Güngören Konut Hukuku Avukatları
Güngören, İstanbul ilçesinde konut hukuku alanında hizmet veren 355 avukat. Konut satışı, ayıplı konut, kentsel dönüşüm ve kat mülkiyeti uyuşmazlıklarıyla inceleyin.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 70463 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 66732 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 68806 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 95287 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 22687 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 84763 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu bünyesinde 80240 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 58667 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 72323 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu bünyesinde 90272 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 88618 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 94078 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 100112 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul Barosu'nun 46443 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 59312 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 68327 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu'nun 63272 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 26015 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 44884 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 70617 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 26954 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 45896 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
71059 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
90170 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 13247 sicil numaralı üyesidir.
17189 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 73595 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 58970 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 70500 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 83157 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 53278 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul Barosu'nun 18786 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 61291 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 38044 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 20814 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 23487 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 96865 sicil numaralı üyesidir.
90428 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu'nun 83833 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
84554 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul Barosu bünyesinde 77750 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.
100291 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
97970 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
29481 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
21459 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
53617 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 91788 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 51134 sicil numaralı üyesidir.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 32749 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 27257 sicil numarasıyla kayıtlıdır.
Güngören, İstanbul Konut Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber
Bu rehber, Güngören (İstanbul) bölgesinde konut hukuku uyuşmazlıklarını; konut satışı ve tapu devri, ayıplı konut, konut satış vaadi, kentsel dönüşüm, kat mülkiyeti ve site yönetimi, TOKİ ve toplu konut sözleşmeleri, konut kredisi ve ipotek ile imar ve iskân sorunları açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, konutla ilgili uyuşmazlığınızın baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.
- Görevli mahkeme değişir: Tapu ve ayıp uyuşmazlıkları Asliye Hukuk, kat mülkiyeti Sulh Hukuk, kentsel dönüşüm İdare Mahkemesi.
- Satış vaadi: Konut satış vaadi noterde düzenlenmeli; tapuya şerh alıcıyı güçlendirir.
- Ayıplı konut: Dönme, bedel indirimi, onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme talep edilebilir.
- Yer: Güngören taşınmazlarına ilişkin davalar Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.
Konut Hukuku Nedir? Kapsamı
Konut hukuku; bir konutun edinilmesi, kullanılması, elden çıkarılması ve konutla ilgili ortak yaşam ilişkilerini düzenleyen kuralların bütününü ifade eden geniş bir alandır. Tek bir kanunda toplanmamıştır; Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, İmar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve kentsel dönüşüme ilişkin özel düzenlemeler bir arada uygulanır. Bu nedenle konut uyuşmazlıkları, birden çok hukuk dalını aynı anda ilgilendirebilir.
Konut, insanların barınma ihtiyacını karşılayan temel bir değer olduğu kadar, çoğu kişi için en büyük ekonomik varlıktır. Bu ikili nitelik, konutla ilgili uyuşmazlıkların hem hukuki hem de mali açıdan hassas olmasına yol açar. Bir konutun satın alınması, teslim alınması, kat maliki olarak kullanılması, kentsel dönüşüme girmesi veya kredi ile finanse edilmesi aşamalarının her birinde farklı hukuki riskler doğar. Aşağıda bu alanda en sık görülen uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:
Konut uyuşmazlıklarında talepler çoğu zaman iç içe geçer: ayıplı bir konutun satışında hem bedel indirimi hem de tapu düzeltimi gündeme gelebilir; kentsel dönüşüme giren bir bina hem idari itiraz hem de kat malikleri arasındaki anlaşma sorunlarını doğurabilir. Bu bağlantı nedeniyle dosyanın parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Ayrıca konut davalarında görevli mahkemenin uyuşmazlığın türüne göre değişmesi, doğru mahkemenin baştan seçilmesini zorunlu kılar; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanarak aylarca süren gecikmelere yol açabilir.
Konut Satışı ve Tapu Devri
Türk hukukunda taşınmaz mülkiyeti, kural olarak tapu müdürlüğünde düzenlenen resmi senet (resmi satış işlemi) ve tescil ile alıcıya geçer. Tarafların kendi aralarında düzenledikleri adi yazılı sözleşmeler, harici satış olarak nitelendirilir ve tek başına mülkiyeti geçirmez. Bu nedenle konut alım satımında en güvenli yol, bedelin ödenmesi ile tapu devrinin eş zamanlı yürütülmesidir.
Satıştan önce tapu kaydının incelenmesi büyük önem taşır. Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, satış vaadi şerhi, aile konutu şerhi veya intifa hakkı gibi yükler bulunabilir. Bu takyidatların varlığı, alıcının haklarını doğrudan etkiler. Ayrıca taşınmazın imar durumu, iskân (yapı kullanma izin belgesi) bulunup bulunmadığı ve kat mülkiyetine geçilip geçilmediği de satıştan önce netleştirilmelidir. İskânsız ya da imara aykırı bir konut, sonradan ciddi sorunlar doğurabilir.
Satıcı, tapu devri taahhüdüne rağmen mülkiyeti geçirmezse veya taşınmaz muvazaalı biçimde başkasına devredilmişse, alıcı tapu iptali ve tescil davası açabilir. Aynı şekilde, mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan görünürdeki satışlar da tapu iptali davalarına konu olur. Bu davalarda tapu kayıtları, ödeme belgeleri, tanık beyanları ve tarafların gerçek iradesi birlikte değerlendirilir.
Ayıplı Konut ve Satıcının Sorumluluğu
Ayıplı konut, sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip olmayan ya da kullanım amacını önemli ölçüde azaltan kusurlar taşıyan konuttur. Ayıplar açık veya gizli olabilir. Açık ayıplar teslim sırasında gözle görülebilen kusurlardır ve teslim alındıktan sonra makul sürede bildirilmelidir. Gizli ayıplar ise sonradan ortaya çıkan; su ve ısı yalıtımı sorunları, taşıyıcı sistemde kusur, nem ve küf, ruhsata aykırılık gibi kusurlardır.
Konutun ayıplı çıkması hâlinde alıcının seçimlik hakları vardır: satıştan dönme (sözleşmeyi geriye etkili biçimde ortadan kaldırma), satış bedelinde ayıp oranında indirim isteme, ayıbın ücretsiz giderilmesini talep etme ve koşulları varsa konutun ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini isteme. Hangi hakkın kullanılacağı, ayıbın niteliğine ve giderilebilir olup olmamasına göre değerlendirilir. Bu değerlendirmede teknik bilirkişi raporu genellikle belirleyici olur.
Ayıptan doğan haklarda, ayıbın öğrenilmesinden sonra satıcıya bildirimde bulunulması önemlidir. Kural olarak taşınmazlarda ayıp sorumluluğu belirli bir süreyle sınırlıdır; ancak satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse zamanaşımından yararlanamaz. Bu nedenle ayıbın fark edildiği anda kayıt altına alınması ve süresinde harekete geçilmesi hak kaybını önler.
Konut Satış Vaadi Sözleşmesi
Konut satış vaadi sözleşmesi, tarafların ileride bir konutun tapuda satışını yapmayı karşılıklı olarak taahhüt ettikleri bir ön sözleşmedir. Özellikle inşaat hâlindeki konutların satışında, taksitli alımlarda ve tapu devrinin ileri bir tarihe bırakıldığı durumlarda sık kullanılır. Satış vaadi tek başına mülkiyeti geçirmez; yalnızca tarafların birbirinden asıl satışın yapılmasını talep hakkını doğurur.
Satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi şekilde, yani noter tarafından düzenlenmesi gerekir. Adi yazılı olarak yapılan satış vaadi kural olarak geçersizdir. Sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edilmesi ise alıcıya güçlü bir koruma sağlar; şerh sayesinde vaad, sonraki maliklere ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle gelir ve alıcının hakkı taşınmazla birlikte korunur.
Satıcı, satış vaadine rağmen tapu devrini yapmaktan kaçınırsa, alıcı tapu iptali ve tescil davası açarak mahkeme kararıyla mülkiyeti kendi adına geçirebilir. Bu davada, satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği, ödemelerin yapılıp yapılmadığı ve tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği incelenir. Satış vaadinden doğan taleplerin belirli bir zamanaşımı süresine tabi olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.
Kentsel Dönüşüm ve Riskli Yapı Süreci
Kentsel dönüşüm; can ve mal güvenliğini tehdit eden riskli yapıların ve alanların yenilenmesini amaçlayan, kamu yararına dayalı özel bir süreçtir. Sürecin başlangıcı çoğunlukla bir yapının riskli yapı olarak tespit edilmesidir. Tespit, yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılır ve ilgili idareye bildirilerek maliklere tebliğ edilir. Riskli yapı ilan edilen bina, kanunda öngörülen süreçler işletilerek yıkımı ve yeniden yapımı gündemine alınır.
Riskli yapı tespitine karşı, tebliğ tarihinden itibaren kanunda belirlenen süre içinde idareye itiraz edilebilir; itirazlar teknik heyetçe değerlendirilir. İtirazın reddi veya idari işlemin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, işlemin iptali için İdare Mahkemesi'nde dava açılabilir. Sürecin idari nitelik taşıması ve sürelerin kısa olması nedeniyle, tespitin tebliğinin hemen ardından hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.
Kentsel dönüşümde uyuşmazlıklar yalnızca idareyle değil, maliklerin kendi aralarında da ortaya çıkar. Bina ortak karar alma, müteahhitle yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin koşulları, paylaşım oranları ve dönüşüm sürecinde kiracıların durumu sık çekişme konularıdır. Kanun, belirli bir çoğunlukla alınan kararların uygulanabilmesi için özel mekanizmalar öngörmüştür; bu mekanizmaların doğru işletilmesi malik haklarının korunması bakımından kritik önemdedir.
Kentsel dönüşümde malikler, arsalarını müteahhide vererek karşılığında bağımsız bölüm alabilir. Bu sözleşmelerde teslim tarihi, gecikme yaptırımı, imalat kalitesi, kat irtifakı ve tapu devir koşulları açıkça belirlenmelidir. Belirsiz veya malik aleyhine hükümler, sonradan ciddi uyuşmazlıklara yol açar.
Kat Mülkiyeti, Site ve Apartman Yönetimi
Bir binada birden çok bağımsız bölüm bulunduğunda, malikler arasındaki ilişki Kat Mülkiyeti Kanunu ile düzenlenir. Bu kanun; ortak yerlerin kullanımı, ortak giderlere katılım, yönetim planı, kat malikleri kurulu kararları, yönetici seçimi ve denetimi gibi konuları kapsar. Kat mülkiyetine geçilmiş bir yapıda her bağımsız bölüm ayrı bir mülkiyet konusu olsa da, ortak alanlar bakımından maliklerin karşılıklı yükümlülükleri bulunur.
Uygulamada en sık görülen uyuşmazlıklar; aidat ve ortak gider borçlarının ödenmemesi, ortak alanların (çatı, cephe, otopark, bahçe) usulsüz kullanımı, projeye aykırı tadilatlar, gürültü ve rahatsızlık verici kullanımlar ile yönetici kararlarına ilişkin anlaşmazlıklardır. Kat malikleri kurulunun aldığı kararlara karşı, karara aykırı bulan malikler kanunda öngörülen süre içinde iptal davası açabilir. Bu davalar Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
Kat Maliki Hakları
Bağımsız bölümü serbestçe kullanma, ortak alanlardan yararlanma, yönetim ve denetime katılma, kurul kararlarına karşı iptal davası açma ve yöneticiden hesap sorma hakları.
Kat Maliki Yükümlülükleri
Ortak gider ve aidatları ödeme, ortak alanlara zarar vermeme, projeye aykırı değişiklik yapmama ve komşuları rahatsız edecek kullanımlardan kaçınma yükümlülükleri.
Aidatını ısrarla ödemeyen kat malikine karşı yönetim, icra takibi başlatabilir ve kanunda öngörülen oranda gecikme tazminatı isteyebilir. Ödenmeyen ortak gider alacakları taşınmaz üzerinde güçlü bir güvence sağlar. Ortak yaşamı çekilmez hâle getiren, borçlarını sürekli ödemeyen malike karşı ise, çok ağır koşullarla, bağımsız bölümün devri (tahliye ve satış) davası dahi gündeme gelebilir.
TOKİ ve Toplu Konut Uyuşmazlıkları
TOKİ ve benzeri toplu konut projeleri, çok sayıda alıcıyı ilgilendiren standart sözleşmelerle yürütülür. Bu projelerde alıcılar; teslim tarihinin gecikmesi, projeye ve tanıtıma aykırı imalat, metrekare eksikliği, ortak alan ve sosyal donatıların eksik bırakılması, fiyat farkı talepleri ve tapu devrinin geciktirilmesi gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bu uyuşmazlıklarda sözleşme, ödeme planı, teslim tutanakları ve tanıtım materyalleri birlikte değerlendirilir.
Sözleşmeye aykırılık bulunması hâlinde alıcı, duruma göre gecikme tazminatı, bedelde indirim veya ayıbın giderilmesini talep edebilir; koşulları varsa sözleşmeden dönme de mümkün olabilir. Alıcının tüketici sıfatı taşıması hâlinde, uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyeti veya Tüketici Mahkemesi devreye girer. Bu nedenle tarafların sıfatının ve sözleşmenin niteliğinin doğru belirlenmesi, başvurulacak merciin tayini bakımından önemlidir.
Toplu konut sözleşmelerinde, alıcı aleyhine haksız koşulların bulunması sık rastlanan bir durumdur. Tüketici mevzuatı, sözleşmede yer alan ve alıcıyı dürüstlük kuralına aykırı biçimde dengesiz duruma sokan haksız şartların bağlayıcı olmayacağını öngörür. Bu nedenle standart sözleşmeler imzalanmadan önce dikkatle incelenmeli, imzalandıktan sonra uyuşmazlık çıktığında ise haksız şart denetimi gündeme getirilmelidir.
Konut Kredisi ve İpotek
Konut edinmenin en yaygın yollarından biri konut kredisidir. Kredi kullanımında, kredi borcunun güvencesi olarak satın alınan taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edilir. İpotek, taşınmazın mülkiyetini etkilemez; malik konutu kullanmaya ve tasarruf etmeye devam eder, ancak borç ödenmediğinde banka ipotekli taşınmazı paraya çevirterek alacağını tahsil edebilir.
Kredi borcunun tamamen ödenmesinin ardından, bankanın vereceği fek (ipoteğin kaldırılması) yazısıyla ipotek tapudan terkin edilir. Borç kapatıldığı hâlde ipoteğin fekki gecikirse, malik bankadan fek belgesini talep edebilir; gerekirse bu belgenin verilmesi ve ipoteğin terkini için hukuki yola başvurabilir. İpotekli bir konut satın alınacaksa, mevcut ipoteğin bakiyesi ve devir koşulları satıştan önce netleştirilmeli, işlem alıcının haklarını koruyacak şekilde kurgulanmalıdır.
Konut kredisi sözleşmelerinde faiz, masraf ve sigorta kalemleri; erken ödeme koşulları ve temerrüt hâlinde uygulanacak yaptırımlar açıkça incelenmelidir. Tüketici konumundaki kredi kullananlar bakımından, haksız veya usulsüz alınan masrafların iadesi talep edilebilir.
İmar, İskân ve Yapı Kullanma İzni Sorunları
Bir konutun hukuki değeri, yalnızca fiziki durumuyla değil, imar mevzuatına uygunluğuyla da ölçülür. Ruhsatına ve projesine uygun yapılmış, yapı kullanma izin belgesi (iskân) almış bir konut, hem kullanım hem de satış bakımından sorunsuzdur. Buna karşılık ruhsatsız, ruhsata aykırı ya da iskânı bulunmayan konutlar; abonelik, satış ve kredi süreçlerinde ciddi engellerle karşılaşabilir.
İmara aykırı yapılar için idare, çeşitli yaptırımlar (para cezası, mühürleme, yıkım) uygulayabilir. Kimi dönemlerde imar barışı benzeri düzenlemelerle mevcut aykırılıkların kayıt altına alınması ve belirli koşullarla yapı kayıt belgesi verilmesi imkânı getirilmiştir; ancak bu belge, yapının imar mevzuatına tam uygun hâle geldiği anlamına gelmez ve süreklilik taşımayabilir. Bu nedenle konut alımında yapının imar ve iskân durumu mutlaka araştırılmalıdır.
İskânsız veya imara aykırı bir konut satın alan kişi, satıcının bu durumu gizlemesi hâlinde ayıba ilişkin haklara başvurabilir. İdari yaptırımlara karşı ise İdare Mahkemesi'nde dava yolu açıktır. Konut hukuku ile idare hukukunun kesiştiği bu alanda, doğru merciin ve doğru dava türünün belirlenmesi sonucu doğrudan etkiler.
Güngören'da Konut Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Konut uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, uyuşmazlığın türüne göre değişir. Doğru mahkemenin seçilmesi, görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:
| Uyuşmazlık Türü | Görevli Mahkeme |
|---|---|
| Tapu iptali ve tescil | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Ayıplı konut (satıcıya karşı) | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Ayıplı konut (tüketici işlemi) | Tüketici Mahkemesi |
| Konut satış vaadi ve tescil | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Kat mülkiyeti ve aidat uyuşmazlığı | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Kat malikleri kurulu kararının iptali | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Kentsel dönüşüm (idari işlem iptali) | İdare Mahkemesi |
| İpoteğin paraya çevrilmesi / itiraz | İcra Hukuk Mahkemesi |
Görüldüğü üzere konut hukuku, tek bir mahkemeye bağlı değildir. Mülkiyet ve sözleşme uyuşmazlıkları Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, kat mülkiyeti ilişkileri Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, tüketici işlemi niteliğindeki konut satışları Tüketici Mahkemesi'nde, kentsel dönüşüm kaynaklı idari işlemler ise İdare Mahkemesi'nde görülür. Yetki bakımından taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Güngören sınırları içindeki bir taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil, ayıplı konut, satış vaadi, kat mülkiyeti veya kentsel dönüşüm davaları, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer esas alınarak Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır. Doğru mahkemenin ve doğru dava türünün seçilmesi, gereksiz zaman kaybını önler.
Konut Davası Süreci — Adım Adım
Konut davaları, uyuşmazlığın türüne göre farklı usullere tabidir; ancak birçok uyuşmazlıkta keşif ve bilirkişi incelemesi belirleyici rol oynar. Tipik aşamalar şöyledir:
Tapu kaydı, sözleşme, ödeme belgeleri, imar ve iskân durumu incelenir; uyuşmazlığın türü ve görevli mahkeme belirlenir.
Dava türüne göre zorunlu ise arabuluculuk aşaması işletilir; anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınır.
Talep (tescil, ayıp, iptal, tazminat), hukuki sebep ve deliller belirtilerek görevli mahkemede dava açılır.
Karşı taraf cevap verir; tapu kayıtları, tanık, keşif ve teknik belgeler dosyaya kazandırılır.
Ayıp, imalat ve değer uyuşmazlıklarında keşif yapılır ve teknik bilirkişi raporu alınır.
Mahkeme talep yönünden hükmünü kurar; karara karşı koşulları varsa istinaf ve temyiz yoluna gidilebilir.
Sürecin en belirleyici aşaması dava türüne göre değişir. Ayıplı konut ve kentsel dönüşüm davalarında keşif ve bilirkişi incelemesi öne çıkarken, tapu iptali davalarında kayıt incelemesi ve tanık delili önem kazanır. Delillerin baştan eksiksiz sunulması ve doğru mahkemede dava açılması, süreci hem hızlandırır hem de usul reddi risklerini azaltır.
Talep ve Tazminat Kalemleri
Konut uyuşmazlıklarında ileri sürülebilecek talepler, uyuşmazlığın niteliğine göre çeşitlilik gösterir. Doğru talebin belirlenmesi, dosyanın başarısı için baştan önem taşır. Sık gündeme gelen talep kalemleri şunlardır:
Ayıplı konut davalarında dönme, indirim, onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme talepleri arasından uyuşmazlığa uygun olan seçilir. Toplu konut ve kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde teslimin gecikmesi hâlinde gecikme tazminatı gündeme gelir. Tapu uyuşmazlıklarında ise asıl talep mülkiyetin tescili olup, buna ek olarak taşınmazdan yoksun kalınan dönem için ecrimisil (haksız kullanım tazminatı) da istenebilir.
Talep kalemlerinin dava dilekçesinde açık ve doğru biçimde gösterilmesi, harç ve yargılama giderlerinin doğru hesaplanması ve gerektiğinde ıslah (talebin genişletilmesi) imkânının değerlendirilmesi, dosyanın sağlıklı yürütülmesi bakımından önemlidir. Talebin eksik ya da yanlış belirlenmesi, hakkın bir kısmının elde edilememesine yol açabilir.
Tazminat ve Bedel Miktarını Etkileyen Etkenler
Konut uyuşmazlıklarında talep edilebilecek tutarlar, standart bir tabloya bağlı değildir; her dosyanın kendine özgü koşullarına göre belirlenir. Ayıplı konutta bedel indirimi, ayıbın konutun değerini ne ölçüde düşürdüğüne göre; ayıbın giderilmesi talebi ise onarım maliyetine göre hesaplanır. Bu hesaplamalar çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle netleşir.
Gecikme tazminatında; sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi, fiili teslim tarihi, gecikilen süre ve sözleşmede öngörülen yaptırım hükümleri belirleyicidir. Ecrimisil taleplerinde ise taşınmazın rayiç kira değeri, haksız kullanım süresi ve taşınmazın niteliği esas alınır. Tapu iptali davalarında ise asıl amaç mülkiyetin geçirilmesi olduğundan, tazminat çoğu zaman ikincil bir talep olarak yer alır.
Bir konut davasının sonucunda elde edilebilecek tutar, ancak taşınmaz, sözleşme ve deliller incelendikten ve bilirkişi değerlendirmesi yapıldıktan sonra öngörülebilir. Dava öncesinde kesin bir rakam vaadi gerçekçi değildir; sağlıklı bir değerlendirme dosyanın bütününe bakılarak yapılır.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Konut hukukunda süreler, uyuşmazlığın türüne göre önemli farklılıklar gösterir ve bir kısmı hak düşürücü nitelik taşır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan uyuşmazlıklarda dikkat edilmesi gereken süre yaklaşımlarını özetlemektedir. Somut olayda hangi sürenin uygulanacağı mutlaka değerlendirilmelidir:
| Konu | Süre Yaklaşımı |
|---|---|
| Ayıplı taşınmaz sorumluluğu | Kanunda öngörülen süre; ağır kusur/hile hâlinde süreyle bağlı değildir |
| Riskli yapı tespitine itiraz | Tebliğden itibaren kanunda belirlenen kısa süre |
| Kat malikleri kurulu kararının iptali | Kanunda öngörülen kısa hak düşürücü süre |
| Satış vaadinden doğan tescil talebi | Genel zamanaşımı süresine tabi |
| Aidat ve ortak gider alacakları | Dönemsel alacak niteliğiyle beş yıllık süre |
| İdari işlemin iptali (kentsel dönüşüm) | İdari yargıdaki dava açma süresi |
Zamanaşımı, alacağın kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez; borçlunun bunu savunma olarak ileri sürmesi gerekir. Buna karşılık hak düşürücü süreler, geçmesiyle hakkın kendiliğinden ortadan kalkmasına yol açar ve mahkemece resen dikkate alınır. Bu ayrım pratikte çok önemlidir; örneğin kat malikleri kurulu kararının iptali ya da riskli yapı tespitine itiraz gibi konularda sürenin kaçırılması, hakkın tümden kaybına neden olabilir.
Bu nedenle konutla ilgili bir işlem tebliğ edildiğinde veya bir uyuşmazlık fark edildiğinde, sürelerin baştan doğru hesaplanması gerekir. Özellikle idari ve kısa süreli itiraz yolları bakımından, ilk andan itibaren hukuki değerlendirme yapılması hak kaybını önlemenin en etkili yoludur.
Özel Durumlar: Aile Konutu, Ortaklığın Giderilmesi ve Muvazaa
Konut hukukunda bazı özel durumlar, genel kurallardan farklı sonuçlar doğurur. Bunlardan biri aile konutu koruması dır. Eşlerin birlikte yaşadıkları konut aile konutu olarak kabul edilir ve tapuya aile konutu şerhi konulabilir. Bu durumda malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan konutu satamaz veya üzerinde sınırlı ayni hak kuramaz. Bu koruma, evlilik birliğinde ailenin barınma menfaatini güvence altına alır.
Bir diğer özel durum, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu konutlarda ortaklığın giderilmesidir. Miras veya birlikte alım nedeniyle bir konuta birden çok kişi malik olduğunda, paydaşlardan biri ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açabilir. Konut aynen bölünemiyorsa, satış yoluyla paylaşımına karar verilir ve elde edilen bedel paydaşlara payları oranında dağıtılır. Bu davalar Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
Muvazaa (danışıklı işlem) ise özellikle mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan görünürdeki konut satışlarında gündeme gelir. Gerçekte bağış iradesiyle yapıldığı hâlde satış gibi gösterilen devirler, mirasçılar tarafından muris muvazaası iddiasıyla tapu iptali ve tescil davasına konu edilebilir. Bu davalarda tarafların gerçek iradesi, ödeme yapılıp yapılmadığı ve devir koşulları birlikte değerlendirilir.
Gerekli Belgeler ve Deliller
Konut dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:
- Tapu kaydı ve takyidat bilgileri: Güncel tapu senedi, kayıt örneği ve üzerindeki şerh/haciz/ipotek bilgileri.
- Sözleşmeler: Satış sözleşmesi, satış vaadi, kat karşılığı inşaat veya toplu konut sözleşmesi ile ekleri.
- Ödeme belgeleri: Banka dekontları, makbuzlar ve ödeme planına ilişkin kayıtlar.
- İmar ve iskân belgeleri: Ruhsat, yapı kullanma izin belgesi, proje ve varsa yapı kayıt belgesi.
- Teknik rapor ve fotoğraflar: Ayıp iddialarında uzman raporu, keşif öncesi durumu gösteren görüntüler.
- Yönetim belgeleri: Kat mülkiyetinde yönetim planı, kurul kararları ve aidat kayıtları.
- İdari tebligatlar: Kentsel dönüşümde riskli yapı tespiti, itiraz ve idari işlem yazıları.
Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğü, belediye, banka ve ilgili kurumlardan kayıt celbi talep edilebilir.
Güngören'da Konut Avukatı Seçerken
Konut dosyaları; tapu, sözleşme, imar ve teknik değerlendirmenin bir arada yürütülmesini gerektirdiğinden, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:
- Gayrimenkul ve konut deneyimi: Tapu iptali, ayıplı konut, satış vaadi ve kentsel dönüşüm dosyalarında birikim.
- Doğru mahkeme ve süre yönetimi: Uyuşmazlık türüne göre görevli mahkemenin ve kritik sürelerin doğru belirlenmesi.
- Teknik konularda yetkinlik: Bilirkişi ve keşif süreçlerini yönetme, teknik raporları hukuki zemine oturtma becerisi.
- Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
- Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.
İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular
- Uyuşmazlığım hangi mahkemenin görev alanına giriyor ve hangi dava türü uygun?
- Elimdeki tapu, sözleşme ve belgeler talebimi desteklemek için yeterli mi?
- Ayıp veya değer iddiam için bilirkişi incelemesi nasıl yürütülür?
- Kritik bir hak düşürücü süre veya itiraz süresi geçmiş olabilir mi?
- Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?
İlgili Mevzuat
- Türk Medeni Kanunu (4721)
Taşınmaz mülkiyeti, tapu sicili, tescil, aile konutu ve ortaklığın giderilmesi - Türk Borçlar Kanunu (6098)
Satış sözleşmesi, ayıba karşı sorumluluk ve satış vaadinin hukuki temeli - Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
Bağımsız bölüm mülkiyeti, ortak yerler, aidat, yönetim ve kurul kararları - Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (6306)
Riskli yapı tespiti, kentsel dönüşüm süreci ve malik hakları - İmar Kanunu (3194)
Ruhsat, yapı kullanma izni ve imara aykırılık yaptırımları - Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)
Konut satışında tüketici işlemleri, ayıplı mal ve haksız şart denetimi
Emsal İçtihat Yaklaşımları
Mirastan mal kaçırma amacıyla, gerçekte bağış iradesiyle yapıldığı hâlde satış gibi gösterilen taşınmaz devirlerinde, işlemin görünürdeki niteliğine değil tarafların gerçek iradesine bakılması ve mirasçıların tapu iptali ile tescil talep edebileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.
Taşınmazda sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda, satıcının ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemesi hâlinde zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacağı; alıcının seçimlik haklarını kullanabileceği değerlendirmesi.
Aile konutu üzerinde malik olan eşin, diğer eşin açık rızası olmadan yaptığı tasarrufların (satış, ipotek) korunmaya değer üçüncü kişi menfaatleri saklı kalmak üzere geçersiz sayılabileceği yönündeki yaklaşım.
Sıkça Sorulan Sorular
Güngören'da konut hukuku davaları hangi mahkemede açılır?
Konut hukuku geniş bir alandır ve uyuşmazlığın türüne göre görevli mahkeme değişir. Konut satışından doğan tapu iptali ve tescil, ayıplı konut ve satış vaadi gibi mülkiyet ve sözleşme uyuşmazlıkları kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Kat mülkiyetinden, site ve apartman yönetiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Kentsel dönüşüm kapsamındaki idari işlemlere karşı açılan davalar İdare Mahkemesi'nde açılır. Güngören sınırlarındaki bir taşınmaza ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yer esas alınarak Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede görülür.
Satın aldığım konutta gizli ayıp çıkarsa ne yapabilirim?
Teslim aldığınız konutta sonradan ortaya çıkan gizli bir ayıp (örneğin su yalıtımı sorunu, taşıyıcı sistemde kusur, ruhsata aykırılık) bulunduğunda birkaç seçeneğiniz vardır. Satıştan dönebilir, satış bedelinde indirim isteyebilir, ayıbın giderilmesini talep edebilir veya koşulları varsa ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini isteyebilirsiniz. Ayıbı öğrendikten sonra makul sürede satıcıya bildirimde bulunmanız önemlidir. Ağır kusur ya da ayıbın hile ile gizlenmesi söz konusuysa, zamanaşımı bakımından satıcı daha uzun süre sorumlu tutulabilir. Talebinizi belirlemeden önce bilirkişi incelemesi ve teknik rapor genellikle belirleyici olur.
Konut satış vaadi sözleşmesi ile tapuda satış arasındaki fark nedir?
Konut satış vaadi sözleşmesi, tarafların ileride tapuda satış yapmayı taahhüt ettikleri bir ön sözleşmedir; mülkiyeti tek başına geçirmez. Geçerli olabilmesi için resmi şekilde, yani noterde düzenlenmesi gerekir. Tapuda satış (resmi senet) ise mülkiyeti doğrudan alıcıya geçiren asıl işlemdir ve tapu müdürlüğünde yapılır. Satış vaadi sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh edilmesi, alıcıyı üçüncü kişilere karşı korur. Satıcı vaadine rağmen tapuyu devretmezse, alıcı tapu iptali ve tescil davası açarak mahkeme kararıyla mülkiyeti kendi adına geçirebilir.
Kentsel dönüşümde binamın riskli yapı ilan edilmesine itiraz edebilir miyim?
Evet. Bir yapının riskli yapı olarak tespit edilip ilan edilmesi bir idari işlemdir ve buna karşı hukuki yollar açıktır. Riskli yapı tespitine, tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde idareye başvurarak itiraz edebilirsiniz; itirazlar teknik heyet tarafından değerlendirilir. İtirazın reddi hâlinde ya da doğrudan, işlemin iptali için İdare Mahkemesi'nde dava açma imkânınız vardır. Bu süreçte teknik bir karşı rapor hazırlatmak, itirazın somut dayanağını güçlendirir. Sürelerin kısa olması nedeniyle tespitin tebliğinden hemen sonra hukuki değerlendirme yaptırmanız yararınıza olur.
Kat maliki olarak aidat borcunu ödemeyen komşuya karşı ne yapılabilir?
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, kararlaştırılan ortak gider ve aidatları ödemekle yükümlüdür. Aidatını ödemeyen kat malikine karşı yönetici veya kat malikleri kurulu, ödenmeyen tutarın tahsili için icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Ödemede gecikilen tutar için kanunda öngörülen oranda gecikme tazminatı da istenebilir. Ayrıca ödenmeyen ortak gider alacakları, taşınmaz üzerinde kanuni ipotek benzeri bir güvence sağlar. Borcunu ısrarla ödemeyen ve ortak yaşamı çekilmez kılan kat malikine karşı ağır koşullarla bağımsız bölümün devri davası dahi gündeme gelebilir.
TOKİ veya toplu konut sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar nasıl çözülür?
TOKİ ve benzeri toplu konut projelerinde alıcılar; teslim gecikmesi, projeye aykırı imalat, metrekare eksikliği, fiyat farkı ve tapu devrinin geciktirilmesi gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bu uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme ve ekleri, ödeme planı ve teslim tutanakları incelenir. Sözleşmeye aykırılık varsa gecikme tazminatı, bedel indirimi veya ayıbın giderilmesi talep edilebilir; koşulları varsa sözleşmeden dönme de mümkündür. Alıcı tüketici sıfatı taşıyorsa uyuşmazlık, tüketici hakem heyeti veya Tüketici Mahkemesi'nde ele alınabilir. Doğru merciin belirlenmesi için sözleşmenin niteliği ve tarafların sıfatı önemlidir.
Konut satışında tapu devri yapılmadan ödeme yapmak güvenli mi?
Konut alım satımında en güvenli yol, mülkiyetin tapu müdürlüğünde resmi senetle devri ile bedelin ödenmesinin eş zamanlı yürütülmesidir. Tapu devri yapılmadan yüksek tutarlı ödeme yapmak, satıcının taşınmazı başkasına devretmesi veya üzerinde haciz, ipotek gibi yüklerin bulunması gibi riskler doğurabilir. Bu nedenle satıştan önce tapu kaydının, üzerindeki şerh ve takyidatların ve imar durumunun incelenmesi gerekir. Kapora veya ön ödeme yapılacaksa, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça belirleyen yazılı bir düzenleme ve mümkünse satış vaadi sözleşmesi ile güvence sağlanması yararlı olur.
Konut kredisiyle alınan evde ipotek sorun çıkarır mı?
Konut kredisiyle alınan taşınmaz üzerine, kredi borcunun güvencesi olarak banka lehine ipotek tesis edilir. İpotek, borç ödendikçe değil, borcun tamamen kapatılmasının ardından bankanın vereceği fek yazısıyla tapudan kaldırılır. Kredi borcu ödendiği hâlde ipoteğin fekki gecikirse, taşınmaz maliki bankadan fek belgesini talep edebilir ve gerekirse hukuki yola başvurabilir. İpotekli bir konut satın alınacaksa, mevcut ipoteğin durumu, bakiye borç ve devir koşulları satıştan önce netleştirilmelidir. İpoteğin varlığı satışa engel değildir; ancak alıcının haklarını koruyacak şekilde işlem kurgusu önem taşır.
Konut hukuku davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Bu, uyuşmazlığın türüne bağlıdır. Kat mülkiyetinden ve konut ile ilgili ticari nitelikteki bazı taleplerden doğan uyuşmazlıklar ile kira ilişkisinden kaynaklanan konut uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı olabilir. Buna karşılık tapu iptali ve tescil gibi mülkiyet uyuşmazlıklarında ya da idari nitelikteki kentsel dönüşüm davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Somut talebinizin arabuluculuk zorunluluğuna tabi olup olmadığı, dava türüne göre baştan doğru belirlenmelidir; aksi hâlde dava usulden reddedilebilir veya gereksiz gecikme yaşanabilir.
Konut hukuku davaları ne kadar sürer?
Sürenin tek bir cevabı yoktur; uyuşmazlığın türü, taşınmazın niteliği, delil durumu ve bilirkişi ihtiyacı belirleyicidir. Ayıplı konut ve kentsel dönüşüm davaları çoğunlukla teknik bilirkişi incelemesi, keşif ve kimi zaman ek rapor gerektirdiğinden daha uzun sürebilir. Tapu iptali ve tescil davalarında kayıt incelemesi ve tanık delili öne çıkarken, kat mülkiyeti uyuşmazlıkları görece daha hızlı sonuçlanabilir. Ayrıca zorunlu arabuluculuk aşaması, tebligat trafiği ve istinaf yolu da toplam süreyi etkiler. Delillerin baştan eksiksiz sunulması ve doğru mahkemede dava açılması, süreci kısaltan en önemli etkendir.
