyesinde 728 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Diyarbakır ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Seval Paksoy
Av. Seval Paksoy
Diyarbakır Diyarbakır Barosu

Diyarbakır ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Diyarbakır Barosu'na 1456 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Bağlar, Diyarbakır Şirket Kurtarma ve Yeniden Yapılandırma Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Bağlar (Diyarbakır) bölgesinde mali sıkıntı içindeki şirketlerin ayakta kalması için başvurulabilecek kurtarma ve yeniden yapılandırma yollarını; konkordato, mali yeniden yapılandırma, borç yapılandırması, sermaye kaybı ve borca batıklık hâlleri, şirket birleşme-bölünme süreçleri ile yönetici sorumluluğu açısından ele alır. Amaç, ödeme güçlüğü yaşayan bir şirketi kurtarmaya çalışırken ya da bir alacaklı olarak yapılandırma sürecinde hak arayışında bulunurken sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Şirket Kurtarma ve Yeniden Yapılandırmada Öne Çıkanlar
  • Merci: Konkordato ve iflas talepleri Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür; süreç boyunca konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu rol alır.
  • Süreler: Geçici mühlet 3 ay (2 ay uzayabilir), kesin mühlet 1 yıl (6 ay uzayabilir); mühlet takipleri durdurur.
  • Yollar: Konkordato, mali yeniden yapılandırma, borcun sermayeye dönüşümü, varlık satışı, birleşme ve bölünme.
  • Yer: Bağlar merkezli şirketlerin dosyaları Diyarbakır Adliyesi yargı çevresindeki ticaret mahkemesinde görülür.

Şirket Kurtarma ve Yeniden Yapılandırma Nedir? Kapsamı

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma; ödeme güçlüğü içine düşen ya da düşme riski taşıyan bir ticari işletmenin faaliyetini sürdürebilmesi için borç, sermaye ve organizasyon yapısında yapılan hukuki ve mali düzenlemelerin tümünü ifade eder. Amaç, şirketin tasfiyesi ya da iflası yerine, alacaklıların menfaatini de gözeterek işletmenin ayakta tutulmasıdır. Bu alan; icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, borçlar hukuku ve zaman zaman idare hukukunun kesiştiği çok disiplinli bir çalışmayı gerektirir.

Temel hukuki kaynaklar arasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun konkordato hükümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun sermaye kaybı, borca batıklık, birleşme ve bölünme düzenlemeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun borç ilişkilerine dair hükümleri yer alır. Bu düzenlemeler, bir şirketin mali darboğazdan çıkması için farklı seçenekler sunar ve doğru aracın seçimi sürecin başarısını doğrudan etkiler.

Bir şirketin kurtarılması, çoğu zaman tek bir işlemden değil, birbirini tamamlayan adımlardan oluşur: borçların yeniden vadelendirilmesi, faiz ve anapara yapılandırması, atıl varlıkların satışı, sermaye artırımı, borcun sermayeye dönüştürülmesi ya da bir başka şirketle birleşme gibi. Aşağıda uygulamada en sık başvurulan yapılandırma başlıkları özetlenmiştir:

Konkordato
Mahkeme denetiminde yapılandırma
Mali Yeniden Yapılandırma
Finans kuruluşlarıyla çerçeve anlaşma
Borç Yapılandırması
Vade, faiz ve anapara düzenlemesi
Sermaye Artırımı
Nakit veya borcun sermayeye dönüşümü
Birleşme / Bölünme
Yapısal yeniden düzenleme
Varlık Satışı
Atıl varlıkların nakde çevrilmesi

Konkordato: Şirket Kurtarmanın Temel Yolu

Konkordato, ödeme güçlüğü içindeki borçlunun, alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğuyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırdığı ve bu anlaşmanın mahkemece tasdik edildiği bir kurumdur. İflasın ertelenmesi kurumu mevzuattan kaldırıldıktan sonra, borca batık ya da ödeme güçlüğü çeken sermaye şirketleri için başlıca koruma yolu konkordato hâline gelmiştir. Konkordatoda amaç; şirketin faaliyetini durdurmadan, alacaklıların da menfaatini gözeten bir plan çerçevesinde ayakta kalmasıdır.

Konkordato birden çok türde gündeme gelebilir. Ödeme güçlüğü içindeki şirketin borçlarını belli bir vadeye yayması "vade konkordatosu" olarak; alacaklıların belli oranda alacaklarından vazgeçmesi ise "tenzilat (yüzde) konkordatosu" olarak nitelenebilir. Uygulamada çoğu zaman bu ikisi birlikte, karma bir yapı içinde kullanılır. Ayrıca iflas içi konkordato ve malvarlığının terki suretiyle konkordato gibi özel türler de bulunur. Hangi türün uygun olduğu, şirketin nakit akışına ve alacaklı yapısına göre belirlenir.

Konkordatonun en güçlü yönü, mühlet kararıyla birlikte devreye giren ve alacaklı takiplerini durduran koruma kalkanıdır. Bu sayede şirket, varlıkları dağılmadan ve baskı altında kalmadan yapılandırma projesini hayata geçirebilir. Ancak konkordato ciddi bir hazırlık, gerçekçi bir proje ve alacaklılarla etkin bir müzakere gerektirir; özensiz hazırlanan bir başvuru mühletin kaldırılması ve iflas riskiyle sonuçlanabilir. Bu nedenle sürecin baştan uzman bir hukuki ekiple planlanması önem taşır.

Geçici ve Kesin Mühlet: Koruma Kalkanı

Konkordato sürecinin belkemiği, mahkemenin verdiği mühlet kararlarıdır. Başvuru usulüne uygun bulunduğunda mahkeme öncelikle geçici mühlet verir. Geçici mühlet kural olarak üç ay sürer ve gerektiğinde en fazla iki ay daha uzatılabilir. Bu dönemde bir geçici konkordato komiseri atanır, borçlunun malvarlığı koruma altına alınır ve alacaklı takiplerine karşı ilk koruma sağlanır. Geçici mühlet, projenin olgunlaşması ve mali durumun somut biçimde ortaya konması için tanınan bir hazırlık evresidir.

Geçici mühlet içindeki inceleme sonucunda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varılırsa mahkeme kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet bir yıl sürer ve güçlük arz eden dosyalarda komiserin gerekçeli raporu üzerine altı ay daha uzatılabilir. Kesin mühlet döneminde alacaklılar kurulu oluşturulabilir, alacaklar bildirilir ve incelenir, proje son hâline getirilerek alacaklıların oyuna sunulur. Bu evre, yapılandırmanın somutlaştığı ve tarafların müzakere ettiği asıl dönemdir.

Mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak takip yapılamaz, başlamış takipler durur ve ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbirler uygulanamaz. Borçlu, komiserin gözetiminde faaliyetlerini sürdürür; ancak mahkemenin izni olmadan bazı önemli işlemleri (taşınmaz devri, rehin verme, kefil olma gibi) yapamaz. Bu dengeli yapı, hem şirketin işletilmesini sürdürmesini hem de alacaklıların menfaatlerinin korunmasını amaçlar. Mühletin kapsamı ve sınırları teknik olduğundan, atılan her adımın hukuki sonuçlarının önceden değerlendirilmesi gerekir.

Konkordato Türleri ve Alternatif Yapılandırma Araçları

Bir şirketi kurtarmak için tek bir yol yoktur; borç yapısına ve amaca göre farklı araçlar tek başına ya da birlikte kullanılabilir:

Konkordato

Mahkeme denetiminde, mühlet ve komiser içeren, tasdikle tüm alacaklıları bağlayan yargısal yol. Faaliyetini sürdürmek isteyen ve geniş bir alacaklı kitlesiyle anlaşması gereken şirketler için uygundur.

Mali Yeniden Yapılandırma

Özellikle banka ve finans kuruluşlarına olan borçların çerçeve anlaşmalar temelinde yeniden vadelendirilmesi. Daha çok sözleşmesel niteliktedir ve finansal kesimle yürütülür.

Bunların yanında ticaret hukuku, yapısal düzenleme imkânları da sunar. Şirket, sermaye artırımı yaparak veya alacakların sermayeye dönüştürülmesi yoluyla mali yapısını güçlendirebilir; birleşme ve bölünme ile faaliyetini yeniden örgütleyebilir; atıl varlıkların satışı ile nakit yaratabilir. Ayrıca alacaklılarla ikili müzakereler yoluyla borçların ertelenmesi, faiz indirimi ya da bir kısmından vazgeçilmesi de mümkündür.

Hangi aracın seçileceği; şirketin borç yapısına, alacaklıların niteliğine (finans kuruluşu, ticari alacaklı, kamu alacağı), varlıklarına ve faaliyetini sürdürme kapasitesine bağlıdır. Çoğu zaman en etkili çözüm, bu araçların bir kombinasyonudur: örneğin konkordato mühleti altında hem borç yapılandırması yapılıp hem de varlık satışıyla nakit yaratılabilir. Doğru bileşimin belirlenmesi, mali analiz ile hukuki değerlendirmenin birlikte yürütülmesini gerektirir.

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık

Türk Ticaret Kanunu, sermaye şirketlerinin mali durumundaki bozulmaya bağlı olarak yönetim organına kademeli yükümlülükler yükler. Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçelerin toplamının belirli oranda karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim organı genel kurulu derhal toplantıya çağırmak, durumu bildirmek ve mali durumu düzeltici önlemleri (sermaye tamamlama, sermaye artırımı, azaltımı gibi) genel kurula sunmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin ihmali, yöneticiler bakımından sorumluluk doğurabilir.

Durumun daha ağır hâli borca batıklıktır. Şirketin aktifleri, alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmiyorsa borca batıklık söz konusu olur. Bu şüphe doğduğunda yönetim organı, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de varlıkların olası satış değerlerine göre bir ara bilanço düzenler. Ara bilanço borca batıklığı doğruluyorsa, kural olarak durumun şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesine bildirilmesi gerekir; bu bildirim, iflasın açılmasına yol açabilecek nitelikte bir adımdır.

Ancak borca batıklık, mutlaka iflasla sonuçlanmak zorunda değildir. Alacaklıların, alacaklarının sırasını diğer tüm alacaklıların sonrasına bırakmayı yazılı olarak kabul etmesi ve bu tutarın açığı karşılaması hâlinde mahkemeye bildirim yükümlülüğü doğmayabilir. Bunun yanında şirket, borca batıklık bildirimiyle eş zamanlı ya da öncesinde konkordato talebinde bulunarak iflastan kaçınmayı deneyebilir. Bu değerlendirme muhasebe ve hukukun birlikte ele alınmasını gerektiren teknik bir konudur ve zamanlama kritik önemdedir.

Örnek Durumlar

Şirket kurtarma ihtiyacı, uygulamada çok farklı senaryolarda ortaya çıkar. Aşağıdaki örnekler, hangi durumlarda yeniden yapılandırma araçlarının gündeme gelebileceğini göstermek amacıyla genel biçimde verilmiştir; her somut olay kendi koşullarında değerlendirilmelidir:

  • Nakit akışı bozulan üretici: Büyük bir müşterisinin ödemelerini aksatması nedeniyle kısa vadeli borçlarını çeviremeyen imalatçı şirket, konkordato mühletiyle takipleri durdurup borçlarını vadelendirebilir.
  • Kur ve faiz yükü altındaki işletme: Döviz kuru ve finansman maliyetleri nedeniyle banka borçları ağırlaşan şirket, finans kuruluşlarıyla mali yeniden yapılandırma çerçevesinde vade ve faiz düzenlemesine gidebilir.
  • Sermayesi eriyen ortaklık: Bilançosunda sermaye kaybı ortaya çıkan şirket, sermaye tamamlama, artırım veya alacakların sermayeye dönüştürülmesiyle mali yapısını güçlendirebilir.
  • Atıl varlığı olan grup şirketi: Kullanılmayan gayrimenkul ve makine parkını satarak nakit yaratan şirket, elde ettiği kaynakla borçlarının bir bölümünü kapatabilir.

Bu örneklerin ortak yönü, sorunun erken fark edilip planlı biçimde ele alınmasının kurtarma şansını artırmasıdır. Mali sıkıntı derinleştikçe seçeneklerin daralması ve iflas riskinin büyümesi kaçınılmazdır. Bu nedenle nakit akışında kalıcı bir bozulma belirdiğinde, seçeneklerin bir avukatla erken değerlendirilmesi büyük önem taşır.

Görevli ve Yetkili Merci

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırmada işlemler farklı mercilere dağılır; uyuşmazlığın türüne göre doğru mercie başvurmak sürecin sağlığı için kritiktir:

MerciGörev Alanı
Asliye Ticaret MahkemesiKonkordato talebi, geçici ve kesin mühlet, tasdik kararı, borca batıklık bildirimi ve iflas talepleri gibi temel yapılandırma ve iflas işlemleri.
Konkordato Komiseri / Alacaklılar KuruluSürecin denetimi, alacakların incelenmesi, projenin olgunlaştırılması ve alacaklıların bilgilendirilmesi gibi süreç yönetimi işlemleri.
İcra Dairesi (İcra Müdürlüğü)Mühlet öncesi ve istisnai hâllerde takip işlemleri; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip gibi icra işlemleri.
İcra Hukuk MahkemesiTakip hukukundan doğan şikâyet, itiraz ve benzeri hukuki uyuşmazlıklar.
Ticaret Sicili MüdürlüğüSermaye artırımı, birleşme, bölünme ve diğer yapısal değişikliklerin tescil ve ilan işlemleri.
Yer bakımından yetki — Bağlar

Konkordato ve iflasa ilişkin talepler, kural olarak şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde görülür. Bağlar'da merkezi bulunan şirketlerin başvuruları, yetki kurallarına göre Diyarbakır Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde ele alınır.

Doğru mercie başvurulmaması dosyayı geciktiren yaygın hatalardan biridir. Örneğin konkordato başvurusunun yetkisiz bir mahkemeye yapılması veya borca batıklık bildiriminin şirket merkezinden farklı bir yer mahkemesine sunulması, görevsizlik ya da yetkisizlik kararıyla süre kaybına yol açabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde şirket merkezi ve yetki kurallarının dikkatle belirlenmesi önem taşır.

İspat, Belgeler ve Mali Deliller

Şirket kurtarma sürecinde başarı, büyük ölçüde mali durumun somut ve inandırıcı belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Konkordato başvurusunda mahkemeye sunulması gereken belgeler arasında konkordato ön projesi, güncel bilanço ve gelir tablosu, nakit akış tablosu, alacaklı ve alacak listesi ile şirketin mali durumunu makul güvenceyle gösteren bir bağımsız denetim raporu yer alır. Bu belgelerin tutarlı ve gerçekçi olması, mahkemenin ve komiserin sürece güvenini belirler.

Yapılandırma projesinin inandırıcılığı, yalnızca mevcut durumu değil, gelecekteki nakit akışı öngörülerini de kapsamalıdır. Şirketin borçlarını hangi vade ve oranlarla ödeyeceğini, bu ödemeleri hangi kaynaktan karşılayacağını ve faaliyetini nasıl sürdüreceğini gösteren gerçekçi bir plan, projenin tasdik edilebilirliği bakımından belirleyicidir. Aşırı iyimser ya da dayanaktan yoksun projeksiyonlar, projenin reddi ve iflas riskini artırır.

Alacaklı tarafındaysa ispat, alacağın varlığı ve miktarına ilişkindir. Alacaklılar, alacaklarını komisere bildirirken sözleşme, fatura, senet ve cari hesap kayıtları gibi belgelerle desteklemelidir. Rehinli, imtiyazlı veya kamu alacağı gibi özel nitelikteki alacakların doğru sınıflandırılması, projedeki oy ve tahsilat sonuçlarını etkiler. Bu nedenle hem borçlu hem de alacaklı bakımından belgelerin baştan eksiksiz ve doğru düzenlenmesi, sürecin sağlığı açısından kritik önemdedir.

Bağlar'da Konkordato Süreci Nasıl İşler? Adım Adım

Konkordato süreci, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda tipik akış özetlenmiştir; her dosyanın niteliğine göre bazı adımlar ve süreler farklılık gösterebilir:

1
Başvuru ve Belgeler

Borçlu şirket, konkordato ön projesi, mali tablolar, alacaklı-alacak listesi ve bağımsız denetim raporuyla birlikte yetkili ticaret mahkemesine başvurur.

2
Geçici Mühlet

Mahkeme başvuruyu uygun bulursa 3 aylık (2 ay uzayabilen) geçici mühlet verir, geçici komiser atar ve takiplere karşı ilk korumayı sağlar.

3
Kesin Mühlet

İnceleme sonucu başarı ihtimali görülürse 1 yıllık (6 ay uzayabilen) kesin mühlet verilir; alacaklılar kurulu oluşturulabilir.

4
Alacakların Bildirimi

Alacaklılar, alacaklarını komisere bildirir; komiser alacakları inceler, itirazları değerlendirir ve projeyi son hâline getirir.

5
Oylama

Proje alacaklıların oyuna sunulur; kanunda öngörülen alacaklı sayısı ve alacak tutarı çoğunlukları sağlanırsa kabul edilmiş sayılır.

6
Tasdik

Mahkeme projeyi makul, gerçekleşebilir ve alacaklı menfaatine uygun bulursa tasdik eder; tasdikle proje tüm alacaklıları bağlar.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Mühlet içinde borçlunun belirli işlemleri mahkeme izniyle yapması, alacakların süresinde bildirilmesi ve projenin komiser gözetiminde olgunlaştırılması gerekir. Sürecin baştan sona planlı yürütülmesi, hem tasdik ihtimalini artırır hem de olası hak kayıplarını önler.

Yapılandırma Kalemleri ve Alacaklı Sınıfları

Bir yapılandırma projesi, tüm alacaklıları aynı şekilde ele almaz; alacakların niteliğine göre farklı muamele söz konusu olur. Bu ayrımın doğru yapılması, hem projenin adilliği hem de tasdik edilebilirliği bakımından belirleyicidir. Aşağıda uygulamada karşılaşılan başlıca alacak sınıfları ve yapılandırma kalemleri özetlenmiştir:

Rehinli Alacaklar

İpotek veya rehinle güvence altına alınmış alacaklar. Mühlet döneminde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir; ancak muhafaza ve satış kural olarak yapılamaz.

İmtiyazlı Alacaklar

İşçi alacakları, nafaka gibi kanunen öncelik tanınan alacaklar. Bunlara özel koruma ve öncelik tanınır; projede farklı muamele gerekebilir.

Kamu Alacakları

Vergi ve sigorta primi gibi kamu alacakları. Bunların yapılandırmadaki durumu özel kurallara tabidir ve dikkatle değerlendirilmelidir.

Adi (Teminatsız) Alacaklar

Ticari borçlar, sözleşmesel alacaklar gibi teminatsız alacaklar. Vade uzatımı, faiz indirimi veya belli oranda tenzilat gibi kalemler çoğunlukla bu grupta uygulanır.

Yapılandırma projesinde en sık başvurulan kalemler; borçların vadeye yayılması, faizlerin indirilmesi veya durdurulması, anaparadan belli oranda indirim (tenzilat), borcun sermayeye dönüştürülmesi ve ödeme takviminin nakit akışına göre kademelendirilmesidir. Bu kalemlerin alacaklı sınıflarına göre dengeli kurgulanması, hem yeterli oyun toplanmasını hem de mahkeme tasdikini kolaylaştırır. Sınıflandırma ve muamelenin hatalı yapılması ise itiraz ve ret riskini artırır; bu nedenle projenin uzman desteğiyle hazırlanması önemlidir.

Süreç Maliyetini ve Sonucu Etkileyen Etkenler

Şirket kurtarma sürecinin maliyeti ve başarı ihtimali sabit değildir; birçok etkenin birlikte etkisiyle şekillenir. Bu etkenlerin baştan doğru değerlendirilmesi, gerçekçi bir bütçe ve strateji oluşturmak için gereklidir. Aşağıda sonucu ve maliyeti etkileyen başlıca unsurlar özetlenmiştir:

İlk olarak borç yapısı ve büyüklüğü belirleyicidir. Alacaklı sayısının fazla, alacak yapısının karmaşık (rehinli, kamu, ticari alacakların bir arada olması) olduğu dosyalarda müzakere ve süreç yönetimi daha uzun sürer. İkinci olarak şirketin faaliyet kapasitesi önemlidir; geliri süren ve nakit yaratmaya devam eden bir işletmenin yapılandırma şansı, faaliyeti fiilen durmuş bir şirkete göre yüksektir.

Üçüncü etken zamanlamadır. Sorun erken ele alındığında seçenekler geniş, mali tablo düzeltilebilir ve alacaklılarla müzakere alanı fazladır; sıkıntı derinleştikçe hem seçenekler daralır hem de süreç maliyeti artar. Dördüncüsü, belgelerin ve projenin kalitesidir; gerçekçi ve iyi hazırlanmış bir proje hem komiserin hem de alacaklıların güvenini kazanır. Ayrıca komiser ücreti, bilirkişi ve denetim giderleri, harç ve masraflar ile avukatlık ücreti de toplam maliyeti oluşturur. Bu etkenlerin birlikte değerlendirilmesi, sürece girmeden önce gerçekçi bir tablo görmenizi sağlar.

Zamanaşımı ve Kritik Süreler

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırmada süreler iki katmanda karşımıza çıkar: yapılandırma sürecinin kendi usul süreleri ile alacakların esasına ilişkin zamanaşımı süreleri. Aşağıdaki tablo, konkordato sürecindeki başlıca mühlet ve süre başlıklarını genel biçimde özetler; her dosyada mahkeme kararına göre uzatma ve farklılıklar olabilir:

Aşama / İşlemSüre (Genel)
Geçici mühlet3 ay; gerektiğinde en fazla 2 ay uzatılabilir.
Kesin mühlet1 yıl; haklı hâllerde 6 ay daha uzatılabilir.
İlama dayalı alacaklarda zamanaşımıKural olarak 10 yıl.
Dönemsel edim ve bazı ticari alacaklarKural olarak 5 yıl.
Kambiyo senetleri (çek, bono)Türüne göre daha kısa özel süreler.

Usul süreleri, konkordato sürecinin akışını doğrudan belirler. Mühlet içinde alacakların bildirilmesi, komiserin raporlarını sunması ve projenin oylanması belirli takvimlere bağlıdır; bu takvimlerin kaçırılması hem alacaklılar hem de borçlu bakımından hak kaybına yol açabilir. Ayrıca borca batıklık durumunun süresinde mahkemeye bildirilmesi, yönetici sorumluluğunu doğrudan ilgilendiren kritik bir süre konusudur.

Zamanaşımı süreleri ise alacağın hukuki niteliğine göre değişir ve mühlet döneminde işleyişleri özel kurallara tabi olabilir. Mühlet içinde bazı sürelerin durması söz konusu olabildiğinden, alacaklıların haklarını korumak için sürecin dikkatle izlenmesi gerekir. Sürelerin doğru hesaplanması, hem alacaklının hakkını kaybetmemesi hem de borçlunun süre def'ilerini zamanında ileri sürebilmesi bakımından belirleyicidir.

Birleşme, Bölünme ve Yapısal Çözümler

Mali sıkıntının aşılmasında yalnızca borç yapılandırması değil, şirketin hukuki yapısının yeniden düzenlenmesi de bir çözüm olabilir. Türk Ticaret Kanunu; birleşme, bölünme ve tür değiştirme gibi yapısal işlemleri düzenler ve bunlar bir kurtarma stratejisinin parçası olarak kullanılabilir. Örneğin mali açıdan güçlü bir şirketle birleşme, zor durumdaki şirketin faaliyetini sürdürmesine ve borçlarını karşılamasına imkân tanıyabilir.

Bölünme ise şirketin sağlıklı ve sürdürülebilir faaliyetlerini, sorunlu kısımdan ayırarak korumaya yarayabilir. Kısmi bölünmeyle belirli bir faaliyet dalı ayrı bir şirkete aktarılabilir; bu, hem değerin korunmasını hem de yatırımcı veya ortak bulunmasını kolaylaştırabilir. Ancak birleşme ve bölünme işlemlerinde alacaklıların korunmasına ilişkin özel hükümler bulunur; işlemden zarar görebilecek alacaklıların teminat isteme hakkı gibi güvenceler dikkate alınmalıdır.

Bu yapısal çözümler; genel kurul kararları, birleşme veya bölünme sözleşmeleri, uzman raporları ve ticaret siciline tescil gibi çok sayıda teknik aşama içerir. Ayrıca yapılan işlemin mali sıkıntı döneminde alacaklıların menfaatini zedelememesi, ileride tasarrufun iptali gibi tartışmalara yol açmaması bakımından önemlidir. Bu nedenle yapısal çözümlerin, mali ve hukuki analizle birlikte, alacaklı haklarını da gözeterek kurgulanması gerekir.

Gerekli Belgeler

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma sürecinde gereken belgeler, seçilen araca (konkordato, mali yeniden yapılandırma, yapısal işlem) göre değişir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut dosyanızda ek belgeler gerekebilir:

Konkordato İçin

Konkordato ön projesi, güncel bilanço ve gelir tablosu, nakit akış tablosu, alacaklı ve alacak listesi, malvarlığı durumunu gösteren belgeler ve makul güvence veren bağımsız denetim raporu.

Mali Yeniden Yapılandırma İçin

Borç ve alacak dökümü, banka-finans kuruluşu kredileri listesi, mali analiz ve fizibilite raporları ile ödeme planı önerisi.

Birleşme / Bölünme İçin

Genel kurul kararları, birleşme veya bölünme sözleşmesi/planı, uzman ve denetim raporları, güncel mali tablolar ve tescil-ilan belgeleri.

Temsil İçin

Yetkili organ kararı, imza sirküleri, avukatla takip hâlinde vekâletname ve şirket yetkililerine ait iletişim belgeleri.

Belgelerin eksiksiz, güncel ve tutarlı olması, sürecin sağlıklı ilerlemesi için belirleyicidir. Özellikle mali tabloların gerçeği yansıtması ve projenin bu tablolarla uyumlu olması, mahkemenin ve alacaklıların güvenini doğrudan etkiler. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru araç ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Bağlar'da Şirket Kurtarma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma; hukuk, muhasebe ve müzakere becerisini bir araya getiren, süreye duyarlı ve çok aşamalı bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alandaki deneyimi ve mali süreçleri okuma becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

Konkordato, mali yeniden yapılandırma, borca batıklık ve şirketler hukuku (birleşme-bölünme) süreçlerinde benzer dosya deneyimi.

Süreç ve Takvim

Mühlet sürelerinin nasıl yönetileceği, proje ve müzakere takvimi, dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

İletişim ve Şeffaflık

Gelişmelerin nasıl bildirileceği, komiser ve alacaklılarla iletişim yönetimi, masraf ve vekâlet ücretinin baştan yazılı açıklanması.

Yerel Deneyim

Bağlar ve Diyarbakır Adliyesi yargı çevresindeki ticaret mahkemesi uygulamalarına aşinalık ve mali danışmanlarla eşgüdüm.

İlk görüşmede dosyanızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası sonuç senaryolarını ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da "kurtarma garantisi" gibi vaatler yerine, sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • Şirketimin durumuna hangi yapılandırma aracı (konkordato, mali yeniden yapılandırma, yapısal işlem) uygun ve neden?
  • Borca batıklık ya da sermaye kaybı riski varsa hangi süreleri gözetmeliyim?
  • Sürecin tahmini aşamaları, süreleri ve maliyet kalemleri nelerdir?
  • Yönetici ve ortak olarak kişisel sorumluluk riskim nedir, nasıl yönetilir?
  • Yapılandırma başarısız olursa hangi seçenekler devreye girer?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Nihai kararı, şirketinizin mali ve hukuki durumunu bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

Şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Konkordato türleri, geçici ve kesin mühlet, komiser, alacaklılar kurulu, tasdik ve iflasa ilişkin temel hükümler.
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Sermaye kaybı ve borca batıklık, birleşme, bölünme, tür değiştirme ve yönetici sorumluluğuna ilişkin hükümler.
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Borç ilişkileri, ifa, temerrüt, borcun sona ermesi ve zamanaşımına ilişkin genel hükümler.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Konkordato ve ilgili davalarda uygulanan yargılama usulü ve genel muhakeme kuralları.
  • İlgili Yönetmelik ve Tebliğler
    Konkordato komiserliği, alacaklılar kurulu, bağımsız denetim ve mali yeniden yapılandırmaya ilişkin ikincil düzenlemeler.

Mevzuatın yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle konkordatonun tasdik koşulları, mühletin kapsamı, borca batıklık bildirimi ve yönetici sorumluluğu gibi konularda içtihatların dikkate alınması, dosyanın doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, şirket kurtarma ve yeniden yapılandırma alanında yargı uygulamasında öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · Projenin Gerçekleşebilirliği

Konkordatonun tasdiki için sunulan projenin makul, ciddi ve gerçekleşebilir olması aranır; dayanaktan yoksun ya da aşırı iyimser projeler tasdik edilmeyebilir.

İlke · Mühletin Kapsamı

Mühlet kararı kural olarak takipleri durdurur; ancak rehinli alacaklarda rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilse de muhafaza ve satış kural olarak yapılamaz.

İlke · Alacaklı Menfaati Dengesi

Tasdik değerlendirmesinde, alacaklıların konkordatoyla elde edeceğinin iflastaki tahsilat ihtimalinden daha az olmaması gözetilir; denge bozulursa tasdik tartışmalı hâle gelir.

İlke · Borca Batıklık Bildirimi

Yönetim organının borca batıklık durumunu süresinde ve usulüne uygun bildirmesi beklenir; bildirimin ihmali yönetici sorumluluğu bakımından değerlendirilebilir.

Bu ilkeler, içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihatların değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut olayınız için bir avukattan güncel içtihat analizi almanız yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular

Bağlar'da konkordato başvurusu hangi mahkemeye yapılır?

Konkordato talebi, sermaye şirketleri ve kooperatifler bakımından şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine yapılır. Başvuruyu ödeme güçlüğü içindeki borçlu şirket yapabileceği gibi, alacaklılar da borçlu hakkında konkordato talep edebilir. Başvuruya konkordato ön projesi, güncel bilanço ve mali tablolar, alacaklı ve alacak listesi ile makul güvence veren bağımsız denetim raporu eklenmelidir. Bağlar'da merkezi bulunan şirketlerin başvuruları, yetki kurallarına göre Diyarbakır Adliyesi yargı çevresindeki ticaret mahkemesinde görülür. Mahkeme, eksiksiz başvuruda geçici mühlet kararı vererek süreci başlatır.

Konkordato ile iflasın ertelenmesi arasındaki fark nedir?

İflasın ertelenmesi kurumu, 7101 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunundan kaldırılmıştır; artık borca batık sermaye şirketleri için başvurulabilecek koruma yolu esas olarak konkordatodur. Konkordato, borçlu şirketin faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasına ve alacaklılarla belli bir çoğunlukla anlaşarak mahkemece tasdik edilen bir projeye bağlanmasına imkân tanır. İflasın ertelenmesinde amaç iflası geçici olarak durdurup mali durumu iyileştirmekti; konkordatoda ise borçlu ile alacaklıların ortak iradesiyle kalıcı bir yapılandırma hedeflenir. Bu nedenle bugün için doğru başvuru yolu ve strateji, güncel konkordato hükümleri çerçevesinde belirlenmelidir.

Geçici mühlet ve kesin mühlet ne işe yarar, süreleri nedir?

Mahkeme, konkordato başvurusunu usulüne uygun bulursa önce geçici mühlet verir; bu mühlet üç aydır ve gerektiğinde en fazla iki ay daha uzatılabilir. Geçici mühlet döneminde geçici konkordato komiseri atanır ve borçlunun malvarlığı koruma altına alınır. Komiserin raporu ve alacaklıların görüşü değerlendirildikten sonra koşullar sağlanıyorsa kesin mühlet kararı verilir; kesin mühlet bir yıldır ve haklı sebeplerle altı ay daha uzatılabilir. Mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak takip yapılamaz, başlamış takipler durur ve bazı sözleşmeler korunur. Bu süreler, şirketin nefes alarak yapılandırma projesini hayata geçirmesi için tanınmıştır.

Konkordato mühleti alacaklıların takiplerini durdurur mu?

Evet. Geçici veya kesin mühlet kararıyla birlikte, kural olarak borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz ve daha önce başlatılmış takipler durur; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları da uygulanamaz. Bu koruma, şirketin varlıklarının dağılmasını önleyerek yapılandırmaya zaman kazandırır. Ancak bazı istisnalar vardır: rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya devam edebilir, fakat muhafaza ve satış yapılamaz. Ayrıca işçi alacakları ile nafaka gibi bazı alacaklar özel korumaya tabidir. Mühletin kapsamı ve istisnaları teknik olduğundan, alacaklı ve borçlu bakımından hakların bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.

Sermaye kaybı ve borca batıklık ne anlama gelir?

Türk Ticaret Kanunu, sermaye şirketlerinin mali durumundaki bozulmaya bağlı kademeli yükümlülükler öngörür. Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedeklerin belirli oranda karşılıksız kalması hâlinde yönetim organı genel kurulu toplantıya çağırıp durumu bildirmek ve iyileştirici önlemleri sunmakla yükümlüdür. Şirketin aktifleri, alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmiyorsa borca batıklık söz konusudur; bu durumda ara bilanço düzenlenir ve kural olarak durumun mahkemeye bildirilmesi gerekir. Ancak alacaklıların alacaklarının sırasını sonraya bırakması gibi tedbirlerle veya konkordato yoluyla iflastan kaçınmak mümkün olabilir. Bu değerlendirme, muhasebe ve hukukun birlikte ele alınmasını gerektirir.

Mali yeniden yapılandırma ile konkordato aynı şey midir?

Hayır, ikisi farklı araçlardır. Konkordato, mahkeme denetiminde yürüyen, mühlet ve komiser içeren yargısal bir süreçtir ve tasdik kararıyla tüm alacaklıları bağlar. Mali yeniden yapılandırma ise özellikle finansal kesimle (banka ve finans kuruluşları) borçların çerçeve anlaşmalar temelinde yeniden vadelendirilmesini ifade eder ve daha çok sözleşmesel niteliktedir. Bunların dışında şirketler; borçların ertelenmesi, faiz indirimi, borcun sermayeye dönüştürülmesi, varlık satışı, birleşme veya bölünme gibi ticaret hukuku araçlarıyla da yapılandırmaya gidebilir. Hangi aracın uygun olduğu; borç yapısına, alacaklıların niteliğine ve şirketin faaliyetini sürdürme kapasitesine göre belirlenir.

Konkordato komiserinin görevi nedir?

Konkordato komiseri, mahkeme tarafından atanan ve süreci denetleyen bağımsız kişidir; alacaklı sayısı ve dosyanın niteliğine göre birden fazla komiser de atanabilir. Komiser, konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunur, borçlunun faaliyetlerini gözetir, alacaklıları toplantıya çağırır ve alacakların incelenip bildirilmesini sağlar. Borçlunun mühlet kararına ve komiser talimatlarına aykırı davranması hâlinde durumu mahkemeye bildirir. Komiser ayrıca mühletin sonunda mahkemeye rapor sunarak konkordatonun tasdik edilip edilmemesi konusunda görüş bildirir. Bu görev, sürecin şeffaf ve alacaklıların menfaatini gözetecek şekilde ilerlemesini sağlamayı amaçlar.

Konkordato projesi hangi çoğunlukla kabul edilir?

Konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmiş sayılabilmesi için kanunda öngörülen çoğunlukların sağlanması gerekir. Kayıtlı alacaklıların ve alacak tutarının belli oranlarda projeye olumlu oy vermesi aranır; kanun, alacaklı sayısı ve alacak miktarı bakımından iki alternatif çoğunluk öngörmüştür. Rehinli alacaklılar, kamu alacakları ve imtiyazlı alacaklar bakımından özel kurallar bulunur. Alacaklılar kurulunun kabulüyle proje mahkemeye sunulur; mahkeme, projenin makul, alacaklıların menfaatine uygun ve gerçekleşebilir olduğunu değerlendirerek tasdik kararı verir. Tasdik edilen konkordato, oy vermeyen ve karşı oy kullanan alacaklıları da bağlar. Çoğunluk hesabı teknik olduğundan uzman desteği önem taşır.

Şirket kurtarma sürecinde yönetici ve ortakların sorumluluğu var mıdır?

Evet, mali sıkıntı dönemlerinde yönetici ve ortakların yükümlülükleri özel önem taşır. Sermaye kaybı ve borca batıklık hâllerinde yönetim organının genel kurulu toplaması, durumu bildirmesi ve gerekli önlemleri sunması yasal bir görevdir; bu görevlerin ihmali sorumluluk doğurabilir. Ayrıca borca batıklık durumunun süresinde mahkemeye bildirilmemesi, yöneticiler bakımından hukuki sorumluluğa yol açabilir. Vergi ve sigorta primi gibi kamu borçlarında kanuni temsilcinin sorumluluğu da gündeme gelebilir. Bu nedenle yapılandırma sürecinin, hem şirketi korumak hem de yöneticilerin kişisel sorumluluk risklerini yönetmek amacıyla erken ve planlı biçimde bir avukatla yürütülmesi önerilir.

Yapılandırma başarısız olursa şirketi ne bekler?

Konkordato talebi reddedilir, mühlet kaldırılır ya da tasdik edilmezse ve şirket iflasa tabi bir borçluysa mahkeme kural olarak resen iflas kararı verebilir. İflasla birlikte şirketin haczedilebilir tüm malvarlığı iflas masasını oluşturur ve iflas idaresi eliyle satılarak alacaklılara sıra ve imtiyaz kurallarına göre paylaştırılır. Bununla birlikte her başarısız yapılandırma girişimi doğrudan iflasla sonuçlanmaz; şirket başka bir yapılandırma aracına yönelebilir veya alacaklılarla ikili anlaşmalar yapabilir. Sonucun ne olacağı, şirketin borç yapısına, varlıklarına ve faaliyetini sürdürme kapasitesine bağlıdır. Bu nedenle sürecin baştan gerçekçi bir fizibilite ve strateji ile kurgulanması, başarısızlık riskini azaltmak açısından önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar