Mecitözü Kat Mülkiyeti Avukatları

Mecitözü, Çorum ilçesinde kat mülkiyeti hukuku alanında hizmet veren 1 avukat. Aidat, yönetim planı, ortak alan ve komşuluk uyuşmazlıklarıyla inceleyin.

Mecitözü, Çorum Kat Mülkiyeti Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Mecitözü (Çorum) bölgesinde kat mülkiyeti hukukundan doğan uyuşmazlıkları; aidat ve ortak gider alacakları, yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararları, ortak alanların kullanımı, komşuluk ilişkileri, gürültü ve rahatsızlık ile kat malikinin haklarının kısıtlanması açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Amaç, apartman ve site yaşamından doğan sorunlarda sürecin doğru kurgulanmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli biçimde seçmenize yardımcı olmaktır. Kat mülkiyeti, günlük yaşamın en yoğun temas ettiği hukuk alanlarından biridir; çünkü milyonlarca kişi apartman ve sitelerde, ortak bir yapı içinde, birbirine komşu olarak yaşamaktadır.

Kısa Bakış — Kat Mülkiyeti Davalarında Öne Çıkanlar
  • Görevli mahkeme: Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Güçlü teminat: Ödenmeyen aidat, ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek hakkı doğurur.
  • Süreler kısa: Kurul kararının iptali için bir aylık ve altı aylık hak düşürücü süreler işler.
  • Yer: Mecitözü binalarına ilişkin davalar Çorum Adliyesi yargı çevresindeki mahkemede görülür.

Kat Mülkiyeti Hukuku Nedir? Kapsamı

Kat mülkiyeti, tamamlanmış bir yapının kat, daire, dükkân, büro, depo gibi bağımsız bölümleri üzerinde kurulan ve arsa payı ile bağlantılı özel bir mülkiyet türüdür. Bu alanı düzenleyen temel kaynak, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Kanun; kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini, ortak yerlerin kullanımını, yönetim planını, kat malikleri kurulunun işleyişini, yönetici atanması ve denetçiyi, aidat ve ortak gider paylaşımını ile bu ilişkilerden doğan uyuşmazlıkların nasıl çözüleceğini ayrıntılı olarak belirler. Kanunun uygulanmadığı hâllerde ise Türk Medeni Kanunu'nun eşya hukuku ve paylı mülkiyete ilişkin genel hükümleri tamamlayıcı biçimde devreye girer.

Kat mülkiyeti ilişkisinde her kat maliki, hem kendi bağımsız bölümünün tam ve bağımsız sahibidir hem de arsanın ve ortak yerlerin pay oranında ortak malikidir. Bu ikili yapı, hakların kullanılmasında bir denge gerektirir: malik kendi dairesinde kural olarak dilediği gibi tasarruf edebilir; ancak bu tasarruf, diğer maliklerin haklarını ve binanın güvenliğini ihlal edemez. Örneğin bir daireyi büroya veya iş yerine çevirmek, çoğu zaman yönetim planına ve kurul kararına tabidir. İşte kat mülkiyeti uyuşmazlıklarının büyük bölümü, bu bireysel özgürlük ile ortak yaşamın gerekleri arasındaki gerilimden doğar.

Apartman ve site yaşamı yoğunlaştıkça uyuşmazlık türleri de çeşitlenmiştir. Aidat borçları, ortak alan tartışmaları, gürültü ve rahatsızlık, projeye aykırı tadilat, yönetici ile maliklerin anlaşmazlıkları ve kurul kararlarının hukuka uygunluğu en sık karşılaşılan başlıklardır. Aşağıda bu alanda öne çıkan uyuşmazlık türleri özetlenmiştir:

Aidat ve Ortak Gider
Ödenmeyen borç, gecikme
Yönetim Planı
Kural ve değişiklik
Ortak Alan
Çatı, cephe, bahçe, otopark
Gürültü / Rahatsızlık
Komşuluk ihlali
Kat Maliki Hakları
Kullanım ve tasarruf
Tahliye / Hak Devri
Ağır ihlal hâlleri

Kat mülkiyeti uyuşmazlıkları, çoğu zaman tek bir malikle değil, tüm kat maliklerini ilgilendiren ortak bir yapı içinde ortaya çıkar. Bu nedenle bir uyuşmazlık ele alınırken yalnızca bireysel hak değil, ortak yaşamın düzeni ve diğer maliklerin menfaatleri de gözetilir. Örneğin bir malikin ortak alandaki tasarrufu, diğer maliklerin de kullanım hakkını doğrudan etkiler. İşte bu nedenle kat mülkiyeti hukuku, hem bireysel mülkiyet hem de birlikte yaşam kurallarını aynı anda içeren, kendine özgü bir denge hukukudur. Uyuşmazlıkların çözümünde yönetim planı ve kurul kararları başlıca dayanak noktalarını oluşturur.

Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı

Kat mülkiyeti hukukunda sık karıştırılan iki kavram, kat mülkiyeti ile kat irtifakıdır. Kat irtifakı, henüz inşaatı tamamlanmamış ya da yapı kullanma izni (iskân) alınmamış bir arsa üzerinde, ileride yapılacak bağımsız bölümlere bağlanmak üzere arsa payı üzerinde kurulan bir haktır. Yani inşaat sürecinde, ileride oluşacak dairelerin sahipliğini güvence altına almak için tapuda tesis edilir. Kat mülkiyeti ise inşaatı bitmiş, kullanıma hazır ve yapı kullanma izni alınmış bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde kurulan tam ve bağımsız mülkiyettir.

İnşaat tamamlanıp yapı kullanma izni alındığında, kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesi gerekir. Bu geçiş, maliklerin haklarını netleştirir ve binanın hukuki statüsünü tamamlar. Ancak uygulamada birçok bina, çeşitli nedenlerle iskân alamadığı için uzun süre kat irtifakı üzerinden yönetilmeye devam eder. Bu durum, hem tapu işlemlerinde hem de yönetim ilişkilerinde bazı belirsizliklere ve uyuşmazlıklara yol açabilir. Kat irtifakı aşamasında da malikler, ortak giderlere katılmak ve iyi komşuluk kurallarına uymakla yükümlüdür; Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri bu aşamada da kıyasen uygulanır.

Kat İrtifakı

İnşaat aşamasındaki yapıda, arsa payına bağlı olarak ileride kurulacak bağımsız bölümler için tesis edilen ön hak. İskân sonrası kat mülkiyetine çevrilir.

Kat Mülkiyeti

Tamamlanmış ve kullanıma hazır yapıda, bağımsız bölümler üzerinde kurulan tam ve bağımsız mülkiyet. Malik hem dairesinin hem ortak yerlerin pay sahibidir.

İki kavram arasındaki ayrım, uyuşmazlıklarda pratik sonuçlar doğurur. Örneğin iskân alınmadığı için kat mülkiyetine geçilememişse, bazı işlemlerde ve satışlarda güçlükler yaşanabilir; malikler arasındaki bazı hakların kullanımı da tartışmalı hâle gelebilir. Bu nedenle bir bina alırken veya bir daireye yatırım yaparken, yapının kat irtifakında mı yoksa kat mülkiyetinde mi olduğunu ve iskân durumunu tapu kaydından kontrol etmek büyük önem taşır. Bu ayrımın doğru anlaşılması, ileride ortaya çıkabilecek pek çok sorunu baştan önler.

Aidat ve Ortak Gider Uyuşmazlıkları

Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarının en yaygın türü, hiç kuşkusuz aidat ve ortak gider alacaklarına ilişkin olanlardır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki; anagayrimenkulün genel giderlerine, ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderlerine, yönetici ve denetçi ücretine ve benzeri ortak masraflara katılmakla yükümlüdür. Bu katılma payı, kural olarak arsa payı oranına göre belirlenir; ancak yönetim planında farklı bir dağıtım esası da kararlaştırılabilir. Örneğin asansör ve ısıtma giderleri gibi bazı kalemler için özel paylaşım kuralları benimsenebilir.

Aidatını zamanında ödemeyen malik, yalnızca borcun aslından değil, gecikme tazminatından da sorumlu olur. Kanun, gecikilen günler için aylık yüzde beş oranına kadar gecikme tazminatı öngörür. Yönetici veya kat malikleri kurulu, borçlu malike karşı icra takibi başlatabilir ya da doğrudan alacak davası açabilir. Uygulamada çoğu zaman önce ilamsız icra takibi başlatılır; malik itiraz ederse itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gidilir. Alacağın işletme defteri ve kurul kararlarıyla belgelenmesi, sürecin hızlı ve sağlıklı ilerlemesi için kritik önemdedir.

Aidat borçlarını güçlü bir teminata bağlayan en önemli düzenleme, kanuni ipotek hakkıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu, ödenmeyen ortak gider ve avans borçları için, ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek tesis edilebilmesine imkân tanır. Bu güçlü koruma sayesinde, borçlu malik bağımsız bölümünü devretse dahi, borç önemli ölçüde takip edilebilir kalır. Ayrıca borcunu ödemeyen malikin, bazı kurul kararlarındaki oyu dikkate alınmayabilir. Bu düzenlemeler, ortak yaşamın mali düzeninin sürdürülebilmesi için aidat yükümlülüğünü özel biçimde koruma altına almaktadır.

Yönetim Planı ve Kat Malikleri Kurulu Kararlarının İptali

Yönetim planı, anagayrimenkulün adeta anayasası niteliğindedir. Binanın nasıl yönetileceğini, ortak yerlerin kullanım esaslarını, kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini, aidat paylaşımını ve yönetici seçimini düzenleyen temel belgedir. Yönetim planı, tapu kütüğüne şerh edilir ve tüm kat maliklerini, onların halefleri ile bağımsız bölümde oturanları bağlar. Yönetim planının değiştirilmesi ise, kural olarak tüm kat maliklerinin beşte dördünün oyu ile mümkündür; bu ağırlaştırılmış çoğunluk, planın istikrarını korur.

Kat malikleri kurulu, binanın en yüksek karar organıdır ve yönetime ilişkin önemli kararları alır. Bu kurulun aldığı bir karara katılmayan malikler, kararın kanuna, yönetim planına veya dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini isteyebilir. Ancak bu hakkın kullanımı sıkı sürelere bağlıdır: karara olumsuz oy verip görüşünü tutanağa geçirten malik karar tarihinden itibaren bir ay; toplantıya hiç katılmayan malik ise kararı öğrenmesinden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde iptal davası açmalıdır.

Süreleri kaçırmayın

Kurul kararının iptali için öngörülen bir aylık ve altı aylık süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında karar kesinleşir ve iptali kural olarak istenemez. Bu nedenle bir karara itiraz etmek isteyen malikin, toplantı tutanağını ve öğrenme tarihini titizlikle takip etmesi ve gecikmeden hukuki destek alması büyük önem taşır.

Öte yandan bazı kararlar, süre sınırına bağlı olmaksızın her zaman geçersizliği ileri sürülebilecek nitelikte olabilir. Örneğin toplantı ve karar yeter sayısına hiç uyulmadan alınan, kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırı ya da yok hükmünde sayılabilecek kararlar için bir aylık süre işlemeyebilir. Bu ayrımın doğru yapılması, davanın kabulü açısından belirleyicidir. Kararların hukuka uygun alınabilmesi için toplantı çağrısının usulüne uygun yapılması, gündemin bildirilmesi ve yeter sayıların doğru hesaplanması gerekir; bu usul kurallarına uyulmaması, iptal davalarının en sık dayandığı gerekçelerdendir.

Ortak Alanların Kullanımı

Ortak yerler, kat mülkiyeti hukukunun en çok tartışılan konularından biridir. Kat Mülkiyeti Kanunu; temeller, ana duvarlar, taşıyıcı sistem, çatı, bacalar, genel giriş kapıları, merdivenler, asansörler, koridorlar, kalorifer daireleri, su ve elektrik tesisatının ortak kısımları, bahçe, otopark ve benzeri yerleri ortak yer sayar. Bu yerler, tüm kat maliklerinin ortak kullanımına açıktır ve kural olarak hiçbir malik, kurul kararı olmadan ortak yeri yalnız kendi kullanımına ayıramaz. Ortak yerlerdeki mülkiyet, arsa payı oranında tüm maliklere aittir.

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar; bir malikin bahçenin bir bölümünü çevirip özel kullanıma ayırması, çatı katına veya terasa ekleme yapması, ortak duvarı delerek kendi dairesine bağlaması ya da otopark alanını fiilen işgal etmesi gibi durumlardan doğar. Bu tür fiiller, ortak yere el atma niteliğindedir. Diğer malikler veya yönetici, bu duruma karşı el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme (kal) davası açabilir. Mahkeme, projeyi, yönetim planını ve mahallinde yapılacak keşfi esas alarak ortak alanın sınırlarını ve ihlalin varlığını belirler.

Ortak yerlerde yapılacak yenilik ve ilaveler ise kanunda belirli çoğunluklara bağlanmıştır. Faydalı ve masrafı aşırı olmayan yenilikler için sayı ve arsa payı çoğunluğu yeterli olabilirken; çok masraflı veya lüks sayılabilecek yenilikler ile ortak yapının önemli ölçüde değiştirilmesi için daha yüksek çoğunluk ya da oybirliği aranabilir. Örneğin binaya sonradan asansör eklenmesi veya cephe kaplaması gibi işler, giderin niteliğine göre farklı yeter sayılara tabidir. Kurul kararı alınmadan yapılan değişiklikler, dava yoluyla kaldırılabilir; bu nedenle ortak alanda yapılacak her müdahalenin önceden usulüne uygun karara bağlanması önem taşır.

Komşuluk Hukuku — Gürültü, Rahatsızlık ve Tadilat

Kat mülkiyeti, aynı yapı içinde çok sayıda insanın birlikte yaşamasını gerektirdiğinden, komşuluk ilişkileri özel bir önem taşır. Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerine ve bağımsız bölümde oturanlara; birbirini rahatsız etmeme, ortak yerleri amacına uygun kullanma, binaya ve komşulara zarar verecek davranışlardan kaçınma ve iyi komşuluk ilişkilerini koruma yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülük, hem kat maliklerini hem de kiracı gibi bağımsız bölümde fiilen oturanları kapsar.

Sürekli ve ölçüsüz gürültü, koku, sarsıntı, ortak yerleri kirletme, tehlikeli madde bulundurma veya binaya zarar verecek nitelikte davranışlar bu yükümlülüğün ihlalidir. Rahatsız olan malik veya oturan, öncelikle yönetici aracılığıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir; sonuç alınamazsa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde rahatsızlığın giderilmesi (men'i) davası açabilir. Bu davalarda rahatsızlığın varlığı ve sürekliliği ispat edilmelidir; tutanaklar, tanık beyanları, ölçüm raporları ve varsa kolluk kayıtları önemli deliller arasındadır. Mahkeme, ihlalin durdurulmasına ve gerektiğinde önlem alınmasına karar verebilir.

Bağımsız bölümde yapılacak tadilat ve değişiklikler de komşuluk hukukunun sık tartışılan bir başlığıdır. Malik, kendi dairesinde kural olarak dilediği gibi tasarruf edebilir; ancak binanın taşıyıcı sistemine, ortak tesisata veya diğer maliklerin haklarına zarar verecek değişiklikler yapamaz. Örneğin taşıyıcı bir duvarın kaldırılması, ortak su veya ısıtma tesisatına müdahale edilmesi ya da projeye aykırı bir dönüşüm, hem diğer maliklerin dava hakkını doğurur hem de binanın güvenliği bakımından ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu tür durumlarda diğer malikler, eski hâle getirme ve zararın giderilmesi taleplerinde bulunabilir.

Kat Malikinin Haklarının Kısıtlanması ve Tahliye

Kat mülkiyeti hukukunun en ağır yaptırımı, kat malikinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının devrinin istenmesidir. Kat Mülkiyeti Kanunu, çok istisnai ve sıkı koşullara bağlı olarak, diğer kat maliklerinin haklarını çekilmez biçimde ve sürekli olarak ihlal eden malikin bağımsız bölümünün devrini isteyebilme imkânı tanır. Bu düzenleme, ortak yaşamı sürekli ve ağır biçimde bozan bir malike karşı son çare niteliğindedir ve mülkiyet hakkına ciddi bir müdahale olduğundan, koşulları dar yorumlanır.

Bu yola başvurulabilmesi için ihlalin ağır, sürekli ve çekilmez nitelikte olması gerekir. Örneğin diğer maliklere karşı sürekli tehdit ve saldırıda bulunmak, binanın güvenliğini tehlikeye atan davranışlar sergilemek, ortak yerleri ısrarla ve kötü niyetle işgal etmek gibi hâller değerlendirmeye konu olabilir. Bu ağır ihlallerin varlığı hâlinde, diğer kat malikleri sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar alarak, ihlalde bulunan malikin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devrini dava yoluyla isteyebilir. Mahkeme, ihlalin ağırlığını ve sürekliliğini titizlikle inceler.

Kiracı veya bağımsız bölümde başka bir hakka dayanarak oturan kişi bakımından ise durum farklıdır. Bu kişiler, iyi komşuluk kurallarını ağır biçimde ve sürekli ihlal ederse, kanunda öngörülen koşullarla bağımsız bölümden çıkarılmaları (tahliyeleri) istenebilir. Böylece kat malikinin mülkiyeti korunurken, ortak yaşamı bozan fiili oturanın uzaklaştırılması sağlanır. Her iki hâlde de yaptırımların ağırlığı, sürecin dikkatle ve delillere dayanılarak yürütülmesini zorunlu kılar; bu nedenle bu tür taleplerde hukuki destek almak özellikle önemlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında görev ve yetki kuralları, dava türüne göre farklılaşabilir; doğru mahkemenin seçilmesi görevsizlik/yetkisizlik kaynaklı gecikmeyi önler:

Uyuşmazlık TürüGörevli Mahkeme
Aidat ve ortak gider alacağı davasıSulh Hukuk Mahkemesi
Kat malikleri kurulu kararının iptaliSulh Hukuk Mahkemesi
Yönetici atanması ve azliSulh Hukuk Mahkemesi
Ortak alana el atmanın önlenmesiSulh Hukuk Mahkemesi
Gürültü ve rahatsızlığın giderilmesiSulh Hukuk Mahkemesi
Bağımsız bölümün devri (ağır ihlal)Sulh Hukuk Mahkemesi
Aidat için itirazın iptali (icra sonrası)Sulh Hukuk / İcra Hukuk Mahkemesi
Kat mülkiyeti kurulmasına ilişkin tapu davalarıAsliye Hukuk Mahkemesi

Görev ayrımının yanında yetki kuralı da belirleyicidir. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda, anagayrimenkulün (binanın) bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural, apartman ve site içi uyuşmazlıkların, ilgili binanın bulunduğu yerde ve o yerin uygulamasına aşina bir mahkemede görülmesini sağlar. Aidat alacağının icra takibine konu edilmesi hâlinde ise, takip ve buna bağlı itirazın iptali süreçleri de bu yetki kuralı çerçevesinde değerlendirilir.

Mecitözü'da kat mülkiyeti davası hangi mahkemede açılır?

Mecitözü sınırları içindeki bir binaya ilişkin aidat, kurul kararının iptali, ortak alan, gürültü veya yönetici uyuşmazlıkları; anagayrimenkulün bulunduğu yer kuralı gereği Çorum Adliyesi yargı çevresindeki görevli mahkemede açılır. Başka bir yerdeki mahkemede açılan dava, yetkisizlikle sonuçlanarak zaman kaybına yol açar.

Kat Mülkiyeti Davası Süreci — Adım Adım

Kat mülkiyeti davaları, çoğu zaman basit ve seri biçimde ilerleyebilecek dosyalar olsa da, uyuşmazlığın türüne göre keşif ve bilirkişi incelemesi gerektirebilir. Tipik aşamalar şöyledir:

1
Ön hazırlık ve belge derleme

Yönetim planı, kurul karar defteri, işletme defteri, aidat kayıtları ve varsa tutanaklar incelenir; talep ve taraflar netleştirilir.

2
Dava dilekçesi veya icra takibi

Aidat alacağında çoğu zaman önce icra takibi başlatılır; iptal, el atma veya rahatsızlık davalarında ise doğrudan dava açılır.

3
Cevap ve dilekçeler aşaması

Karşı taraf cevap verir; itiraz ve karşı talepler ileri sürülebilir. Uyuşmazlığın sınırları böylece belirlenir.

4
Keşif ve bilirkişi (gerekirse)

Ortak alan, el atma ve tadilat uyuşmazlıklarında mahallinde keşif yapılır; teknik ve muhasebe bilirkişi raporu alınır.

5
Karar

Mahkeme; alacağa, kararın iptaline, el atmanın önlenmesine ya da rahatsızlığın giderilmesine ilişkin hükmünü delillere göre kurar.

6
İstinaf

Karara karşı, kanunda öngörülen parasal ve konu sınırları içinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yoluna gidilebilir.

Aidat alacağına ilişkin dosyalar, çoğu zaman işletme defteri ve kurul kararlarıyla belgeli olduğundan görece hızlı sonuçlanır. Buna karşılık ortak alana el atma, projeye aykırı tadilat veya gürültü gibi uyuşmazlıklarda mahallinde keşif ve teknik bilirkişi incelemesi gerekebildiğinden süreç uzayabilir. Delillerin baştan eksiksiz sunulması ve talebin doğru mahkemede açılması, davanın hızlı ilerlemesi bakımından belirleyicidir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Kat mülkiyeti dosyalarında, sürecin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki belge ve delillerin hazırlanması önerilir:

  • Yönetim planı: Binanın kural ve paylaşım esaslarını gösteren, tapuya şerhli temel belge.
  • Kat malikleri kurulu karar defteri: Alınan kararlar, toplantı tutanakları ve yeter sayıları gösteren kayıtlar.
  • İşletme defteri ve aidat kayıtları: Ortak gider hesapları, tahsilat ve borç dökümleri.
  • Tapu kayıt örneği: Bağımsız bölüm ve arsa payına ilişkin güncel tapu bilgileri.
  • Proje ve iskân belgeleri: Onaylı mimari proje, yapı kullanma izni ve ortak alanları gösteren planlar.
  • Tutanak, fotoğraf ve tanık bilgileri: El atma, tadilat, gürültü ve rahatsızlığı gösteren deliller.
  • İhtar ve yazışmalar: Yöneticiye veya malike gönderilen ihtarlar, bildirimler ve cevaplar.

Ulaşılamayan belgeler için avukat aracılığıyla müzekkere ile tapu müdürlüğü, belediye ve yönetimden kayıt celbi talep edilebilir.

Mecitözü'da Kat Mülkiyeti Avukatı Seçerken

Kat mülkiyeti uyuşmazlıkları teknik ve usul yönünden ayrıntı içerdiğinden, avukat seçimi sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Aidat davalarında hesap ve icra bilgisi, kurul kararlarının iptalinde usul ve süre hâkimiyeti, ortak alan davalarında ise proje ve keşif okuma yetkinliği önem taşır. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular:

  • Kat mülkiyeti deneyimi: Aidat, kurul kararı iptali ve ortak alan dosyalarında birikim.
  • Usul ve süre hâkimiyeti: Kararın iptalinde bir aylık/altı aylık hak düşürücü sürelere dikkat.
  • Teknik okuma: Yönetim planı, proje ve işletme defterini doğru yorumlayabilme.
  • Yerel yargı bilgisi: Çorum Adliyesi ve bölge mahkemelerinin uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Uyuşmazlığım için icra takibi mi yoksa doğrudan dava mı daha uygun?
  • Kurul kararına itiraz için sürem doldu mu; hangi belgeleri hazırlamalıyım?
  • Ortak alan veya tadilat uyuşmazlığımda keşif ve bilirkişi gerekir mi?
  • Aidat alacağımda gecikme tazminatı ve kanuni ipotek nasıl işler?
  • Sürecin yaklaşık aşamaları, süresi ve ücretlendirme nasıl işler?

İlgili Mevzuat

  • Kat Mülkiyeti Kanunu (634)
    Bağımsız bölümler, ortak yerler, aidat, yönetim planı, kurul kararları ve yönetici
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Mülkiyet, paylı mülkiyet, tapu sicili ve komşuluk hukukuna ilişkin genel hükümler
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Kira ilişkileri, tazminat ve sözleşme hükümlerinin tamamlayıcı uygulaması
  • İcra ve İflas Kanunu (2004)
    Aidat alacaklarının icra takibi ve itirazın iptali süreçleri
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Görev, yetki, keşif, bilirkişi ve yargılama usulü

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · Kurul kararında hak düşürücü süre

Kat malikleri kurulu kararının iptali için öngörülen bir aylık ve altı aylık sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğu; bu sürelerin re'sen gözetilmesi gerektiği ve süre geçtikten sonra kural olarak iptal istenemeyeceği yönündeki yerleşik yaklaşım.

İlke · Ortak alana el atma

Kurul kararı olmaksızın ortak yeri (bahçe, çatı, teras vb.) yalnız kendi kullanımına ayıran malike karşı, diğer maliklerin el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirmeyi isteyebileceği; ortak yerin niteliğinin proje ve keşifle belirleneceği değerlendirmesi.

İlke · Aidatta kanuni ipotek

Ödenmeyen ortak gider ve avans borçları için ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek tesis edilebileceği; bu teminatın alacağı, bağımsız bölümün el değiştirmesi hâlinde dahi güçlü biçimde koruduğu yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Mecitözü'da kat mülkiyeti davası hangi mahkemede açılır?

Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar, kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanındadır. Aidat ve ortak gider alacakları, kat malikleri kurulu kararlarının iptali, yönetici atanması ve azli, ortak alanların kullanımı ile komşuluk ilişkilerinden doğan davalar bu mahkemede görülür. Yetki bakımından ise anagayrimenkulün (binanın) bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle Mecitözü sınırları içindeki bir binaya ilişkin kat mülkiyeti davası, Çorum Adliyesi yargı çevresindeki Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Alacak icra takibine konu edilecekse, önce ilamsız icra takibi başlatılıp itiraz üzerine itirazın iptali yoluna da gidilebilir.

Aidatını ödemeyen kat malikine karşı ne yapılabilir?

Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre her kat maliki, yönetim planı ve kurul kararlarıyla belirlenen ortak gider ve avanslara katılmakla yükümlüdür. Aidatını zamanında ödemeyen malikten, gecikilen günler için aylık yüzde beş oranına kadar gecikme tazminatı istenebilir. Yönetici veya kat malikleri kurulu, borçlu malike karşı icra takibi başlatabilir ya da alacak davası açabilir. Ödenmeyen ortak gider alacakları, ilgili bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek hakkı doğurur; bu nedenle borç, bağımsız bölümün el değiştirmesi hâlinde dahi güçlü bir teminata bağlıdır. Ayrıca borcunu ödemeyen malikin oyu, bazı kurul kararlarında dikkate alınmayabilir.

Kat malikleri kurulu kararının iptali nasıl istenir?

Kat malikleri kurulunun aldığı kararlara katılmayan malikler, kararın hukuka, yönetim planına veya dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açabilir. Kanuna göre; karara olumsuz oy verip bu görüşünü tutanağa geçirten malik karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan malik ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava açmalıdır. Bu süreler geçtikten sonra kural olarak iptal istenemez; ancak yok hükmünde veya kesin butlan taşıyan kararlar için bu süre sınırı uygulanmaz. Dava, binanın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür.

Kat maliki dairesini kiraya verirse aidattan kim sorumludur?

Ortak gider ve avans borçlarından kural olarak kat malikinin kendisi sorumludur; çünkü bu yükümlülük mülkiyetten doğar. Ancak Kat Mülkiyeti Kanunu, bağımsız bölümde kira sözleşmesine dayanarak oturan kiracıyı da malikle birlikte müteselsilen sorumlu tutar; bu sorumluluk ödeyeceği kira miktarıyla sınırlıdır. Yani yönetici, ödenmeyen aidat için kiracıya da başvurabilir ve kiracı, ödediği tutarı kira borcundan düşebilir. Kira sözleşmesinde aidatın kim tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olsa bile, bu düzenleme yönetimle malik/kiracı arasındaki kanuni sorumluluğu değiştirmez; iç ilişkide taraflar birbirine rücu edebilir.

Komşunun gürültüsü çekilmez hâle geldiyse ne yapılabilir?

Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerine birbirini rahatsız etmeme, ortak yerleri amacına uygun kullanma ve iyi komşuluk ilişkilerini koruma yükümlülüğü getirir. Sürekli ve ölçüsüz gürültü, koku, sarsıntı gibi rahatsızlıklar bu yükümlülüğün ihlalidir. Rahatsız olan malik veya oturan, öncelikle yönetici aracılığıyla durumun düzeltilmesini isteyebilir; sonuç alınamazsa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde rahatsızlığın giderilmesi (men'i) davası açabilir. Gürültünün kanıtlanması için tutanak, tanık, ölçüm ve varsa kolluk kayıtları önem taşır. Ağır ve sürekli ihlallerde, kanunda öngörülen sıkı koşullarla o malikin bağımsız bölümü üzerindeki hakkının devri dahi istenebilir.

Yönetici nasıl atanır ve nasıl azledilir?

Yönetici, kat malikleri kurulu tarafından, sayı ve arsa payı bakımından çoğunlukla atanır. Kurul bir yönetici seçemezse, kat maliklerinden birinin başvurusu üzerine mahkeme, dinlenmeleri için çağırdığı malikler arasından veya dışarıdan uygun birini yönetici olarak atayabilir. Görevini yerine getirmeyen, hesap vermeyen ya da güveni kötüye kullanan yöneticinin azli de kurul kararıyla mümkündür. Haklı bir sebep varsa, tek bir kat maliki dahi mahkemeye başvurarak yöneticinin azlini isteyebilir. Yöneticinin en önemli yükümlülüklerinden biri düzenli hesap tutmak ve yıl sonunda kat maliklerine işletme defteri üzerinden hesap vermektir.

Ortak alanı kendi kullanımına ayıran komşuya karşı ne yapılır?

Çatı, cephe, bahçe, otopark, merdiven boşluğu ve teras gibi yerler kural olarak ortak alandır ve tüm kat maliklerinin ortak kullanımına açıktır. Bir malikin, kurul kararı olmadan ortak alanı çevirip yalnız kendi kullanımına ayırması, ortak yere el atma niteliğindedir. Diğer malikler veya yönetici, bu duruma karşı el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme (kal) davası açabilir. Ortak yerlerde yapılacak yenilik ve ilaveler ise, giderin ve kullanımın niteliğine göre kanunda öngörülen çoğunluk veya oybirliğiyle karara bağlanmalıdır. Kurulun onayı olmadan yapılan değişiklikler, dava yoluyla kaldırılabilir.

Kat irtifakı ile kat mülkiyeti arasındaki fark nedir?

Kat irtifakı, henüz inşaatı tamamlanmamış veya yapı kullanma izni (iskân) alınmamış bir arsa üzerinde, ileride kurulacak bağımsız bölümler için önceden tesis edilen bir haktır; arsa payına bağlı olarak tapuda kurulur. Kat mülkiyeti ise tamamlanmış ve kullanıma hazır bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde kurulan tam ve bağımsız bir mülkiyettir. İnşaat bitip yapı kullanma izni alındığında, kat irtifakı kat mülkiyetine çevrilir. Kat irtifakı aşamasında da malikler ortak giderlere katılmak ve iyi komşuluk kurallarına uymakla yükümlüdür. Uygulamada birçok bina, iskân alınmadığı için hâlâ kat irtifakı üzerinden yönetilmekte ve bu durum bazı uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

Kat mülkiyeti davası ne kadar sürer?

Sürenin tek bir cevabı yoktur; dava türü, tarafların sayısı ve toplanacak delillerin niteliği belirleyicidir. Aidat alacağına ilişkin, işletme defteri ve kurul kararlarıyla belgeli basit bir dava, çok sayıda kat malikinin taraf olduğu yönetim planı değişikliği veya ortak alan uyuşmazlıklarına göre daha hızlı sonuçlanır. Keşif ve bilirkişi incelemesi gereken dosyalarda süre uzayabilir. Tebligat trafiği, kurul defterlerinin ve yönetim kayıtlarının celbi ile istinaf aşaması da toplam süreyi etkiler. Talep ve delillerin baştan eksiksiz sunulması, gereksiz ara kararların önüne geçerek süreci kısaltan en önemli etkendir.

Mecitözü'da kat mülkiyeti avukatı ücreti nasıl belirlenir?

Avukatlık ücreti, dosyanın niteliğine, talebin türüne ve öngörülen emek ile mesaiye göre serbestçe belirlenir. Her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, ücretin altına inilemeyecek taban değerleri gösterir; taraflar bu taban üzerinde yazılı bir ücret sözleşmesiyle anlaşabilir. Kat mülkiyeti dosyalarında ücret; aidat alacağının tutarına, dava sayısına ve keşif-bilirkişi gerekip gerekmediğine göre değişebilir. Şeffaf bir avukat, vekâlet ilişkisi kurulmadan önce beklenen aşamaları, olası masrafları (harç, bilirkişi, keşif giderleri) ve ücretlendirme esasını yazılı olarak açıklar. Bu nedenle ilk görüşmede ücretin kapsamını net biçimde konuşmak önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar