Sarıyer Site Yönetimi Hukuku Avukatları

Sarıyer, İstanbul ilçesinde site yönetimi hukuku alanında hizmet veren 51 avukat. Aidat, kat malikleri kurulu kararları, yönetici sorumluluğu ve ortak alan uyuşmazlıklarıyla inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Mine Necipoğlu
Av. Mine Necipoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 33357 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Şekip Hardal
Av. Şekip Hardal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 32664 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ercan Ağca
Av. Ercan Ağca
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 60451 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Elif Tecimoğlu
Av. Elif Tecimoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

58393 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ece Bozkurt
Av. Ece Bozkurt
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 48443 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hande Kaplan
Av. Hande Kaplan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 32646 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hazal Korkmaz
Av. Hazal Korkmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 43959 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Pinar Muslu Seki
Av. Pinar Muslu Seki
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 35480 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fatma Şener Korkusuz
Av. Fatma Şener Korkusuz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 16367 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Maksut Denizli
Av. Maksut Denizli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 7008 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Berrin Cevher Şanli
Av. Berrin Cevher Şanli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 34388 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tuğçe Ece Acar
Av. Tuğçe Ece Acar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 46994 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Targan Erel
Av. Targan Erel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 48893 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ridvan İneci
Av. Ridvan İneci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 54432 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tolga Aydin
Av. Tolga Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 33201 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şeyma Balibey
Av. Şeyma Balibey
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 47386 sicil numaralı üyesidir.

Av. Dilek Gürsan Küçükaksu
Av. Dilek Gürsan Küçükaksu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 20494 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ömer Ağbulut
Av. Ömer Ağbulut
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 60064 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Filiz Demirkiran
Av. Filiz Demirkiran
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 19451 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Zeynep Kandemir
Av. Zeynep Kandemir
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 45668 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ayça Kaynakci
Av. Ayça Kaynakci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 46289 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gizem Bilen
Av. Gizem Bilen
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 51832 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mine Zeynep Arslangündoğdu
Av. Mine Zeynep Arslangündoğdu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 36757 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İrem Yaşar
Av. İrem Yaşar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 80613 sicil numaralı üyesidir.

Av. Halil Akça
Av. Halil Akça
İstanbul İstanbul Barosu

50102 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Batuhan Serdaroğlu
Av. Batuhan Serdaroğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 51846 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cevdet Aydin
Av. Cevdet Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 22682 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Seda Değişmez
Av. Seda Değişmez
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 46269 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Demet Yilmaz Almaş
Av. Demet Yilmaz Almaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 47030 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ezgi Tahmaz
Av. Ezgi Tahmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 46022 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emre Nuhoğlu
Av. Emre Nuhoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 33299 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Züleyha İsteyen Demirel
Av. Züleyha İsteyen Demirel
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 24034 sicil numaralı üyesidir.

Av. Deniz Kumkale
Av. Deniz Kumkale
İstanbul İstanbul Barosu

38567 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Aytun Haner
Av. Aytun Haner
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 48956 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Sertel Şiraci
Av. Sertel Şiraci
İstanbul İstanbul Barosu

33439 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Necla Birol
Av. Necla Birol
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 37016 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Berna Yüksel Yaman
Av. Berna Yüksel Yaman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 34108 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cihat Köşger
Av. Cihat Köşger
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 49830 sicil numaralı üyesidir.

Av. Özge Bozyurt Erk
Av. Özge Bozyurt Erk
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 32746 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Neslihan Tetik
Av. Neslihan Tetik
İstanbul İstanbul Barosu

14023 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Burcu Şahan
Av. Burcu Şahan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 42378 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Tuğçe Gültekin
Av. Tuğçe Gültekin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 36556 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ayşe Hümeyra Eken
Av. Ayşe Hümeyra Eken
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 14917 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gökçe Ergül
Av. Gökçe Ergül
İstanbul İstanbul Barosu

55775 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Akin Ercan Özcan
Av. Akin Ercan Özcan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 35348 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fatma Öcal
Av. Fatma Öcal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 48825 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sinem Göçmen Uyarer
Av. Sinem Göçmen Uyarer
İstanbul İstanbul Barosu

44771 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Aylin Şule Songül
Av. Aylin Şule Songül
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 22230 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Fulya Sönmez Kara
Av. Fulya Sönmez Kara
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 39261 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aybike Bayraktar
Av. Aybike Bayraktar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 40757 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Sarıyer, İstanbul Site Yönetimi Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Sarıyer (İstanbul) bölgesinde site ve apartman yönetiminden doğan hukuki uyuşmazlıkları; kat mülkiyeti, aidat ve ortak gider, kat malikleri kurulu kararları, yönetici atama ve sorumluluğu, işletme projesi, ortak alan kullanımı ve komşuluk ilişkileri açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, sürecin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Site Yönetimi Uyuşmazlıklarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Site ve apartman yönetiminden doğan uyuşmazlıklar kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Kesin süre: Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, kural olarak öğrenmeden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden altı ay içinde açılmalıdır.
  • Aidat güvencesi: Ortak gider alacakları için gecikme tazminatı istenebilir; alacak, bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotekle güvence altına alınabilir.
  • Yer: Sarıyer sınırındaki taşınmaza ilişkin davalar Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Site Yönetimi Hukuku Nedir? Kapsamı

Site yönetimi hukuku; birden çok bağımsız bölümden oluşan apartman, site ve toplu yapı türü taşınmazların yönetiminden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen alandır. Temel kaynağı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile bu kanuna bağlı yönetim planı hükümleridir. Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş taşınmazlarda; kat maliklerinin birbirine ve ortak yerlere ilişkin ilişkileri, yönetim organları, ortak giderlerin paylaşımı ve toplu yaşamın kuralları bu çerçevede belirlenir.

Site yaşamı, çok sayıda bağımsız bölüm sahibinin aynı yapıda bir araya gelmesi nedeniyle, tek yapılı taşınmazlara göre çok daha yoğun bir ilişki ağı içerir. Aidatların toplanması, ortak alanların bakımı, güvenlik ve temizlik hizmetleri, kurul toplantıları ve karar süreçleri gibi başlıklar sürekli işleyen bir düzen gerektirir. Bu düzenin bozulduğu her noktada hukuki uyuşmazlık doğabilir. Aşağıda bu alanda en sık görülen uyuşmazlık başlıkları özetlenmiştir:

Aidat ve Ortak Gider
Borç, gecikme tazminatı, takip
Kurul Kararları
Alınması, iptali, uygulanması
Yönetici
Atama, azil, sorumluluk
Ortak Alanlar
Kullanım, işgal, eski hâle getirme
Yönetim Planı
Değişiklik, uygulama, uyuşmazlık
Komşuluk
Rahatsızlık, çekilmezlik hâlleri

Site yönetiminden doğan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü birbiriyle bağlantılıdır: aidat borcuna itiraz çoğu zaman işletme projesinin geçerliliği tartışmasıyla; ortak alanın işgali sıklıkla kurul kararının içeriğiyle; yöneticinin azli ise hesap verme yükümlülüğünün ihlaliyle birlikte gündeme gelir. Bu nedenle uyuşmazlığın parça parça değil, yönetim planı ve kanun bütünüyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yönetim planının ve kurul tutanaklarının doğru okunması, davanın kaderini belirleyecek kadar önemlidir.

Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Ayrımı

Site yönetiminin hukuki zemini, taşınmaz üzerinde kurulan mülkiyet türüne göre değişir. Kat irtifakı, henüz yapı tamamlanmadan, arsa üzerinde ileride kurulacak bağımsız bölümler için kurulan bir haktır ve daha çok inşaat aşamasındaki taşınmazlarda görülür. Kat mülkiyeti ise tamamlanmış bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde kurulan tam mülkiyettir; yapı kullanma izninin alınmasıyla kat irtifakından kat mülkiyetine geçilir.

Bu ayrım, yönetim ilişkileri bakımından önemlidir. Kat mülkiyetine geçilmiş bir sitede yönetim organları, aidat düzeni ve ortak yer kuralları tam olarak işler. Kat irtifakı aşamasında da Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yönetime ilişkin hükümleri kıyasen uygulanabilir; ancak bu dönemde çoğu zaman inşaatı yapan yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki sözleşme ilişkisi de devrededir. Sürecin hangi aşamada olduğunun doğru saptanması, hangi kuralların uygulanacağını belirler.

Uygulamada, tapuda kat irtifakı görünen ancak fiilen tamamlanıp iskân alınmış yapılarda kat mülkiyetine geçiş ihmal edilebilmektedir. Bu durum, sonradan bağımsız bölümlerin devri, kredi kullanımı ve yönetim ilişkileri bakımından sorun doğurabilir. Kat mülkiyetine geçiş için gerekli belgelerin tamamlanması ve tapuda tescilin yapılması, hem malikler hem de yönetim açısından hukuki güvenliği artırır.

Aidat ve Ortak Gider Uyuşmazlıkları

Site yönetiminde en sık karşılaşılan uyuşmazlık, ortak gider ve avans (aidat) borçlarıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme, onarım ve yönetim giderleri ile ortak tesislerin işletme giderlerine katılmakla yükümlüdür. Bu katılım, kural olarak arsa payı oranında belirlenir; ancak yönetim planında farklı bir dağıtım esası kararlaştırılmış olabilir. Kapıcı, güvenlik, temizlik ve asansör gibi ortak hizmet giderleri de bu kapsamdadır.

Aidatını ödemeyen malikten, geciken günler için kanunda öngörülen oranda gecikme tazminatı istenebilir. Yönetici veya kurulca yetkilendirilen kişi, borçlu malike karşı icra takibi başlatabilir ya da alacak davası açabilir. Kesinleşmiş işletme projesi veya kat malikleri kurulu kararı, bu takipte dayanak belge olarak kullanılabilir. Ortak gider ve avans alacakları, ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek hakkıyla güvence altına alınabildiğinden, alacaklı yönetim güçlü bir teminata sahip olur.

Bağımsız bölümü devralan da sorumlu olabilir

Ortak gider ve avanstan doğan borçlardan, borcun doğduğu tarihteki malikin yanı sıra bağımsız bölümü sonradan devralan yeni malik de kanunda öngörülen kapsamda müteselsilen sorumlu olabilir. Bu nedenle bir daireyi satın almadan önce yönetime başvurup birikmiş aidat borcu olup olmadığının araştırılması önem taşır.

Kat Malikleri Kurulu ve Kararların Alınması

Kat malikleri kurulu, sitenin en üst karar organıdır ve tüm kat maliklerinden oluşur. Kurul, kanunda veya yönetim planında belirlenen zamanlarda olağan olarak; gerekli hâllerde ise yöneticinin veya belirli sayıda malikin istemiyle olağanüstü olarak toplanır. Toplantı ve karar yeter sayıları, alınacak kararın niteliğine göre farklılaşır: olağan kararlar için sayı ve arsa payı çoğunluğu yeterliyken, yönetim planının değiştirilmesi veya ortak yerlerde köklü değişiklik gibi ağır kararlar daha yüksek nisap ya da oybirliği gerektirebilir.

Kurulun aldığı kararlar; toplantıya katılıp lehte oy verenleri, karşı oy kullananları ve toplantıya hiç katılmayanları da bağlar. Bu nedenle toplantı çağrısının usulüne uygun yapılması, gündemin önceden bildirilmesi ve kararların karar defterine düzgün biçimde işlenmesi büyük önem taşır. Çağrı usulündeki eksiklikler veya defterin usulsüz tutulması, kararların geçerliliğini tartışmalı hâle getirebilir.

Kurul kararlarının hukuka ve yönetim planına uygunluğu, sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyicidir. Özellikle aidat oranlarının değiştirilmesi, yeni ortak giderlerin getirilmesi veya ortak alan kullanımının düzenlenmesi gibi kararlarda, kanunun aradığı yeter sayıya ve dürüstlük kuralına uyulması gerekir. Aksi hâlde karar, iptal davasına konu olabilir.

Kurul Kararının İptali Davası

Kat malikleri kurulunun aldığı bir karar; kanuna, yönetim planına veya dürüstlük kuralına aykırıysa, her kat maliki bu kararın iptalini mahkemeden isteyebilir. İptal sebepleri arasında; toplantı çağrısının usulsüzlüğü, gerekli yeter sayının sağlanmaması, gündemde olmayan konuda karar alınması, bazı malikleri haksız biçimde ağır yükümlülük altına sokan içerik ve eşitlik ilkesine aykırı düzenlemeler sayılabilir.

İptal davasında süre büyük önem taşır. Karara katılmayan malik bakımından karar tarihinden başlayarak bir ay; toplantıya hiç katılmayan malik bakımından kararı öğrenmeden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında karar, hukuka aykırı olsa bile geçerliliğini korur. Bu nedenle karar öğrenilir öğrenilmez süre yönünden değerlendirme yapılması gerekir.

Süre kaçırılırsa karar kesinleşir

Kurul kararına karşı iptal davası kanunda belirlenen süre içinde açılmazsa, karar bağlayıcı hâle gelir ve sonradan içerik yönünden itiraz edilse dahi mahkemece iptal edilemez. Aidatı artıran veya yeni yükümlülük getiren kararlarda süreyi kaçırmamak, malikin haklarını korumasının ön koşuludur.

Yönetici Atanması, Görev ve Yetkileri

Yönetici, sitenin günlük işleyişini yürüten ve kurul kararlarını uygulayan organdır. Kural olarak kat malikleri kurulunca, sayı ve arsa payı bakımından çoğunlukla atanır; yönetim planında farklı bir usul öngörülmüş olabilir. Malikler anlaşamaz ve yönetici atanamazsa, herhangi bir malikin başvurusu üzerine mahkeme yönetici atayabilir. Yönetici, kat maliklerinden biri olabileceği gibi dışarıdan bir kişi veya profesyonel yönetim şirketi de olabilir.

Yöneticinin başlıca görevleri; ortak giderleri toplamak, ortak yerlerin bakım ve korunmasını sağlamak, gerekli sigortaları yaptırmak, kurul kararlarını uygulamak, düzenli defter tutmak ve dönem sonunda hesap vermektir. Yönetici bu görevleri yerine getirirken, kat maliklerine karşı bir vekil gibi özenle davranmakla yükümlüdür. Büyük sitelerde, yöneticinin yanında bir denetçi veya denetim kurulu da atanabilir; denetçi, gelir-gider hesaplarını inceleyerek malikleri bilgilendirir.

Yöneticinin görev süresi genellikle bir yıldır ve kurul yeniden atama yapabilir. Görev süresi sona eren yönetici, yenisi atanana kadar zorunlu işleri yürütmeye devam eder. Yöneticinin yetkilerinin sınırı yönetim planı ve kurul kararlarıyla belirlenir; bu sınırı aşan işlemler için ayrıca yetki alması gerekebilir. Yetki sınırının net biçimde belirlenmesi, sonradan doğabilecek sorumluluk tartışmalarını azaltır.

Yöneticinin Sorumluluğu ve Azli

Yönetici, kat maliklerine karşı vekil gibi sorumlu olduğundan, iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermek zorundadır. Ortak parayı amacı dışında kullanan, hesap vermekten kaçınan, ortak yerlerin bakımını ihmal eden veya kurul kararlarını uygulamayan yönetici, bu davranışlarından doğan zararlardan sorumlu tutulabilir. Kat malikleri, uğradıkları zarar için yöneticiye karşı tazminat davası açabilir.

Yönetici, kat malikleri kurulunca her zaman görevden alınabilir. Bunun için haklı bir sebep aranmaz; kurul çoğunluğun kararıyla yöneticiyi değiştirebilir. Ancak yöneticinin hesap vermekten kaçınması, ortak giderleri kötü yönetmesi veya görevini ağır biçimde ihlal etmesi gibi haklı bir sebep varsa, tek bir kat maliki dahi mahkemeye başvurarak yöneticinin azlini isteyebilir. Bu, azınlıkta kalan maliklerin kötü yönetime karşı korunmasını sağlayan önemli bir güvencedir.

Kurul Kararıyla Görevden Alma

Kat malikleri kurulu çoğunlukla, haklı sebep aramaksızın yöneticiyi görevden alıp yerine yenisini atayabilir. Bu, olağan bir yönetim tasarrufudur.

Mahkeme Yoluyla Azil

Haklı sebebin bulunduğu hâllerde, çoğunluk sağlanamasa bile tek bir malik mahkemeden yöneticinin azlini isteyebilir. Hesap vermeme sık görülen haklı sebeptir.

Yönetim Planı ve Değişikliği

Yönetim planı, sitenin adeta anayasası niteliğindedir; kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini, ortak yerlerin kullanımını, yönetim biçimini, aidat esaslarını ve toplu yaşamın kurallarını düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini ve onların halefi olan yeni malikleri de bağlar. Tapu kütüğüne şerh edilen yönetim planı, üçüncü kişiler bakımından da hüküm ifade eder.

Yönetim planının değiştirilmesi, kanunda öngörülen nitelikli çoğunlukla mümkündür. Değişiklik, sıradan bir kurul kararından daha ağır yeter sayı gerektirdiğinden, azınlıkta kalan maliklerin haklarını koruyan bir güvence işlevi görür. Yönetim planında yer alan bir hüküm kanuna aykırıysa, bu hükmün uygulanmaması veya değiştirilmesi mahkemeden istenebilir. Uygulamada aidat dağıtımı, evcil hayvan, işyeri kullanımı ve otopark tahsisi gibi konular yönetim planı hükümleri üzerinden sıkça tartışılır.

Yönetim planı ile kurul kararı arasında çelişki bulunması hâlinde, kural olarak yönetim planı üstün tutulur; kurul, yönetim planına aykırı karar alamaz. Bu nedenle sitede uygulanacak kuralların yönetim planıyla uyumlu olması, sonradan çıkacak iptal davalarının önlenmesi açısından önemlidir. Yönetim planının güncel, açık ve kanunla uyumlu tutulması, uyuşmazlıkları büyük ölçüde azaltır.

Ortak Alanların Kullanımı ve İşgal

Ortak alanlar; çatı, cephe, temel, ana duvarlar, bahçe, otopark, asansör, merdiven, sığınak, kapıcı dairesi ve ortak tesisler gibi tüm kat maliklerinin yararlanmasına ayrılmış yerlerdir. Her malik, ortak alanlardan yönetim planı ve kurul kararlarına uygun biçimde yararlanma hakkına sahiptir; ancak bu haktan yararlanırken diğer maliklerin haklarını ihlal edemez. Bir malikin ortak alanı kendi bağımsız kullanımına ayırması, projeye aykırı yapı yapması veya diğerlerinin yararlanmasını engellemesi hukuka aykırıdır.

Ortak alanın haksız işgali durumunda, yönetici veya kat malikleri el atmanın önlenmesini ve alanın eski hâline getirilmesini talep edebilir. Örneğin ortak bahçeye izinsiz eklenti yapılması, otopark alanının bir malikçe sürekli işgali ya da cephenin projeye aykırı değiştirilmesi bu kapsamda değerlendirilir. Ortak alanın devri, ona kalıcı yapı eklenmesi veya kullanım biçiminin köklü değiştirilmesi kural olarak kat maliklerinin oybirliğini gerektirir.

Uygulamada özellikle otopark tahsisi, cam balkon ve kombi/klima dış üniteleri gibi konular sık uyuşmazlık doğurur. Bu tür değişikliklerin, yönetim planına ve kurul kararlarına uygun biçimde yapılması gerekir. Aksi hâlde, projeye aykırılık nedeniyle eski hâle getirme yaptırımıyla karşılaşılabilir. Ortak alana ilişkin uyuşmazlıklar kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.

Komşuluk İlişkileri ve Çekilmezlik Hâlleri

Site yaşamı, kat maliklerinin ve bağımsız bölümde oturanların birbirine saygı göstermesini gerektirir. Kanun, malikleri ve oturanları; diğerlerini rahatsız etmemek, ortak yerleri özenle kullanmak ve toplu yaşamın kurallarına uymakla yükümlü kılar. Sürekli gürültü, projeye aykırı işyeri faaliyeti, ortak alanların kirletilmesi, güvenliği tehlikeye atan davranışlar veya kokuyla rahatsızlık verme gibi durumlar komşuluk uyuşmazlıklarının başında gelir.

Bu tür sorunlarda önce yönetim ve kurul aşamasında uyarı yoluna gidilir; sorun sürerse mahkemeden müdahalenin önlenmesi istenebilir. Kanun, ağır ve sürekli ihlaller için önemli bir yaptırım öngörür: yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal ederek diğer maliklerle bir arada yaşamayı çekilmez hâle getiren malikin, bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının devri mahkemeden istenebilir. Bu ağır yaptırım, ancak kanunda belirtilen sıkı koşulların gerçekleşmesi hâlinde uygulanır.

Çekilmezlik hâlinin ispatı önemlidir; süreklilik, ağırlık ve diğer maliklere verdiği zarar somut delillerle ortaya konmalıdır. Tutanaklar, tanık beyanları, kolluk kayıtları ve varsa uzman ölçümleri bu davalarda başvurulan delil türleridir. Yaptırımın ağırlığı nedeniyle, mahkemeler çekilmezlik değerlendirmesini titizlikle yapar; bu nedenle sürecin baştan doğru delillerle kurgulanması belirleyicidir.

Güvenlik Kameraları ve Kişisel Verilerin Korunması

Sitelerde ortak alanlara güvenlik kamerası yerleştirilmesi, sakinlerin can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik meşru bir amaç taşıyabilir. Ancak kamera görüntülerinin kaydedilmesi, kişisel verilerin işlenmesi anlamına gelir ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile uyumlu yürütülmelidir. Yönetim, veri sorumlusu sıfatıyla belirli yükümlülükler altına girer.

Bu kapsamda kameraların yalnızca ortak alanları görmesi, bağımsız bölüm girişlerini ve özel yaşam alanlarını hedef almaması; görüntülerin belirli ve ölçülü bir süreyle sınırlı saklanması; yetkisiz kişilerle paylaşılmaması gerekir. Ayrıca site sakinlerinin kamera bulunduğu konusunda görünür biçimde bilgilendirilmesi (aydınlatma) ve görüntülere erişimin sınırlandırılması önem taşır. Ölçülülük ilkesi, güvenlik amacıyla mahremiyet arasında bir denge kurulmasını gerektirir.

Ölçülülük ve amaçla sınırlılık

Güvenlik gerekçesiyle dahi kameraların özel yaşamı ihlal edecek biçimde konumlandırılması hukuka aykırı olabilir. Yönetimin, veri işleme amacını, saklama süresini ve erişim yetkisini önceden belirleyip belgelemesi; olası idari yaptırım ve tazminat riskini azaltır.

Sarıyer'da Site Yönetimi Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Site ve apartman yönetiminden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'dir; doğru mahkeme seçimi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Aidat ve ortak gider alacağıSulh Hukuk Mahkemesi / İcra Müdürlüğü
Kat malikleri kurulu kararının iptaliSulh Hukuk Mahkemesi
Yöneticinin atanması veya azliSulh Hukuk Mahkemesi
Ortak alana el atmanın önlenmesiSulh Hukuk Mahkemesi
İşletme projesine itirazSulh Hukuk Mahkemesi
Çekilmezlik nedeniyle bağımsız bölümün devriSulh Hukuk Mahkemesi
Yöneticiye karşı tazminat talebiSulh Hukuk Mahkemesi

Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklarda görev, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer belirleyicidir. Aidat gibi para alacaklarında, kesinleşmiş işletme projesi veya kurul kararı bulunuyorsa, doğrudan icra takibi yoluna da başvurulabilir; borçlunun itirazı hâlinde uyuşmazlık mahkemeye taşınır.

Yer bakımından yetki — Sarıyer

Sarıyer sınırları içindeki bir sitede doğan aidat, kurul kararı iptali, yönetici azli veya ortak alan uyuşmazlığı, taşınmazın bulunduğu yer kuralı gereği Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede görülür. Başka bir yer mahkemesinde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanarak zaman kaybına yol açar.

Site Yönetimi Davası Süreci — Adım Adım

Site yönetiminden doğan davalar, HMK'daki yargılama usulüne göre yürür ve çoğu zaman defter kayıtları ile toplantı tutanaklarının incelenmesini içerir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Ön hazırlık ve belge derleme

Yönetim planı, kurul tutanakları, karar defteri, işletme projesi ve aidat kayıtları incelenir; talep netleştirilir.

2
İhtar ve uzlaşma denemesi

Aidat borcu veya el atma gibi konularda önce yönetim ve kurul aşamasında uyarı yapılır; çözüm aranır.

3
Dava veya takip başvurusu

Alacak için icra takibi ya da iptal/azil için dava açılır; talep, hukuki sebep ve deliller dilekçede belirtilir.

4
Cevap ve dilekçeler aşaması

Karşı taraf cevap verir; karşı talep ileri sürülebilir. Dilekçelerin teatisiyle uyuşmazlık sınırı belirlenir.

5
İnceleme ve bilirkişi

Aidat hesabı, defter kayıtları veya ortak alanda keşif için bilirkişi incelemesi yapılabilir.

6
Karar ve kanun yolları

Mahkeme hükmünü kurar; karara karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna gidilebilir.

Sürecin en belirleyici aşaması çoğu zaman belge ve defter incelemesidir. Kurul tutanaklarının, karar defterinin ve aidat kayıtlarının düzgün tutulmuş olması, davanın hızlı ve sağlıklı sonuçlanmasını sağlar. Bilirkişi raporuna karşı süresinde ve gerekçeli itiraz sunulması, hatalı hesapların düzeltilmesi açısından önemlidir.

Talep ve Tazminat Kalemleri

Site yönetimi uyuşmazlıklarında ileri sürülebilecek talepler, uyuşmazlığın türüne göre değişir. Alacak niteliğindeki talepler ile eski hâle getirme veya iptal gibi taleplerin bir arada gündeme gelmesi sık görülür. Başlıca talep kalemleri şunlardır:

  • Ortak gider ve avans alacağı: Ödenmeyen aidatların tahsili.
  • Gecikme tazminatı: Geciken ödemeler için kanunda öngörülen orana göre hesaplanan tutar.
  • El atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme: Ortak alanın işgali veya projeye aykırı yapıların kaldırılması.
  • Kurul kararının iptali: Kanuna, yönetim planına veya dürüstlük kuralına aykırı kararların geçersizliği.
  • Yöneticinin azli ve tazminat: Görevini ihlal eden yöneticinin görevden alınması ve zararın giderilmesi.
  • Müdahalenin önlenmesi: Komşuluk hukukuna aykırı rahatsızlıkların durdurulması.

Tazminat kalemlerinin miktarı; ödenmeyen aidatın tutarı, gecikme süresi, ortak alandaki zararın kapsamı ve varsa uğranılan diğer zararlar dikkate alınarak belirlenir. Aidat alacaklarında gecikme tazminatı oranı ve hesap dönemi doğru saptanmalı; el atma davalarında ise zararın ve eski hâle getirme maliyetinin somut biçimde ortaya konması gerekir.

Tazminat ve Alacak Miktarını Etkileyen Etkenler

Site yönetimi uyuşmazlıklarında talep edilebilecek tutarı etkileyen çok sayıda etken vardır. Aidat alacaklarında, işletme projesinde veya kurul kararında belirlenen pay tutarı, ödemedeki gecikme süresi ve gecikme tazminatı oranı belirleyicidir. Bu unsurların dayanağını oluşturan belgelerin (işletme projesi, kurul kararı, tebligat) geçerli ve süresinde kesinleşmiş olması, alacağın dava veya takip yoluyla tahsilini kolaylaştırır.

Ortak alana el atma ve eski hâle getirme davalarında; işgalin niteliği, projeye aykırılığın kapsamı ve eski hâle getirmenin teknik maliyeti tutarı etkiler. Yöneticiye karşı tazminat davalarında ise yöneticinin kusuru, ortak paranın amacı dışında kullanılıp kullanılmadığı ve maliklerin uğradığı somut zarar dikkate alınır. Bu davalarda çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle zarar tutarı belirlenir.

Belgelerin eksikliği ve kayıtların düzensizliği, hem alacağın ispatını zorlaştırır hem de bilirkişi incelemesini uzatır. Bu nedenle yönetimin gelir-gider defterini, aidat tahsilat kayıtlarını ve kurul tutanaklarını düzenli tutması, olası bir uyuşmazlıkta belirleyici bir avantaj sağlar. Talep tutarının gerçekçi biçimde belirlenmesi ancak dosya ve belgeler incelendikten sonra mümkündür.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Site yönetimi uyuşmazlıklarında süreler, hakkın korunması bakımından kritik önem taşır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan başlıklarda dikkat edilmesi gereken süreleri özetler; ancak somut olayda süreler farklılaşabileceğinden, her dosyada ayrıca değerlendirme yapılması gerekir:

KonuSüre / Nitelik
Kurul kararının iptali (katılmayan malik)Öğrenmeden itibaren 1 ay; her hâlde karar tarihinden 6 ay (hak düşürücü)
İşletme projesine itirazTebliğden itibaren 7 gün
Ortak gider alacağının zamanaşımıKural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir
El atmanın önlenmesiTecavüz sürdükçe talep edilebilir (kural olarak süreye bağlı değildir)
Yöneticiye karşı tazminatGenel zamanaşımı kurallarına tabidir

Özellikle kurul kararının iptalinde ve işletme projesine itirazda öngörülen kısa süreler, kaçırıldığında hakkın tümüyle kaybına yol açar. Bu nedenle bir kurul kararının veya işletme projesinin öğrenilmesiyle birlikte, süre yönünden değerlendirme yapılması ve gerekiyorsa hızla dava veya itiraz yoluna başvurulması gerekir. Sürelerin başlangıç anının doğru belirlenmesi de en az sürenin kendisi kadar önemlidir.

Özel Durumlar: Toplu Yapı ve Karma Kullanım

Birden çok yapıdan oluşan büyük siteler ve toplu yapı niteliğindeki yerleşimler, tek bir bloktan oluşan apartmanlara göre daha karmaşık bir yönetim düzeni gerektirir. Toplu yapılarda; her blok kendi içinde yönetilebileceği gibi, tüm yapı topluluğunu ilgilendiren ortak yerler ve giderler için üst düzeyde bir yönetim kurulu ve temsilciler kurulu oluşturulabilir. Bu yapıda blok kat malikleri kurulu, blok yöneticisi ve toplu yapı temsilciler kurulu gibi organlar iç içe çalışır.

Karma kullanımlı yapılarda ise aynı taşınmazda konut ile işyeri bir arada bulunur. İşyeri olarak kullanılan bağımsız bölümlerin faaliyeti, yönetim planına ve toplu yaşamın kurallarına uygun olmalıdır. Yönetim planında bazı faaliyetler yasaklanmış veya sınırlanmış olabilir; buna aykırı kullanım, müdahalenin önlenmesi talebine konu olabilir. Ortak giderlerin konut ve işyerleri arasında nasıl dağıtılacağı da bu yapılarda sık uyuşmazlık kaynağıdır.

Bu özel yapılarda uyuşmazlığın çözümü, hangi organın hangi konuda yetkili olduğunun ve giderlerin hangi esasa göre paylaşılacağının doğru saptanmasına bağlıdır. Yönetim planının ayrıntılı ve açık düzenlenmesi, blok ile toplu yapı düzeyindeki yetki ve gider ayrımını netleştirerek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Site yönetimi dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Yönetim planı: Tapuya şerhli, güncel yönetim planı ve varsa değişiklikleri.
  • Kat malikleri kurulu tutanakları: Toplantı çağrıları, gündem ve karar defteri kayıtları.
  • İşletme projesi: Aidat paylarını ve ödeme takvimini gösteren kesinleşmiş belge.
  • Gelir-gider ve tahsilat kayıtları: Aidat makbuzları, banka hareketleri ve yönetim defterleri.
  • Tebligat belgeleri: İşletme projesi ve kurul kararlarının maliklere tebliğini gösteren evrak.
  • Tapu ve arsa payı bilgileri: Bağımsız bölümlerin arsa paylarını gösteren tapu kayıtları.
  • Fotoğraf, tutanak ve tanık bilgileri: Ortak alan işgali veya rahatsızlığı gösteren deliller.

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğünden ve ilgili kurumlardan kayıt celbi talep edilebilir.

Sarıyer'da Site Yönetimi Avukatı Seçerken

Site yönetimi dosyaları, hem Kat Mülkiyeti Kanunu'nun teknik hükümlerine hem de defter ve belge incelemesine dayandığından, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Kat mülkiyeti deneyimi: Aidat, kurul kararı iptali ve yönetici azli dosyalarında birikim.
  • Belge okuma yetkinliği: Yönetim planı, işletme projesi ve karar defterini doğru yorumlayabilme.
  • Süre bilinci: İptal ve itiraz sürelerini gözeterek hızlı yol haritası çıkarabilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Uyuşmazlığım için icra takibi mi yoksa dava yolu mu daha uygun?
  • Kurul kararının iptali veya işletme projesine itiraz için süre yönünden bir engel var mı?
  • Aidat borcunda gecikme tazminatı nasıl hesaplanır ve hangi belgeler dayanak olur?
  • Yöneticinin azli için haklı sebep var mı; hangi delilleri hazırlamalıyım?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
    Bağımsız bölümler, ortak yerler, aidat, kurul, yönetici ve yönetim planı
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mülkiyet, komşuluk hukuku, tapu sicili ve ayni haklara ilişkin genel kurallar
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Vekâlet, sözleşme ve tazminat sorumluluğuna ilişkin genel hükümler
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698)
    Ortak alan güvenlik kameraları ve kişisel veri işleme yükümlülükleri
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev, yetki, deliller, keşif, bilirkişi ve yargılama usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Kurul kararında süre

Kat malikleri kurulu kararının iptali için kanunda öngörülen sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu; sürenin kaçırılması hâlinde karar hukuka aykırı olsa dahi geçerliliğini koruyacağı yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Ortak gidere katılım

Kat malikinin, bağımsız bölümünü kullanmasa dahi kural olarak ortak yerlerin bakım ve yönetim giderlerine katılmakla yükümlü olduğu; yararlanmama iddiasının tek başına muafiyet sağlamayacağı değerlendirmesi.

İlke · Ortak alanda değişiklik

Ortak yerlerde köklü değişiklik yapılması veya ortak alanın bir malike özgülenmesinin kural olarak kat maliklerinin oybirliğini gerektirdiği; bu koşul sağlanmadan yapılan değişikliklerde eski hâle getirmeye hükmedilebileceği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Sarıyer'da aidatını ödemeyen kat malikine karşı ne yapılabilir?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, yönetim planı ve işletme projesinde belirlenen ortak gider ve avanslara katılmakla yükümlüdür. Aidatını ödemeyen malikten, gecikilen günler için kanunda öngörülen oranda gecikme tazminatı istenebilir. Yönetici veya kat malikleri kurulunca yetkilendirilen kişi, borçlu malike karşı icra takibi başlatabilir veya alacak davası açabilir. Ortak gider ve avans alacakları, ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek hakkıyla da güvence altına alınabilir. Aidat kaynaklı uyuşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır ve Sarıyer için Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Kat malikleri kurulu kararına nasıl itiraz edilir, iptal davası süresi nedir?

Kat malikleri kurulunun aldığı kararlar, toplantıya katılan ve karara katılmayan maliklerin yanı sıra hiç katılmayan malikleri de bağlar. Ancak kanuna, yönetim planına veya dürüstlük kuralına aykırı gördüğü bir karara karşı her kat maliki mahkemeye başvurarak kararın iptalini isteyebilir. İptal davası, karara katılmayan malik bakımından karar tarihinden başlayarak bir ay; toplantıya hiç katılmayan malik bakımından kararı öğrenmeden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Dava Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür ve süresinde açılmayan davada karar geçerliliğini korur.

Yönetici nasıl atanır ve nasıl görevden alınır?

Yönetici, kural olarak kat malikleri kurulunca sayı ve arsa payı bakımından çoğunlukla atanır. Yönetim planında farklı bir atama usulü öngörülmüş olabilir. Kat malikleri anlaşamaz ve yönetici atanamazsa, maliklerden birinin başvurusu üzerine mahkeme yönetici atayabilir. Yönetici, kurul kararıyla her zaman görevden alınabilir; hesap vermekten kaçınması, ortak giderleri kötü yönetmesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmesi hâlinde haklı sebeple mahkemeden azli de istenebilir. Yöneticinin görev süresi genellikle bir yıl olup kurul yeniden atama yapabilir.

Ortak alanların kullanımına ilişkin uyuşmazlıklar nasıl çözülür?

Çatı, cephe, bahçe, otopark, asansör, sığınak, kapıcı dairesi ve merdivenler gibi yerler ortak alandır ve tüm kat maliklerinin yararlanmasına açıktır. Bir malikin ortak alanı kendi bağımsız kullanımına ayırması, projeye aykırı biçimde işgal etmesi veya diğer maliklerin yararlanmasını engellemesi hukuka aykırıdır. Bu durumda el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme talep edilebilir. Ortak alanın devri, ona kalıcı ekleme yapılması veya kullanım biçiminin köklü değiştirilmesi kural olarak tüm maliklerin oybirliğini gerektirir. Uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözülür.

İşletme projesi nedir, aidat tutarları nasıl belirlenir?

İşletme projesi, sitenin bir yıllık tahmini ortak gider ve gelirlerini, her bağımsız bölüme düşen avans payını ve ödeme takvimini gösteren belgedir. Kat malikleri kurulu işletme projesini kabul edebileceği gibi, yönetici de bir işletme projesi hazırlayıp maliklere tebliğ edebilir. Tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmezse proje kesinleşir ve aidat borçlarının dayanağı hâline gelir. Aidat payları, kural olarak arsa payı oranında belirlenir; ancak yönetim planında farklı bir dağıtım esası öngörülmüş olabilir. Kesinleşen işletme projesi, icra takibinde dayanak belge olarak kullanılabilir.

Site içinde huzur bozan komşuya karşı hukuki yol nedir?

Kat malikleri ve bağımsız bölümde oturanlar, diğer maliklerin haklarına saygı göstermek ve rahatsızlık vermemekle yükümlüdür. Sürekli gürültü, projeye aykırı işyeri faaliyeti, ortak alanların kirletilmesi ya da güvenliği tehlikeye atan davranışlar çekilmezlik oluşturuyorsa, önce yönetim ve kurul aşamasında uyarı yoluna gidilir. Sonuç alınamazsa mahkemeden müdahalenin önlenmesi istenebilir. Yükümlülüklerini ağır ve sürekli biçimde ihlal ederek diğer maliklerle bir arada yaşamayı çekilmez hâle getiren malikin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının devri dahi, kanunda öngörülen sıkı koşullarla mahkemeden istenebilir.

Site güvenlik kameraları ve KVKK açısından yönetimin yükümlülüğü nedir?

Ortak alanlara güvenlik kamerası yerleştirilmesi, kat maliklerinin güvenliğini sağlamaya yönelik meşru bir amaç taşıyabilir; ancak bu, kişisel verilerin işlenmesi anlamına gelir ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na uygun yürütülmelidir. Kameraların yalnızca ortak alanları görmesi, bağımsız bölüm girişlerini ve özel yaşam alanlarını hedef almaması, görüntülerin belirli bir süreyle sınırlı saklanması ve yetkisiz kişilerle paylaşılmaması gerekir. Site sakinlerinin kamera bulunduğu konusunda aydınlatılması ve görüntülere erişimin sınırlandırılması önemlidir. Yönetim, bu yükümlülükleri ihmal ederse idari yaptırım ve tazminat riskiyle karşılaşabilir.

Yöneticinin kat maliklerine karşı sorumluluğu nedir, hesap verme yükümlülüğü var mı?

Yönetici, kat maliklerine karşı bir vekil gibi sorumludur ve iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür. Ortak giderleri toplamak, ortak yerlerin bakım ve korunmasını sağlamak, sigorta yaptırmak, kurul kararlarını uygulamak ve düzenli defter tutmak başlıca görevleridir. Yönetici, işletme dönemi sonunda kat maliklerine ayrıntılı hesap vermek ve gelir-gider kayıtlarını ibraz etmek zorundadır. Görevini kötüye kullanan, ortak parayı amacı dışında harcayan veya hesap vermekten kaçınan yönetici hem azledilebilir hem de verdiği zarardan sorumlu tutulabilir. Kat malikleri, yöneticiye karşı tazminat davası açabilir.

Sitede ortak gidere katılmayan malik, bu giderden hiç sorumlu olmaz mı?

Hayır. Kural olarak her kat maliki, kendi kusuru olmasa dahi ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderlerine kanunda belirlenen esaslara göre katılmak zorundadır. Bir malikin bağımsız bölümünü kullanmaması veya siteden yararlanmadığını ileri sürmesi, kural olarak onu ortak giderlerden muaf kılmaz. Ancak yalnızca bazı maliklerin yararlanabildiği belirli giderlerde katılım, bundan yararlananlarla sınırlı olabilir. Aidat yükümlülüğünü yerine getirmeyen malik, gecikme tazminatı ve icra takibiyle karşılaşabilir; ödemediği tutar bağımsız bölümün sonraki malikinden de belirli koşullarla istenebilir.

Site yönetimi uyuşmazlıklarında dava ne kadar sürer?

Sürenin tek bir cevabı yoktur; uyuşmazlığın türü, taraf sayısı ve toplanacak delillerin niteliği belirleyicidir. Aidat alacağına ilişkin icra takipleri, kesinleşmiş işletme projesi dayanağıyla nispeten hızlı ilerleyebilirken; kat malikleri kurulu kararının iptali veya yöneticinin azli davaları toplantı tutanakları, defter kayıtları ve bilirkişi incelemesi gerektirebildiğinden daha uzun sürebilir. Ortak alanda keşif yapılması gereken el atma davaları da süreyi uzatır. Delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların önüne geçerek yargılamayı kısaltan en önemli etkendir; peşin ve kesin bir süre vaadi bu uyuşmazlıklarda gerçekçi değildir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla güncel hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar