Tatvan Kentsel Dönüşüm Avukatları

Tatvan, Bitlis ilçesinde kentsel dönüşüm (6306 sayılı Kanun) alanında hizmet veren 54 avukat. Riskli yapı tespiti, üçte iki çoğunluk, arsa payı ve müteahhit sözleşmesi süreçleriyle inceleyin.

Av. Bahar Atay Arslan
Av. Bahar Atay Arslan
Bitlis Bitlis Barosu

108 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Seval Karaçelik Orak
Av. Seval Karaçelik Orak
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 77 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Dilan Kanat Aksoy
Av. Dilan Kanat Aksoy
Bitlis Bitlis Barosu

100 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Yalvaç
Av. Mehmet Yalvaç
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 169 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cengiz Akdemir
Av. Cengiz Akdemir
Bitlis Bitlis Barosu

85 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Çimen Zilan Kaplan
Av. Çimen Zilan Kaplan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 107 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Musa Özdemir
Av. Musa Özdemir
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 225 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emrah Balik
Av. Emrah Balik
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 75 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sadik Emre Kocakaplan
Av. Sadik Emre Kocakaplan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 244 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sedef Kocakaplan
Av. Sedef Kocakaplan
Bitlis Bitlis Barosu

86 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mesut Sayilgan
Av. Mesut Sayilgan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 65 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sedat Baygeldi
Av. Sedat Baygeldi
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 54 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülbahar Sakin
Av. Gülbahar Sakin
Bitlis Bitlis Barosu

318 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Bilal Solgun
Av. Bilal Solgun
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 234 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nisa Nur Ateş
Av. Nisa Nur Ateş
Bitlis Bitlis Barosu

221 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Sevkan Karabey
Av. Sevkan Karabey
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 220 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Aydin Tüleçin
Av. Aydin Tüleçin
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 141 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Pervin Daşdemir
Av. Pervin Daşdemir
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 45 sicil numaralı üyesidir.

Av. Sami Yavuz
Av. Sami Yavuz
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 17 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mazlum Aydik
Av. Mazlum Aydik
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 286 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Oktay Subaşi
Av. Oktay Subaşi
Bitlis Bitlis Barosu

5 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Vesim Taylan
Av. Mehmet Vesim Taylan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 14 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Savaş Furkan Tahincioğlu
Av. Savaş Furkan Tahincioğlu
Bitlis Bitlis Barosu

289 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Meltem Erdil Coşkun
Av. Meltem Erdil Coşkun
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 155 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Diyar Orak
Av. Diyar Orak
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 116 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hacer Sulan
Av. Hacer Sulan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 205 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Engin Sekmen
Av. Engin Sekmen
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 292 sicil numaralı üyesidir.

Av. Gülhan Bayram Sekmen
Av. Gülhan Bayram Sekmen
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 18 sicil numaralı üyesidir.

Av. Osman Çoğaltay
Av. Osman Çoğaltay
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 122 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ömer Taylan
Av. Ömer Taylan
Bitlis Bitlis Barosu

109 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Burak Tabak
Av. Burak Tabak
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 326 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sercan Aksoy
Av. Sercan Aksoy
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 83 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Haktan Çetin
Av. Haktan Çetin
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 195 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. İlayda Arsu
Av. İlayda Arsu
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 299 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İrem Başbuğa
Av. İrem Başbuğa
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 208 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Rifat Halidi
Av. Rifat Halidi
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 15 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Ahsen Osmanoğlu
Av. Ahsen Osmanoğlu
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 307 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Rumet Epözdemir
Av. Rumet Epözdemir
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu'nun 330 sicil numaralı üyesidir. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. İsmet Eker
Av. İsmet Eker
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 72 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Feyza Nur Kavak
Av. Feyza Nur Kavak
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 317 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Eylem Zengin Çetiner
Av. Eylem Zengin Çetiner
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 336 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Doğacan Daşdemir
Av. Doğacan Daşdemir
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 49 sicil numaralı üyesidir.

Av. Mustafa Azat Öral
Av. Mustafa Azat Öral
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 324 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Canan Aydin
Av. Canan Aydin
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 239 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Muhammed Şengül
Av. Muhammed Şengül
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis Barosu bünyesinde 52 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Bitlis ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ali Emir Sevinç
Av. Ali Emir Sevinç
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 342 sicil numaralı üyesidir.

Av. Dilara Yüksel
Av. Dilara Yüksel
Bitlis Bitlis Barosu

145 baro sicil numarasıyla Bitlis Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Bitlis ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Rahşan Kilicarslan
Av. Rahşan Kilicarslan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 227 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Murat Timurtaş
Av. Murat Timurtaş
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Bitlis Barosu'nun 222 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ezgi Arslan
Av. Ezgi Arslan
Bitlis Bitlis Barosu

Bitlis ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Bitlis Barosu'na 214 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Tatvan, Bitlis Kentsel Dönüşüm Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Tatvan (Bitlis) bölgesinde kentsel dönüşüm (6306 sayılı Kanun) süreçlerini; riskli yapı tespiti ve itiraz, üçte iki (arsa payı) çoğunluğuyla karar alma, hak sahipliği ve arsa payı hesabı, müteahhitle yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, anlaşmayan malikin durumu ve satış süreci, kira yardımı ve taşınma ile görevli mahkeme açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, dönüşüm sürecinin baştan doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Kentsel Dönüşümde Öne Çıkanlar
  • Riskli yapı: Süreç, yapının lisanslı kuruluşça riskli olarak tespiti ve tapuya şerhiyle başlar; tespite karşı süresinde itiraz edilebilir.
  • Üçte iki çoğunluk: Dönüşüm kararları, kişi sayısına değil arsa payının en az üçte ikisini oluşturan maliklerin oyuna göre alınır.
  • Görev ayrımı: Riskli yapı ve kira yardımı gibi idari işlemler İdare Mahkemesi'nde, müteahhit sözleşmesi uyuşmazlıkları Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Yer: Tatvan taşınmazlarına ilişkin özel hukuk davaları Bitlis Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Kentsel Dönüşüm Nedir? Kapsamı ve Amacı

Kentsel dönüşüm, deprem başta olmak üzere afet riski taşıyan yapıların ve alanların, can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla yenilenmesini ifade eder. Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve yapı stokunun önemli bir bölümünün eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş olması, dönüşümü hem bireysel malikler hem de kamu için öncelikli bir konu hâline getirmiştir. Sürecin temel hukuki dayanağı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliğidir. Bu düzenleme, hem tek yapı ölçeğindeki (parsel bazlı) dönüşümü hem de riskli alan ve rezerv yapı alanı üzerinden yürütülen daha geniş ölçekli dönüşümü kapsar.

Kentsel dönüşüm, salt bir inşaat faaliyeti değil; idare hukuku ile özel hukukun iç içe geçtiği çok katmanlı bir süreçtir. Bir yandan riskli yapı tespiti, itiraz, ruhsat ve kira yardımı gibi idari işlemler; diğer yandan maliklerin kendi aralarında ve müteahhitle kurdukları sözleşme ilişkileri aynı dosyada birlikte yürür. Bu ikili yapı, sürecin doğru sırayla ve her aşamada hukuki güvence gözetilerek yürütülmesini gerektirir. Aksi hâlde, örneğin tespit aşamasında atlanan bir itiraz hakkı veya sözleşmede eksik bırakılan bir teslim koşulu, sonradan telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Dönüşüm sürecinde malikler açısından en kritik kavramlar; riskli yapı, arsa payı çoğunluğu, hak sahipliği, anlaşan ve anlaşmayan (ayrık kalan) malik ayrımı, kira yardımı ve müteahhit sözleşmesidir. Bu kavramların doğru anlaşılması, malikin hangi aşamada hangi hakka sahip olduğunu ve hangi başvuruyu ne zaman yapması gerektiğini bilmesini sağlar. Aşağıda dönüşüm sürecinin en sık gündeme gelen başlıkları özetlenmiştir:

Riskli Yapı
Tespit ve şerh
Üçte İki Çoğunluk
Arsa payı kararı
Arsa Payı
Paylaşım ve değerleme
Hak Sahipliği
Malik ve kiracı hakları
Tahliye
Yıkım ve boşaltma
Kira Yardımı
Taşınma desteği

Kentsel dönüşüm süreçlerinde talepler ve işlemler çoğu zaman birbirine bağlıdır: riskli yapı tespitine itiraz, tahliye ve yıkım, müteahhit sözleşmesi, kira yardımı ve nihayetinde yeni yapının tapuya tescili aynı dosyanın halkalarıdır. Bu bağlantı nedeniyle sürecin parça parça değil bütüncül bir bakışla ele alınması gerekir. Ayrıca dönüşümde çok sayıda malikin ortak karar alması gerektiğinden, uzlaşmanın hukuki zemine oturtulması ve alınan kararların usulüne uygun belgelenmesi büyük önem taşır. İyi belgelenmemiş bir çoğunluk kararı veya eksik düzenlenmiş bir sözleşme, uzun süren yargılamaların temel kaynağıdır.

Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz Süreci

Kentsel dönüşüm sürecinin ilk ve en belirleyici adımı, yapının riskli yapı olarak tespit edilmesidir. Malik veya kanuni temsilcisi, taşınmazının riskli olup olmadığının belirlenmesi için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara başvurabilir. Bu kuruluşlar, ilgili yönetmelikte belirlenen esaslara göre yapıyı inceler; gerektiğinde binadan karot alarak beton dayanımını ve taşıyıcı sistemin durumunu değerlendirir. İnceleme sonucu hazırlanan rapor idareye sunulur ve idarece onaylandığında yapı riskli olarak tescil edilir.

Riskli yapı tespiti kesinleştiğinde, bu durum tapu kaydına şerh edilir ve tüm maliklere ayrı ayrı tebliğ edilir. Tebligat, itiraz ve tahliye sürelerinin başlaması bakımından hayati önem taşır; çünkü kanunda öngörülen süreler, tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Malikler, tespit raporunda kullanılan verilere, ölçüm yöntemine veya sonucuna katılmıyorsa, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili idareye yazılı olarak itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinin süresinde ve gerekçeli biçimde verilmesi, sürecin sonraki aşamalarını doğrudan etkiler.

İtirazlar, üniversitelerce görevlendirilen öğretim üyelerinden oluşan teknik heyetlerce değerlendirilir. Heyetin, tespit raporunu ve itiraz gerekçelerini inceleyerek verdiği karar belirleyici olur. İtirazın reddi hâlinde malik, tespit işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açabilir. Bu davada, teknik raporun bilimsel esaslara ve yönetmeliğe uygunluğu, ölçüm ve numune alma usulünün doğruluğu tartışılır. Riskli yapı tespitine itiraz ve iptal süreci, hem gereksiz yıkımların önlenmesi hem de gerçekten riskli yapıların bir an önce dönüşmesi bakımından hukuki dengeyi kurar.

Süreler hak düşürücü

Riskli yapı tespitine itiraz için tanınan onbeş günlük süre ile tahliye ve yıkım için verilen süreler kısadır ve kaçırıldığında telafisi çoğu zaman mümkün olmaz. Tebligatın alınmasının ardından zaman kaybetmeden hukuki değerlendirme yapılması, hem itiraz hakkının hem de kira yardımı gibi desteklerin korunması bakımından önemlidir.

Üçte İki (Arsa Payı) Çoğunluğu ve Karar Süreci

Riskli yapı tespiti kesinleştikten sonra, dönüşümün nasıl gerçekleşeceğine ilişkin kararlar maliklerce birlikte alınır. 6306 sayılı Kanun, bu kararların oybirliğiyle değil, arsa payı değerinin en az üçte ikisini oluşturan maliklerin çoğunluğuyla alınabilmesine imkân tanır. Bu önemli bir düzenlemedir: dönüşümün, tek bir malikin muhalefeti nedeniyle sonsuza kadar bloke edilmesini önler. Çoğunluk, kişi sayısına göre değil arsa payı oranına göre hesaplanır; yani her malikin oyu, taşınmazdaki payı ölçüsünde ağırlık taşır.

Üçte iki çoğunlukla alınabilecek kararlar arasında; yapının yıkılması, hangi müteahhitle çalışılacağı, yeni yapının projesi, bağımsız bölümlerin niteliği ve maliklere paylaştırılması ile finansman modeli yer alır. Bu kararların, tüm maliklerin usulüne uygun biçimde davet edildiği bir toplantıda alınması ve kararların yazılı olarak belgelenmesi gerekir. Toplantıya çağrı, gündem ve karar tutanağının doğru düzenlenmesi, sonradan çoğunluk kararının geçerliliğine yönelik itirazların önüne geçer. Usule aykırı alınan bir karar, dönüşümün tümünü tartışmalı hâle getirebilir.

Çoğunluk kararına katılmayan maliklerin hukuki durumu ayrı bir başlık oluşturur ve aşağıda ele alınmıştır. Burada vurgulanması gereken nokta, üçte iki çoğunluğun keyfî bir üstünlük değil, hak ve menfaat dengesini gözeten bir usul olduğudur. Çoğunluğu oluşturan maliklerin, azınlıkta kalanların haklarını hukuka uygun biçimde korumak ve kanunun öngördüğü satış-değerleme usulüne uymak zorunda olması, sürecin adil işlemesini sağlar. Bu nedenle çoğunluk kararının hem maddi hem de usul yönünden hukuka uygun kurgulanması, tüm maliklerin ortak yararınadır.

Karar tutanağı önemlidir

Dönüşüm kararının, katılan maliklerin arsa paylarını, gündemi ve alınan kararı açıkça gösterecek biçimde tutanağa bağlanması, hem idari başvurularda hem de olası davalarda temel dayanaktır. Tutanağın eksik veya çelişkili olması, çoğunluğun sağlandığının ispatını güçleştirir.

Hak Sahipliği ve Arsa Payı

Hak sahipliği, dönüşüm sonrasında malikin yeni yapıda hangi bağımsız bölüme ve hangi oranda hak kazanacağını belirleyen temel kavramdır. Kural olarak hak sahipliği, malikin dönüşüm öncesindeki mülkiyet ve arsa payı oranına dayanır. Ancak eski yapıdaki dairelerin metrekaresi, konumu ve niteliği ile yeni yapıda oluşacak bağımsız bölümler her zaman birebir örtüşmediğinden, paylaşımın adil biçimde yapılabilmesi için çoğunlukla bir değerleme çalışması gerekir. Bu çalışmada, eski ve yeni bağımsız bölümlerin değerleri karşılaştırılarak maliklere düşecek paylar hesaplanır.

Arsa payının doğru tespiti, dönüşümün en hassas noktalarından biridir. Zemin kat ile üst katlar, cepheye bakan daireler ile arka cephedekiler, dükkân ve konut ayrımı gibi etkenler bağımsız bölümlerin değerini farklılaştırabilir. Bu nedenle paylaşımın hangi yöntemle (eşit değer, metrekare veya rayiç değer üzerinden) yapılacağının müteahhit sözleşmesinde ve maliklerin kararında açıkça belirlenmesi gerekir. Yöntem baştan netleştirilmediğinde, dönüşüm sonrasında maliklerin kendi aralarında veya müteahhitle uyuşmazlık yaşaması kaçınılmaz hâle gelir.

Hatalı veya eksik hesaplanan bir arsa payı, sonradan tapu iptali ve tescil ya da ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarına yol açabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda, tapu ve kadastro kayıtları, onaylı proje, değerleme raporları ve maliklerin karar tutanakları birlikte incelenir. Paylaşımın en baştan dengeli, açık ve her malik yönünden gerekçeli biçimde belgelenmesi, ileride açılabilecek davaların da önüne geçer. Hak sahipliği ve arsa payı hesabının teknik boyutu yüksek olduğundan, bu aşamada değerleme ve mühendislik verilerini doğru okuyabilen bir hukuki destek büyük fayda sağlar.

Müteahhitle Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

Kentsel dönüşümde maliklerin haklarını en çok etkileyen belge, müteahhitle imzalanan arsa payı (kat) karşılığı inşaat sözleşmesidir. Bu sözleşme, arsa sahibinin arsasının belirli bir payını müteahhide devretmesi karşılığında, müteahhidin arsa üzerine yapacağı yeni binadan belirli bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmeyi üstlendiği, karma nitelikte bir sözleşmedir. Hem eser sözleşmesi hem de taşınmaz devri özelliği taşıdığından, kural olarak resmî şekilde (noterde düzenleme biçiminde) yapılması aranır. Sözleşmenin şekil şartına uygun düzenlenmemesi, geçerlilik yönünden ciddi sorunlar doğurabilir.

Sözleşmede açıkça düzenlenmesi gereken başlıklar, uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından belirleyicidir. Bunların başında; teslim süresi ve gecikme hâlinde uygulanacak cezai şart, yeni bağımsız bölümlerin metrekaresi ile nitelik ve donanımı, paylaşım oranı ve tablosu, arsa payının müteahhide hangi aşamada devredileceği, iskân (yapı kullanma izni) yükümlülüğü ve teminat (banka teminat mektubu veya sınırlı ipotek yetkisi) gelir. Arsa payının devrinin, inşaatın belirli aşamalarının tamamlanmasına bağlanması, arsa sahibini müteahhidin edimini yerine getirmeme riskine karşı korur.

Uygulamada en sık uyuşmazlıklar; teslimde gecikme, projeye ve ruhsata aykırı imalat, ayıplı (kusurlu) yapı, iskân alınamaması ve paylaşım oranına ilişkin anlaşmazlıklardan doğar. Müteahhidin edimini yerine getirmemesi hâlinde arsa sahibi; cezai şart ve gecikme tazminatı (kira kaybı), ayıp giderim bedeli, koşulları varsa sözleşmenin feshi ile devredilen arsa paylarının iptal ve tescili gibi taleplerde bulunabilir. Sözleşmenin baştan dengeli kurgulanması, hem hak kaybını önler hem de ileride açılabilecek davaların hukuki temelini sağlamlaştırır. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce metnin bütün maddeleriyle hukuki değerlendirmeden geçirilmesi önem taşır.

Anlaşmayan (Ayrık Kalan) Malikin Durumu ve Satış Süreci

Kentsel dönüşümde tüm maliklerin aynı kararda buluşması her zaman mümkün olmaz. Arsa payı çoğunluğuyla alınan dönüşüm kararına katılmayan maliklere uygulamada ayrık kalan malik denir. 6306 sayılı Kanun, çoğunluğun sağlanmış olması hâlinde, dönüşümün ayrık kalan maliklerin muhalefetiyle engellenmemesi için özel bir usul öngörmüştür. Bu usul, hem dönüşümün gerçekleşmesini hem de anlaşmayan malikin taşınmazının değerinin korunmasını amaçlar.

Bu kapsamda, ayrık kalan maliklerin bağımsız bölümlerine karşılık gelen arsa payları, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisanslandırılmış değerleme kuruluşlarınca tespit edilen değer üzerinden, öncelikle çoğunluğu oluşturan maliklere satılmak üzere açık artırma usulüyle satışa çıkarılabilir. Diğer malikler bu payı almazsa, pay Bakanlık veya idare tarafından rayiç bedelden satın alınabilir. Böylece anlaşmayan malik, taşınmazının gerçek değerini alır; ancak dönüşüme fiilen katılmamış olur. Satış işleminin ve dayanağı değerleme raporunun usulüne uygunluğu, sürecin geçerliliği bakımından belirleyicidir.

Ayrık kalan malikin, sürecin her aşamasında yasal yollara başvurma hakkı vardır. Malik; değerleme raporunun taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını ileri sürebilir, satış işleminin usulüne aykırı yürütüldüğü gerekçesiyle idari yollara başvurabilir. Bu nedenle anlaşmayan malikin, sürecin en başından itibaren haklarını ve seçeneklerini net biçimde bilmesi büyük önem taşır. Bazen malikin muhalefeti, dönüşüm şartlarının kendisi açısından dengesiz olmasından kaynaklanır; bu durumda çoğunlukla masaya oturup şartların yeniden değerlendirilmesi, satış sürecine göre daha lehe sonuç verebilir. Hukuki destek, malikin hangi yolun kendisi için daha uygun olduğunu değerlendirmesine yardımcı olur.

Kira Yardımı, Tahliye ve Taşınma

Riskli yapı tespiti kesinleştikten sonra, yapının yıkılıp yeniden yapılabilmesi için binanın boşaltılması (tahliye) gerekir. Maliklere ve kiracılara, tahliye için kanunda öngörülen süre tanınır. Bu süreçte, konutunu veya iş yerini boşaltmak zorunda kalan maliklere ve kiracılara Bakanlıkça belirlenen esaslara göre kira yardımı yapılabilir. Kira yardımı, dönüşüm sürecinde barınma ve iş yeri ihtiyacını karşılamayı amaçlayan önemli bir destektir ve zamanında başvuru yapılması hâlinde düzenli olarak ödenir.

Kira yardımının alınabilmesi; başvurunun süresinde yapılması, tahliye ve yıkım belgelerinin ibrazı ve kimlik-tapu bilgilerinin eksiksiz sunulması gibi şartlara bağlıdır. Yardımın tutarı ve süresi, yıllık olarak belirlenen esaslara göre değişir. Malik, kira yardımı yerine faiz destekli konut kredisi seçeneğinden de yararlanabilir; ancak bu iki destek aynı anda alınamaz. Hangi seçeneğin malik için daha uygun olduğu, dönüşümün süresine ve malikin ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir. Yardımın kesilmesi veya reddedilmesi hâlinde, bu idari işleme karşı yasal yollara başvurulabilir.

Tahliye sürecinde kiracıların durumu ayrıca önem taşır. Riskli yapıda oturan kiracılar, tahliye edildiklerinde kanunda öngörülen kira yardımından yararlanabilir; ancak kira ilişkisinin dönüşüm nedeniyle sona ermesi, kira sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükleri de etkiler. Malik ile kiracı arasındaki ilişkinin, dönüşüm nedeniyle nasıl sonlanacağı ve tarafların birbirine karşı hangi taleplerde bulunabileceği, uyuşmazlığa açık bir alandır. Tahliyenin hukuka uygun biçimde yürütülmesi, hem malikin dönüşümü sürdürebilmesi hem de kiracının haklarının korunması bakımından dengeli biçimde ele alınmalıdır.

Tatvan'da Kentsel Dönüşüm Uyuşmazlığı Hangi Mahkemede Görülür?

Kentsel dönüşümde uyuşmazlığın niteliği görevli mahkemeyi belirler; idari işlemler ile özel hukuk uyuşmazlıkları farklı yargı kollarında çözülür. Doğru mahkemenin seçilmesi, görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Riskli yapı tespitine itirazın reddi (iptal)İdare Mahkemesi
Kira yardımının kesilmesi / reddiİdare Mahkemesi
Ayrık kalan malikin satış / değerleme işlemiİdare Mahkemesi
Müteahhit sözleşmesi — teslim / gecikme / ayıpAsliye Hukuk Mahkemesi
Arsa payı iptali ve tescilAsliye Hukuk Mahkemesi
Kat karşılığı sözleşmenin feshiAsliye Hukuk Mahkemesi
Yeni yapıda ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)Sulh Hukuk Mahkemesi
Kat mülkiyeti ve aidat uyuşmazlıklarıSulh Hukuk Mahkemesi

Görev ayrımının yanında yetki kuralı da belirleyicidir. Taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taraflar sözleşmeyle veya iradeleriyle başka bir yer mahkemesini seçemez. Bu nedenle arsa payı iptali ve tescil, kat karşılığı sözleşmeden doğan tapu talepleri gibi özel hukuk davaları, taşınmazın bulunduğu yer kuralına tabidir. İdari işlemlere karşı açılan iptal davalarında ise yetki, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesine göre belirlenir.

Yer bakımından yetki — Tatvan

Tatvan sınırları içindeki bir taşınmaza ilişkin arsa payı iptali ve tescil, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan teslim, ayıp veya fesih davaları, taşınmazın bulunduğu yer kuralı gereği Bitlis Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır. Başka bir ildeki mahkemede açılan dava, yetkisizlikle sonuçlanır ve zaman kaybına yol açar.

Kentsel Dönüşüm Süreci — Adım Adım

Kentsel dönüşüm, birden çok idari ve özel hukuk aşamasının birbirini izlediği uzun soluklu bir süreçtir. Aşağıda, parsel bazlı bir dönüşümün tipik aşamaları özetlenmiştir; her aşamanın süresinde ve usulüne uygun tamamlanması, sonraki adımların sağlıklı yürümesini sağlar:

1
Riskli yapı tespiti

Malik başvurusuyla lisanslı kuruluş yapıyı inceler; rapor idarece onaylanınca yapı riskli olarak tescil edilir ve tapuya şerh düşülür.

2
Tebligat ve itiraz

Tespit maliklere tebliğ edilir; katılmayan malik onbeş gün içinde idareye itiraz edebilir, reddi hâlinde idare mahkemesine başvurabilir.

3
Çoğunluk kararı

Arsa payının en az üçte ikisini oluşturan malikler; müteahhit, proje ve paylaşım konusunda kararı toplantı tutanağıyla belgeler.

4
Müteahhit sözleşmesi

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi noterde düzenlenir; teslim süresi, cezai şart, paylaşım ve teminat maddeleri belirlenir.

5
Tahliye ve yıkım

Yapı boşaltılır; kira yardımı başvurusu yapılır ve riskli yapı süresi içinde yıkılarak arsa dönüşüme hazır hâle getirilir.

6
Ruhsat ve inşaat

Yeni yapı için ruhsat alınır; inşaat sözleşmeye uygun biçimde tamamlanır ve iskân (yapı kullanma izni) alınır.

7
Teslim ve tescil

Bağımsız bölümler maliklere teslim edilir; hak sahipliği ve arsa payı esas alınarak yeni tapular tescil edilir.

Sürecin her aşaması, bir öncekinin usulüne uygun tamamlanmasına bağlıdır. Örneğin çoğunluk kararı belgelenmeden imzalanan bir sözleşme veya süresinde başvurulmayan bir kira yardımı, sonraki aşamalarda hak kaybına yol açar. Bu nedenle dönüşümün idari (tespit, itiraz, ruhsat, kira yardımı) ve özel hukuk (sözleşme, teslim, tescil) ayaklarının doğru sırayla ve eşgüdümlü yürütülmesi, hem süreci hızlandırır hem de olası uyuşmazlıkları en aza indirir.

Kentsel Dönüşüm Süreci Ne Kadar Sürer?

Dönüşüm sürecinin toplam süresi için sabit bir cevap vermek gerçekçi değildir; malik sayısı, uzlaşmanın sağlanma hızı, projenin büyüklüğü ve ruhsat işlemleri belirleyicidir. Riskli yapı tespiti ve varsa itirazın sonuçlanması genellikle birkaç ayı bulur. Ardından müteahhitle sözleşme, tahliye ve yıkım aşamaları gelir; bu aşamalar da malikler arasındaki uzlaşmaya bağlı olarak farklı sürelerde tamamlanır.

Sürenin en büyük bölümünü genellikle inşaat aşaması oluşturur ve projenin ölçeğine göre bu aşama çoğunlukla yılları kapsar. Anlaşmayan (ayrık kalan) malik bulunması ve satış (SPK değerleme) sürecinin işletilmesi, müteahhitle çıkan teslim veya ayıp uyuşmazlıklarının davaya taşınması ya da riskli yapı tespitine karşı açılan iptal davasının uzaması, toplam süreyi belirgin biçimde artırır. Buna karşılık maliklerin en baştan dengeli bir sözleşmede buluşması ve idari başvuruların süresinde yapılması, en çok zaman kazandıran etkendir.

Süreci öngörülebilir kılmanın en etkili yolu, her aşamada usule ve süreye titizlikle uyulması ve olası uyuşmazlıkların baştan sözleşmeyle azaltılmasıdır. Teslim süresi, cezai şart ve paylaşım gibi başlıkların açık düzenlenmesi, sonradan çıkacak davaların hem sayısını hem de süresini azaltır. Gerçekçi bir süre beklentisi, ancak taşınmazın, malik yapısının ve projenin durumu incelendikten sonra oluşturulabilir; peşin ve kesin bir süre vaadi bu tür süreçlerde gerçekçi değildir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Kentsel dönüşüm dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve olası uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Tapu kayıt örneği: Taşınmazın güncel tapu kaydı, arsa payı oranı, takyidat (şerh/ipotek) ve riskli yapı şerhi bilgileri.
  • Riskli yapı raporu ve tebligat: Lisanslı kuruluş raporu, idare onayı ve tebliğ belgeleri (itiraz süresi bakımından).
  • Malik kararları ve tutanaklar: Çoğunluğu gösteren toplantı çağrısı, gündem ve karar tutanağı.
  • Müteahhit sözleşmesi ve ekleri: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, paylaşım tablosu ve teminat belgeleri.
  • Proje ve ruhsat belgeleri: Onaylı mimari proje, imar durumu, yapı ruhsatı ve iskân kayıtları.
  • Kira yardımı belgeleri: Başvuru, tahliye ve yıkım belgeleri ile ödeme kayıtları.
  • Değerleme raporları: Arsa payı ve bağımsız bölüm paylaşımına esas SPK lisanslı değerleme raporları.

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğü, belediye ve ilgili idareden kayıt celbi talep edilebilir.

Tatvan'da Kentsel Dönüşüm Avukatı Seçerken

Kentsel dönüşüm dosyaları hem idare hukuku hem de özel hukuk boyutu taşıdığından ve yüksek maddi değer içerdiğinden, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Dönüşümde en kritik aşama çoğu zaman müteahhitle imzalanan sözleşmedir; bu nedenle hem sözleşme hazırlığında hem de olası uyuşmazlıklarda deneyimli bir avukatla çalışmak önem taşır. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Kentsel dönüşüm deneyimi: 6306 sayılı Kanun uygulamaları, riskli yapı itirazı ve müteahhit sözleşmesi dosyalarında birikim.
  • Sözleşme hazırlık yetkinliği: Teslim, cezai şart, paylaşım ve teminat maddelerini malik lehine kurgulayabilme.
  • İdari süreç bilgisi: Tespit itirazı, kira yardımı ve iptal davalarında idari usulü doğru işletebilme.
  • Teknik okuma: Değerleme, proje ve arsa payı hesaplarını doğru yorumlayabilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Bitlis Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Riskli yapı tespitine itiraz için sürem doldu mu; hangi belgeleri hazırlamalıyım?
  • Müteahhit sözleşmesinde benim açımdan riskli görünen maddeler var mı?
  • Çoğunluğa katılmıyorsam haklarım neler; satış süreci nasıl işler?
  • Kira yardımı ile faiz destekli kredi seçeneklerinden hangisi benim için uygun?
  • Arsa payı ve hak sahipliği hesabımın doğru yapıldığından nasıl emin olurum?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • 6306 sayılı Kanun
    Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi — riskli yapı, çoğunluk, satış ve destekler
  • 6306 Uygulama Yönetmeliği
    Tespit usulü, itiraz, tahliye, yıkım, kira yardımı ve muafiyetlerin ayrıntısı
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mülkiyet, tapu sicili, arsa payı, paylı-elbirliği mülkiyet ve ayni haklar
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Eser sözleşmesi, ayıp, temerrüt ve cezai şart (kat karşılığı inşaat)
  • Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
    Yeni yapıda bağımsız bölümler, ortak yerler, yönetim ve aidat
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev, kesin yetki, keşif, bilirkişi ve yargılama usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Kat karşılığında teslim gecikmesi

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin kararlaştırılan sürede ve nitelikte teslimi gerçekleştirmemesi hâlinde, arsa sahibi lehine gecikme (kira kaybı) tazminatına ve koşulları oluştuğunda sözleşmenin feshi ile arsa payı iptaline hükmedilebileceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Riskli yapı tespitinin denetimi

Riskli yapı tespitine karşı açılan iptal davalarında, dayanak teknik raporun yönetmeliğe ve bilimsel esaslara uygunluğunun; numune alma ve ölçüm usulünün titizlikle denetlenmesi gerektiği değerlendirmesi.

İlke · Ayıplı imalatta arsa sahibinin hakları

Yeni yapıda projeye veya tekniğe aykırı, ayıplı imalat bulunması hâlinde arsa sahibinin, ayıp hükümlerine dayanarak giderim bedeli talep edebileceği; ayıbın ağırlığına göre diğer seçimlik hakların da gündeme gelebileceği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Kentsel dönüşümde riskli yapı tespitine nasıl itiraz edilir?

Riskli yapı tespiti, lisanslı kuruluşlarca hazırlanan raporla yapılır ve idarece onaylandıktan sonra tapu kaydına şerh edilerek maliklere tebliğ edilir. Malikler, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgili idareye (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) dilekçeyle itiraz edebilir. İtiraz, üniversite öğretim üyelerinden oluşan teknik heyetlerce değerlendirilir. İtirazın reddi hâlinde, tespit işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açma yolu açıktır. Süre kısa ve hak düşürücü nitelikte olduğundan, teknik rapordaki eksik veya hatalı verilerin zamanında ortaya konması büyük önem taşır.

Kentsel dönüşümde üçte iki çoğunluk kararı ne anlama gelir?

6306 sayılı Kanun, riskli yapı tespiti kesinleşen bir binada dönüşüme ilişkin kararların, arsa payı değerinin en az üçte ikisini oluşturan maliklerin oyuyla alınabilmesine imkân tanır. Bu çoğunlukla; yıkım, hangi müteahhitle çalışılacağı, yeni yapının projesi ve bağımsız bölümlerin paylaşımı gibi konular karara bağlanır. Karar, kişi sayısına değil arsa payı oranına göre hesaplanır. Karara katılmayan maliklerin bağımsız bölüm arsa payları, kanunda öngörülen usulle satışa çıkarılabilir. Çoğunluk kararının usulüne uygun alınması, dönüşümün hukuken sağlam yürümesi bakımından belirleyicidir.

Kentsel dönüşüme katılmak istemeyen malikin payı ne olur?

Riskli yapıda arsa payı çoğunluğuyla alınan dönüşüm kararına katılmayan (ayrık kalan) maliklerin bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, kanunda belirtilen usulle Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı değerleme kuruluşlarınca tespit edilen değer üzerinden, öncelikle diğer maliklere satılmak üzere açık artırmayla satışa çıkarılabilir. Alıcı çıkmaması hâlinde pay, Bakanlık veya idare tarafından rayiç bedelden satın alınabilir. Malik, hem değerleme raporuna hem de satış işlemine karşı yasal yollara başvurabilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren hukuki destek almak, malikin hak kaybını önlemek açısından önemlidir.

Kentsel dönüşümde kira yardımı nasıl ve ne kadar süreyle alınır?

Riskli yapıların yıkılıp yeniden yapılması sürecinde, konutunu veya iş yerini boşaltmak zorunda kalan maliklere ve kiracılara Bakanlıkça belirlenen esaslara göre kira yardımı yapılabilir. Kira yardımı; başvuru, tahliye ve yıkım belgelerinin ibrazı gibi şartlara bağlıdır ve yıllık bütçe kararnamelerine göre belirlenen tutar ve süre üzerinden ödenir. Malik, kira yardımı yerine faiz destekli konut kredisi seçeneğinden de yararlanabilir; ancak ikisi birlikte alınamaz. Başvurunun süresinde ve eksiksiz yapılması, ödemelerin aksamaması bakımından önemlidir. Yardımın kesilmesi veya reddi hâlinde idari yollara başvurulabilir.

Tatvan'da kentsel dönüşüm uyuşmazlığı hangi mahkemede görülür?

Kentsel dönüşümde uyuşmazlığın niteliği görevli mahkemeyi belirler. Riskli yapı tespiti, itirazın reddi, kira yardımının kesilmesi gibi idari işlemlere karşı açılan iptal davaları İdare Mahkemesi'nde görülür. Müteahhitle yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan teslim, ayıp, cezai şart ve tapu iptali-tescil gibi özel hukuk uyuşmazlıkları ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir. Bu nedenle Tatvan sınırlarındaki bir taşınmaza ilişkin özel hukuk davası, Bitlis Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde nelere dikkat edilmeli?

Arsa payı (kat) karşılığı inşaat sözleşmesi, dönüşümde hak kaybına en açık aşamadır. Sözleşmede; teslim süresi ve gecikme hâlinde uygulanacak cezai şart, yeni bağımsız bölümlerin metrekaresi ile nitelik ve donanımı, paylaşım oranı ve tablosu, arsa payının müteahhide devir zamanı ve koşulu, iskân (yapı kullanma izni) yükümlülüğü, kira yardımının kimin tarafından karşılanacağı ve teminat (banka teminat mektubu veya ipotek yetkisi) açıkça düzenlenmelidir. Sözleşmenin resmî şekilde (noterde) yapılması ve arsa payı devrinin inşaat ilerlemesine bağlanması, arsa sahibinin güvencesini artırır. İmza öncesi hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Müteahhit binayı süresinde teslim etmezse malik ne yapabilir?

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhit, kararlaştırılan süre ve nitelikte bağımsız bölümleri teslim etmekle yükümlüdür. Teslimde gecikme hâlinde arsa sahibi; sözleşmede öngörülen cezai şartı ve gecikme süresi için kira kaybı tazminatını isteyebilir. Ayıplı (kusurlu) imalat varsa ayıp hükümlerine dayanarak giderim bedeli talep edebilir. Gecikmenin ağır ve sürekli olması, müteahhidin edimini yerine getirmekten kaçınması hâlinde sözleşmenin feshi ile devredilen arsa paylarının iptali ve arsa sahibi adına tescili talep edilebilir. Bu taleplerin dosyaya uygun biçimde kurgulanması, hak kaybını önlemek açısından belirleyicidir.

Kentsel dönüşümde hak sahipliği ve arsa payı nasıl belirlenir?

Hak sahipliği, dönüşüm öncesi malikin taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve arsa payı oranına göre belirlenir. Yeni yapıda maliklere düşecek bağımsız bölümler, kural olarak eski arsa payları esas alınarak, çoğunlukla bir değerleme (metrekare veya değer üzerinden) yöntemiyle paylaştırılır. Zemin kat ile üst katlar, cephe farkları ve bağımsız bölümlerin konumu gibi etkenler paylaşımı etkileyebildiğinden, değerleme yönteminin baştan sözleşmeye yazılması önemlidir. Arsa payının yanlış veya eksik hesaplanması, sonradan ortaklığın giderilmesi veya tapu iptali davalarına yol açabilir. Bu nedenle paylaşım tablosunun her malik yönünden dengeli ve açık olması gerekir.

Kentsel dönüşüm süreci ne kadar sürer?

Sürenin tek bir cevabı yoktur; malik sayısı, uzlaşmanın sağlanma hızı, projenin büyüklüğü ve ruhsat süreci belirleyicidir. Riskli yapı tespiti ve itirazın sonuçlanması birkaç ayı bulabilir. Ardından müteahhitle sözleşme, tahliye, yıkım, ruhsat ve inşaat aşamaları gelir; inşaatın kendisi projenin ölçeğine göre çoğunlukla yılları kapsar. Anlaşmayan malik bulunması, satış (SPK) süreci veya müteahhitle çıkan uyuşmazlıkların davaya taşınması süreyi uzatır. Tarafların en baştan dengeli bir sözleşmede buluşması ve idari başvuruların süresinde yapılması, en çok zaman kazandıran etkendir. Peşin ve kesin bir süre vaadi bu süreçte gerçekçi değildir.

Kentsel dönüşümde vergi ve harç muafiyetleri var mı?

6306 sayılı Kanun, dönüşüm kapsamındaki işlemler için çeşitli vergi, harç ve döner sermaye ücreti muafiyetleri öngörür. Riskli yapı tespiti sonrası yapılan devir, ipotek, sözleşme ve tapu işlemleri ile yeni yapının ruhsat ve iskân işlemlerinde kanunda belirtilen muafiyetlerden yararlanılabilir. Muafiyetler; işlemin dönüşüm kapsamında olduğunun belgelenmesine ve ilgili usule uyulmasına bağlıdır. Uygulamada muafiyetin yanlış hesaplanması veya belgelerin eksik ibrazı hak kaybına yol açabildiğinden, işlem öncesi muafiyet kapsamının doğru tespiti önem taşır. Bu konuda idareyle yazışma ve gerektiğinde düzeltme başvurusu yapılabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar