Konak İş Kazası Tazminatı Avukatları

Konak, İzmir ilçesinde iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı alanında hizmet veren 3.513 avukat. Görevli mahkeme, iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatı, SGK rücu, dava süreci ve zamanaşımı bilgileriyle inceleyin.

Bağımsız, tarafsız ve ücretsiz dizin — aracılık yapmıyoruz. Tüm listelemeler her sayfa yenilemesinde rastgele sıralanır; hiçbir avukat öne çıkarılmaz. Listeleme için hiçbir avukattan ücret/komisyon alınmaz ve platform üzerinden danışmanlık ya da aracılık yapılmaz. HukukiUzman yalnızca kamuya açık baro bilgilerini sunan bir rehber/dizindir.

Av. Ali Kirmizigül
Av. Ali Kirmizigül
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 4697 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Muhteşem Gürsel
Av. Muhteşem Gürsel
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 1152 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Merve Nur Özcan
Av. Merve Nur Özcan
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 21999 sicil numaralı üyesidir.

Av. Algan Kayaalp
Av. Algan Kayaalp
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 4916 sicil numaralı üyesidir.

Av. Derya Canitez Akbalçik
Av. Derya Canitez Akbalçik
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 10424 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hakan Cevdet Özduran
Av. Hakan Cevdet Özduran
İzmir İzmir Barosu

2810 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Cenk Samgan
Av. Cenk Samgan
İzmir İzmir Barosu

13525 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ali Ünel
Av. Ali Ünel
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 16184 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aykut Koru
Av. Aykut Koru
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 5647 sicil numaralı üyesidir.

Av. Kaan İşlek
Av. Kaan İşlek
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 21281 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ömer Tekir
Av. Ömer Tekir
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 20056 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Atif Murad İçöz
Av. Atif Murad İçöz
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 5877 sicil numaralı üyesidir.

Av. Müjgan Bilgen Özen
Av. Müjgan Bilgen Özen
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 5379 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hasan Tahsin Küçük
Av. Hasan Tahsin Küçük
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 14673 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mustafa Duğral
Av. Mustafa Duğral
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 21920 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ali Ertan Akgün
Av. Ali Ertan Akgün
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 6710 sicil numaralı üyesidir.

Av. Fahriye Sema Karagöz
Av. Fahriye Sema Karagöz
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 2370 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tutku Can Yilmaz
Av. Tutku Can Yilmaz
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 20540 sicil numaralı üyesidir.

Av. Bülent Ecevit Nadas
Av. Bülent Ecevit Nadas
İzmir İzmir Barosu

5834 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hüseyin Özdilek
Av. Hüseyin Özdilek
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 1375 sicil numaralı üyesidir.

Av. Evrim Deniz Bakir
Av. Evrim Deniz Bakir
İzmir İzmir Barosu

20133 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bahri Aykin
Av. Bahri Aykin
İzmir İzmir Barosu

1098 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Tuğçe Karaoğlan
Av. Tuğçe Karaoğlan
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 14079 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Nail Özden
Av. Nail Özden
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 3609 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülşen Durmaz
Av. Gülşen Durmaz
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 2977 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oğulcan Zazaoğlu
Av. Oğulcan Zazaoğlu
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 14820 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Seda Gürer
Av. Seda Gürer
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 9641 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mert İşik
Av. Mert İşik
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 15264 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ferudun Önder
Av. Ferudun Önder
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 2750 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Sönmez
Av. Mehmet Sönmez
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 2463 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aydan Yildirim
Av. Aydan Yildirim
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 12491 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Aybike Gülçin Aksoy
Av. Aybike Gülçin Aksoy
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 10436 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Çisel Şengül Yarol
Av. Çisel Şengül Yarol
İzmir İzmir Barosu

2934 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Birgi Yorgancioğlu
Av. Birgi Yorgancioğlu
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 3430 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mehmet Kerem Çetin
Av. Mehmet Kerem Çetin
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 8003 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Şerife Bozkurt İnam
Av. Şerife Bozkurt İnam
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 3740 sicil numaralı üyesidir.

Av. Farika Rana Yaşar
Av. Farika Rana Yaşar
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 21252 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mustafa Artun Türkoğlu
Av. Mustafa Artun Türkoğlu
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu'nun 17042 sicil numaralı üyesidir. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Burçak Karahan
Av. Burçak Karahan
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 19241 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cem Çağdaş Başbay
Av. Cem Çağdaş Başbay
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 9971 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hakan Has
Av. Hakan Has
İzmir İzmir Barosu

17642 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Elif Rana Uyar Şenkaya
Av. Elif Rana Uyar Şenkaya
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 14241 sicil numaralı üyesidir.

Av. Suat Sert
Av. Suat Sert
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 3437 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yemliha Berk
Av. Yemliha Berk
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 4724 sicil numaralı üyesidir.

Av. Macit Ertok
Av. Macit Ertok
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İzmir Barosu'na 756 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Enver Doğan
Av. Enver Doğan
İzmir İzmir Barosu

2652 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hasan Basri Güder
Av. Hasan Basri Güder
İzmir İzmir Barosu

611 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yaşar Özdemir
Av. Yaşar Özdemir
İzmir İzmir Barosu

İzmir Barosu bünyesinde 2591 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İzmir ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Gültekin
Av. Mehmet Gültekin
İzmir İzmir Barosu

İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İzmir Barosu'nun 7066 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tijen Karamil
Av. Tijen Karamil
İzmir İzmir Barosu

3498 baro sicil numarasıyla İzmir Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İzmir ilinde faaliyet göstermektedir.

Konak, İzmir İş Kazası Tazminatı Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Konak (İzmir) bölgesinde iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat uyuşmazlıklarını; iş kazasının hukuki tanımı ve bildirim yükümlülüğü, maddi ve manevi tazminat, iş göremezlik tazminatı, ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma, SGK geliri ile rücu ilişkisi, işverenin kusuru ve sorumluluğu, görevli İş Mahkemesi, dava süreci, bilirkişi incelemesi ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, işçinin ya da yakınlarının hakkını zamanında ve doğru usulle talep edebilmesine ve dosyaya uygun avukatın bilinçli seçilmesine yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — İş Kazası Tazminatında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: İş Mahkemesi; bulunmayan yerlerde İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi.
  • Talep kalemleri: İş göremezlik (maddi) tazminatı, manevi tazminat, ölümde destekten yoksun kalma.
  • Kusur: İşverenin iş güvenliği yükümlülüğü ağır; kusur ve maluliyet bilirkişiyle belirlenir.
  • SGK ilişkisi: Bağlanan gelirin peşin değeri denkleştirilir; işçi karşılanmayan farkı ister.
  • Zamanaşımı: Kural olarak öğrenmeden 2, her hâlde olaydan 10 yıl; suç ise ceza süresi uygulanabilir.
  • Yer: Konak dosyaları İzmir Adliyesi yargı çevresinde görülür.

İş Kazası Tazminatı Nedir? Kapsamı

İş kazası tazminatı, bir işçinin işin görülmesi sırasında veya işle bağlantılı biçimde uğradığı bedensel ya da ruhsal zararın, işverenin sorumluluğu ölçüsünde giderilmesini amaçlayan tazminat hukuku alanıdır. Temelinde, işverenin çalışanlarının sağlık ve güvenliğini koruma yükümlülüğü ile bu yükümlülüğün ihlali sonucu doğan zararı tazmin etme borcu yatar. İş kazası, işçinin geçici veya kalıcı olarak çalışma gücünü yitirmesine, tedavi giderlerine katlanmasına ve manevi olarak yıpranmasına yol açar; ölümlü kazalarda ise geride kalan yakınların ekonomik ve manevi zararı gündeme gelir.

Bu alan, tek bir kanunla değil, birbirini tamamlayan düzenlemelerle şekillenir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nda; SGK'nın sağladığı yardımlar, gelir bağlanması ve rücu ilişkisi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda; tazminatın genel esasları ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenir. İş kazası aynı zamanda ceza hukuku bakımından taksirle yaralama veya öldürme suçunu da oluşturabildiğinden, çoğu dosyada ceza ve tazminat süreçleri birlikte yürür.

İşçinin iş kazasından sonra iki ayrı hattan hak talep edebileceğini bilmek önemlidir. Birincisi SGK yardımlarıdır: geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm geliri gibi sosyal güvenlik hakları. İkincisi ise işverene karşı açılacak tazminat davasıdır; bu dava, SGK'nın karşılamadığı gerçek zararın işverenden istenmesini sağlar. Bu iki hattın birbirini nasıl etkilediği, denkleştirme (mahsup) kuralları çerçevesinde belirlenir. Uygulamada en sık karşılaşılan tazminat ve sorumluluk kavramları aşağıda özetlenmiştir:

Maddi Tazminat
Kazanç kaybı, tedavi gideri
Manevi Tazminat
Acı, elem, bütünlük ihlali
Destekten Yoksunluk
Ölümde yakınların zararı
İş Göremezlik
Geçici ve sürekli maluliyet
SGK Geliri
Gelir bağlama ve rücu
İşveren Kusuru
İş güvenliği ihlali

İş Kazasının Tanımı ve Bildirim Yükümlülüğü

Bir olayın "iş kazası" sayılması, tazminat hakkının kapısını açan ilk ve en kritik aşamadır. Sosyal güvenlik mevzuatı iş kazasını geniş tanımlar: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, işveren tarafından görevle başka yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, işverence sağlanan taşıtla işe gidip gelme sırasında veya emziren kadın işçinin çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarara uğratan olay iş kazası kabul edilir. Bu tanımın geniş oluşu, işyeri dışında gerçekleşen bazı olayların da iş kazası sayılmasına imkân verir.

Olayın iş kazası niteliği tartışmalıysa, tazminat davasından önce ya da onunla birlikte kazanın iş kazası olarak tespiti gündeme gelebilir. Kaza anındaki tutanaklar, tanık beyanları, işyeri kayıtları, kamera görüntüleri ve sağlık raporları bu tespitte belirleyicidir. İşin niteliği, kaza yeri ve zamanı ile iş arasındaki bağlantının somut delillerle ortaya konması, sonraki tüm sürecin temelini oluşturur; bu nedenle delillerin kaza anından itibaren titizlikle korunması gerekir.

İşverenin bildirim yükümlülüğü de sürecin önemli bir parçasıdır. İşveren, iş kazasını derhâl kolluğa, kazadan sonraki üç iş günü içinde ise SGK'ya bildirmek zorundadır. Bu bildirimin yapılmaması işçinin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; ancak işveren için idari para cezası ve SGK'nın yaptığı masrafları rücu etmesi gibi sonuçlar doğurur. İşçi, işveren bildirmemiş olsa bile kazayı her türlü delille ispatlayabilir. Bu yönüyle bildirim eksikliği, işçiye değil, yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene zarar verir.

Maddi Tazminat: İş Göremezlik ve Kazanç Kaybı

İş kazası tazminatının maddi boyutu, işçinin çalışma gücündeki kayıp nedeniyle uğradığı gelir azalmasını ve katlandığı giderleri gidermeyi hedefler. Maddi zarar iki temel evrede değerlendirilir. Kaza sonrası tedavi ve iyileşme döneminde çalışamayan işçinin uğradığı geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı ilk kalemi oluşturur. İyileşme sonrası çalışma gücünde kalıcı bir azalma kalmışsa, bu kez sürekli iş göremezlik nedeniyle ömür boyu sürecek gelir kaybı gündeme gelir ve tazminatın omurgasını bu kalem oluşturur.

Sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde iki teknik veri kilit rol oynar: işçinin maluliyet (sürekli iş göremezlik) oranı ve geliri. Maluliyet oranı, yetkili sağlık kurulu raporuyla belirlenir ve çalışma gücündeki kaybın yüzdesini gösterir. İşçinin geliri ise bordro, hizmet dökümü ve fiili çalışma koşulları üzerinden saptanır; asgari ücretle çalışan bir işçi ile yüksek gelirli bir işçinin aynı maluliyet oranında dahi tazminatı farklı olur. Bu veriler, işçinin yaşı ve muhtemel çalışma-yaşam süresiyle birlikte aktüeryal hesaba girer.

Maddi tazminata ayrıca tedavi giderleri, protez ve tıbbi cihaz masrafları, refakatçi/bakıcı gideri ile ağır maluliyet hâllerinde bakım ihtiyacından doğan giderler dâhil olabilir. Bu kalemlerin belgeye dayandırılması, talebin ispatlanabilmesi için şarttır. Maddi tazminat hesabında amaç, işçiyi mümkün olduğunca kaza olmasaydı bulunacağı ekonomik duruma yaklaştırmaktır; bu nedenle hesabın güncel ve teknik esaslara uygun yapılması, eksik veya fazla belirlemeyi önler.

Manevi Tazminat

İş kazasının işçide bıraktığı etki yalnızca ekonomik değildir; bedensel bütünlüğün zedelenmesi, kalıcı sakatlık, uzun tedavi süreçleri ve çalışma hayatının sekteye uğraması ağır bir manevi yük doğurur. Manevi tazminat, bu acı, elem ve üzüntünün bir ölçüde telafisini amaçlar. Malvarlığında somut bir kayba değil, kişinin iç dünyasında yaşadığı tahribata karşılık gelir ve maddi tazminattan bağımsız olarak talep edilebilir.

Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir; amacı, ihlalin yol açtığı manevi zararı hafifletmek ve zarar görene bir tatmin duygusu sağlamaktır. Miktarı; olayın ağırlığı, işçinin maluliyet derecesi ve çektiği acının yoğunluğu, tarafların kusur durumu ile ekonomik koşulları gibi ölçütler dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Ağır ve kalıcı sakatlık hâllerinde manevi tazminatın daha yüksek belirlenmesi beklenir; ancak takdir, hakkaniyet sınırları içinde kalmalı ve somut olayın özellikleriyle uyumlu olmalıdır.

Ölümlü iş kazalarında manevi tazminatı, ölenin yakınları kendi yaşadıkları derin acı nedeniyle talep eder. Eş, çocuklar ve anne-baba başta olmak üzere, ölenle yakın manevi bağı bulunan kişiler bu talebi ileri sürebilir. Manevi tazminat talebinin maddi tazminattan ayrı bir kalem olarak dilekçede açıkça yer alması ve gerekçelendirilmesi, hakkın eksiksiz talep edilmesi açısından önemlidir.

Ölümlü İş Kazasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İşçinin iş kazasında hayatını kaybetmesi, geride kalan yakınları için hem derin bir acı hem de ciddi bir ekonomik yoksunluk doğurur. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağlığında düzenli olarak baktığı veya ileride bakması beklenen kişilerin, bu desteğin yitirilmesinden doğan maddi zararını gidermeyi amaçlar. Bu talep, ölenin malvarlığına bağlı bir miras hakkı değildir; destek görenlerin kendi kişisel ve bağımsız zararına dayanır. Bu nedenle mirası reddeden bir yakın dahi destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir.

Destek kavramı yalnızca yasal mirasçılarla sınırlı değildir. Ölenin fiilen ve düzenli biçimde geçimine katkıda bulunduğu eş, çocuklar, anne-baba ve somut olayın koşullarına göre bakılan diğer kişiler de talepte bulunabilir. Önemli olan, kişinin ölenden gerçek ve düzenli bir destek görmüş veya ileride görecek olmasıdır. Bu destek ilişkisinin varlığı ve kapsamı dosyada delillerle ortaya konmalıdır; örneğin küçük çocukların ileride görecekleri destek de karine olarak dikkate alınır.

Tazminat; ölenin geliri, muhtemel yaşam süresi, destek görenlerin bakım ihtiyacının süresi ve payları dikkate alınarak aktüeryal yöntemle hesaplanır. Hesapta ölenin kendisine ayıracağı pay düşülür, kalan destek payı yakınlar arasında paylaştırılır. SGK tarafından yakınlara bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri, denkleştirme kurallarına göre hesaptan indirilir. Ölenin varsa kusuru da tazminatı azaltan bir etkendir. Bu davanın çok değişkenli yapısı, uzman desteğini önemli kılar.

SGK Geliri, Denkleştirme ve Rücu Davası

İş kazası dosyalarının en teknik ve en sık hata yapılan konusu, SGK ile işveren sorumluluğu arasındaki ilişkidir. İş kazası geçiren sigortalıya SGK; tedavi giderlerini karşılar, geçici iş göremezlik ödeneği öder, kalıcı maluliyette sürekli iş göremezlik geliri, ölümde ise hak sahiplerine ölüm geliri bağlar. Bu ödemeler işçinin sosyal güvenlik hakkıdır ve işverene karşı açılacak tazminat davasından bağımsız olarak sağlanır.

Denkleştirme ilkesi

İşçinin işverenden isteyebileceği maddi tazminat, gerçek zararından SGK'nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerinin düşülmesiyle bulunur. Böylece işçi aynı zarar için hem SGK'dan hem işverenden mükerrer ödeme almaz; yalnızca SGK'nın karşılamadığı gerçek zararını işverenden tahsil eder. Bu bakiye, uygulamada 'karşılanmayan zarar' olarak adlandırılır.

Madalyonun diğer yüzünde SGK'nın rücu davası yer alır. SGK, işçiye veya yakınlarına bağladığı gelir ve yaptığı ödemeleri, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan işverene, kusuru oranında rücu ederek geri ister. İşverenin iş güvenliği önlemlerini almaması, SGK'nın rücu hakkını doğrudan güçlendirir. Bu nedenle işveren açısından iş kazası, işçiye ödenecek tazminatın yanında bir de SGK'nın rücu alacağı riskini beraberinde getirir.

Bu ilişkinin doğru kurulması, hem işçinin gerçek zararının eksiksiz karşılanması hem de mükerrer ödemenin önlenmesi bakımından belirleyicidir. SGK'nın bağladığı gelirin peşin değerinin hesaba yanlış yansıtılması, tazminatın gerçek zararın altında veya üstünde çıkmasına yol açar. Bu nedenle bilirkişi raporundaki denkleştirme kaleminin ayrıntılı denetimi, iş kazası davalarının en kritik teknik aşamalarından biridir.

İşverenin Kusuru ve Sorumluluğunun Kapsamı

İş kazası tazminatının merkezinde, işverenin işçiyi gözetme ve iş güvenliğini sağlama yükümlülüğü yer alır. İşveren; işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, risk değerlendirmesi yapmak, işçileri eğitmek, uygun koruyucu ekipmanı sağlamak ve denetlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük geniş ve süreklidir; işverenin yalnızca ekipman sağlaması yetmez, kullanılıp kullanılmadığını da gözetmesi beklenir. Yükümlülüğün ihlali sonucu kaza meydana gelirse, işveren kusuru oranında doğan zarardan sorumlu olur.

İşverenin Yükümlülükleri

Risk değerlendirmesi, güvenlik önlemleri, işçi eğitimi, koruyucu ekipman temini ve kullanımının denetimi. Bu yükümlülüklerin ihlali kusur olarak değerlendirilir.

Alt İşveren (Taşeron) İlişkisi

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, işçiye karşı her ikisinin birlikte (müteselsil) sorumluluğu gündeme gelebilir; kusur dağılımı ayrıca belirlenir.

İşçinin Kusuru

İşçinin talimatlara aykırı davranışı müterafik kusur olarak indirim nedeni olabilir; ancak işverenin gözetim yükümlülüğü ağır olduğundan indirim çoğu zaman sınırlı kalır.

Kaçınılmazlık

Alınabilecek tüm önlemlere rağmen önlenemeyen, öngörülemeyen olaylarda sorumluluk paylaşımı farklı değerlendirilebilir; bu istisnai bir durumdur.

Kusur oranının belirlenmesi, iş kazası davalarının kalbindeki tekniktir ve genellikle iş güvenliği uzmanı bir bilirkişi heyeti tarafından yapılır. Bilirkişi; kazanın nasıl gerçekleştiğini, hangi önlemin alınmadığını, işverenin ve varsa işçinin katkısını değerlendirerek yüzdesel bir kusur dağılımı önerir. Bu dağılım, ödenecek tazminatı doğrudan belirlediğinden, rapora yönelik itirazların isabetli hazırlanması davanın sonucunu ciddi biçimde etkiler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme (İş Mahkemesi)

İş kazası ve meslek hastalığı tazminatında görevli mahkeme, uyuşmazlığın taraflarına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
İşçinin işverene karşı maddi/manevi tazminat davasıİş Mahkemesi
Ölümde yakınların işverene karşı destekten yoksun kalma davasıİş Mahkemesi
İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde iş davalarıAsliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla)
SGK'nın işverene açtığı rücu davasıİş Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Konak

Kural olarak davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir; işveren birden fazla ise içlerinden birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olur. Konak'da meydana gelen ya da işin bu bölgede yürütüldüğü bir iş kazasında, İzmir Adliyesi yargı çevresindeki ilgili İş Mahkemesi çoğu zaman yetkili olur. Yetki sözleşmesiyle işçi aleyhine değiştirilemez.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır; iş kazası tazminatı davasının yanlışlıkla görevli olmayan bir mahkemede açılması görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve dosya yetkili İş Mahkemesi'ne gönderilir. Bu da süre ve masraf kaybına yol açar. Ayrıca iş davalarında dava açılmadan önce bazı işçilik alacakları için arabuluculuk şart olsa da, iş kazasından doğan maddi/manevi tazminat talepleri kural olarak zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır; bu ayrımın doğru yapılması usul hatalarını önler.

Konak'da İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır ve Süreç Nasıl İşler?

İş kazası tazminat davası, dosyanın niteliğine göre değişse de genel olarak belirli aşamalardan geçer. Sürecin baştan doğru kurgulanması; hakkın tam olarak talep edilmesini, zamanaşımı riskinin yönetilmesini ve teknik hesabın sağlıklı yürütülmesini sağlar. Konak'da açılacak bir davada tipik akış şöyledir:

1
Delil ve zarar tespiti

İş kazası tutanağı, SGK ve iş müfettişi raporları, tanık beyanları, işyeri kayıtları, kamera görüntüleri ve sağlık raporları toplanır; gerekirse delil tespiti yaptırılır.

2
Maluliyet ve SGK durumu

Sürekli iş göremezlik oranı için sağlık kurulu raporu ve SGK'nın bağladığı gelir bilgisi temin edilir; denkleştirmeye esas veriler hazırlanır.

3
Dava dilekçesi ve harç

Görevli İş Mahkemesi'nde dava açılır; maddi ve manevi talepler ayrıştırılır. Belirsiz alacak davası tercih edilerek harç yükü ve ıslah ihtiyacı yönetilebilir.

4
Bilirkişi ve tahkikat

İş güvenliği uzmanınca kusur, hekimce maluliyet, aktüerce tazminat hesabı yapılır; tanıklar dinlenir, raporlara itiraz edilir.

5
Karar

Mahkeme, kusur oranı ve gerçek zarar üzerinden SGK denkleştirmesini de yaparak maddi ve/veya manevi tazminata hükmeder ya da talebi reddeder.

6
İstinaf / temyiz ve icra

Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf, koşulları varsa Yargıtay'da temyiz yoluna gidilir; kesinleşen alacak icra yoluyla tahsil edilir.

Sürecin uzunluğu; bilirkişi incelemelerinin sayısı, maluliyet raporlarına yapılan itirazlar ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. İş kazası davalarında çoğu zaman birden fazla bilirkişi raporu alınır; ilk rapordaki kusur veya hesap hatalarına yönelik isabetli itirazlar, tazminatın gerçek zararı yansıtmasını sağlar. Talep edilen tutar bilirkişi hesabıyla netleştikçe, belirsiz alacak veya ıslah yöntemiyle artırılabilir. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem harç yükünü hem de hak kaybı riskini yönetmenin temel araçlarındandır.

İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı

Süreler hak kaybına yol açabilir

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davada işveren bu def'iyi ileri sürerse talep reddedilebilir. İş kazasının aynı zamanda suç oluşturması hâlinde daha uzun ceza zamanaşımının uygulanabileceği unutulmamalı; yine de sürecin erken başlatılması esastır.

DurumZamanaşımı (Kural)
İş kazası tazminatı — öğrenmeye bağlıZararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl
İş kazası tazminatı — mutlak süreOlaydan itibaren 10 yıl
Kaza aynı zamanda suç ise (taksirle yaralama/öldürme)Ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanabilir
Meslek hastalığıHastalığın ve iş bağlantısının kesin öğrenilmesinden itibaren işler

Zamanaşımı süresinin başlangıcı, işçinin hem zararını hem de sorumluyu öğrendiği andır; kalıcı maluliyetin kesinleşmesi zaman aldığından, sürenin ne zaman işlemeye başladığı çoğu zaman tartışma konusu olur. Süre; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. İş kazalarının önemli bir bölümü taksirli suç oluşturduğundan, ceza zamanaşımının daha uzun olması işçi ve yakınları lehine kritik bir imkândır. Bu tekniklerin doğru kullanılması, zaman kaybı nedeniyle hakkın yitirilmesini önler.

İş Kazası Tazminat Davası İçin Gerekli Belgeler

İş kazası davasının başarısı, büyük ölçüde kazanın, işverenin sorumluluğunun ve zararın belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık istenen belgeler şunlardır:

  • Olay belgeleri: İş kazası tutanağı, SGK kaza bildirimi, iş müfettişi/kolluk raporları, olay yeri fotoğrafları ve kamera görüntüleri.
  • Sağlık belgeleri: Hastane ve tedavi kayıtları, epikriz, ameliyat raporları ve sürekli iş göremezlik oranını gösteren sağlık kurulu raporu.
  • SGK belgeleri: Hizmet dökümü, bağlanan gelir/ödenek kararları, kaza soruşturma dosyası.
  • Gelir ve çalışma belgeleri: Maaş bordroları, iş sözleşmesi, fiili ücreti gösteren belgeler ve tanık bilgileri.
  • İş güvenliği kayıtları: Risk değerlendirmesi, iş güvenliği eğitim belgeleri, ekipman zimmet kayıtları (kusur değerlendirmesi için).

Belgelerin kaza sonrası hızla toplanması, zamanla ulaşılmaz hâle gelebilecek delillerin (kamera kaydı, tanık bilgisi, işyeri kayıtları) kaybını önler. Özellikle işverenin elinde bulunan iş güvenliği kayıtlarının dava yoluyla dosyaya getirtilmesi, kusur tespitinde belirleyici olabilir. Eksik belge, davanın uzamasına veya talebin bir kısmının ispatlanamamasına yol açabilir; bu nedenle dava öncesi delil durumunun bir avukatla gözden geçirilmesi önerilir.

Konak'da İş Kazası Avukatı Seçerken

İş kazası davaları, hukuki bilginin yanında maluliyet, iş güvenliği kusuru, SGK denkleştirmesi ve aktüeryal hesap gibi teknik konulara da hâkimiyet gerektiren, çok katmanlı dosyalardır. Doğru avukat seçimi; talebin eksiksiz kurulması, bilirkişi raporlarının etkin denetlenmesi ve sürecin hak kaybı olmadan yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: İş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında; kusur, maluliyet ve SGK denkleştirmesine hâkimiyet.
  • Teknik değerlendirme: İş güvenliği ve aktüerya bilirkişi raporlarını okuyup denetleyebilme, isabetli itiraz hazırlayabilme.
  • Yerel yargı bilgisi: İzmir Adliyesi ve bölgedeki İş Mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç, SGK ilişkisi ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Olayım iş kazası sayılır mı; ayrıca bir tespit davası gerekir mi?
  • Talebimde hangi maddi ve manevi tazminat kalemleri yer alabilir?
  • SGK'dan gelir bağlandıysa işverenden ne kadar bakiye tazminat isteyebilirim?
  • Zamanaşımı açısından durumum nedir; süre kaçmış mı?
  • Bilirkişi süreci, davanın muhtemel süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331)
    İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, risk değerlendirmesi ve önlem alma borcu
  • İş Kanunu (4857)
    İşverenin işçiyi gözetme borcu ve iş ilişkisinin temel çerçevesi
  • Sosyal Sigortalar ve GSS Kanunu (5510)
    İş kazası tanımı, SGK yardımları, gelir bağlama ve rücu-denkleştirme ilişkisi
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Maddi/manevi tazminat, destekten yoksun kalma ve sorumluluğun genel esasları
  • İş Mahkemeleri Kanunu (7036) ve HMK (6100)
    Görev-yetki, arabuluculuk kapsamı, ispat, belirsiz alacak ve dava usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · İşverenin gözetim yükümlülüğü

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadaki yükümlülüğünün geniş ve ağır olduğu; alınmayan her önlemin kusur değerlendirmesinde işveren aleyhine dikkate alınması gerektiği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · SGK denkleştirmesi

İşverenden istenecek maddi tazminatın, SGK'nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri düşülerek belirlenmesi; mükerrer ödemeyi önlemek için bu mahsubun mutlaka yapılması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Aktüeryal hesap ve maluliyet

İş göremezlik tazminatının, güncel ve teknik esaslara uygun aktüeryal yöntemle ve yetkili sağlık kurulunca belirlenen maluliyet oranı üzerinden hesaplanması; hatalı yöntemle kurulan hükümlerin denetime tabi olması.

Sıkça Sorulan Sorular

Konak'da iş kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır?

İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçinin ya da vefat hâlinde yakınlarının işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davaları görev bakımından İş Mahkemesi'nde görülür; İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Yer bakımından kural olarak davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir; birden çok işveren varsa birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Konak'da meydana gelen bir iş kazasından doğan dosya, bu kurallar çerçevesinde İzmir Adliyesi yargı çevresindeki ilgili İş Mahkemesi'nde ele alınır. Doğru görev ve yetki tercihi, görevsizlik/yetkisizlik nedeniyle süre kaybını önler.

İş kazası geçiren işçi hangi tazminatları isteyebilir?

Bedensel zarara uğrayan işçi, işverenin kusuru oranında hem maddi hem manevi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat kapsamında geçici iş göremezlik döneminde uğranılan kazanç kaybı, kalıcı maluliyet hâlinde sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan zarar, tedavi ve bakım giderleri ile bakıcı gideri yer alır. Manevi tazminat ise yaşanan acı, elem ve bedensel bütünlüğün ihlaline karşılık talep edilir. Ölümlü kazalarda geride kalan eş, çocuk ve bakılan yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat isteyebilir. Talep kalemlerinin doğru ayrıştırılması, hem harç hesabı hem de ispat açısından belirleyicidir.

İş kazası tazminatı ne kadar? Nasıl hesaplanır?

Sabit bir tutar yoktur; tazminat, işçinin geliri, yaşı, muhtemel çalışma ve yaşam süresi, maluliyet (sürekli iş göremezlik) oranı ile işverenin kusur oranı üzerinden aktüeryal (matematiksel) yöntemle hesaplanır. Önce işçinin gerçek zararı belirlenir, ardından işverenin kusuru oranı uygulanır; işçinin de kusuru varsa müterafik kusur indirimi yapılır. Son aşamada, aynı zarar için SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri denkleştirme (rücu) kuralları çerçevesinde tazminattan düşülür. Bu nedenle aynı maluliyet oranına sahip iki işçinin tazminatı, gelir ve kusur farkına göre değişebilir; hesabın bilirkişiyle sağlıklı kurulması esastır.

SGK'dan gelir bağlandıysa yine de işverene dava açabilir miyim?

Evet. SGK tarafından işçiye bağlanan sürekli iş göremezlik geliri veya yakınlara bağlanan ölüm geliri, işçinin işverene karşı sahip olduğu tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. SGK, bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini işverenin kusuru oranında kendisine rücu eder; işçi ise gerçek zararı ile SGK'nın karşıladığı kısım arasındaki farkı, yani karşılanmayan zararını işverenden isteyebilir. Bu 'denkleştirilmiş' bakiye tazminat davası uygulamada çok yaygındır. SGK ödemeleri ile işveren tazminatının doğru mahsuplaşması, hem mükerrer ödemeyi önler hem de işçinin eksik kalan zararının tahsilini sağlar.

İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri, uygulamada haksız fiile ilişkin sürelere tabidir; kural olarak zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıllık, her hâlde olaydan itibaren on yıllık süre söz konusudur. Meslek hastalıklarında sürenin başlangıcı, hastalığın ve iş ile bağlantısının kesin olarak öğrenildiği tarihe göre belirlenir. Ayrıca iş kazası çoğu zaman aynı zamanda bir suç (taksirle yaralama/öldürme) oluşturduğundan, ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı süresi tazminat talebi bakımından da uygulanabilir; bu, işçi lehine önemli bir imkândır. Süre riskine karşı erken değerlendirme kritik önem taşır.

İşverenin kusuru yoksa yine de tazminat alınır mı?

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü çok geniş ve ağır olduğundan, kazalarda çoğu zaman en azından bir ölçüde kusuru bulunur; ancak kusurun tümüyle işçide veya üçüncü kişide olduğu ya da mücbir sebepten kaynaklandığı ispatlanırsa işverenin sorumluluğu azalır veya kalkabilir. İşverenin kusursuz sayıldığı hâllerde maddi tazminat talebi güçleşir. Buna karşılık işverenin, riski önceden görüp gerekli tüm önlemleri aldığını somut biçimde ispatlaması gerekir; soyut savunma yeterli olmaz. Kusur dağılımı genellikle iş güvenliği uzmanı bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden, bu raporun denetimi davanın seyri açısından belirleyicidir.

Ölümlü iş kazasında yakınlar hangi hakları talep edebilir?

İşçinin iş kazasında hayatını kaybetmesi hâlinde, ölenin desteğinden yararlanan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Bu hak yalnızca yasal mirasçılarla sınırlı değildir; ölenin fiilen ve düzenli olarak baktığı eş, çocuklar, anne-baba ve somut olaya göre diğer bakılan kişiler de talepte bulunabilir. Tazminat, ölenin geliri, muhtemel yaşam süresi ve destek görenlerin bakım ihtiyacı üzerinden aktüeryal yöntemle hesaplanır; SGK'nın bağladığı ölüm geliri denkleştirme kurallarına göre mahsup edilir. Yakınlar ayrıca yaşadıkları derin acı için manevi tazminat da talep edebilir. Bu davalar da İş Mahkemesi'nde görülür.

İş kazası tazminat davası ne kadar sürer ve hangi belgeler gerekir?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; kusur, maluliyet ve aktüeryal hesap için yapılan bilirkişi incelemelerinin sayısı, tanık durumu ve istinaf/temyiz aşamaları toplam süreyi belirler. Dava açılırken kural olarak nispi harç ve gider avansı yatırılır; maddi durumu yetersiz olan adli yardım talebinde bulunabilir. Sık istenen belgeler: iş kazası tutanağı, SGK ve iş müfettişi raporları, hastane ve tedavi kayıtları, sürekli iş göremezlik oranını gösteren sağlık kurulu raporu, hizmet dökümü ve gelir belgeleri ile iş güvenliği kayıtlarıdır. Belgelerin kaza sonrası hızla toplanması, kaybolabilecek delillerin güvence altına alınmasını sağlar.

İş kazası bildirimi yapılmazsa tazminat hakkı düşer mi?

İşveren, iş kazasını kolluğa derhâl ve SGK'ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür; bu bildirimin yapılmaması işçinin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, ancak işveren için idari yaptırım ve SGK'nın yaptığı harcamaları rücu etmesi gibi sonuçlar doğurur. İşçi, bildirim yapılmamış olsa dahi kazanın iş kazası olduğunu her türlü delille ispatlayabilir; gerektiğinde önce kazanın iş kazası olarak tespiti için dava açılabilir. Bu nedenle bildirim eksikliği işçiye değil, yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene zarar verir. Yine de sürecin doğru yürütülmesi için erken hukuki destek önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar