Tüketici Mahkemesi Ayıplı Mal

Ayıplı Mal Hakları: İade, Değişim ve Onarım Rehberi

Ayıplı mal hakları — garanti belgesi, arızalı ürünler ve hukuki süreç sembolü

Aldığınız telefon 3. ayında şarj olmaz oldu, yeni satın aldığınız çamaşır makinesinin motoru 5. ayda arızalandı ya da teslim aldığınız sıfır araçta boyalı panel çıktı. Her durumda ilk tepki kapıya koşmak: satıcıya gidiyorsunuz ama karşınıza "garanti kapsamında değil", "sadece servis yetkisi var" veya "iade almıyoruz" gibi yanıtlar çıkıyor. İşte tam bu noktada 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun devreye giriyor.

Kanunun 8 ile 12. maddeleri arasındaki düzenleme net: ayıplı mal söz konusu olduğunda tüketici dört farklı seçimlik haktan birini kullanabilir ve hangisini kullanacağına tüketici karar verir; satıcının sizi belirli bir hakkı kullanmaya zorlamaya yetkisi yoktur. Tüketici mahkemeleri, bu alandaki davalarda ortalama yaklaşık 205 günlük yargılama süresiyle çalışmakta olup ayıplı mal ve hizmet davaları, tüketici mahkemelerinin en yoğun dava kategorileri arasında yer almaktadır.

Bir Vakadan Başlayalım: Dört Ayda İki Anakart

Arızalı akıllı telefon ve servis belgesi — ayıplı mal vakası
Arızalı akıllı telefon ve servis belgesi — ayıplı mal vakası

Merve Koç (isimler temsilidir), üst segmentten bir akıllı telefonu büyük bir elektronik zincir mağazasından nakit olarak satın aldı. Telefonla ilgili ilk sorun ikinci ayın ortasında başladı: cihaz aniden kapanıyor, şarj olmuyor görünüp birkaç saat sonra kendiliğinden açılıyordu. Merve, sorunu yetkili servise bildirdi. Servis yaklaşık 10 gün sonra telefonu "anakart değiştirildi, sorun giderildi" notu düşerek iade etti. Merve telefonu teslim aldı.

Aradan iki ay daha geçti. Telefon bu sefer tamamen kapandı ve bir daha açılmadı. Aynı servis, bu kez de "anakart yeniden arıza yapmış" tespitini koydu. Merve mağazaya giderek "Bu telefonu değiştirmek ya da iade etmek istiyorum" dedi. Mağaza yetkilisi yanıtı şu oldu: "Biz sadece servis sürecini yönetebiliriz, iade ve değişim bizim yetkimizde değil."

Merve bu yanıtı kabul etmedi. Telefonu teslimden itibaren 4 ay geçmişti; yani ispat yükünün satıcıya ait olduğu 6 aylık süre hâlâ dolmamıştı. Hem servisten aldığı iki iş emrini hem de faturasını sakladığı için delil konusunda güçlü bir konumdaydı. Önce satıcıya noter kanalıyla ihtarname gönderdi; ardından uyuşmazlık tutarı dikkate alınarak Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Hakem heyeti yaklaşık altı haftada başvuruyu sonuçlandırdı ve misliyle değişim kararı verdi. Satıcı kararı uygulamak zorunda kaldı.

Merve'nin davası üç şeyi gösteriyor: servisten aldığınız her iş emrini saklamak, sözlü şikayetleri yazılı kanıta dönüştürmek ve hangi hakka sahip olduğunuzu bilmek, sonucu doğrudan belirliyor. Aşağıda bu üç ilkeyi detaylıca açıklıyoruz.

Ayıplı Mal Nedir, Garantiden Farkı Ne?

Garanti belgesi ve tüketici kanunu kitabı — yasal ayıp ile garanti farkı
Garanti belgesi ve tüketici kanunu kitabı — yasal ayıp ile garanti farkı

Pek çok tüketici, "garanti süresi doldu, artık hakkım yok" sanarak sessiz kalmayı tercih eder. Oysa garanti belgesi ile yasal ayıp sorumluluğu birbirinden tamamen bağımsız iki farklı mekanizmadır. Garanti belgesi, üretici ya da satıcının iradesiyle belirlediği ve genellikle 1-2 yıllık ek bir taahhüdü ifade eder. Buna karşılık yasal ayıp sorumluluğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dan doğar ve sözleşmeyle daralması mümkün değildir.

Kanun anlamında ayıplı mal; kalite, miktar, standart, kullanım amacı ya da tarafların anlaştığı nitelikler bakımından eksik veya bozuk olan maldır. Bu eksiklik ya da bozukluk fiziksel olabileceği gibi işlevsel de olabilir. Sözgelimi satın aldığınız buzdolabı soğutma kapasitesinin altında çalışıyorsa; aldığınız mont dikişlerinden 15. günde sökülüyorsa; satın aldığınız araçta üretime bağlı boyasız metal alan çıkıyorsa — bunların tamamı ayıplı mal kapsamında değerlendirilir.

Garanti belgesi süresi dolmuş olsa dahi teslim tarihinden itibaren 2 yıl içinde ortaya çıkan ve teslim anında mevcut olduğu kanıtlanan ya da 6 ay karinesi kapsamında kabul edilen ayıplar için yasal haklarınız devam eder. Üstelik ayıp ağır kusurla ya da hile ile gizlenmişse satıcı zamanaşımından yararlanamaz; bu son derece güçlü bir tüketici koruması sağlar. Kısa ifadeyle: garanti bitmesi = hakların bitmesi değildir.

Önemli: Garanti belgesi ile yasal ayıp hakları birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki farklı koruma katmanıdır. Garanti süresi dolmuş olsa dahi 2 yıllık yasal zamanaşımı süresi içindeyseniz haklarınız devam eder.

Ayıbın türü de pratik açıdan önem taşır. "Açık ayıp" teslim anında görülebilen kusurdur; tüketicinin bunu teslimde fark edip not düşmesi ya da 30 gün içinde bildirmesi beklenir. "Gizli ayıp" ise kullanım sürecinde ortaya çıkan ve teslim anında makul bir denetimle tespit edilemeyen kusurdur. Merve'nin vakasındaki anakart arızası gizli ayıba örnek teşkil eder; bunu teslim anında anlayabilmesi mümkün değildi.

4 Seçimlik Hak: Seçim Sizin

Tüketicinin dört seçimlik hakkı — iade, değişim, onarım, indirim
Tüketicinin dört seçimlik hakkı — iade, değişim, onarım, indirim

6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi, ayıplı mallarda tüketiciye dört seçimlik hak tanımaktadır. Bu hakların en kritik özelliği, seçim yetkisinin tüketiciye ait olmasıdır. Satıcı, "biz sadece onarım yaparız" ya da "iade kabul etmiyoruz" diyemez; böyle bir dayatma hukuka aykırıdır. Tüketici, dört haktan birini seçtiğini satıcıya bildirmek zorundadır; bu bildirimi yazılı yapmak ispat açısından son derece önemlidir.

Seçimlik Hak Ne Anlama Gelir? En Mantıklı Olduğu Durum
Sözleşmeden Dönme (Bedel İadesi) Ürünü iade ederek ödediğiniz tutarın tamamını geri alırsınız. Ürüne güveniniz tamamen sarsıldığında ya da aynı ürünü kullanmak istemediğinizde.
Ayıpsız Misliyle Değişim Arızalı ürünün yerine kusursuz, aynı model ve özelliklerde yeni bir ürün istersiniz. Ürünü beğendiğinizde ve çalışan bir versiyonunu kullanmaya devam etmek istediğinizde.
Ücretsiz Onarım Ürünün ayıbı herhangi bir ücret alınmadan ve süre kayıpları karşılanarak giderilir. Küçük ve hızla giderilebilecek ayıplarda; satıcıya güveniniz devam ediyorsa.
Ayıp Oranında Bedel İndirimi Ürünü kullanmaya devam eder, ayıpla orantılı bir fiyat farkı iade alırsınız. Ayıp kullanımı esaslı biçimde etkilemiyorsa ya da ürün artık satışta değilse.

Onarım veya değişim taleplerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: satıcı, üretici ve ithalatçı bu yükümlülükler açısından müteselsilen sorumludur. Bu, pratikte çok işe yarar: satıcı "biz üretmedik, üreticiyle konuşun" diyemez; siz satıcıya yöneldiğinizde satıcı sorumluluğu üstlenmek zorundadır. Satıcı kendi arasında üretici veya ithalatçıya başvurabilir, ama bu sizin sorununuz değildir.

Örnek: Merve, misliyle değişim talebinde bulunurken satıcı "stoğumuzda bu model yok" dedi. Ancak bu gerekçe tüketicinin değişim hakkını ortadan kaldırmaz; satıcı stok temin etmek ya da tüketicinin onayıyla alternatif bir çözüme gitmek durumundadır. Somut olayda THH, satıcıya ürünü temin etmesi ya da değeri kadar iade yapması yükümlülüğü getirdi.

Kanun, onarım ya da değişim talebinin satıcı için "orantısız güçlük" doğurduğu istisnai hallerde tüketicinin diğer haklara yönlendirilebileceğini düzenliyor. Ancak bu isntinanın ispatı satıcıya ait. Satıcı bu güçlüğü kanıtlayamazsa seçimlik hak geçerliliğini korur.

6 Ay Karinesi: İspat Yükünün Altın Kuralı

Altı ay ispat karinesi — tüketici hukukunda ispat yükü sembolü
Altı ay ispat karinesi — tüketici hukukunda ispat yükü sembolü

Tüketicilerin büyük çoğunluğunun bilmediği ama mahkemelerde belirleyici olan kural şu: teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıp, teslim anında mevcut kabul edilir. Bu bir "karine"dir; yani kanun, aksini ispatlanana kadar bu gerçeği kabul eder. Satıcı, "bu arıza sizin kullanımınızdan kaynaklandı" ya da "ürün teslimde tamamen sağlamdı" diyebilmek için bunu ispat etmek zorundadır. Siz hiçbir şey kanıtlamak zorunda değilsiniz; ispat yükü satıcının omuzlarındadır.

6 ayı geçtikten sonra ise tablo değişir. Artık tüketicinin, ayıbın teslim anında var olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu noktada bilirkişi raporları, servis raporları, fabrika hatalı bileşene dair üretici belgeleri gibi teknik deliller kritik önem kazanır. Özellikle arızanın kullanım hatasından değil, üretimden kaynaklandığını gösteren bilirkişi tespiti, davayı lehte sonuçlandırabilecek temel araçtır.

Bu yüzden altı aylık kritik pencereyi çok iyi değerlendirmek gerekir. Ürününüzde herhangi bir sorun fark ettiğinizde hemen yazılı olarak bildirin; sözlü şikayet ispatlayamazsınız. Servise götürdüğünüzde iş emri aldığınızdan emin olun. E-posta, WhatsApp ya da noter ihtarnamesi gibi iz bırakacak kanalları tercih edin. Bu pencerede şikayet ettiyseniz, sonrasında dava açsanız bile karinenin sağladığı avantajdan yararlanmaya devam edebilirsiniz.

Dikkat: Altı aylık karinenin tüketiciye sağladığı bu avantaj, "ürünü kötü kullandığınızı" kanıtlayan açık delil varsa tersine dönebilir. Sertlik testinden geçmemesi gereken bir ürünü darbeye maruz bırakmışsanız bu karine size yaramayabilir. Dürüst ve belgelenmiş bir kullanım süreci en güçlü savunmanızdır.

Karinenin pratikte en çok uygulandığı ürün kategorileri arasında akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, ev aletleri ve küçük mutfak gereçleri sayılabilir. Bu ürünlerde üretim kaynaklı gizli arızalar sıkça yaşanmakta ve tüketiciler 6 ay içinde fark etmektedir. Karinenin bilincinde olan tüketici, gereksiz yere "kullandığım için mi arıza çıktı?" kaygısına kapılmadan doğrudan haklarını kullanabilir.

Adım Adım Süreç: Servisten Mahkemeye

Ayıplı mal sürecinde adımlar — servisten mahkemeye
Ayıplı mal sürecinde adımlar — servisten mahkemeye

Pek çok tüketici, haklarını bilmesine rağmen süreci nasıl yürüteceğini bilmediği için çözümsüz kalmaktadır. Aşağıda izlenmesi gereken adımları sırayla açıklıyoruz.

1. Servis Kaydı ve İş Emri Alın

Ürününüzde bir sorun fark ettiğiniz anda yetkili servise götürün ve iş emri alın. Bu belge, şikayetinizin tarihini ve içeriğini kanıtlayan temel delildir. Servisin "tamir ettik" demesi yetmez; teslim alırken geri aldığınız ürünün sorununu açıklayan ve yapılan işlemi yazan bir belge isteyin. Her arızada ayrı bir iş emri alın; tekrarlayan arızaların kaydı, değişim ya da iade talebini güçlendiren en değerli delil zincirini oluşturur.

2. Satıcıya Yazılı Bildirim ve Seçimlik Hakkınızı Bildirin

Servisten aldığınız belgelerle birlikte satıcıya yazılı başvurun. Hangi seçimlik hakkı kullanmak istediğinizi net biçimde belirtin: iade mi, değişim mi, onarım mı? Mağazaya gidip sözlü şikayet etmek yetmez; e-posta, kayıtlı taahhütlü mektup ya da noter ihtarnamesi kullanın. Bu yazışmanın tarihi ve içeriği, ileride hakem heyeti ya da mahkemede belirleyici olabilir. Satıcıya makul bir süre tanıyın; bu süre içinde yanıt gelmezse ya da reddedilirlerse bir sonraki adıma geçin.

3. Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu

Uyuşmazlık tutarı güncel para sınırının altındaysa Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru zorunludur; üstündeyse tüketici mahkemesine dava açılması gerekir (bu sınır her yıl güncellenir, başvuru yaparken güncel değeri kontrol edin). THH başvurusu ücretsizdir; e-devlet üzerinden ya da bulunduğunuz ile göre İlçe veya İl Ticaret Müdürlüğü'ne şahsen yapılabilir. Başvuruya dilekçe, fatura, servis iş emirleri ve yazışma örneklerini eklemeyi unutmayın. THH kararları bağlayıcıdır; satıcı uymak zorundadır. Tüketici hakem heyetine başvuru süreci hakkında daha fazla bilgi için başvuru ve itiraz rehberimizi inceleyebilirsiniz.

4. Tüketici Mahkemesinde Dava

Tutarın sınırı aşması ya da THH kararına itiraz edilmesi durumunda tüketici mahkemesi devreye girer. Dava açmadan önce arabuluculuk görüşmesi yapılması zorunludur; bu aşama 3-6 hafta alabilir. Mahkeme sürecinde bilirkişi atanması, teknik inceleme ve duruşmalar ile toplam yargılama süresi uzayabilir; ortalama yaklaşık 205 günlük süreyi göz önünde bulundurun. Deneyimli bir tüketici hukuku avukatından destek almanız, özellikle yüksek bedelli davalarda süreci hem hızlandırabilir hem de lehte sonuç almayı kolaylaştırabilir.

Süreç özeti: Servis iş emri → yazılı satıcı bildirimi → THH veya arabuluculuk + dava. Her aşamada belge saklayın; sözlü görüşmeleri e-posta ya da mesaj yoluyla teyit edin.

Araç Alanlara Özel: Sıfır Araç Değişim Davaları

Sıfır araç ayıplı mal davası — değişim ve iade hakkı
Sıfır araç ayıplı mal davası — değişim ve iade hakkı

Taşıtlar, ayıplı mal davalarında hem maddi tutarın yüksekliği hem de teknik karmaşıklığı nedeniyle özel bir kategori oluşturur. Sıfır araç alımlarında en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır: fabrika kaynaklı boyalı panel veya kaporta parçası, tekrarlayan aynı arıza, motor ya da şanzıman sorunları ve elektrik sistemi arızaları. Bu durumların tamamı ayıplı mal kapsamına girebilir; ancak araçlarda ispat süreci daha fazla teknik delil gerektirmektedir.

Araç davalarında "makul sürede onarılamayan arıza" ya da "tekrarlayan arıza" kavramı kritik bir eşik işlevi görür. Somut olarak belirlenmek zorunda olduğu için her dava kendi koşulları içinde değerlendirilir; ancak aynı arızanın birden fazla kez aynı araçta yaşanması, özellikle kısa aralıklarla servis kayıtlarına yansıması, hakların kullanılması için sağlam bir zemin oluşturur.

Sıfır araçlarda boyalı panel meselesi ayrıca önem taşır. Fabrika boyasının altında boya veya macun tespit edilmesi, aracın sözleşmeye uygun teslim edilmediğinin açık göstergesidir; bu durumda misliyle değişim ya da bedel iadesi talepleri yoğunlukla kabul görmektedir. Değişim kararlarında "kullanım bedeli" tartışması gündeme gelebilir; bu mesele somut olayın koşullarına göre değişmekte olup tazminat ve tüketici hukuku alanında deneyimli bir avukata danışmanız sürecin seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Araç sahibi tüketiciler için en kritik pratik öneri şudur: her servise gittiğinizde mutlaka iş emri alın ve arızayı açıkça yazdırın. "Genel bakım" ya da "kontrol" notu düşülen belgeler ayıp kanıtı olarak kullanılamaz. Arızanın teknik tanımını, yapılan işlemi ve değiştirilen parçayı gösteren, tarih damgalı belgeleri saklayın. Bu belgeler bilirkişi incelemesinde belirleyici delil haline gelecektir.

Araç sahiplerine: Aracınızın servis kaydını düzenli tutun. Fabrika kaynaklı boyalı çıkma veya tekrarlayan arıza durumlarında hakkınız olan misliyle değişim ya da bedel iadesi için güçlü bir delil dosyası oluşturmak ilk adımınız olmalı.

Süreler: 2 Yıl Kuralı ve Hileli Gizleme İstisnası

Ayıplı malda 2 yıllık zamanaşımı ve hileli gizleme istisnası
Ayıplı malda 2 yıllık zamanaşımı ve hileli gizleme istisnası

6502 sayılı Kanun'un getirdiği zamanaşımı düzenlemesi iki temel kuraldan oluşur. Birincisi genel kural: teslim tarihinden itibaren 2 yıl içinde ayıbı bildirip hak arama yoluna gitmek zorundasınız. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmazlar için 5 yıla çıkar. 2 yılın geçmesinin ardından ayıba dayalı talep hakkı zamanaşımına uğrar; mahkeme bu itirazı kabul eder ve davanız reddedilir. Bu nedenle ürününüzde sorun fark ettiğinizde zaman kaybetmemek hayati önem taşır.

İkincisi ise çok önemli bir istisna: ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse satıcı zamanaşımı savunmasına başvuramaz. Bu, özellikle araç satışlarında, ikinci el ürünlerde ve çeşitli bileşenlerin kasıtlı olarak saklandığı durumlarda uygulanır. Satıcının ayıbı bilerek gizlediğini ispat etmek zorunda kalırsınız; bu hile ya da ağır kusur genellikle bilirkişi tespiti ve satıcı yazışmalarıyla ortaya konulur. Mahkemeler bu konuda satıcıya karşı oldukça katı bir tutum sergilemektedir.

İkinci el satışlarda zamanaşımı ve sorumluluk farklı şekillenebilir. Satıcı ikinci el ürünlerde sorumluluğunu sınırlayabilir; ancak bu sınırlama yeni ürünlere uygulanan sürenin yarısından az olamaz. Konut satışlarında bu alt sınır 3 yıl olarak belirlenmiştir. Sınırlama geçerli olabilmesi için sözleşmede açıkça yer almalıdır; sözlü dayatmalar bağlayıcı değildir.

Pratik bir not: zamanaşımı süresi arıza tarihinden değil, teslim tarihinden başlar. Ürünü 20 ay önce aldıysanız ve ilk ayda sorun fark ettiyseniz ama "çözülür" diye beklettiyseniz, dava açmak için yalnızca 4 ayınız kalmış demektir. Bu nedenle erken bildirim ve yazılı kayıt tutmak sizi zaman baskısından da korur.

İkinci El ve Outlet Alışverişleri

İkinci el ve outlet ürün — tüketici hakları ve sorumluluk sınırlaması
İkinci el ve outlet ürün — tüketici hakları ve sorumluluk sınırlaması

İkinci el ürün alırken "ne aldıysam o" mantığının hâkim olduğunu düşünen çok sayıda tüketici var; bu yaygın ama yanlış bir kanı. Kanun, ikinci el satışlarda da tüketiciye ayıplı mal koruması tanımaktadır; tek fark, satıcının sorumluluk süresini belirli bir alt sınırla kısıtlayabilmesidir.

Bu sınırlama yasal olarak şöyle çerçevelenmiştir: ikinci el taşınır mallarda sorumluluk süresi, yeni ürün için geçerli yasal sürenin (2 yıl) yarısından, yani 1 yıldan az olamaz. Konut ve taşınmazlarda ise bu alt sınır 3 yıldır. Satıcı sözleşmede bunu açıkça belirtebilir; ancak 1 yılın altına inemez. Belirtmemişse tam yasal sorumluluk devam eder.

Outlet satışları da dikkat edilmesi gereken bir kategoridir. "Outlet" etiketi, ürünün belirli bir ayıba sahip olduğuna işaret edebilir ya da sadece ambalaj hasarını ya da sezon sonu ürününü tanımlayabilir. Satıcı "bu ürün outlet, ayıptan sorumlu değiliz" diyemez; ancak sözleşmede hangi ayıpların kapsam dışı tutulduğunu açık ve net biçimde belirtmişse bu ürün bilinen ayıpları için sorumluluktan kurtulabilir. Bilinmeyen ya da gizlenmiş ayıplar ise yine satıcının sorumluluğundadır.

İkinci el alışverişlerde özel önlemler almanız gerekir: ürünü almadan önce kapsamlı bir test yapın, gözle görünür tüm hasarları fatura veya sözleşmeye yazın, satıcıdan servis geçmişi belgelerini isteyin. Özellikle ikinci el araç alımlarında ekspertiz raporu almak, hem ayıpları belgelemek hem de ilerleyen süreçte sorumluluk tartışmalarında koruyucu işlev görür. Aklınızdaki soruları hukuki danışma platformuna yönelterek somut durumunuzu değerlendirebilirsiniz.

Örnek: Bir beyaz eşya mağazasından teşhir ürünü olarak alınan çamaşır makinesi, faturaya "teşhir ürünü, dış gövde çizigi mevcut" olarak geçmişti. 8. ayda motor arızası çıktı. Motor arızası sözleşmede belirtilen ayıplar kapsamında değildi; mağaza sorumlu tutuldu ve ücretsiz onarım yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda kaldı.

Sık Yapılan 7 Hata

Tüketici haklarında yapılan yaygın 7 hata
Tüketici haklarında yapılan yaygın 7 hata

Deneyimli tüketicilerin bile düştüğü hatalar, çoğunlukla aynı noktalarda kümeleniyor. Bu hataların farkında olmak, süreci başından sağlam yönetmenizi sağlar.

  1. Sözlü şikayetle yetinmek. Mağazaya gidip "arızalı" demek ispat değildir. Her şikayetinizi e-posta, mesaj veya noter ihtarnamesiyle kayıt altına alın. Sözlü görüşmeleri hemen ardından yazıyla teyit edin.
  2. Servis iş emri almamak. "Baktılar, tamam dediler" ifadesi delil değildir. Servise her gidişinizde, yapılan işlemi ve arızanın tanımını içeren iş emri alın. Bu belgeler olmadan tekrarlayan arıza argümanı ispat edilemez.
  3. Garanti süresi dolunca pes etmek. Garanti bitti = haklar bitti yanılgısı çok yaygın. Yasal 2 yıllık süre garantiden bağımsız devam eder. Zamanaşımı henüz dolmamışsa haklarınız geçerlidir.
  4. Seçimlik hakkı satıcıya bırakmak. "Siz ne yapabilirsiniz?" diye sormak yerine "Ben misliyle değişim istiyorum" gibi net bir talepte bulunun. Seçim sizin hakkınız; satıcının önerisini kabul etmek zorunda değilsiniz.
  5. Doğrudan üreticiye başvurmak. Yasal dayanak açısından önce satıcıya gitmeniz gerekir. Üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumlu olsa da sürecin doğru başlatılması için satıcıya yazılı bildirim ilk adımdır.
  6. THH başvurusu yaparken belge eksik bırakmak. Hakem heyetine fatura, servis iş emirleri, satıcı yazışmaları ve talebi açıklayan dilekçeyle başvurun. Eksik dosya başvurunun reddedilmesine ya da sonucunun zayıflamasına yol açar.
  7. Zamanaşımını takip etmemek. "Bir ara başvururum" diyerek ertelemek, 2 yıllık süreyi tüketmenize neden olabilir. Ürünü teslim aldığınız tarihi not edin ve zamanında harekete geçin.
Altın kural: Her etkileşimi belgeleyin. Fatura, iş emri, e-posta, mesaj ve noter ihtarnamesi — bunların tamamı ileride hakkınızı kanıtlamanın araçlarıdır. Belgesiz bir şikayet, sözlü itiraftan farksızdır.

Kişisel Değerlendirme ve Avukat Önerisi

Ayıplı mal davası için hukuki danışmanlık ve avukat değerlendirmesi
Ayıplı mal davası için hukuki danışmanlık ve avukat değerlendirmesi

Ayıplı mal hakkınızı kullanmak için her zaman avukata ihtiyacınız yoktur; özellikle düşük tutarlı uyuşmazlıklarda THH süreci görece pratik ve ücretsizdir. Ancak her durumun kendi dinamikleri vardır. Ürünün değeri yüksekse, satıcı sistematik biçimde direniyor ve bilirkişi süreci öngörülüyorsa ya da karşı taraf kurumsal ve hukuki destek alıyorsa, deneyimli bir tüketici hukuku avukatından destek almak hem süreci hızlandırır hem de hata riskini azaltır.

Sıfır araç değişim davaları, uzun süreli teknik bilirkişi süreçleri ve yüksek bedelli makine/ekipman davaları, avukat desteğinin en faydalı olduğu alanlar arasında sayılabilir. Bu tür davalarda doğru taleplerin doğru hukuki çerçevede sunulması, karar üzerinde belirleyici etki yaratabilmektedir. Tüketici hukuku alanında deneyimli avukatlara ulaşmak için platformumuzu kullanabilirsiniz.

Bireysel değerlendirme yapmak isterseniz şu soruları kendinize sorun: Teslimden bu yana ne kadar süre geçti? İlk 6 ay içinde misiniz, yoksa sonrasında mı? Elinizdeki belgeler neler: fatura, iş emri, yazışma var mı? Talep ettiğiniz hakkı satıcıya net olarak bildirdiniz mi? Bu soruların yanıtları hem süreci hem de stratejinizi belirleyecektir.

Son olarak şunu hatırlatmak gerekir: tüketici hakları kullanılmak için var. Her yıl binlerce tüketici, satıcının "biz sadece şunu yaparız" yanıtını kabul ettiği için hakkından feragat ediyor. Kanun size dört seçimlik hak, 6 aylık ispat karinesi ve 2 yıllık zamanaşımı süresi tanımıştır. Bu çerçeveyi iyi kullanmak, haklarınızı korumanın en pratik yoludur. Daha fazla sorunuz varsa hukuki soru platformuna başvurabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Satıcı 'sadece onarım yaparız, iade kabul etmiyoruz' diyebilir mi?
Hayır. 6502 sayılı Kanun'a göre dört seçimlik haktan hangisini kullanacağına tüketici karar verir. Satıcının tüketiciyi belirli bir hakka yönlendirme yetkisi yoktur; onarım seçeneğini dayatmak hukuka aykırıdır.
Garanti süresi dolmuşsa hiçbir hakkım kalmadı mı?
Garanti belgesi ile yasal ayıp sorumluluğu birbirinden bağımsızdır. Garanti bitse dahi teslim tarihinden itibaren 2 yıllık yasal sorumluluk süresi devam eder; ayıp teslim anında mevcut olmak koşuluyla bu süre içinde hakkınız saklıdır.
Ürünü aldıktan 3 ay sonra arıza çıktı, ispat yükü kimde?
Teslimden itibaren 6 ay içinde çıkan ayıplarda ispat yükü satıcıya aittir; ayıbın teslim anında var olmadığını satıcının kanıtlaması gerekir. 6 ayın geçmesi durumunda ispat yükü tüketiciye kayar.
İkinci el ürün aldım, ayıplı mal kuralları geçerli mi?
Evet, ancak sorumluluğun kapsamı sınırlandırılabilir. Bu sınırlama, yeni ürünler için geçerli sürenin yarısından (en az 1 yıldan) az olamaz; konut satışlarında bu alt sınır 3 yıldır.
Sıfır arabam defalarca servise gitti ama düzelmiyor, ne yapabilirim?
Makul sürede giderilemeyen veya tekrarlayan arıza 'ayıp' kapsamında değerlendirilir. Bu durumda misliyle değişim veya bedel iadesi talep edebilirsiniz; araç davalarında servis iş emirleri ve tutanaklar temel delildir.
Tüketici Hakem Heyeti kararlarına nasıl itiraz edilir?
THH kararlarına tebliğden itibaren 15 gün içinde tüketici mahkemesinde itiraz yoluyla itiraz hakkı doğar. İtiraz etmezseniz karar kesinleşir ve ilâm niteliği kazanarak icra yoluyla uygulanabilir.
Kargo ile aldığım ürün hasarlı geldi, ne yapmalıyım?
Kargo hasarını teslim alırken tutanakla belgelemek en kritik adımdır. Mesafeli satışlarda ayrıca 14 günlük cayma hakkınız bulunur; bu hak ayıplı mal haklarından bağımsız ve ek bir korumadır.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.

Tüketici Mahkemesi — Diğer Rehberler