Başiskele Sözleşme Hukuku Avukatları

Başiskele, Kocaeli ilçesinde sözleşme hukuku alanında hizmet veren 81 avukat. Sözleşmenin kurulması, aykırılık ve tazminat, cezai şart, uyarlama, görevli mahkeme ve zamanaşımı bilgileriyle inceleyin.

Av. Mesut Yilanci
Av. Mesut Yilanci
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3446 sicil numaralı üyesidir.

Av. Neslişah Aydin
Av. Neslişah Aydin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 3473 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bülent Karabulut
Av. Bülent Karabulut
Kocaeli Kocaeli Barosu

1109 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Erhan Türkan
Av. Erhan Türkan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 1682 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sercan Gençer
Av. Sercan Gençer
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 2060 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Atila Kalkan
Av. Atila Kalkan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 4824 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İsmail Ensar Baturman
Av. İsmail Ensar Baturman
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3833 sicil numaralı üyesidir.

Av. Medine Moğultay Kaçar
Av. Medine Moğultay Kaçar
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 3537 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Volkan Aygün
Av. Volkan Aygün
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 1562 sicil numaralı üyesidir.

Av. Faruk Ahmet Özkaraaslan
Av. Faruk Ahmet Özkaraaslan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3059 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hayati Yilmaz
Av. Hayati Yilmaz
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 558 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Metin Cantürk
Av. Metin Cantürk
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3254 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yeşim Ezgi Öncel Azak
Av. Yeşim Ezgi Öncel Azak
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 3062 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Leyla Aksoy Özdemir
Av. Leyla Aksoy Özdemir
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 1141 sicil numaralı üyesidir.

Av. Tuğba Terzi Avci
Av. Tuğba Terzi Avci
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 1903 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nağme Nibal Hozar
Av. Nağme Nibal Hozar
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 910 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ebru Küçükcici Çakir
Av. Ebru Küçükcici Çakir
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3258 sicil numaralı üyesidir.

Av. Bünyamin Ertürk
Av. Bünyamin Ertürk
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 2059 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Recep Akartaş
Av. Recep Akartaş
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 2602 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hüseyin Emre Bürkev
Av. Hüseyin Emre Bürkev
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3585 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yunus Ercan
Av. Yunus Ercan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 1393 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Enes Yavuzaslan
Av. Enes Yavuzaslan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 2101 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Ardiç
Av. Ali Ardiç
Kocaeli Kocaeli Barosu

1303 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Burak İşik
Av. Burak İşik
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 1967 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Göknur Akar
Av. Göknur Akar
Kocaeli Kocaeli Barosu

4749 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Rüveyde İnce
Av. Rüveyde İnce
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 4594 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Damla Kanat
Av. Damla Kanat
Kocaeli Kocaeli Barosu

4783 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Duygu İşik Behrem
Av. Duygu İşik Behrem
Kocaeli Kocaeli Barosu

2254 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Tuğçe İrem Cengiz
Av. Tuğçe İrem Cengiz
Kocaeli Kocaeli Barosu

1784 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Zeynep İlgin Demirci Büyük
Av. Zeynep İlgin Demirci Büyük
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 4042 sicil numaralı üyesidir.

Av. Neslihan Altun
Av. Neslihan Altun
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 2564 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Meryem Hazal Çamurcu
Av. Meryem Hazal Çamurcu
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 3390 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şeyma Gürcan Şahin
Av. Şeyma Gürcan Şahin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 3884 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ömer Salih Ustaoğlu
Av. Ömer Salih Ustaoğlu
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 3124 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gözde Saribaş
Av. Gözde Saribaş
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 4424 sicil numaralı üyesidir.

Av. İrem Nur Muslu Arikoler
Av. İrem Nur Muslu Arikoler
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 2971 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tolga Yildirim
Av. Tolga Yildirim
Kocaeli Kocaeli Barosu

2942 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Dilara Nur Pehlevan
Av. Dilara Nur Pehlevan
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 3221 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cevdet Baha Bayramoğlu
Av. Cevdet Baha Bayramoğlu
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 4902 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hilal Altun Memiş
Av. Hilal Altun Memiş
Kocaeli Kocaeli Barosu

2570 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Emine Eda Öztürk
Av. Emine Eda Öztürk
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 4410 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şimal Melike Tol
Av. Şimal Melike Tol
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 4099 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aybala Nur Şahin
Av. Aybala Nur Şahin
Kocaeli Kocaeli Barosu

3528 baro sicil numarasıyla Kocaeli Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Özlem Ekiz
Av. Özlem Ekiz
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 1741 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ayşenur Satar
Av. Ayşenur Satar
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 4584 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Osman Toptaş
Av. Osman Toptaş
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu bünyesinde 2554 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cem Buğrahan Aydin
Av. Cem Buğrahan Aydin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 2848 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cihan Aydin
Av. Cihan Aydin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Kocaeli Barosu'na 1839 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Uğur Can Günaydin
Av. Uğur Can Günaydin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Kocaeli Barosu'nun 3966 sicil numaralı üyesidir.

Av. Yeşim Aydin
Av. Yeşim Aydin
Kocaeli Kocaeli Barosu

Kocaeli Barosu'nun 3194 sicil numaralı üyesidir. Kocaeli ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Başiskele, Kocaeli Sözleşme Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Başiskele (Kocaeli) bölgesinde sözleşme hukuku uyuşmazlıklarını; sözleşmenin nasıl kurulduğu ve geçerlilik şartları, başlıca sözleşme türleri, sözleşmeye aykırılığın sonuçları, cezai şart ve cayma parası, aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama, geçersizlik hâlleri, görevli mahkeme, dava süreci ve zamanaşımı açısından ele alır. Amaç, sözleşmeden doğan hakkınızın zamanında ve doğru usulle korunmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Sözleşme Uyuşmazlıklarında Öne Çıkanlar
  • Kuruluş: Karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurulur; kural şekil serbestisidir.
  • Aykırılık: Aynen ifa, sözleşmeden dönme veya tazminat gibi seçimlik haklar doğar.
  • Cezai şart: Zarar ispatı gerekmez; fahiş ceza hâkim tarafından indirilebilir.
  • Zamanaşımı: Genel süre 10 yıl; kira, faiz gibi dönemsel edimlerde kural olarak 5 yıl.
  • Yer: Başiskele dosyaları Gebze Adliyesi yargı çevresinde görülür.

Sözleşme Hukuku Nedir? Kapsamı

Sözleşme hukuku, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurdukları hukuki ilişkilerden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen alandır. Günlük yaşamın neredeyse tamamı sözleşmelerle örülüdür: bir ürün satın almak, ev kiralamak, iş sözleşmesi imzalamak, kredi çekmek ya da bir hizmet almak birer sözleşme ilişkisidir. Bu alanın temel kaynağı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'dur; bunun yanında Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve İş Kanunu gibi özel düzenlemeler belirli sözleşme türlerine ilişkin tamamlayıcı kurallar getirir.

Sözleşme hukukunun temelinde iki ilke yer alır: sözleşme özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık. Taraflar kanunun emredici kurallarına, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilir; ancak bir kez usulüne uygun kurulan sözleşme, tarafları bağlar ve tek taraflı olarak değiştirilemez ya da sona erdirilemez. Bu iki ilkenin dengesi, sözleşme hukukunun bütününe yön verir. Aşağıda bu alanda en sık karşılaşılan konular özetlenmiştir:

Kuruluş
İcap ve kabulle sözleşme
Geçerlilik
Ehliyet, konu, şekil
İhlal
Aykırılık ve tazminat
Cezai Şart
Önceden belirlenmiş ceza
Uyarlama
Aşırı ifa güçlüğü
Fesih
Sona erme ve dönme

Sözleşmenin Kurulması ve Geçerlilik Şartları

Bir sözleşme, tarafların birbirine uygun irade beyanlarını açıklamalarıyla kurulur. Bu süreç genellikle bir icap (öneri) ve buna uygun bir kabul ile gerçekleşir; öneriyi yapan tarafın teklifi, karşı tarafça olduğu gibi kabul edildiğinde sözleşme meydana gelir. İrade beyanları açık olabileceği gibi, davranışlarla örtülü biçimde de ortaya konabilir. Tarafların anlaştığı hususlar sözleşmenin esaslı noktalarını kapsıyorsa, ayrıntıların sonraya bırakılması sözleşmenin kurulmasını engellemez.

Kurulan sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için bazı geçerlilik şartlarını taşıması gerekir. Öncelikle taraflar fiil ehliyetine sahip olmalıdır; ayırt etme gücünden yoksun kişilerin veya yeterli temsil olmaksızın kısıtlıların yaptığı işlemler geçersiz ya da askıda hükümsüz olabilir. Sözleşmenin konusu hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamalı, imkânsız bulunmamalıdır. İrade beyanı; yanılma (hata), aldatma (hile) veya korkutma (ikrah) gibi sakatlıklardan arınmış, gerçek iradeyi yansıtır nitelikte olmalıdır.

Sözleşmelerde kural şekil serbestisidir; yani kanun aksini öngörmedikçe sözleşme sözlü, yazılı ya da davranışla kurulabilir. Ancak kanun bazı işlemler için geçerlilik şartı olarak resmî veya yazılı şekil arar. Örneğin taşınmaz satışı ve taşınmaz satış vaadi resmî şekilde (tapu memuru veya noter önünde) yapılmadıkça geçersizdir; kefalet sözleşmesinin de yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarı el yazısıyla belirtmesi gibi özel geçerlilik koşulları vardır. Şekle aykırılık, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz sayılmasına yol açabileceğinden, işlemin türüne uygun şekle dikkat edilmesi büyük önem taşır.

Başlıca Sözleşme Türleri

Sözleşme hukuku çok geniş bir alandır ve uygulamada farklı yapıya sahip pek çok sözleşme türüyle karşılaşılır. Her türün kendine özgü kuralları, tarafların yükümlülükleri ve sona erme biçimleri bulunur. Aşağıda en sık rastlanan sözleşme grupları özetlenmiştir:

Satış Sözleşmesi

Satıcının bir malın mülkiyetini devretme, alıcının ise bedelini ödeme borcu altına girdiği sözleşme. Ayıptan ve zapttan sorumluluk gibi özel hükümler taşır.

Kira Sözleşmesi

Kiraya verenin bir şeyin kullanımını, kiracının ise bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı lehine emredici korumalar vardır.

Eser ve Hizmet Sözleşmesi

Yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi (eser) veya iş görmeyi (hizmet) üstlendiği sözleşmeler. İnşaat ve tadilat işleri bu kapsamda değerlendirilir.

Ödünç ve Kefalet

Para veya eşyanın kullandırılması ile üçüncü kişinin borcuna güvence sağlanan sözleşmeler. Kefalette sıkı geçerlilik şartları aranır.

Bu türler dışında vekâlet, komisyon, acentelik, saklama, bağışlama, adi ortaklık ve garanti sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşme tipi vardır. Ayrıca taraflar, kanunda düzenlenmemiş yeni türde (isimsiz) sözleşmeler de kurabilir; bu tür sözleşmelere hangi kuralların uygulanacağı yorum yoluyla belirlenir. Somut bir sözleşmenin hangi türe girdiğinin doğru saptanması, tarafların hak ve borçlarının kapsamını, sorumluluk esasını ve sona erme koşullarını doğrudan etkilediğinden önemlidir.

Sözleşmeye Aykırılık ve Sonuçları

Sözleşmenin taraflarından biri borcunu hiç yerine getirmez, geç yerine getirir ya da gereği gibi ifa etmezse sözleşmeye aykırılık gündeme gelir. Bu durumda alacaklının başvurabileceği hukuki yollar, borcun türüne ve aykırılığın niteliğine göre değişir. Borçlunun sorumlu tutulabilmesi için kural olarak kusurunun bulunması aranır; borçlu, kusuru olmaksızın ifanın imkânsızlaştığını veya geciktiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde, alacaklı kural olarak borçluya ifa için uygun bir süre verir. Bu süre sonuçsuz kalırsa alacaklının önünde üç seçenek belirir: her zaman aynen ifayı ve gecikme zararını isteyebilir; ifadan vazgeçip ifa yerine olumlu zararının (sözleşme gereği gibi ifa edilseydi içinde bulunacağı durum ile gerçek durum arasındaki fark) tazminini talep edebilir; ya da sözleşmeden dönerek verdiği edimleri geri alıp olumsuz zararının (sözleşmeye güvenerek yaptığı masraflar) giderilmesini isteyebilir.

Bu seçimlik hakların hangisinin kullanılacağı, alacaklının menfaatine göre değişir ve seçim büyük ölçüde bağlayıcıdır. Örneğin dönme hakkı kullanıldığında artık aynen ifa istenemez. Ayrıca ifanın kısmen yerine getirildiği veya ayıplı ifa edildiği hâllerde farklı özel hükümler devreye girer. Bu nedenle aykırılık ortaya çıktığında acele karar vermek yerine, hangi yolun somut olayda en lehe sonucu vereceğinin bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur; yanlış seçim, tazminatın kapsamını ve tahsil imkânını doğrudan etkileyebilir.

Cezai Şart ve Cayma Parası

Cezai şart, tarafların sözleşmeye aykırılık hâlinde ödenmesini önceden kararlaştırdıkları bir edimdir. En büyük pratik faydası, alacaklının gerçek zararını ispat etmesine gerek kalmadan kararlaştırılan tutarı talep edebilmesidir. Kural olarak alacaklı, uğradığı zarar cezai şarttan daha az olsa bile kararlaştırılan cezanın tamamını isteyebilir; zararının cezai şarttan fazla olduğunu ispat ederse aşan kısmı da talep edebilir. Cezai şart; borcun hiç ifa edilmemesi, eksik ifa veya belirli bir davranışa aykırılık gibi çeşitli hâllere bağlanabilir.

Sözleşme özgürlüğünün bu alanda bir sınırı vardır: kanun, aşırı (fahiş) cezai şartın hâkim tarafından indirilmesini öngörür. Hâkim, borçlunun ekonomik durumu, tarafların menfaatleri, borcun önemi ve sözleşmenin niteliği gibi ölçütleri gözeterek fahiş cezayı hakkaniyete uygun bir düzeye çeker. Ancak tacirler arasında, ticari işletmeyle ilgili sözleşmelerde kararlaştırılan cezai şartın indirilmesi kural olarak daha sınırlıdır; tacirin basiretli davranması beklendiğinden bu koruma zayıflar.

Cezai şart ile cayma parası farkı

Cayma parası (pişmanlık akçesi), tarafa sözleşmeden tek taraflı dönme hakkı tanır; parayı ödeyen taraf sözleşmeyle bağlı kalmaktan kurtulur. Cezai şart ise sözleşmeye bağlı kalmayı güçlendiren, aykırılığı yaptırıma bağlayan bir kurumdur. Metinde kararlaştırılan tutarın hangi amaca hizmet ettiği, sözleşmenin yorumuyla belirlenir ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Cezai şartın türü (seçimlik ceza, ifaya eklenen ceza veya dönme cezası) ve nasıl kaleme alındığı, sonuçlarını doğrudan değiştirir. Yanlış düzenlenen bir cezai şart, beklenen korumayı sağlamayabileceği gibi, karşı tarafça geçersiz sayılması ya da fahiş bulunarak indirilmesi de mümkündür. Bu nedenle önemli sözleşmelerde cezai şart hükmünün baştan doğru kurgulanması ve uyuşmazlık hâlinde doğru yorumlanması önem taşır.

Aşırı İfa Güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması

Sözleşme hukukunun temel kuralı, tarafların kararlaştırdıkları edimi aynen yerine getirmesidir. Ancak bu kural mutlak değildir. Sözleşme kurulduktan sonra, tarafların öngöremeyeceği ve kendilerinden kaynaklanmayan olağanüstü bir durum ortaya çıkar ve bu durum ifayı borçludan beklenemeyecek ölçüde güçleştirirse, aşırı ifa güçlüğü gündeme gelir. Bu kurumun temelinde, sözleşmenin kurulduğu andaki denge bozulduğunda tarafların bu yeni koşullara katlanmaya zorlanmaması düşüncesi yatar.

Aşırı ifa güçlüğünden söz edebilmek için birkaç koşulun bir arada bulunması gerekir: değişikliğin öngörülemez ve olağanüstü olması, borçlunun bu duruma kendi kusuruyla yol açmamış olması, edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde bozulması ve borçlunun henüz borcunu ifa etmemiş ya da aşırı güçlük altında haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması. Bu koşullar sağlandığında borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni duruma uyarlanmasını; bu mümkün veya beklenebilir değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir.

Uyarlama istisnai bir kurumdur ve dar yorumlanır. Her ekonomik dalgalanma, kur artışı ya da fiyat değişikliği tek başına uyarlama nedeni sayılmaz; ancak sözleşmenin temelini gerçekten sarsan, taraflardan birini ağır biçimde zarara uğratan öngörülemez gelişmeler bu kapsamda değerlendirilir. Özellikle uzun süreli sözleşmelerde bu değerlendirme önem kazanır. Uyarlama talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği teknik bir inceleme gerektirdiğinden, bu yola başvurmadan önce hukuki değerlendirme yaptırılması yerinde olur.

Sözleşmenin Geçersizliği: Butlan, İptal ve Muvazaa

Her sözleşme baştan itibaren geçerli sonuç doğurmaz. Kanunda öngörülen bazı sakatlıklar, sözleşmenin ya baştan hükümsüz olmasına ya da sonradan iptal edilebilmesine yol açar. Bu ayrımların pratik sonuçları farklı olduğundan, somut olayda hangi geçersizlik türünün söz konusu olduğunun doğru belirlenmesi gerekir.

  • Kesin hükümsüzlük (butlan): Konusu imkânsız, hukuka veya ahlaka aykırı ya da emredici şekle aykırı sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir; herkes ileri sürebilir ve hâkim re'sen dikkate alır.
  • İptal edilebilirlik: Yanılma (hata), aldatma (hile) veya korkutma (ikrah) etkisiyle yapılan sözleşmeler; sakatlığa maruz kalan tarafın belirli süre içinde iptal iradesini açıklamasıyla geçersiz kılınabilir.
  • Muvazaa: Tarafların gerçek iradelerine uymayan, görünüşte yaptıkları danışıklı işlem geçersizdir; gizlenen gerçek işlem varsa kendi geçerlilik şartlarını taşıması hâlinde ayakta kalabilir.
  • Aşırı yararlanma (gabin): Bir tarafın zor durumundan, deneyimsizliğinden veya düşüncesizliğinden yararlanarak edimler arasında açık oransızlık yaratılması; mağdura düzeltme veya sözleşmeden dönme imkânı verir.

Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilirlik arasındaki fark önemlidir: kesin hükümsüz sözleşme hiçbir zaman geçerli sonuç doğurmaz ve sonradan onaylanmakla geçerli hâle gelmez; iptal edilebilir sözleşme ise iptal edilene kadar geçerli sayılır ve hak sahibi süresi içinde sakatlığa dayanmazsa sözleşme geçerli olarak yürürlükte kalabilir. Geçersizliğin sonuçları, tarafların birbirine verdiklerini geri alması (iade) gibi yan taleplerle de bağlantılı olduğundan, bu konularda erken ve doğru bir hukuki değerlendirme büyük önem taşır.

Başiskele'da Sözleşme Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, sözleşmenin türüne ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Genel sözleşme uyuşmazlıkları (özel görev yoksa)Asliye Hukuk Mahkemesi
İki tarafın da tacir olduğu ticari sözleşmelerAsliye Ticaret Mahkemesi
Tüketici işleminden doğan sözleşme (değere göre)Tüketici Mahkemesi / Hakem Heyeti
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleriSulh Hukuk Mahkemesi
İş (hizmet) sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarİş Mahkemesi
Yer bakımından yetki — Başiskele

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Ticari nitelikteki bazı sözleşmelerde taraflar yetki sözleşmesiyle belirli bir mahkemeyi de yetkili kılabilir. Başiskele'da ifa edilecek veya Başiskele yerleşimli tarafa yönelik bir uyuşmazlıkta, Gebze Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkeme çoğu zaman yetkili olur.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re'sen dikkate alınır; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Ayrıca ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının büyük bölümünde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Doğru mahkeme, yetki ve zorunlu arabuluculuk değerlendirmesinin baştan yapılması, gereksiz süre ve masraf kaybını önler.

Sözleşme Davası Süreci Nasıl İşler?

Sözleşme uyuşmazlığından doğan dava, dosyanın niteliğine göre değişse de genel olarak belirli aşamalardan geçer. Sürecin baştan doğru kurgulanması; hem hakkın tam olarak talep edilmesini hem de zamanaşımı ve zorunlu arabuluculuk gibi usuli koşulların doğru yönetilmesini sağlar. Tipik akış şöyledir:

1
Sözleşme ve delil incelemesi

Sözleşme metni, yazışmalar, faturalar, ödeme kayıtları ve tanık bilgileri toplanır; aykırılığın ve zararın kapsamı belirlenir.

2
İhtar ve temerrüt

Karşı tarafa ihtarname çekilerek borç muaccel kılınır, süre verilir ve temerrüt koşulları oluşturulur; uyuşmazlık netleştirilir.

3
Zorunlu arabuluculuk

Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulur; anlaşma sağlanırsa dava aşamasına gerek kalmaz.

4
Dava dilekçesi ve harç

Görevli-yetkili mahkemede dava açılır; talep kalemleri (aynen ifa, tazminat, dönme) ayrıştırılır, nispi harç ve gider avansı yatırılır.

5
Tahkikat ve bilirkişi

Tanıklar dinlenir, gerekirse hesap ve teknik konular için bilirkişi incelemesi yapılır; belgeler değerlendirilir, raporlara itiraz edilir.

6
Karar ve kanun yolları

Mahkeme hüküm kurar; karara karşı istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna gidilir. Kesinleşen alacak icra yoluyla tahsil edilir.

Sürecin uzunluğu; bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulup duyulmaması, tarafların itirazları ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Dava sırasında talep edilen tutar delillerle netleştikçe ıslah veya belirsiz alacak yöntemiyle artırılabilir. Bu usuli tercihlerin doğru kullanılması, hem harç yükünü hem de hak kaybı riskini yönetmenin en önemli araçlarındandır. Sürecin her aşamasında usul kurallarına uyulması, esasa ilişkin haklı talebin şeklî nedenlerle kaybedilmesini önler.

Sözleşmelerde Zamanaşımı

Süreler tahsil imkânını etkiler

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davada karşı taraf bu def'iyi ileri sürerse talep reddedilebilir. Bu nedenle alacağın muaccel olmasının ardından sürecin geciktirilmemesi önemlidir.

Alacağın KaynağıZamanaşımı (Kural)
Genel sözleşme alacakları (özel süre yoksa)10 yıl
Kira bedeli, faiz ve diğer dönemsel edimler5 yıl
Serbest meslek ve bazı ticari/iş görme alacaklarıKural olarak 5 yıl
Haksız fiil niteliğindeki taleplerle birleşen hâllerHaksız fiil süreleri (2 / 10 yıl)

Zamanaşımı süresi kural olarak alacağın muaccel (istenebilir) olduğu andan itibaren işlemeye başlar. Süre; dava açılması, icra takibine geçilmesi, borcun ikrarı veya bir teminat verilmesi gibi işlemlerle kesilir ve kesildiği andan itibaren yeniden işler. Bazı hâllerde süre durur ve engel ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. Zamanaşımının hangi türe girdiği ve ne zaman başladığı çoğu zaman tartışmalı olduğundan, süre hesabının erken yapılması hakkın esasını korumak açısından önem taşır.

Sözleşme Uyuşmazlığında Gerekli Belgeler

Sözleşme davasının başarısı, büyük ölçüde sözleşmenin varlığının, içeriğinin ve aykırılığın belgelerle ortaya konmasına bağlıdır. Dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte, uygulamada sık istenen belgeler şunlardır:

  • Sözleşme metni ve ekleri: İmzalı sözleşme, protokoller, ekler ve varsa değişiklik/zeyilnameler; sözleşme yazılı değilse ispata yarayan diğer belgeler.
  • Yazışmalar: İhtarnameler, e-posta ve mesajlar, sipariş ve teyit belgeleri, tarafların iradesini gösteren tüm kayıtlar.
  • Mali belgeler: Faturalar, dekont ve ödeme kayıtları, banka hesap hareketleri, teslim-tesellüm ve irsaliye belgeleri.
  • İfa ve aykırılık delilleri: Teslim tutanakları, kabul veya ret bildirimleri, ayıp ihbarları, teknik rapor ve fotoğraflar.
  • Arabuluculuk belgeleri: Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki dosyalarda arabuluculuk son tutanağı ve anlaşmama belgesi.

Belgelerin sözleşme ilişkisinin başından itibaren düzenli tutulması ve saklanması, uyuşmazlık çıktığında ispat yükünü büyük ölçüde hafifletir. Özellikle sözlü kurulan sözleşmelerde, yazışma ve ödeme kayıtları sözleşmenin varlığını ve içeriğini kanıtlamada belirleyici olur. Eksik belge, davanın uzamasına veya talebin bir kısmının ispatlanamamasına yol açabilir; bu nedenle dava açılmadan önce delil durumunun bir avukatla gözden geçirilmesi önerilir.

Başiskele'da Sözleşme Avukatı Seçerken

Sözleşme uyuşmazlıkları, sözleşme metninin doğru yorumlanmasından tazminatın hesabına, usul kurallarının işletilmesinden zorunlu arabuluculuk sürecinin yönetimine kadar çok yönlü bir bakış gerektirir. Doğru avukat seçimi; talebin eksiksiz kurulması, seçimlik hakların isabetli kullanılması ve sürecin hak kaybı olmadan yürütülmesi bakımından belirleyicidir. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular aşağıda özetlenmiştir:

  • Alan deneyimi: Ticari, tüketici, kira veya eser sözleşmesi gibi ilgili sözleşme türünde dosya tecrübesi.
  • Sözleşme analizi: Sözleşme metnini yorumlayabilme, cezai şart ve yetki maddeleri gibi kritik hükümleri değerlendirebilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Gebze Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Olası sonuçlar, süreç ve ücret/harç konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede avukata sorabileceğiniz sorular

  • Sözleşmemdeki aykırılık karşısında hangi seçimlik haklara (ifa, dönme, tazminat) sahibim?
  • Cezai şart veya yetki maddeleri lehime mi, yoksa aleyhime mi işliyor?
  • Uyuşmazlığım zorunlu arabuluculuk kapsamında mı; hangi mahkeme görevli?
  • Zamanaşımı açısından durumum nedir; süre kaçmış mı?
  • Sürecin muhtemel aşamaları, süresi ve harç/masraf yükü ne olur?

İlgili Mevzuat

  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Sözleşmenin kurulması, geçerlilik, aykırılık, cezai şart, uyarlama ve genel hükümler
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticari sözleşmeler, tacirler arası ilişkiler ve ticari nitelikli özel hükümler
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502)
    Tüketici sözleşmeleri, haksız şartlar ve tüketici lehine emredici korumalar
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev-yetki, ispat, belirsiz alacak ve kısmi dava usulü
  • Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325)
    Ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Cezai şartın indirilmesi

Fahiş görülen cezai şartın, borçlunun durumu ve tarafların menfaatleri gözetilerek hâkim tarafından hakkaniyete uygun düzeye indirilmesi gerektiği; tacirler arasında ise bu indirimin kural olarak sınırlı uygulanması yönündeki yaklaşım.

İlke · Sözleşmenin uyarlanması

Öngörülemeyen ve olağanüstü değişikliklerin sözleşmenin temelini sarstığı hâllerde, dürüstlük kuralı çerçevesinde sözleşmenin yeni koşullara uyarlanabileceği; ancak bu kurumun dar ve istisnai biçimde uygulanması gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Muvazaa

Tarafların gerçek iradesine uymayan görünüşteki işlemin geçersiz sayılması; menfaati zedelenen üçüncü kişilerin muvazaayı her türlü delille ileri sürebileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

Sıkça Sorulan Sorular

Başiskele'da sözleşmeden doğan dava hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme, sözleşmenin tarafına ve konusuna göre belirlenir. İki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde; bir tarafın tüketici olduğu tüketici işlemlerinden doğan davalar Tüketici Mahkemesi'nde; iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar İş Mahkemesi'nde; kira sözleşmelerinden doğan davalar ise Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Bunların dışında kalan genel sözleşme uyuşmazlıkları Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Yetki bakımından kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Başiskele'daki dosyalar bu kurallara göre Gebze Adliyesi yargı çevresindeki ilgili mahkemede ele alınır.

Yazılı olmayan sözlü sözleşme geçerli midir?

Türk hukukunda sözleşmelerde kural şekil serbestisidir; yani kanun özel bir şekil öngörmedikçe sözleşme sözlü olarak da geçerli biçimde kurulabilir. Örneğin gündelik alışverişlerin veya birçok hizmet anlaşmasının yazılı olması zorunlu değildir. Ancak bazı sözleşmeler için kanun geçerlilik şartı olarak resmî veya yazılı şekil arar; taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi ve bağışlama vaadi gibi işlemler bunlara örnektir ve öngörülen şekle uyulmazsa sözleşme geçersiz sayılır. Sözlü sözleşmelerde asıl sorun geçerlilik değil ispattır: uyuşmazlık çıktığında sözleşmenin içeriğini kanıtlamak güçleşebileceğinden, önemli işlemlerin yazılı yapılması önerilir.

Sözleşmeye aykırı davranan taraftan neler talep edebilirim?

Borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmeyen tarafa karşı, alacaklının başvurabileceği birden çok yol vardır. İlk seçenek borcun aynen ifasını, yani sözleşmede kararlaştırılan edimin yerine getirilmesini istemektir; buna gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini de eklenebilir. Karşılıklı sözleşmelerde temerrüde düşen tarafa uygun bir süre verilip bu süre sonuçsuz kalırsa; alacaklı ifadan vazgeçip olumlu zararını isteyebilir ya da sözleşmeden dönerek verdiklerini geri isteyip olumsuz zararının tazminini talep edebilir. Hangi yolun somut olayda daha lehe olduğunun bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.

Cezai şart nedir, kararlaştırılan miktarın tamamı ödenir mi?

Cezai şart, tarafların sözleşmeye aykırılık hâlinde ödenmesini önceden kararlaştırdıkları bir edimdir ve alacaklının zararını ispat etmesine gerek kalmadan talep edilebilmesini sağlar. Kural olarak alacaklı, gerçek zararı cezai şarttan az olsa bile kararlaştırılan tutarın tamamını isteyebilir. Ancak kanun, aşırı yüksek cezai şartın hâkim tarafından indirilmesini öngörür; hâkim, tarafların menfaati ve borçlunun durumu gibi ölçütleri gözeterek fahiş cezayı makul düzeye çeker. Tacirler arasındaki sözleşmelerde bu indirim imkânı kural olarak daha sınırlıdır. Cezai şartın türü ve sonuçları sözleşme metnine göre değiştiğinden, hükmün dikkatle yorumlanması gerekir.

Sözleşme imzalandıktan sonra koşullar değişirse uyarlanabilir mi?

Kural sözleşmeye bağlılıktır; taraflar kararlaştırdıkları edimi yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak sözleşmenin kurulmasından sonra, taraflardan kaynaklanmayan ve öngörülemeyen olağanüstü bir durum ifayı borçludan beklenemeyecek ölçüde güçleştirmişse, aşırı ifa güçlüğü gündeme gelebilir. Bu hâlde borçlu, henüz borcunu ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmak kaydıyla hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir. Uyarlama istisnai bir kurumdur; her ekonomik dalgalanma değil, ancak sözleşmenin temelini sarsan ağır ve öngörülemez değişiklikler bu kapsamda değerlendirilir.

Muvazaalı (danışıklı) sözleşme geçerli sayılır mı?

Muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan, üçüncü kişileri veya mahkemeyi yanıltmak için görünüşte yaptıkları anlaşmadır. Görünüşte yapılan bu sözleşme, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından geçersizdir. Örneğin malını alacaklılardan kaçırmak isteyen kişinin, aslında satmadığı hâlde satmış gibi göstermesi muvazaadır. Tarafların görünüşteki işlemin arkasında gizledikleri gerçek bir işlem varsa (nispi muvazaa), o gizli işlem kendi geçerlilik şartlarını taşıyorsa ayakta kalabilir. Muvazaa iddiası, menfaati zedelenen üçüncü kişiler tarafından da ileri sürülebilir ve her türlü delille ispat edilebilir; bu nedenle danışıklı işlemler ciddi hukuki riskler taşır.

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı ne kadardır?

Türk Borçlar Kanunu'nda genel zamanaşımı süresi on yıldır; yani kanunda aksine özel bir süre öngörülmemişse, sözleşmeden doğan alacaklar muaccel olduğu andan itibaren on yıl içinde talep edilmelidir. Buna karşılık kanun bazı alacaklar için beş yıllık kısa zamanaşımı öngörür; kira bedelleri, faiz ve diğer dönemsel edimler, iş görme ve eser sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar ile serbest meslek ve ticari faaliyet kapsamındaki bazı taleplerin çoğu bu grupta yer alır. Süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; dava açılması, icra takibi veya borcun ikrarı gibi işlemlerle kesilir ve yeniden işler. Sürenin kaçırılması hakkın esasını değil ama dava yoluyla tahsil imkânını zayıflatır.

Sözleşme dava süreci ne kadar sürer ve masrafı ne olur?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir; uyuşmazlığın karmaşıklığı, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği, tanık ve belge durumu ile istinaf/temyiz aşamaları toplam süreyi belirler. Ayrıca ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; bu aşamada anlaşma sağlanırsa süreç çok kısalır. Dava açılırken kural olarak talep edilen miktar üzerinden nispi harç ve gider avansı yatırılır. Maddi durumu yeterli olmayanlar adli yardım talep edebilir. Alacağın belirsiz olduğu hâllerde belirsiz alacak veya kısmi dava gibi yöntemlerle harç yükü yönetilebilir; uygun usulün seçimi bir avukatla değerlendirilmelidir.

Haksız şartlar veya genel işlem koşulları beni bağlar mı?

Bir sözleşmenin taraflarca ayrı ayrı görüşülmeden, önceden hazırlanıp genel olarak kullanılan hükümlerine genel işlem koşulları denir; bankaların, sigorta şirketlerinin ve büyük satıcıların tip sözleşmeleri buna örnektir. Kanun, bu koşulların karşı tarafın aleyhine dengeyi ağır biçimde bozması hâlinde yazılmamış sayılabileceğini öngörür; ayrıca karşı tarafın menfaatine aykırı ve dürüstlük kuralına aykırı şartlar geçersiz kabul edilebilir. Tüketici işlemlerinde ise, tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve dengesizlik yaratan haksız şartlar tüketiciyi bağlamaz. Bu nedenle tip sözleşmelerdeki aleyhe hükümlerin her zaman geçerli olduğu düşünülmemeli, gerektiğinde hukuki değerlendirme yaptırılmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar