Pendik Konkordato Hukuku Avukatları

Pendik, İstanbul ilçesinde konkordato hukuku alanında hizmet veren 760 avukat. Mühlet, komiser, alacaklılar çoğunluğu ve tasdik süreçleriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Sena Nur Bayram
Av. Sena Nur Bayram
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 78686 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Berkant Erdem
Av. Berkant Erdem
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 39679 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Rifat Demirkiran
Av. Rifat Demirkiran
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 29007 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özcan Alpaslan
Av. Özcan Alpaslan
İstanbul İstanbul Barosu

24113 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Reşide Burcu Burtul
Av. Reşide Burcu Burtul
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 46329 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hasan Yilmaz
Av. Hasan Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 26082 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kamil Yurtman
Av. Kamil Yurtman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 26504 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cansu Başkaya Efe
Av. Cansu Başkaya Efe
İstanbul İstanbul Barosu

47536 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ahmet Bilal Aytekin
Av. Ahmet Bilal Aytekin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 65585 sicil numaralı üyesidir.

Av. Erhan Yilmaz
Av. Erhan Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 53389 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muzaffer Potoğlu
Av. Muzaffer Potoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 70919 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özge Poyrazoğlu
Av. Özge Poyrazoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

82713 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Saadet Çiçek
Av. Saadet Çiçek
İstanbul İstanbul Barosu

62247 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Kağan Hacimustafaoğlu
Av. Kağan Hacimustafaoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 29751 sicil numaralı üyesidir.

Av. Muhammed Sefa Yildirim
Av. Muhammed Sefa Yildirim
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 86963 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bilal Selçuk
Av. Bilal Selçuk
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 50563 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülce Çelik
Av. Gülce Çelik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 86376 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Begüm Yildiz
Av. Begüm Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 93656 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Safiye Nur Kartal
Av. Safiye Nur Kartal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 81407 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yunus Tepe
Av. Yunus Tepe
İstanbul İstanbul Barosu

95170 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Seçkin Kutlu Şenol
Av. Seçkin Kutlu Şenol
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 77721 sicil numaralı üyesidir.

Av. Bariş Doğan
Av. Bariş Doğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 70393 sicil numaralı üyesidir.

Av. Aytaç Tiryaki
Av. Aytaç Tiryaki
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 85052 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hanife Çakmak
Av. Hanife Çakmak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 11875 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Asli Yazici
Av. Asli Yazici
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 34856 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Feyza İnan
Av. Feyza İnan
İstanbul İstanbul Barosu

85571 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mustafa Keçeli
Av. Mustafa Keçeli
İstanbul İstanbul Barosu

93839 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. İlknur Hazir
Av. İlknur Hazir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 81043 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Seyfettin Ak
Av. Seyfettin Ak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 20124 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hüseyin Ataman
Av. Hüseyin Ataman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 22018 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Janberg Arda Yildiz
Av. Janberg Arda Yildiz
İstanbul İstanbul Barosu

77960 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Leyla Orak Çelikboya
Av. Leyla Orak Çelikboya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 41975 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Serra Sanem Açmaz
Av. Serra Sanem Açmaz
İstanbul İstanbul Barosu

33970 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yusuf Taha Özler
Av. Yusuf Taha Özler
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 67736 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Elif İşilay İşik
Av. Elif İşilay İşik
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 79189 sicil numaralı üyesidir.

Av. Eda Tasmaci Yurtlu
Av. Eda Tasmaci Yurtlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 51419 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Muhammet Mehdi Öztürk
Av. Muhammet Mehdi Öztürk
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 75086 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Salih Er
Av. Salih Er
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 38238 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mehmet Ali Morbel
Av. Mehmet Ali Morbel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 37012 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nuray Yiğit
Av. Nuray Yiğit
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 90545 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ümmügülsüm Kiliç
Av. Ümmügülsüm Kiliç
İstanbul İstanbul Barosu

20017 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatma Melike Sarici
Av. Fatma Melike Sarici
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 27175 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sibel Şahin
Av. Sibel Şahin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 71575 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hayrullah Ekiz
Av. Hayrullah Ekiz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 50053 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İsa Şimşek
Av. İsa Şimşek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 47473 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Furkan Berk
Av. Furkan Berk
İstanbul İstanbul Barosu

99048 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Buse Ülker
Av. Buse Ülker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 80366 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Merve Ataman
Av. Merve Ataman
İstanbul İstanbul Barosu

89131 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Melis Karaca Oğuz
Av. Melis Karaca Oğuz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 56624 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Doğuhan Boz
Av. Doğuhan Boz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 99013 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Pendik, İstanbul Konkordato Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Pendik (İstanbul) bölgesindeki ödeme güçlüğü ve borç yapılandırma süreçlerini; adi konkordato, geçici ve kesin mühlet, konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu, alacaklıların toplanması ve çoğunluk, konkordato projesinin tasdiki, iflas ile karşılaştırma ve Asliye Ticaret Mahkemesi süreçleri açısından ele alır. Amaç, borçlarını ödemekte zorlanan bir işletme ya da alacağını konkordato sürecinde korumak isteyen bir alacaklı olarak sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Konkordato Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Merci: Konkordato talepleri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür; süreç mahkeme atamalı komiser gözetiminde yürür.
  • Aşamalar: Geçici mühlet, kesin mühlet ve tasdik olmak üzere üç ana aşama vardır; mühlet süresince takipler kural olarak durur.
  • Çoğunluk: Proje, alacaklıların kanunda öngörülen çoğunlukla kabulü ve mahkemenin tasdikiyle bağlayıcı hâle gelir.
  • Yer: Pendik dosyaları, muamele merkezi bu bölgedeyse Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.

Konkordato Nedir? Kapsamı ve Amacı

Konkordato; borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan bir hukuki kurumdur. Temel amacı, ekonomik olarak sıkıntıya düşmüş ancak yaşama şansı bulunan bir işletmenin iflasa sürüklenmeden faaliyetini sürdürmesine imkân tanımaktır. Bu yönüyle konkordato, hem borçluyu tasfiyeden korur hem de alacaklıların iflas hâlinde elde edebileceklerinden daha iyi bir sonuca ulaşmasını hedefler.

Konkordato, borçlunun borçlarında belirli bir oranda indirim (tenzilat konkordatosu), ödemelerde vade uzatımı (vade konkordatosu) ya da her ikisinin birlikte uygulanması biçiminde kurgulanabilir. Böylece borçlu, ödeme takvimini işletmesinin gerçek ödeme gücüne göre yeniden düzenler; alacaklılar ise iflas tasfiyesinin belirsizliği ve uzunluğu yerine, üzerinde uzlaşılan bir plana göre alacaklarının bir kısmını ya da tamamını belirli bir vadede tahsil etme imkânı bulur. Temel kaynağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun konkordatoya ilişkin hükümleridir.

Konkordato, iradi bir çözüm ile cebri tasfiye arasında bir orta yol olarak konumlanır. Tarafların anlaşmasına dayanmakla birlikte, mahkeme denetimi ve komiser gözetimi sayesinde belirli bir düzen ve güvence içinde yürür. Aşağıdaki başlıklar, sürecin uygulamada en sık karşılaşılan kavramlarını özetlemektedir:

Geçici Mühlet
Başlangıç koruması
Kesin Mühlet
Asıl süreç dönemi
Komiser
Mahkeme denetçisi
Alacaklılar Toplantısı
Proje oylaması
Tasdik
Mahkeme onayı
İflas
Başarısızlık sonucu

Konkordato Türleri: Adi, Malvarlığının Terki ve İflastan Sonra

İcra ve İflas Kanunu, uygulama biçimine göre farklı konkordato türleri öngörmüştür. Uygulamada en yaygın olan adi konkordato (mühlet konkordatosu), borçlunun faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasını amaçlar. Bu türde borçlu, mahkemeye başvurarak mühlet alır, bir proje sunar ve alacaklıların çoğunluğunun kabulü ile mahkemenin tasdiki sonucunda borçlarını projede öngörülen koşullarda öder. İşletmenin ayakta kalması hedeflendiğinden, günlük faaliyetler komiser gözetiminde devam eder.

İçeriği bakımından adi konkordato da alt ayrımlara tabidir. Tenzilat (yüzde) konkordatosunda alacaklılar, alacaklarının belirli bir yüzdesinden vazgeçerek kalan kısmın ödenmesini kabul eder. Vade konkordatosunda ise alacak miktarında indirim yapılmaz; yalnızca ödeme süresi belirli bir vadeye yayılır. Uygulamada bu iki yöntem çoğunlukla birlikte kullanılır; yani hem alacakta belirli bir indirim yapılır hem de kalan borç bir ödeme takvimine bağlanır. Projenin içeriği, işletmenin gerçek ödeme kapasitesine göre belirlenir.

Bunların yanında kanun, malvarlığının terki suretiyle konkordato ile iflastan sonra konkordato gibi özel türler de düzenlemiştir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara ya da bu malvarlığını devralan üçüncü kişiye bırakır; alacaklılar bu malvarlığından tatmin edilir. İflastan sonra konkordato ise iflasına karar verilmiş bir borçlunun, tasfiye tamamlanmadan alacaklılarıyla anlaşarak iflastan kurtulmasına imkân tanır. Hangi türün uygun olduğu, borçlunun durumu ve alacaklıların yaklaşımı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Geçici Mühlet: İlk Koruma Aşaması

Konkordato talebinde bulunan borçlu, talebine gerekli belgeleri eklediğinde mahkeme öncelikle geçici mühlet hakkında karar verir. Geçici mühlet, henüz konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı tam olarak değerlendirilmeden, borçlunun malvarlığını korumak amacıyla verilen bir ön koruma tedbiridir. Talep eksiksizse ve belgeler usule uygunsa mahkeme, bu aşamada borçluya süre tanıyarak sürecin başlamasını sağlar.

Geçici mühletin verilmesiyle birlikte mahkeme, sürecin denetimi için bir geçici konkordato komiseri atar. Bu andan itibaren borçlu aleyhine kural olarak yeni takip başlatılamaz, mevcut takipler durur ve borçlunun malvarlığı üzerinde muhafaza tedbiri ile satış işlemleri uygulanamaz. Bu koruma, borçlunun malvarlığının dağılmasını önleyerek konkordatonun sağlıklı yürütülmesini hedefler. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur; yani koruma bakımından kesin mühletle benzer etkiler taşır.

Geçici mühlet başlangıçta belirli bir süre için verilir ve gerekli görülürse bir kez daha uzatılabilir. Bu sürede komiser, borçlunun mali durumunu ve projenin uygulanabilirliğini inceler; borçlunun konkordato talebinin ilanı ve ilgili sicillere bildirilmesi de bu aşamada gerçekleştirilir. Geçici mühlet içinde yapılan inceleme, kesin mühlete geçilip geçilmeyeceğinin belirlenmesinde temel oluşturur. Bu nedenle geçici mühlet, sürecin kaderini büyük ölçüde etkileyen kritik bir başlangıç dönemidir.

Kesin Mühlet: Asıl Sürecin Yürütülmesi

Geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonucunda mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varırsa kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet, konkordatonun asıl yürütüldüğü aşamadır; bu dönemde alacaklılar davet edilir, proje müzakere edilir, oylanır ve tasdik aşamasına doğru ilerlenir. Kesin mühlet kararı verilmeden önce mahkeme, borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya çağırarak dinler.

Kesin mühlet süresince de borçlu aleyhine takip yasağı devam eder ve borçlunun malvarlığı korunur. Ancak borçlu, mühlet boyunca işletmesini komiserin gözetiminde yürütür; belirli önemli işlemler (taşınmaz veya işletmenin önemli mallarının devri, rehin verme, kefil olma, ivazsız tasarruflar gibi) mahkemenin izni olmadan yapılamaz. Bu izne tabi işlemlerin izinsiz yapılması hükümsüzlük sonucunu doğurabilir. Böylece işletmenin faaliyeti sürerken malvarlığının konkordato aleyhine daraltılması engellenir.

Kesin mühlet, kanunda öngörülen temel süreyle verilir; güçlük hâlinde komiserin gerekçeli raporu ve mahkeme kararıyla belirli bir üst sınıra kadar uzatılabilir. Bu süre içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa mahkeme, mühleti kaldırarak süreci sonlandırabilir; borçlu iflasa tabi kişilerdense aynı kararla iflasına da hükmedilebilir. Bu nedenle kesin mühlet dönemi, hem borçlunun projeyi hayata geçirmesi hem de alacaklıların menfaatlerini korumaları bakımından yoğun bir takip gerektirir.

Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulu

Konkordato komiseri, sürecin merkezindeki bağımsız aktördür ve mahkeme tarafından atanır. Komiser ne yalnız borçlunun ne de yalnız alacaklıların temsilcisidir; tarafsız bir denetçi olarak sürecin kanuna ve dürüstlük kurallarına uygun yürütülmesini sağlar. Komiserin başlıca görevleri arasında konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerini gözetmek, alacaklıları toplantıya çağırmak, alacaklıların oylarını toplamak, alacak ve borç durumunu tespit etmek ve süreç boyunca mahkemeye gerekçeli raporlar sunmak yer alır.

Dosyanın büyüklüğüne göre mahkeme, tek komiser yerine birden fazla komiser atayabilir; bu durumda komiserler kurul hâlinde çalışır. Ayrıca alacaklı sayısının ve alacak miktarının fazla olduğu dosyalarda mahkeme, farklı alacaklı gruplarını temsil edecek bir alacaklılar kurulu oluşturabilir. Alacaklılar kurulu, komiserin işlemlerini denetler, borçlunun faaliyetini izler ve gerektiğinde mahkemeye başvurarak komiserin görevden alınmasını dahi isteyebilir. Bu yapı, sürecin denge içinde ve alacaklıların katılımıyla yürütülmesini amaçlar.

Komiserin ve alacaklılar kurulunun etkin çalışması, konkordatonun başarısı için belirleyicidir. Komiserin borçlunun mali durumu ve projenin gerçekçiliği hakkında sunduğu raporlar, hem kesin mühlete geçiş hem de tasdik kararı bakımından mahkemenin en önemli dayanaklarından biridir. Borçlu ve alacaklılar açısından komiserle ve alacaklılar kuruluyla kurulan sağlıklı iletişim, sürecin öngörülebilir biçimde ilerlemesine katkı sağlar. Bu nedenle taraflar, komiserin taleplerine zamanında ve eksiksiz yanıt vermeye özen göstermelidir.

Alacaklıların Toplanması ve Çoğunluk

Konkordatonun kalbinde alacaklıların iradesi yer alır; çünkü konkordato, sonuçta alacaklıların çoğunluğunun kabul ettiği bir borç yapılandırma planıdır. Kesin mühlet döneminde komiser, alacaklıları belirlenen gün ve yerde toplanmaya davet eder ve borçlunun sunduğu projeyi müzakereye açar. Alacaklılar, projeyi kabul veya reddetme yönünde iradelerini ortaya koyar; bu iradeler belirli bir süre içinde de yazılı olarak bildirilebilir. Toplantı, alacaklıların projeyi tartışıp değerlendirdikleri temel aşamadır.

Projenin bağlayıcı olabilmesi için kanunda öngörülen çoğunluk koşullarının sağlanması gerekir. Kanun, iki alternatif çoğunluktan birinin gerçekleşmesini yeterli sayar: kaydedilmiş alacaklıların ve toplam alacak miktarının belirli oranlarına ulaşan bir kabul aranır. Bu hesaba kural olarak rehinle temin edilmemiş ve imtiyazsız alacaklar dahil edilir; buna karşılık borçlunun eşi, çocukları ve bazı yakın ilişkili kişilerin alacakları ile rehinli alacakların rehinle karşılanan kısımları çoğunluk hesabında dikkate alınmaz. Böylece çoğunluğun, projeden gerçekten etkilenecek alacaklıları yansıtması amaçlanır.

Gerekli çoğunluk sağlanamazsa proje kabul edilmemiş sayılır ve konkordato başarısız olur; borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme iflasa karar verebilir. Bu nedenle borçlu tarafın, projeyi hazırlarken alacaklıların menfaatlerini gözeten, gerçekçi ve ikna edici bir plan sunması büyük önem taşır. Alacaklı tarafın ise projeyi dikkatle inceleyip iflas hâlinde eline geçecek muhtemel tutarla karşılaştırması yerinde olur. Toplantı ve oylama aşaması, konkordatonun kaderini belirleyen en kritik dönemeçtir.

Konkordato Projesinin Tasdiki

Alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul ettikten sonra dosya, tasdik aşamasına gelir. Alacaklıların kabulü tek başına yeterli değildir; konkordatonun bağlayıcı hâle gelebilmesi için mahkemenin projeyi tasdik etmesi şarttır. Mahkeme, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyadaki belgeleri değerlendirerek bir tasdik yargılaması yürütür; bu yargılamada alacaklılar da itirazlarını ileri sürebilir. Tasdik, mahkemenin projenin kanuni koşulları taşıyıp taşımadığını denetlediği aşamadır.

Mahkemenin tasdik için aradığı temel koşullar arasında; projenin işletmenin gerçek durumuna uygun ve uygulanabilir olması, alacaklıların iflas hâlinde elde edecekleri tutardan daha az olmayacak bir teklif içermesi, gerekli çoğunlukların usulüne uygun sağlanmış olması ve alacaklıların menfaatlerinin makul biçimde korunması yer alır. Ayrıca imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin güvence altına alınması ve projeyle konulan yükümlülüklerin yerine getirileceğine dair yeterli güvence bulunması da aranır. Bu koşullardan biri eksikse mahkeme tasdik talebini reddedebilir.

Mahkeme projeyi tasdik ederse, konkordato kesin mühlet kararından önce doğmuş alacaklar bakımından bağlayıcı hâle gelir; projeye olumsuz oy vermiş veya toplantıya katılmamış alacaklılar da projeye tabi olur. Tasdik talebi reddedilirse, borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme aynı kararla iflasına hükmedebilir. Tasdik ve ret kararlarına karşı kanun yoluna başvurma imkânı bulunur. Tasdik aşaması, konkordatonun hukuken sonuç doğurmaya başladığı ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleştiği belirleyici andır.

Konkordato ve İflasın Karşılaştırılması

Ödeme güçlüğü içindeki bir borçlu bakımından konkordato ile iflas, birbirinden temelde farklı iki yoldur; aralarındaki fark, işletmenin geleceğini doğrudan etkiler:

Konkordato

Amaç, işletmenin ayakta kalmasıdır. Borçlu faaliyetini komiser gözetiminde sürdürür, alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırır. Malvarlığı korunur; başarı hâlinde borçlu, projede kabul edilen koşullarda borçlarını ödeyerek yükümlülüklerinden kurtulur.

İflas

Amaç, borçlunun malvarlığının tasfiye edilmesidir. İflas kararıyla malvarlığı iflas masasını oluşturur, satılarak sıra ve imtiyaz kurallarına göre alacaklılara paylaştırılır. İşletmenin faaliyeti kural olarak sona erer.

Bu iki yol arasındaki tercih; borçlunun ekonomik durumuna, işletmenin sürdürülebilirliğine ve alacaklıların menfaatine göre yapılır. Yaşama şansı bulunan, geçici bir sıkıntı içindeki işletmeler için konkordato çoğunlukla daha uygun bir yoldur; çünkü hem işletme korunur hem de alacaklılar iflas tasfiyesine göre genellikle daha iyi bir sonuç elde eder. Buna karşılık işletmenin ekonomik olarak yaşama şansı kalmamışsa, konkordato yalnızca süreci uzatabilir ve iflas kaçınılmaz hâle gelebilir.

Konkordato ve iflas, aynı dosyada birbirine bağlanabilir. Konkordato başarısız olursa mahkeme, borçlu iflasa tabi kişilerdense aynı kararla iflasına hükmedebilir. Bu nedenle konkordato talebinde bulunmadan önce, işletmenin gerçek durumunun ve projenin uygulanabilirliğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Doğru yolun seçimi, hem borçlunun geleceği hem de alacaklıların alacaklarını tahsili bakımından belirleyicidir; bu değerlendirme mali ve hukuki boyutların birlikte ele alınmasını gerektirir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi

Konkordato süreci baştan sona tek bir yargı mercii önünde yürür; görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi sürecin sağlığı için kritiktir:

KonuMerci / Kural
Görevli mahkemeAsliye Ticaret Mahkemesi (konkordato talebinin incelenmesi, mühlet, tasdik).
Yetki (tacir)Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesi.
Yetki (tacir olmayan)Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi.
Komiser atamasıAsliye Ticaret Mahkemesi, süreci denetlemek üzere komiser(ler)i atar.
Kanun yoluTasdik/ret kararlarına karşı kanun yoluna başvurulur (Bölge Adliye / Yargıtay).
Yer bakımından yetki — Pendik

Muamele merkezi Pendik'da bulunan bir işletmenin konkordato talebi, yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev, ticaret mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Yetkinin doğru belirlenmesi, talebin usulden reddedilmemesi için başlangıçta önem taşır. Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği yer olduğundan, kayıtlı merkez ile fiilî yönetim yerinin farklı olduğu durumlarda dikkatli değerlendirme gerekir. Konkordato talebi görevli ve yetkili mahkemeye yapılmadığında, sürecin başında zaman ve masraf kaybı yaşanabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde görev ve yetki değerlendirmesinin dikkatle yapılması gerekir.

Pendik'da Konkordato Nasıl ve Hangi Mahkemede Açılır? Süreç Adımları

Konkordato süreci, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda adi konkordato esas alınarak tipik akış özetlenmiştir; dosyanın niteliğine göre bazı aşamalar farklılık gösterebilir:

1
Talep ve Belgeler

Borçlu (veya alacaklı), konkordato ön projesi ve mali belgelerle birlikte muamele merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurur.

2
Geçici Mühlet

Belgeler usule uygunsa mahkeme geçici mühlet verir, geçici komiser atar; borçlu aleyhine takipler kural olarak durur.

3
Kesin Mühlet

İnceleme sonucu konkordatonun başarısı olası görülürse, taraflar dinlenerek kesin mühlete karar verilir.

4
Alacaklılar Toplantısı

Komiser alacaklıları davet eder; proje müzakere edilir ve kanunda öngörülen çoğunluk için oylar toplanır.

5
Tasdik Yargılaması

Çoğunluk sağlanırsa dosya mahkemeye sunulur; mahkeme koşulları inceleyerek projeyi tasdik eder veya reddeder.

6
Uygulama ve Denetim

Tasdikle proje bağlayıcı olur; borçlu ödemelerini projeye göre yapar, gerektiğinde uygulama denetim altında sürdürülür.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Örneğin mühlet süreleri kanunda belirlenmiş olup uzatımları mahkeme kararına ve komiser raporuna bağlıdır; alacaklıların oy bildirimi ve itirazları da belirli sürelere tabidir. Sürecin baştan sona planlı yürütülmesi, hem konkordatonun başarısı hem de hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir. Pendik dosyalarında da bu adımlar Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki mahkemenin uygulamalarına göre işler.

Konkordato Mühletinin Borçlu ve Alacaklılara Etkileri

Mühletin verilmesi, hem borçlu hem de alacaklılar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Borçlu açısından en belirgin etki, malvarlığının korunmasıdır: mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak yeni takip yapılamaz, mevcut takipler durur ve malvarlığı üzerinde muhafaza tedbiri ile satış işlemleri uygulanamaz. Böylece işletmenin varlıkları dağılmadan konkordato süreci yürütülür. Buna karşılık borçlu, faaliyetini komiser gözetiminde sürdürür ve önemli işlemler için mahkeme iznine tabi olur.

Alacaklılar bakımından mühlet, alacaklarını takip etme imkânlarını sınırlar; ancak bu sınırlamanın istisnaları vardır. Rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; fakat bu takipte muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Ayrıca bazı imtiyazlı alacaklar ile mühletten sonra komiserin onayıyla doğan borçlar için özel kurallar geçerlidir; bu ikinci grup borçlar, konkordatoya tabi olmayıp öncelikli konumdadır.

Mühlet ayrıca borçlunun sözleşmesel ilişkilerini de etkileyebilir. Borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerinde, konkordatonun amacına ulaşması için gerekliyse ve komiserin onayıyla, bazı sözleşmelerden dönme imkânı gündeme gelebilir. Bunun karşılığında karşı tarafın uğradığı zararlar, konkordato alacağı olarak dikkate alınır. Bu etkiler, mühletin yalnızca takip yasağından ibaret olmadığını; borçlunun hukuki ilişkilerini geniş biçimde yeniden düzenleyen bir dönem olduğunu gösterir. Bu nedenle mühlet döneminde atılan her adımın hukuki sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Konkordatonun Feshi ve Başarısızlık Hâlleri

Konkordato, çeşitli aşamalarda başarısız olabilir ve bu durumda farklı sonuçlar doğar. İlk olarak, geçici veya kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, komiserin raporu üzerine mahkeme mühleti kaldırabilir. Mühletin kaldırılmasıyla koruma sona erer; borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme aynı kararla iflasına hükmedebilir. İkinci olarak, alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul etmezse ya da mahkeme projeyi tasdik etmezse konkordato gerçekleşmez.

Tasdik edilen bir konkordato bakımından da başarısızlık ihtimalleri vardır. Konkordato projesinin borçlu tarafından ihlal edilmesi hâlinde, projeden zarar gören her alacaklı, konkordatonun kendisi bakımından feshini mahkemeden isteyebilir; bu, kısmi bir feshtir ve yalnızca talep eden alacaklıyı ilgilendirir. Konkordatonun tamamen ihlali söz konusuysa, yani proje bütünüyle uygulanamaz hâle gelmişse, konkordatonun tüm alacaklılar bakımından kaldırılması gündeme gelir. Bu durumda önceki konkordato hükümsüz kalır ve alacaklılar haklarını tam olarak talep edebilir hâle gelir.

Ayrıca konkordatonun kötüniyetle, gerçek durumu gizleyen belgelerle veya alacaklıları yanıltan beyanlarla elde edildiği sonradan anlaşılırsa, bu durum da konkordatonun kaldırılmasını gerektirebilir. Başarısızlık hâllerinin her biri kendi usul ve sürelerine tabidir; bu nedenle sürecin her aşamasında alacaklıların haklarını korumak için gelişmeleri yakından izlemesi önem taşır. Borçlu tarafın ise projeyi gerçekçi hazırlaması ve uygulamada taahhütlerine sadık kalması, feshin ve iflasın önüne geçmenin temel yoludur.

Sık Yapılan Hatalar

Konkordato dosyalarında yapılan hatalar çoğunlukla telafisi güç sonuçlar doğurur ve sürecin başarısızlığına yol açabilir. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık karşılaşılan yanlışları özetler:

  • Eksik belgeyle başvurmak: Ön proje ve mali belgeler eksik ya da özensiz hazırlandığında geçici mühlet aşamasında talep geri çevrilebilir.
  • Gerçekçi olmayan proje: İşletmenin gerçek ödeme gücünü aşan taahhütler içeren projeler, alacaklılarca reddedilir veya tasdik aşamasında kabul görmez.
  • Çoğunluğu yanlış hesaplamak: Rehinli ve ilişkili alacaklıların hesaba katılması gibi hatalar, gerekli çoğunluğun sağlandığı yanılgısına yol açabilir.
  • Yetkili mahkemeyi karıştırmak: Muamele merkezi yerine kayıtlı merkezin esas alınması gibi hatalar, yetkisizlik sorununa neden olabilir.
  • İzne tabi işlemleri atlamak: Mühlet döneminde mahkeme izni olmadan önemli malların devri, işlemi hükümsüz kılabilir.
  • Alacaklı iletişimini ihmal etmek: Alacaklılarla müzakere ve uzlaşma çabası yetersiz kaldığında projenin kabulü zorlaşır.

Bu hatalar, çoğu zaman sürecin teknik ve çok aşamalı oluşundan kaynaklanır. Küçük görünen bir usul eksikliği bile konkordatonun reddine ve dolayısıyla iflasa giden yolun açılmasına neden olabilir. Bu nedenle dosyanın başından itibaren mali ve hukuki boyutların birlikte değerlendirilmesi, gerçekçi bir projeyle ve doğru mercie başvurularak hareket edilmesi büyük önem taşır.

Gerekli Belgeler

Konkordato talebinde bulunmak için gereken belgeler, sürecin sağlığı bakımından belirleyicidir; çünkü mahkeme, geçici mühlet kararını büyük ölçüde bu belgelere dayanarak verir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut dosyanızda ek belgeler gerekebilir:

Konkordato Ön Projesi

Borçların hangi oran ve vadeyle ödeneceğini, alacaklıların projeden nasıl etkileneceğini ve ödeme kaynaklarını gösteren temel belge.

Mali Tablolar

Güncel bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve gerekiyorsa bağımsız denetimden geçmiş finansal raporlar.

Malvarlığı ve Alacaklı Listesi

Borçlunun malvarlığını gösteren belgeler ile alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacakların niteliğini gösteren ayrıntılı liste.

Denetim / Güvence Raporu

Projenin uygulanabilirliğine ilişkin makul güvence veren, işletmenin durumunu değerlendiren rapor ve varsa ek uzman görüşleri.

Belgelerin eksiksiz ve doğru düzenlenmiş olması, hem geçici mühletin alınması hem de sürecin ilerleyen aşamalarında güven oluşturulması bakımından önemlidir. Özellikle ön projenin gerçekçi ve alacaklıların iflas hâlinde elde edeceklerinden daha iyi bir sonuç sunacak biçimde hazırlanması, hem alacaklıların kabulünü hem de mahkemenin tasdikini kolaylaştırır. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru yol ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Pendik'da Konkordato Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Konkordato hukuku; mali analiz, süre yönetimi ve alacaklılarla müzakere gerektiren, çok aşamalı ve teknik bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alandaki deneyimi ve süreç yönetimi becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

Konkordato, iflas, ticaret hukuku ve borç yapılandırma süreçlerinde benzer dosya deneyimi; komiser ve mahkeme uygulamalarına aşinalık.

Süreç ve Takvim

Mühlet sürelerinin nasıl izleneceği, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamalarının planı ile dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

İletişim ve Şeffaflık

Gelişmelerin nasıl bildirileceği, alacaklılarla müzakere yaklaşımı ve masraf ile vekâlet ücretinin baştan yazılı olarak açıklanması.

Yerel Deneyim

Pendik ve Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi ve komiser uygulamalarına aşinalık, süreçlerde pratik yaklaşım.

İlk görüşmede dosyanızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası sonuç senaryolarını ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da "konkordato garantisi" gibi vaatler yerine, işletmenizin durumunu dürüstçe değerlendiren ve sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • İşletmemin durumu konkordato için uygun mu, yoksa başka bir yol mu daha gerçekçi?
  • Ön proje nasıl hazırlanacak ve hangi belgeler gerekecek?
  • Alacaklılarla müzakere ve çoğunluğun sağlanması için nasıl bir strateji izlenecek?
  • Sürecin tahmini aşamaları, mühlet süreleri ve olası toplam süresi nedir?
  • Masraflar, harçlar, komiser ücreti ve vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Konkordato dosyaları mali ve hukuki boyutların bir arada yürütülmesini gerektirdiğinden, sürecin gereklerini net biçimde açıklayan bir avukatla çalışmak önemlidir. Nihai kararı, işletmenizin durumunu bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

Konkordato hukuku uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • İcra ve İflas Kanunu (2004) — Konkordato Hükümleri
    Konkordato talebi, geçici ve kesin mühlet, komiser, alacaklılar toplantısı, çoğunluk, tasdik ve fesih süreçlerini düzenleyen temel hükümler.
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticaret şirketleri, ticari işletme, tacir sıfatı ve muamele merkezi kavramlarına ilişkin hükümler.
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Borç ilişkileri, ifa, temerrüt, sözleşmelerin sona ermesi ve alacakların hukuki niteliğine ilişkin genel hükümler.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Konkordato yargılaması, tasdik yargılaması ve kanun yollarında uygulanan usul kuralları.
  • Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kuruluna İlişkin Düzenlemeler
    Komiserin nitelikleri, atanması, görevleri ve alacaklılar kurulunun işleyişine dair ikincil mevzuat.

Mevzuatın yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle mühlet koşulları, çoğunluk hesabı ve tasdik şartları gibi konularda içtihatların dikkate alınması, dosyanın doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, konkordato hukukunda yargı uygulamasında öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · Projenin Uygulanabilirliği

Konkordatonun tasdiki için projenin işletmenin gerçek durumuna uygun ve gerçekçi biçimde uygulanabilir olması aranır; ödeme gücünü aşan taahhütler içeren projeler tasdik edilmeyebilir.

İlke · İflasa Göre Üstünlük

Alacaklılara sunulan teklifin, iflas hâlinde elde edebilecekleri tutardan daha az olmaması aranır; aksi hâlde alacaklıların menfaati zedelenmiş sayılabilir.

İlke · Çoğunluğun Hesabı

Kanunda öngörülen çoğunlukların hesabında rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı ve yakın ilişkili alacaklılar dikkate alınmaz; bu unsurların hesaba katılması sonucu değiştirebilir.

İlke · İzne Tabi İşlemler

Mühlet süresince mahkemenin izni olmadan yapılan ve izne tabi tutulan önemli tasarruflar hükümsüz sayılabilir; bu koruma konkordatonun amacını güvence altına alır.

Bu ilkeler, içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihatların değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut olayınız için bir avukattan güncel içtihat analizi almanız yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Pendik'da konkordato talebi hangi mahkemeye yapılır?

Konkordato talebi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılır. Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği ve ticari kararların alındığı yerdir; bu genellikle şirket merkezinin bulunduğu yerdir. Pendik'da faaliyet gösteren bir işletmenin muamele merkezi bu bölgedeyse, talep yetki kurallarına göre Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Tacir olmayan gerçek kişilerde ise yetkili merci, yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Yetkinin doğru belirlenmesi, talebin usulden reddedilmemesi için başlangıçta önem taşır.

Konkordato için başvuruda hangi belgeler gereklidir?

Konkordato talebine, borçlunun mali durumunu ortaya koyan belgeler eklenir. Bunların başında konkordato ön projesi gelir; ön projede borçların hangi oran ve vadeyle ödeneceği, alacaklıların projeden nasıl etkileneceği gösterilir. Ayrıca borçlunun malvarlığını gösteren belgeler, güncel bilanço ve gelir tablosu, gerekiyorsa bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolar, alacaklıları ve alacak miktarlarını gösteren liste ile projenin uygulanabilirliğine ilişkin makul güvence veren bir denetim raporu istenir. Belgelerin eksik olması, geçici mühlet aşamasında talebin geri çevrilmesine yol açabilir; bu nedenle dosyanın baştan eksiksiz hazırlanması gerekir.

Geçici mühlet ile kesin mühlet arasındaki fark nedir?

Geçici mühlet, konkordato talebinin ilk incelemesinde belgelerin usule uygun olması hâlinde mahkemece verilen ve borçlunun malvarlığını koruma altına alan başlangıç aşamasıdır. Bu sürede mahkeme geçici komiser atar ve borçlu aleyhine takipler kural olarak durur. Kesin mühlet ise geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonucunda, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varılırsa verilir. Kesin mühletle birlikte süreç asıl aşamasına girer; alacaklılar davet edilir, proje müzakere edilir ve tasdik aşamasına doğru ilerlenir. Geçici mühlet bir ön koruma, kesin mühlet ise konkordatonun asıl yürütüldüğü dönemdir.

Konkordato komiseri kimdir, görevi nedir?

Konkordato komiseri, mahkemece atanan ve konkordato sürecini denetleyip yöneten bağımsız kişidir. Komiser, borçlunun faaliyetlerini gözetir, işletmenin işleyişini izler ve belirli işlemler bakımından borçlunun yanında yer alır. Görevleri arasında konkordato projesinin uygulanabilirliğini incelemek, alacaklıları toplantıya çağırmak, alacaklıların projeye ilişkin oylarını almak, alacak ve borç durumunu tespit etmek ve mahkemeye gerekçeli rapor sunmak yer alır. Komiser tarafsızdır; ne yalnız borçlunun ne de yalnız alacaklıların menfaatini gözetir, sürecin dürüst ve kanuna uygun yürütülmesini sağlar. Alacak miktarı ve alacaklı sayısına göre birden fazla komiser veya bir alacaklılar kurulu da atanabilir.

Konkordato projesinin kabulü için hangi çoğunluk gerekir?

Konkordato projesinin bağlayıcı hâle gelebilmesi için alacaklıların kanunda öngörülen çoğunlukla projeyi kabul etmesi gerekir. Kanun iki alternatif çoğunluk öngörür: kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların belirli oranlarına ulaşan bir kabul aranır. Bu çoğunlukların hesabında, rehinle temin edilmemiş ve imtiyazsız alacaklar esas alınır; bazı yakın ilişkili alacaklılar ile rehinli alacaklıların rehinle karşılanan kısımları hesaba katılmaz. Çoğunluk sağlanamazsa proje kabul edilmemiş sayılır ve mahkeme, koşulları varsa borçlunun iflasına karar verebilir. Bu nedenle proje müzakerelerinde alacaklılarla uzlaşmanın sağlanması sürecin en kritik aşamalarından biridir.

Konkordato mühleti içinde borçlu aleyhine takip yapılabilir mi?

Kural olarak mühletin verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine hem geçici hem de kesin mühlet süresince yeni takip yapılamaz ve daha önce başlatılmış takipler durur; başlamış takiplerde muhafaza tedbiri ve satış istenemez. Bu durma, borçlunun malvarlığının dağılmasını önleyerek konkordatonun başarısını korumayı amaçlar. Ancak bu korumanın istisnaları vardır: rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Ayrıca bazı imtiyazlı alacaklar ile mühletten sonra komiser onayıyla doğan borçlar için özel kurallar geçerlidir. Bu nedenle alacaklıların hangi işlemleri yapabileceği alacağın türüne göre değişir.

Konkordato ile iflas ertelemesi aynı şey midir?

Hayır, bunlar farklı kurumlardır. İflas ertelemesi, geçmişte sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borca batıklık hâlinde iyileştirme projesiyle iflasın belirli süre ertelenmesini sağlayan bir kurumdu; ancak 2018 yılında yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi kaldırılmış ve yerini güçlendirilmiş konkordato hükümleri almıştır. Bugün ödeme güçlüğü içindeki borçluların başvurabileceği temel yol konkordatodur. Konkordato, iflas ertelemesine göre daha ayrıntılı düzenlenmiş, komiser denetimi ve alacaklı katılımı güçlendirilmiş bir yapıdadır. Dolayısıyla eski dosyalarda iflas ertelemesi ifadesiyle karşılaşılabilse de, güncel başvurular konkordato çatısı altında değerlendirilir.

Tasdik edilen konkordato hangi alacaklıları bağlar?

Mahkemece tasdik edilen konkordato, kural olarak mühlet kararından önce doğmuş tüm alacaklar bakımından bağlayıcıdır; bu alacaklar konkordato projesinde öngörülen oran ve vadeye tabi olur. Projeye olumsuz oy vermiş veya toplantıya katılmamış alacaklılar da, çoğunluk sağlanıp tasdik gerçekleştiğinde projeye tabi olur. Buna karşılık rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı ile bazı imtiyazlı alacaklar konkordatodan farklı biçimde etkilenir. Ayrıca mühletten sonra komiserin onayıyla doğan borçlar, konkordatoya tabi olmayıp masa borcu benzeri bir öncelik taşır. Tasdik kararının kesinleşmesiyle borçlu, projede kabul edilen koşullarda borçlarını ödeyerek yükümlülüklerinden kurtulma imkânı bulur.

Pendik'da konkordato süreci ne kadar sürer?

Konkordato süreci; geçici mühlet, kesin mühlet ve tasdik aşamalarından oluşur ve toplam süresi dosyanın karmaşıklığına göre değişir. Geçici mühlet başlangıçta belirli bir süre için verilir ve bir kez uzatılabilir. Kesin mühlet ise kanunda öngörülen temel süreyle verilir; güçlük hâlinde komiserin gerekçeli raporu ve mahkeme kararıyla belirli bir üst sınıra kadar uzatılabilir. Bu sürelere alacaklılar toplantısı, itirazların değerlendirilmesi ve tasdik yargılaması eklendiğinde toplam süreç genellikle bir yılı bulabilir veya aşabilir. Pendik dosyaları için de bu süreler Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iş yükü ve dosyanın özelliğine göre değişkenlik gösterir.

Konkordato başarısız olursa ne olur?

Konkordato çeşitli aşamalarda başarısız olabilir. Geçici veya kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, komiserin raporu üzerine mahkeme mühleti kaldırabilir. Alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul etmezse ya da mahkeme projeyi tasdik etmezse, borçlu tacir ise ve iflasa tabi kişilerden ise mahkeme aynı kararla borçlunun iflasına hükmedebilir. Ayrıca tasdik edilen bir konkordatonun sonradan ihlal edilmesi hâlinde, alacaklılar konkordatonun kendileri bakımından feshini isteyebilir; tüm alacaklılar bakımından tamamen ihlal söz konusuysa konkordatonun kaldırılması gündeme gelir. Bu nedenle sürecin her aşamasında hukuki takip ve alacaklılarla iletişim önem taşır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar