Asliye Ceza Mahkemesi Tehdit

Tehdit Suçu (TCK 106): Ceza, Şikayet ve Dava Süreci

Tehdit suçu TCK 106 ceza ve şikayet süreci — adalet tokmağı ve hukuk dosyaları

Birinden "seni mahvedeceğim", "pişman ederim" ya da daha ağır sözler duydunuzsa yalnız değilsiniz. Adalet Bakanlığı 2024 verilerine göre Türkiye genelinde tehditten 209.188 yeni dava açıldı; bu rakam, tehdit suçunu ülkemizde en çok açılan üçüncü ceza davası yapıyor. Demek ki bu durumun içinde kalmak hem çok yaygın hem de son derece ciddi.

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesiyle düzenlenmiştir. Hangi sözlerin suç oluşturduğu, cezanın ne kadar olduğu, nasıl şikâyet yapılacağı ve mahkeme sürecinin nasıl işlediği konusunda net bilgi edinmek hem mağdurları hem de hakkında şikâyet bulunanları doğrudan etkiler. Aşağıda bu soruların yanıtlarını sırayla ele alıyoruz.

Gerçek Hayattan Bir Vaka: Borç Anlaşmazlığı ve Ardından Gelen Tehditler

Borç anlaşmazlığı sonrası tehdit mesajı örneği — akıllı telefon ve hukuk dosyaları
Borç anlaşmazlığı sonrası tehdit mesajı örneği — akıllı telefon ve hukuk dosyaları

Örnek Vaka (isimler temsilidir): Kemal, eski iş ortağı Serdar'a birkaç ay önce ödünç para vermişti. Serdar'ın borcu zamanında ödememesi üzerine aralarında gerginlik çıktı. Kemal'e ait telefon numarasından gece geç saatlerde art arda mesajlar geldi: "Parayı bu hafta ödemezsen seni ve ailenizi bitiririm", "Nerede olduğunu biliyorum, dikkatli ol." Ertesi gün Serdar cep telefonundan Kemal'i aradı ve bu kez sözlü olarak "Sana iş yaptırmam, piyasayı zehirlerim" gibi ifadeler kullandı.

Bu vakada birden fazla tehdit türü iç içe geçmiş durumda. Ailesine yönelik kısmı hayata ve vücut dokunulmazlığına tehdit, piyasayı zehirleme kısmı ise malvarlığına yönelik kötülük tehdidi olarak değerlendirilebilir. Serdar'ın hukuki durumu, hangi mesajın hangi madde kapsamına girdiğine göre ciddi biçimde farklılaşır.

Kemal'in ilk yaptığı şey, mesajların tüm ekran görüntülerini aldıktan sonra sabah olur olmaz işyerinin yakınındaki noter bürosuna gitmek oldu. Noter, görüntülerin basılı çıktısını resmi mühürle onayladı ve bu sayede dijital delillerin sonradan manipüle edildiği itirazının önüne geçildi. Gece arayan kişinin Serdar olduğunu doğrulayan komşusu da tanık olarak ifade vermeye hazır olduğunu bildirdi. Bu iki adım, ilerleyen süreçte savcılığın iddianame düzenlemesini kolaylaştıran kilit unsurlar haline geldi.

Savcılık soruşturması başladıktan sonra Kemal beklenmedik bir sorunla karşılaştı: Serdar, mesajları aynı numaradan değil, ikinci bir hat üzerinden gönderdiğini ileri sürdü. Ancak Kemal'in noter tasdikli ekran görüntüleri, mesajların gönderildiği numarayı ve gönderim saatini net biçimde ortaya koyuyordu. Savcılık, GSM operatöründen aldığı HTS kayıtlarıyla söz konusu numaranın Serdar adına kayıtlı olduğunu tespit etti. Bu ayrıntı, vakada sanığın savunmasının en çabuk çürütülen halkasıydı. Delil zincirini başından eksiksiz kurmak, sürecin ortasında doğan anlaşmazlıklara karşı da koruyucu bir işlev görür.

Hangi Sözler Tehdit Suçu Oluşturur?

Tehdit suçunun unsurları — hukuki denge ve değerlendirme
Tehdit suçunun unsurları — hukuki denge ve değerlendirme

Her sert söz, her kaba ifade otomatik olarak suç oluşturmaz. Yargı içtihatlarında tehdit suçunun oluşabilmesi için o sözün ya da eylemin objektif olarak ciddi ve korkutucu nitelik taşıması aranır. Başka bir deyişle, sıradan bir yargıcın o mesajı okuduğunda "bu gerçekten tehlikeli bir vaadi içeriyor" demesi gerekir.

Önemli: Öfke anında söylenen, muğlak ve belirsiz sözlerin ("gerekeni yaparım", "bunun hesabını sorarım") suç teşkil edip etmediği somut olaya göre değişir. Bu değerlendirmeyi hâkim yapar; avukatınız o vakaya özgü delilleri sunarak hâkimi yönlendirebilir.

Örnek vakamıza dönersek: "Seni ve ailenizi bitiririm" ifadesinin hayata yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmesi kuvvetle muhtemeldir. "Piyasayı zehirlerim" ifadesi ise malvarlığına yönelik kötülük tehdidi kapsamında ele alınabilir. Her iki mesaj da WhatsApp üzerinden gönderildiği için dijital delil zinciri sağlam.

Yaygın bir yanlış inanış şudur: "Karşı taraf bana önce hakaret etti, o yüzden tehdit sayılmaz." Bu doğru değildir. Tehdit suçu, öncesindeki tartışmadan bağımsız olarak değerlendirilir; fail kışkırtıldığını öne sürse bile bu durum ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, en fazla hâkimin takdir yetkisini etkileyebilir. Bir diğer yaygın yanılgı ise "Mesajı sildim, artık delil kalmadı" düşüncesidir. Savcılık GSM operatörlerinden ve uygulama sunucu kayıtlarından içeriklere ulaşabilir; silmek delili yok etmez, yalnızca sizin elinizden alır.

Sık karşılaşılan bir diğer yanlış inanış da "Tehdidi ciddiye almadım, bu yüzden suç oluşmaz" görüşüdür. Oysa tehdit suçunda mağdurun subjektif korkusu değil, sözün objektif korkutuculuğu esas alınır. Başka bir deyişle, bir kişi o tehdide rağmen korktuğunu dışa vurmamış olsa bile hukuki süreç işleyebilir. Mağdurun "büyütmek istemiyorum" diyerek olayı önemsizleştirmesi zaman zaman şikâyet sürecini geciktirmekte, 6 aylık hak düşürücü sürenin kaçırılmasına yol açmaktadır.

Sık karşılaşılan bir senaryo: Bir komşuyla kapı önünde yaşanan tartışmada "Seni buradan çekerim" veya "Bir gece düşün bakalım" gibi sözler söyleniyor. Bu ifadeler yüz yüze, tanık önünde ve öfke ortamında dile getirildiğinden hâkim hem sözlerin içeriğini hem de söylendiği koşulları birlikte değerlendirecektir. Tanık olan kişiler adını ve iletişim bilgisini mutlaka not edin; bu tür sözlü tehditlerin en kırılgan noktası ispat güçlüğüdür.

TCK 106 Ceza Tablosu: Basit, Ağır ve Nitelikli Haller

TCK 106 tehdit suçu ceza tablosu — hapis ve para cezası seçenekleri
TCK 106 tehdit suçu ceza tablosu — hapis ve para cezası seçenekleri

Tehdit suçunun cezası, tehdidinin içeriğine ve nasıl gerçekleştiğine göre üç farklı düzeyde belirleniyor:

Tehdit Türü Kanun Maddesi Ceza Aralığı Soruşturma Yöntemi
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit TCK 106/1 – 1. cümle 6 aydan 2 yıla kadar hapis (mağdur kadınsa alt sınır 9 aydan az olamaz) Re'sen soruşturulur
Malvarlığına veya sair kötülük tehdidi TCK 106/1 – 2. cümle 6 aya kadar hapis veya adli para cezası Şikâyete bağlı (6 ay içinde)
Nitelikli haller (silahla, örgüt korkusu, birden fazla kişiyle vb.) TCK 106/2 2 yıldan 5 yıla kadar hapis Re'sen soruşturulur

Dikkat: "Mağdur kadınsa alt sınır 9 aydan az olamaz" hükmü, aile içi ve yakın ilişkilerdeki tehditlerin cezasını etkin biçimde artıran güncel bir düzenlemedir. Bu düzenleme, toplumsal cinsiyet temelli şiddete karşı özel bir güvence niteliği taşır.

Kemal ve Serdar örneğine döndüğümüzde: Ailesine yönelik tehdit TCK 106/1 birinci cümle kapsamında re'sen soruşturulacak; piyasayı zehirleme tehdidi ise ikinci cümle uyarınca Kemal'in 6 ay içinde şikâyette bulunmasını gerektiriyor. Serdar'ın telefonu kullanarak tehdit etmesi tek başına suçu "silahla" nitelikli hale getirmez; silah TCK'da ateşli silah ve benzeri araçları ifade eder.

Nitelikli hal tartışması pratikte sıkça gündeme gelir. "Birden fazla kişiyle birlikte" ifadesi, tehdidi birden fazla kişinin fiziksel varlığıyla ya da organize biçimde gerçekleştirmesini kapsar; bir mesajı grup halinde iletmek her zaman bu kapsamda değerlendirilemeyebilir. "Suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanma" ise failin herhangi bir örgütle gerçek bir bağının bulunmasını değil, mağdurun o bağı var zannetmesini sağlayarak korkutmasını gerektirir. Bu ince ayrımların doğru kurulması, sanığın ya da mağdurun lehine ciddi sonuçlar doğurabilir.

Tehdit ile Şantaj: Sık Karıştırılan İki Farklı Suç

Tehdit ve şantaj suçları arasındaki fark — hukuki karşılaştırma
Tehdit ve şantaj suçları arasındaki fark — hukuki karşılaştırma

Bu iki suç hem günlük dilde hem de hukuki süreçte sıkça karıştırılır; oysa aralarındaki fark ceza miktarını ve savunma stratejisini doğrudan etkiler.

Tehdit (TCK 106): Failin amacı, karşısındaki kişiyi korkutmaktır. "Seni bitiririm" demek tek başına tehdit sayılabilir; failin bu sözden karşılıklı bir şey elde etmesi şart değildir.

Şantaj (TCK 107): Kişiyi yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da haklı bir şeyden vazgeçmeye zorlamak amacıyla tehdit kullanılır. Klasik örnek: "Fotoğraflarını yayınlarım, susacaksan para öde." Burada tehdit bir araçtır; asıl amaç mağdurdan bir yarar sağlamak veya onu belirli bir davranışa yönlendirmektir.

Pratikte önemi: Serdar, "Parayı bu hafta ödemezsen seni bitiririm" dediğinde bu cümlenin hukuki niteliği sınırda durmaktadır. Borç tahsiline yönelik bir baskı mı, yoksa saf bir tehdit mi? Avukat desteği olmadan bu ayrımı doğru kurmak zorlaşır; yanlış nitelendirme farklı kanun maddesiyle karşı karşıya kalmak anlamına gelebilir.

Şantajın tehdide göre daha ağır sonuçları olduğu durumlarda bile mağdurlar zaman zaman yanlışlıkla "tehdit" diye şikâyette bulunur ve bu seçim, iddianamenin kapsamını daralttığı için suçun tam olarak cezalandırılmasını engeller. Tersine, sanık konumundaysanız eylemin şantaj mı tehdit mi olduğu ayrımı, savunma argümanlarınızı doğrudan şekillendirir. Bu nedenle soruşturma aşamasının başından itibaren ceza hukuku alanında deneyimli bir avukatla çalışmak kritik önem taşır.

Şikâyet ve Delil Toplama: Adım Adım Rehber

Tehdit suçunda delil toplama ve şikâyet süreci adımları
Tehdit suçunda delil toplama ve şikâyet süreci adımları

1. Delilleri Güvence Altına Alın

Tehdide maruz kaldığınız anda yapacağınız ilk iş, delilleri kaybolmadan koruma altına almaktır. Bunu beklemek sonraki adımları güçleştiriyor.

  • Dijital mesajlar: WhatsApp, SMS, e-posta veya sosyal medya ekran görüntüsü alın. Mümkünse bu görüntüleri bir notere tasdik ettirin; noter onaylı çıktı mahkemede güçlü delil niteliği taşır.
  • Sesli tehditler: Açık rıza olmadan yapılan kayıt bazı durumlarda sorun yaratabilir; hukuki değerlendirme için bir ceza avukatına danışın.
  • Tanıklar: Tehdidi duyan veya gören kişilerin adı, soyadı ve iletişim bilgisini not edin. Tanık beyanı, özellikle sözlü tehditte kritik önem taşır.
  • HTS kayıtları: Telefon tehdidinde savcılık, GSM operatöründen HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarını talep edebilir; bu kayıtlar aramanın kaynağını ve süresini gösterir.

Yanınıza ne alın, neyi saklayın: Savcılığa gitmeden önce şunları hazır bulundurun — noter onaylı mesaj çıktıları veya ekran görüntüleri (en az iki kopya), mesajların gönderildiği cihazın (telefonun) fotoğrafı, tanıkların el yazılı imzalı iletişim listesi, tehdide maruz kaldıktan sonra tuttuysanız tarihli kişisel not defteri sayfaları. Bu küçük önlemler, savcılık aşamasında delil zincirini sağlamlaştırır ve avukatınıza ciddi zaman kazandırır.

2. Cumhuriyet Savcılığı'na Şikâyet Edin

Delillerinizi topladıktan sonra bulunduğunuz yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı veya sözlü şikâyette bulunabilirsiniz. Dilekçenizde olayı tarih sırasıyla, açık ve yalın bir dille anlatın; delil listesini de ekleyin.

Süre uyarısı: Malvarlığına veya sair kötülük tehditini (TCK 106/1 ikinci cümle) kapsayan davalarda şikâyet süresi 6 aydır. Bu süre, tehdidi ve faili öğrendiğiniz günden itibaren başlar. Süreyi kaçırırsanız dava düşer. Hayata yönelik tehditlerde re'sen soruşturma yapılır; süre sınırı yoktur.

Şikâyet dilekçenizi hazırlarken "tehdit içeren mesajlar ektedir" demekle yetinmeyin; her mesajı ayrı ayrı alıntılayın, hangi tarihte ve saatte geldiğini belirtin, hangi platform veya numara üzerinden iletildiğini kaydedin. Bu ayrıntılar savcılığın delil değerlendirmesini doğrudan hızlandırır. Şikâyeti yazılı olarak iletirseniz dilekçenin bir kopyasını alın ve tarih mühürünü kontrol edin; bu, 6 aylık süreyi zamanında kullandığınızı kanıtlar.

3. İfadenizi Verin

Savcılık ya da polis, ifadenizi almak üzere sizi çağırabilir. İfade öncesinde avukatınızla görüşmeniz, neyi nasıl anlatacağınızı netleştirmeniz açısından son derece yararlıdır. Unutmayın: ifade tutanağı dava dosyasının ayrılmaz parçası olur.

İfade sırasında sıkça yapılan hata, tehditle birlikte yaşanan diğer tartışmaları, hakaret içerikli konuşmaları veya önceki anlaşmazlıkları karma biçimde anlatmaktır. Bu tutum, savcının odağını dağıtır ve tehdit fiilini arka plana iter. İfadenizi sade tutun: kim, ne dedi, ne zaman, nasıl bir ortamda. Diğer ayrıntılar sorulduğunda cevaplayın; sorulmadan sıralamayın.

İfade verirken pratik ipuçları: Savcılık veya polis ifadesine gitmeden önce olayın kronolojisini kağıda döküp yanınıza alın; stres altında tarih ve saat gibi ayrıntıları karıştırmak çok kolaydır. "Hatırlamıyorum" demek "bilmiyorum" demekten hukuken daha güçlüdür; belirsiz kalan bir konuda kesinleştirerek yanlış beyan vermek yerine dürüstçe "net hatırlamıyorum" deyin. İfade tutanağını imzalamadan önce savcının ya da polisin okuduğunuzu okuduğunuzdan emin olun; tutanakta yanlış yazılmış bir ifadeyi düzeltmek için o an itiraz etmeniz gerekir, aksi hâlde tutanak geçerli sayılır.

4. Tedbir Talep Edin

Tehdidin süregelen bir tehlike oluşturduğunu düşünüyorsanız, şikâyet dilekçenize acele tedbir talebini de ekleyebilirsiniz. Tehdit eden kişinin yaklaşmamasına dair ihtiyati tedbir, özellikle aile içi şiddet vakalarında mahkeme tarafından verilebilir (aşağıdaki "Uzaklaştırma Tedbiri" bölümüne bakınız).

Soruşturma, Kovuşturma ve Uzaklaştırma Tedbiri

Tehdit davası soruşturma ve kovuşturma aşamaları — asliye ceza mahkemesi
Tehdit davası soruşturma ve kovuşturma aşamaları — asliye ceza mahkemesi

Şikâyet dilekçeniz savcılığa ulaştıktan sonra süreç şöyle işler:

  1. Soruşturma aşaması: Savcılık, delilleri değerlendirir, ifadeleri alır ve gerekirse bilirkişiye başvurur. Re'sen soruşturulan davalarda bu aşama şikâyet olmadan da başlar.
  2. İddianame veya takipsizlik: Savcı yeterli delil görürse iddianame düzenler; görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir (TCK 106/2 nitelikli haller dahil). Delil yetersizliğinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) verilir; bu karara itiraz edilebilir.
  3. Yargılama: Asliye ceza mahkemesinde duruşmalar yapılır, tanıklar dinlenir, deliller tartışılır. Süre, dava yoğunluğuna ve delil toplanma hızına göre somut olaya göre değişir.

Uzaklaştırma tedbiri: Tehdidin aile içi şiddet bağlamında gerçekleşmesi halinde 6284 sayılı Kanun devreye girer. Hâkim veya tedbir makamı, koruyucu tedbir kararıyla faili ortak konuttan uzaklaştırabilir, belli mesafeyi koruma ve iletişim yasağı uygulayabilir. Bu tedbir ceza davasından bağımsız olarak hızla alınabilir.

Kemal ve Serdar örneğimize dönelim: Savcılık, Serdar'ın mesajlarını ve HTS kayıtlarını inceledikten sonra iddianame düzenleyerek dosyayı asliye ceza mahkemesine gönderir. Aile üyelerine yönelik tehdit re'sen soruşturulduğu için Kemal'in şikâyeti beklenmeden süreç başlatılmıştır; malvarlığına yönelik tehdit kısmı içinse Kemal'in 6 aylık süre içinde şikâyette bulunması şarttı.

İddianame düzenlendikten sonra Serdar, birinci duruşmaya davetiye aldı. Duruşmada hâkim, Serdar'a mesajları gönderip göndermediğini sordu; Serdar "sinirli anımda yazdım, ciddiye alınmamalı" savunmasını öne sürdü. Hâkim bu savunmayı değerlendirirken mesajların gece geç saatte, art arda, birden fazla mesajla gönderilmesini ve "Nerede olduğunu biliyorum" ifadesini birlikte ele aldı. Tanık olarak çağrılan komşu ise Serdar'ın sözlü tehdidini doğruladı. Delillerin bu biçimde örtüşmesi, savunmanın zayıflamasına yol açtı.

Duruşmada dikkat edilmesi gereken 3 nokta: Birincisi, mahkeme salonunda hâkime hitap ederken her zaman "Sayın Başkan" ifadesini kullanın; doğrudan karşı tarafla konuşmaya girişmeyin. İkincisi, avukatınızın size verdiği talimatlara göre soru cevaplayan taraf konumunda kalın; fazla açıklama yapmak bazen lehe olmayan bilgiyi gündeme taşır. Üçüncüsü, duruşma günü tüm belgelerinizin orijinali ve birer kopyasıyla gelin; hâkim incelemek isteyebilir.

Uzlaştırma ve HAGB: Ceza Almadan Kapatmak Mümkün mü?

Tehdit suçunda uzlaştırma ve HAGB uygulaması
Tehdit suçunda uzlaştırma ve HAGB uygulaması

Her ceza davası mahkûmiyetle sonuçlanmak zorunda değildir. Tehdit suçunda iki önemli mekanizma mevcut:

Uzlaştırma

TCK 106/1 kapsamındaki davalarda (hem hayata yönelik hem de sair kötülük tehdidi) uzlaştırma uygulanabilir. Savcılık ya da mahkeme, uzlaştırmacı atayarak tarafları bir araya getirir. Taraflar anlaşırsa kamu davası düşer; ne mağdurun ne de failin sicilinde herhangi bir iz kalmaz. TCK 106/2'deki nitelikli haller ise uzlaştırma kapsamının dışındadır.

Uzlaştırma örneği: Serdar, uzlaştırmacı aracılığıyla Kemal'den özür diler ve belirlenen tazminatı öder. Kemal uzlaşmayı kabul ederse dava düşer. Ancak Kemal reddetme hakkına sahiptir; uzlaştırma hiçbir zaman zorla dayatılamaz.

Uzlaştırma görüşmesi genellikle savcılık binasındaki uzlaştırma bürosunda ya da atanan uzlaştırmacının ofisinde gerçekleşir. Görüşme, tarafların birbirini doğrudan muhatap almadığı, uzlaştırmacının arabuluculuk ettiği yapılandırılmış bir diyalog biçiminde yürür. Serdar vakasında uzlaştırmacı, Serdar'ın özrünün samimi ve telafi niyetinin somut olup olmadığını değerlendirerek Kemal'e iletir. Kemal kabul ederse taraflarca imzalanan uzlaştırma tutanağı savcılığa sunulur ve kamu davası resmen düşer. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Uzlaştırma teklifini reddetme hakkınız her zaman vardır ve bu reddin size olumsuz bir yaptırımı olmaz; ancak süreci uzatır.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

Anayasa Mahkemesi, 10.07.2025 tarihinde HAGB'yi iptal etmiştir. Ne var ki bu iptal kararı 30.09.2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar koşulları taşıyan tehdit davaları (önceki suçu olmayanlar, zararın giderilmesi ve denetim süresini kabul edenler) için HAGB uygulanmaya devam etmektedir. Hâkim takdiri ve somut olayın koşulları belirleyicidir.

Bu iki mekanizma, özellikle ilk kez suç işleyen ve pişmanlık gösteren sanıklar açısından son derece değerlidir. Avukatınızın bu seçenekleri duruşma öncesinde değerlendirmesi, davanın seyrini kökten değiştirebilir.

HAGB hakkında sık sorulan soru: "HAGB aldım; bu dava kapandı mı?" sorusu pratikte çok karşımıza çıkıyor. HAGB, hükmün açıklanmasını belli bir süre erteler; denetim süresinde yeni suç işlenmezse hüküm hiç açıklanmaz ve adli sicile geçmez. Ancak denetim süresi içinde aynı ya da başka bir suç işlenirse ertelenen hüküm açıklanır ve her iki suçtan da ceza verilir. Bu nedenle HAGB kararı sonrasında hukuki danışmanlığı kesmemek önemlidir.

Sık Yapılan 7 Hata

Tehdit suçunda yapılan yaygın hatalar — dikkat edilmesi gereken 7 nokta
Tehdit suçunda yapılan yaygın hatalar — dikkat edilmesi gereken 7 nokta
  1. Delilleri hemen silmek ya da ekran görüntüsü almayı ertelemek. WhatsApp mesajları silinebilir, hesaplar kapatılabilir. Tehdidi alır almaz kayıt altına alın.
  2. 6 aylık şikâyet süresini kaçırmak. Malvarlığına yönelik tehditlerde (TCK 106/1 ikinci cümle) bu süre kesindir; geçirilirse dava açılamaz.
  3. Tehdide "küçümsemek" amacıyla yanıt vermek. Bazı kişiler faili öfkelendirmemek ya da "abartıldığını" kanıtlamak için tehdidi küçümseyerek cevap verir. Bu tutum, tehdidi ciddiye aldığınızı zayıflatır.
  4. Sözlü tehdidi tanık olmadan bırakmak. Telefon görüşmesi veya yüz yüze tehdit varsa mutlaka o anı ya da hemen sonrasını bir tanıkla paylaşın.
  5. Tehdit ve şantajı birbirine karıştırmak. İki suçun hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Hangi madde kapsamında değerlendirileceği, uygulanacak cezayı ve savunma stratejisini doğrudan etkiler.
  6. Karşı tarafın tehditlerini "kışkırttığı" iddiasıyla geçiştirmek. Mağdur, öncesinde herhangi bir tartışmaya dahil olmuş olsa bile tehdit bağımsız bir suçtur; "kışkırttın" savunması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
  7. Avukatsız ifade vermek. İfade tutanağı, dava dosyasının ayrılmaz parçasıdır. Yanlış ifade ya da gereksiz ayrıntılar hem mağdurun hem de sanığın aleyhine dönebilir. Bir ceza avukatına danışmadan ifade vermeyin.

Serdar vakasına son kez bakalım: Serdar, mesajları attıktan birkaç gün sonra Kemal'i arayarak "Sinirli söyledim, ciddiye alma" dedi. Kemal bunu kabul ederek şikâyette bulunmadı. Ancak mesajlarda geçen "ailenizi bitiririm" ifadesi hayata yönelik tehdit kapsamında re'sen soruşturma konusu oldu; savcılık Kemal'in şikâyetini beklemeden harekete geçti. Kemal'in "ciddiye almadım" demesi re'sen soruşturmayı durdurmaz.

Tehdit suçu, yüzeysel göründüğünden çok daha karmaşık bir hukuki yapıya sahiptir: tehdidin niteliği, hangi madde kapsamına girdiği, delil durumu, uzlaştırma ya da HAGB olanakları ve dava süreci, birbirini doğrudan etkileyen değişkenlerdir. İster mağdur olun ister hakkınızda şikâyet bulunuyor olsun, somut durumunuzun bir uzman tarafından değerlendirilmesi en isabetli adımdır. Deneyimli bir ceza avukatı, delil toplama aşamasından duruşma sonuna kadar her adımda yanınızda olabilir. Kendi kendinize karar vermeden önce hukuki sorularınızı platforma yöneltebilir ya da bu konudaki diğer makalelere, örneğin hakaret suçu hakkındaki rehberimize göz atabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Tehdit suçu şikâyete bağlı mı?
Bu sorunun cevabı tehdidin türüne göre değişir. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler re'sen soruşturulur; yani savcılık şikâyet olmadan da harekete geçer. Buna karşılık malvarlığına veya sair kötülük tehdidi içeren davalar şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi 6 aydır.
Telefonda söylenen tehdit suç sayılır mı?
Evet, sözlü tehdit de suç oluşturabilir; ancak tehdidinin 'objektif olarak ciddi ve korkutucu' nitelikte olması aranır. Öfke anında söylenen ve muğlak kalan sözlerin suç sayılıp sayılmayacağı somut olaya, tanık beyanlarına ve HTS kayıtlarına göre değerlendirilir.
Tehdit delili nasıl toplanır?
WhatsApp, SMS veya sosyal medya mesajlarının ekran görüntüsü ve noter onaylı çıktısı en güçlü delildir. Telefon tehdidinde ise savcılık HTS kayıtlarını GSM operatöründen talep edebilir. Tanık ifadesi de delil niteliği taşır; bu nedenle tehdidi duyan kişilerin kimlik bilgilerini not almanız önemlidir.
Nitelikli tehdit hangi durumlarda oluşur?
TCK 106/2 uyarınca silahla, imzasız mektupla ya da özel işaretlerle, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak yapılan tehditler nitelikli sayılır. Bu hallerde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olup uzlaştırma ve şikâyet koşulu aranmaz.
Tehdit suçunda uzlaştırma mümkün mü?
TCK 106/1 kapsamındaki (basit ve sair kötülük tehdidi) davalarda uzlaştırma uygulanabilir. Nitelikli halleri düzenleyen TCK 106/2'de ise uzlaştırma kapsam dışıdır. Uzlaştırmanın başarıyla sonuçlanması halinde kamu davası düşer; bu nedenle avukatınızla birlikte değerlendirmeniz önerilir.
Tehdit ile şantaj arasındaki fark nedir?
Tehdit suçunda failin amacı karşısındaki kişiyi korkutmaktır; şantajda ise kişiyi yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamak için tehdit aracı kullanılır. Şantaj TCK 107'de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir ve hukuki sonuçları farklıdır; bu nedenle iki suçu birbirine karıştırmamak önemlidir.
HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) tehdit davasında uygulanır mı?
Anayasa Mahkemesi HAGB'yi 10.07.2025 tarihinde iptal etmiş olmakla birlikte iptal kararı 30.09.2026'da yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar koşulları taşıyan tehdit davaları için HAGB uygulanmaya devam etmektedir. Hâkim takdiri ve somut olayın koşulları belirleyicidir; detaylı değerlendirme için bir ceza avukatına danışmanız gerekir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için alanında deneyimli bir avukata danışmanızı öneririz.

Asliye Ceza Mahkemesi — Diğer Rehberler