Kağıthane Sosyal Medya Hukuku Avukatları

Kağıthane, İstanbul ilçesinde sosyal medya hukuku alanında hizmet veren 62 avukat. Hakaret, içeriğin kaldırılması, erişim engeli, kişilik hakkı, unutulma hakkı ve manevi tazminat süreçleriyle inceleyin.

Av. Ali Çavuşoğlu
Av. Ali Çavuşoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 25115 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ayşe Sila Uysal
Av. Ayşe Sila Uysal
İstanbul İstanbul Barosu

64069 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Arif Yalçin
Av. Arif Yalçin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 16170 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Taner Yatmaz
Av. Taner Yatmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 27798 sicil numaralı üyesidir.

Av. Betül Feyza Uğur Aydin
Av. Betül Feyza Uğur Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 59235 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Bahtiyar Baysan
Av. Bahtiyar Baysan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 14768 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Selçuk Aydin
Av. Selçuk Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 52907 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Emine Büşra Öksüm
Av. Emine Büşra Öksüm
İstanbul İstanbul Barosu

58002 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Deniz Özkizilirmak
Av. Deniz Özkizilirmak
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 22253 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Neslihan Köroğlu
Av. Neslihan Köroğlu
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 38376 sicil numaralı üyesidir.

Av. Alphan Alacakoç
Av. Alphan Alacakoç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 55387 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yaşar Keskin
Av. Yaşar Keskin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 6829 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Cem Aydin
Av. Cem Aydin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 37366 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kemal Çelik
Av. Kemal Çelik
İstanbul İstanbul Barosu

20388 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mustafa Tünay Akar
Av. Mustafa Tünay Akar
İstanbul İstanbul Barosu

26156 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Yasin Badilli
Av. Yasin Badilli
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 56152 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Tayfun Eyilik
Av. Tayfun Eyilik
İstanbul İstanbul Barosu

19218 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ebru Şahin Güner
Av. Ebru Şahin Güner
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 44612 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hülya Yörü Coruk
Av. Hülya Yörü Coruk
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 29015 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Mustafa İlteriş Oğuz
Av. Mustafa İlteriş Oğuz
İstanbul İstanbul Barosu

57381 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Behzat Efe
Av. Behzat Efe
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 30903 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Fulya Cesur
Av. Fulya Cesur
İstanbul İstanbul Barosu

43912 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mizgin Doğan
Av. Mizgin Doğan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 57692 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Hasan Tahsin Akyüz
Av. Hasan Tahsin Akyüz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 60099 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Neslihan Öztürk Artar
Av. Neslihan Öztürk Artar
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 28839 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Özlem Başaran İlgün
Av. Özlem Başaran İlgün
İstanbul İstanbul Barosu

29041 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Abdurrahman Bayramoğlu
Av. Abdurrahman Bayramoğlu
İstanbul İstanbul Barosu

28732 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Mehmet Yilmaz
Av. Mehmet Yilmaz
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 30413 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ozan Genç
Av. Ozan Genç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 21127 sicil numaralı üyesidir.

Av. Ahmet Seyrek
Av. Ahmet Seyrek
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 51162 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sinem Orhan Coşkun
Av. Sinem Orhan Coşkun
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 59986 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Furkan Usta
Av. Furkan Usta
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 58759 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Şevki Semih Altikardeşler
Av. Şevki Semih Altikardeşler
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 50099 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Tuğçe İnç
Av. Tuğçe İnç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 55369 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Gülay Kaya
Av. Gülay Kaya
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 23344 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Elif Kabaş
Av. Elif Kabaş
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 57920 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Kadir Yamanci
Av. Kadir Yamanci
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 51283 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Mehmet Ozan Öztaşkin
Av. Mehmet Ozan Öztaşkin
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 48453 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ahmet Başalan
Av. Ahmet Başalan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 12167 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Üzeyir Bilgin
Av. Üzeyir Bilgin
İstanbul İstanbul Barosu

26379 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Feriha Başalan
Av. Feriha Başalan
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 16861 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Kerim Ünal
Av. Kerim Ünal
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 47263 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Nihat Karaman
Av. Nihat Karaman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 59116 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ziya Ergün
Av. Ziya Ergün
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup İstanbul Barosu'nun 65219 sicil numaralı üyesidir.

Av. Betül Saka
Av. Betül Saka
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. İstanbul Barosu'na 55893 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Burcu Sönmezyalçin Döker
Av. Burcu Sönmezyalçin Döker
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 25962 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Züleyha Sedef Tekin
Av. Züleyha Sedef Tekin
İstanbul İstanbul Barosu

44964 baro sicil numarasıyla İstanbul Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak İstanbul ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Hidayet Güleç
Av. Hidayet Güleç
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 64398 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Sera Karaduman
Av. Sera Karaduman
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu bünyesinde 52468 sicil numarasıyla kayıtlıdır. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Alev Ulubay Mete
Av. Alev Ulubay Mete
İstanbul İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nun 39887 sicil numaralı üyesidir. İstanbul ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Kağıthane, İstanbul Sosyal Medya Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Kağıthane (İstanbul) bölgesinde sosyal medya ve internet ortamı kaynaklı hukuki sorunları; sosyal medyada hakaret, tehdit ve şantaj, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi, kişilik hakkı ihlali ve manevi tazminat, unutulma hakkı ile ticari itibarın korunması açısından ayrıntılı biçimde ele alır. Ayrıca görevli merci, süreç, gerekli belgeler, ilgili mevzuat ve emsal içtihat yaklaşımlarını da kapsar. Amaç, hem hukuki hem teknik boyutu iç içe geçmiş bu alanda sürecin en baştan doğru anlaşılmasına ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli biçimde seçmenize yardımcı olmaktır.

Sosyal medya, iletişimin ve kamuoyu oluşumunun merkezine yerleştikçe, kişilik hakları ile ifade özgürlüğü arasındaki denge de giderek daha karmaşık hâle gelmiştir. Bir tweet, bir yorum, bir video ya da bir paylaşım; kimi zaman meşru bir eleştiri, kimi zaman ise kişilik haklarına ağır bir saldırı olabilir. Bu ikili yapı, sosyal medya hukukunu yalnızca bir "içerik kaldırma" konusu olmaktan çıkarır; ceza hukuku, kişilik hakları, kişisel verilerin korunması ve haksız rekabet gibi birçok alanı kesen çok katmanlı bir hukuk dalına dönüştürür.

Bu alanda doğru sonuç almanın yolu, öncelikle somut olayın hangi hukuki çerçeveye girdiğini isabetli biçimde belirlemekten geçer. Aynı paylaşım nedeniyle hem içeriğin kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurulabilir, hem hakaret nedeniyle ceza şikâyetinde bulunulabilir, hem de kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle manevi tazminat davası açılabilir. Bu yolların hangilerinin tek başına ya da birlikte işletileceği, hem sürecin hızını hem de sonucunu doğrudan etkiler.

Kısa Bakış — Sosyal Medya Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Üç ayrı yol: İçeriğin kaldırılması/erişim engeli, ceza şikâyeti ve manevi tazminat çoğu zaman birlikte işletilebilir.
  • Görevli merci: İçerik kaldırma/erişim engeli Sulh Ceza Hâkimliği'nde; manevi tazminat Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
  • Hız: Erişim engeli başvuruları ivedilikle karara bağlanır; deliller hızla kaybolabildiğinden erken adım önemlidir.
  • Yer: Kağıthane dosyaları Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki mahkeme ve hâkimliklerde ele alınır.

Sosyal Medya Hukuku Nedir? Kapsam ve Temel Kavramlar

Sosyal medya hukuku, sosyal ağlar, video ve mesajlaşma platformları, bloglar ve forumlar gibi internet ortamlarında gerçekleştirilen paylaşımların ve etkileşimlerin hukuki sonuçlarını inceleyen, birden çok hukuk dalını kesen bir alandır. Bu alan tek bir kanunla değil; kişilik haklarını koruyan medeni hukuk hükümleri, hakaret ve tehdit gibi fiilleri düzenleyen ceza hukuku, internet yayınlarını düzenleyen özel kanun ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat gibi birçok kaynağın bir arada uygulanmasıyla şekillenir.

Bu alanın merkezinde, temel bir gerilim yatar: ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasındaki denge. Herkesin düşüncesini açıklama ve yayma özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlük, başkalarının onuruna, şerefine, özel hayatına ve kişisel verilerine sınırsız biçimde müdahale hakkı vermez. Bir paylaşımın hukuka aykırı olup olmadığı, çoğu zaman bu dengenin somut olayda nasıl kurulduğuna bağlıdır. Meşru ve dürüst bir eleştiri korunurken, gerçek dışı isnat ve karalama hukuki sorumluluk doğurur.

Aşağıdaki ikon tablosu, sosyal medya hukukunun en sık karşılaşılan başlıklarını özetlemektedir. Bu başlıkların her biri farklı hukuki koşullara, farklı başvuru yollarına ve farklı görevli mercilere tabidir. Bu nedenle "sosyal medya sorunu" genel bir üst başlık olarak düşünülmeli; somut olayın hangi alt başlığa girdiği ise ayrıca değerlendirilmelidir. Bu belirleme, hangi yolun ne zaman işletileceğini de tayin eder.

Hakaret
Onur ve saygınlığa saldırı
İçerik Kaldırma
İçeriğin çıkarılması
Erişim Engeli
Erişimin engellenmesi
Kişilik Hakkı
Manevi tazminat
Unutulma Hakkı
Sonuçlardan çıkarma
Ticari İtibar
Karalamaya karşı koruma

Bu çeşitliliğin altında yatan ortak nokta, delillerin büyük ölçüde dijital ve kalıcı olmayan nitelikte olmasıdır. Bir paylaşım her an silinebilir, düzenlenebilir veya erişilemez hâle gelebilir. Bu durum, sosyal medya hukukunu klasik uyuşmazlıklardan ayıran en belirgin özelliktir ve hem başvurunun hem de savunmanın delilleri erken ve usulüne uygun biçimde kayıt altına almasını zorunlu kılar. İzleyen bölümlerde bu başlıklar tek tek ele alınacaktır.

Sosyal Medyada Hakaret

Hakaret, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövme suretiyle saldırıda bulunulmasıdır. Sosyal medya paylaşımlarında bu fiilin en belirgin özelliği, alenen, yani çok sayıda kişinin görebileceği bir ortamda işlenmesidir. Aleniyet, hakaretin etkisini büyüttüğü için cezanın artırılmasına yol açan bir durumdur. Bir kişiye yönelik aşağılayıcı bir paylaşım, yorum, etiketleme veya görsel; koşulları oluştuğunda hakaret suçunu oluşturabilir.

Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Bu, soruşturmanın yapılabilmesi için mağdurun şikâyette bulunmasının gerekli olduğu ve mağdurun fiili ile failini öğrenmesinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde bu hakkı kullanması gerektiği anlamına gelir. Süre kaçırılırsa şikâyet hakkı düşer. Buna karşılık, kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakaret gibi bazı hâller resen soruşturulabilir. Sosyal medyada fail çoğu zaman anonim veya sahte bir hesapla hareket ettiğinden, şikâyet süresi bakımından failin öğrenildiği an belirleyici olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken kritik ayrım, hakaret ile eleştiri arasındaki sınırdır. Sert, iğneleyici, hatta rahatsız edici olsa bile, gerçeğe veya değer yargısına dayanan dürüst bir eleştiri ifade özgürlüğü kapsamında korunur. Buna karşılık, herhangi bir olguya dayanmayan, yalnızca kişiyi küçük düşürmeye yönelik sövme ve aşağılama hakaret oluşturur. Bu ayrımın somut içerik ve bağlam üzerinden yapılması gerekir; aynı sözcükler farklı bağlamlarda farklı sonuçlar doğurabilir. Mağdurun; paylaşımın bağlantısını, ekran görüntüsünü, tarih ve saat bilgisini içeriği silinmeden korumaya alması, şikâyetin sağlıklı yürümesi bakımından belirleyicidir.

Sosyal Medyada Tehdit ve Şantaj

Sosyal medya ortamı, tehdit ve şantaj gibi fiillerin de sıkça karşılaşıldığı bir alandır. Tehdit; bir kişiye, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına ya da malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesidir. Bir kullanıcının başka bir kullanıcıya mesaj yoluyla veya paylaşım üzerinden zarar verme beyanında bulunması, koşulları oluştuğunda tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçu, hakaretin aksine kural olarak resen soruşturulur; yani şikâyet aranmaksızın savcılık harekete geçebilir.

Şantaj ise, bir kişiyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya, haksız bir çıkar sağlamak amacıyla zorlamayı ifade eder. Sosyal medya bağlamında en sık karşılaşılan biçim; özel görüntülerin, mesajların veya utandırıcı içeriklerin ifşa edileceği tehdidiyle para ya da başka bir menfaat istenmesidir. Bu fiil, mağdurun mahremiyetini ve özgür iradesini hedef aldığından ağır bir suçtur ve resen soruşturulur. Böyle bir durumla karşılaşan kişinin, tehdide boyun eğmeden gecikmeksizin adli mercilere başvurması, hem kendini korumak hem de failin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Bu tür fiillerde en büyük risk, mağdurun panik hâlinde delilleri silmesi veya faille yaptığı yazışmaları kaybetmesidir. Oysa tehdit ve şantaj içeren mesajlar, ekran görüntüleri, hesap bilgileri ve varsa ödeme talepleri, soruşturmanın en önemli delilleridir ve silinmeden korunmalıdır. Ayrıca şantaja konu içeriğin yayılmasını önlemek için içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yollarına da başvurulabilir. Mağdurun erken hukuki destek alması, hem baskı altında yanlış karar vermesini önler hem de sürecin sağlıklı yürütülmesini sağlar. Bu suçlarda mağdurun kimliğinin ve mahremiyetinin korunmasına da özen gösterilir.

İçeriğin Çıkarılması ve Erişimin Engellenmesi

Sosyal medya hukukunun en pratik ve en hızlı sonuç veren araçları, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesidir. Bu yollar, internet yayınlarını düzenleyen özel kanunda öngörülmüştür ve kişilik haklarının ihlal edildiğini düşünen kişiye, yargı yoluyla içeriğin kaldırılmasını sağlama imkânı verir. İçeriğin çıkarılması, hukuka aykırı içeriğin bulunduğu yerden tamamen silinmesini; erişimin engellenmesi ise içeriğe ulaşımın teknik olarak durdurulmasını ifade eder.

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle mağdur, öncelikle içeriği yayımlayan platforma (yer sağlayıcı veya içerik sağlayıcı) başvurarak içeriğin kaldırılmasını isteyebilir. Ancak bu yola başvurma zorunluluğu olmaksızın, doğrudan Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilmesini de talep edebilir. Hâkimlik, kişilik haklarının ihlaline ilişkin bu başvuruları kanun gereği ivedilikle ele alır ve kısa süre içinde karar verir. Bu hız, sosyal medyada yayılmanın çok kısa sürede büyük kitlelere ulaşabildiği düşünüldüğünde büyük önem taşır.

Modern uygulamada erişim engeli, mümkün olduğunca yalnızca ihlale konu olan içeriğe (URL bazlı) yönelik verilir; bir sitenin tamamına erişimin engellenmesi ancak teknik olarak zorunlu olduğu durumlarda gündeme gelir. Bu yaklaşım, ifade özgürlüğüne orantısız müdahaleyi önlemeyi amaçlar. Verilen karar, uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilir ve erişim sağlayıcılar kararı derhal yerine getirmekle yükümlüdür. Talebi reddedilen veya verilen kararı yerinde bulmayan taraf, karara karşı itiraz yoluna başvurabilir. İçerik kaldırma ve erişim engeli, çoğu zaman ceza şikâyeti ve tazminat davasından bağımsız olarak ve daha hızlı biçimde işletilebilen koruyucu bir yoldur.

Kişilik Hakkı İhlali ve Manevi Tazminat

Sosyal medyada gerçekleştirilen hakaret, iftira, özel hayatın ifşası veya asılsız isnatlar, kişinin kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırı oluşturabilir. Kişilik hakları; kişinin onuru, şerefi, adı, itibarı, özel hayatı ve resmi üzerindeki haklarını kapsayan, mutlak nitelikte haklardır. Bu haklara yönelik bir saldırıya uğrayan kişi, medeni hukuk çerçevesinde çeşitli talepler ileri sürebilir: saldırının durdurulmasını, sürmekte olan saldırının önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve uğradığı manevi zarar için tazminat isteyebilir.

Manevi tazminat, kişinin yaşadığı elem, üzüntü ve itibar kaybı gibi manevi zararların bir ölçüde giderilmesini amaçlar. Bu talep, hukuk mahkemesinde, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ileri sürülür. Manevi tazminatın miktarını hâkim takdir eder; bu takdirde saldırının ağırlığı, sosyal medyadaki yayılma alanı ve etkileşim düzeyi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun derecesi ve olayın özellikleri dikkate alınır. Amaç, mağdurun zenginleşmesi değil, uğradığı manevi zararın makul ölçüde telafisidir.

Önemli bir nokta, manevi tazminat davasının ceza davasından bağımsız olarak açılabilmesidir. Bir kişi hakkında hakaret nedeniyle ceza şikâyetinde bulunulmasa dahi, aynı fiil nedeniyle kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle tazminat istenebilir; ya da her iki yol birlikte işletilebilir. Ceza yargılamasının sonucu, hukuk davası için bekletici mesele oluşturabilirse de, tazminat davası her hâlde bağımsız bir değerlendirmeye tabidir. Kağıthane'da kişilik haklarının ihlali nedeniyle açılacak manevi tazminat davası, kural olarak davalının yerleşim yeri veya haksız fiilin işlendiği ya da zararın doğduğu yer mahkemesinde açılabilir; bu esneklik, mağdura Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde dava açma imkânı da tanıyabilir.

Unutulma Hakkı

Unutulma hakkı, bireyin geçmişte hukuka uygun biçimde yayımlanmış olsa bile artık güncelliğini yitiren, kamu yararı taşımayan ve kendisini olumsuz etkileyen içeriklerin; özellikle arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını veya erişilemez kılınmasını isteyebilmesini ifade eder. Bu hak, kişinin geçmişteki bir olayla sonsuza kadar özdeşleştirilmemesini ve dijital hafızanın kişilik gelişimi önünde kalıcı bir engel oluşturmamasını amaçlar. Örneğin, yıllar önce yaşanmış ve sonuçlanmış bir olaya ilişkin haberin, kişinin adı aratıldığında ilk sıralarda çıkması, güncel bir menfaat kalmadığında unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilir.

Unutulma hakkı, kişisel verilerin korunması ve kişilik haklarının korunmasıyla iç içedir. Uygulamada kişi, önce ilgili arama motoruna başvurarak belirli bağlantıların, adı aratıldığında listelenmemesini talep edebilir. Sonuç alınamaması hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na başvurulabilir veya yargı yoluna gidilebilir. Değerlendirmede kişinin menfaati mutlak değildir; toplumun bilgi edinme hakkı, ifade özgürlüğü ve içeriğin güncel kamusal değeri gibi ölçütlerle bir denge kurulur.

Bu dengede belirleyici olan bazı ölçütler öne çıkar: bilginin güncelliğini yitirip yitirmediği, kişinin kamuya mal olmuş biri (örneğin siyasetçi, üst düzey görevli) olup olmadığı, içeriğin gerçekliği ve kamu yararı taşıyıp taşımadığı. Kamuya mal olmuş kişiler bakımından, geçmiş faaliyetlerine ilişkin bilgilere erişimde kamu yararı daha ağır basabileceğinden, unutulma hakkı daha sınırlı işleyebilir. Buna karşılık sıradan bir bireyin, kendisiyle artık ilgisi kalmayan geçmiş bir olayla anılmaması yönündeki menfaati daha kolay korunabilir. Bu değerlendirme, her olayda ayrı ve somut biçimde yapılır.

Ticari İtibarın Korunması ve Karalama

Sosyal medya, yalnızca gerçek kişilerin değil, işletmelerin ve markaların da itibarının hedef alınabildiği bir alandır. Gerçeğe aykırı ve küçük düşürücü paylaşımlar, sahte olumsuz yorumlar veya asılsız iddialar, bir işletmenin ticari itibarını hızla zedeleyebilir. Ticari itibara yönelik bu tür saldırılar, tüzel kişilerin de sahip olduğu kişilik haklarına saldırı oluşturabileceği gibi, somut olaya göre haksız rekabet hükümlerini de gündeme getirebilir.

Burada da temel ayrım, meşru eleştiri ile karalama arasındaki sınırdır. Bir müşterinin gerçek deneyimine dayanan, dürüst ve gerçeğe uygun olumsuz değerlendirmesi ifade özgürlüğü kapsamında korunur; hiçbir işletme, hakkındaki her olumsuz yorumu hukuka aykırı saymayı bekleyemez. Ancak gerçek dışı olgu isnatları, sahte hesaplarla organize karalama kampanyaları veya rakip bir teşebbüsün yanıltıcı beyanlarla itibar zedelemesi, hukuki sorumluluk doğurur. Özellikle bir rakibin, gerçeğe aykırı beyanlarla bir işletmeyi kötülemesi hâlinde, haksız rekabete ilişkin hükümler kapsamında koruma talep edilebilir.

İtibarı zedelenen bir işletme, gerçeğe aykırı ve karalayıcı içeriklere karşı içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yollarına başvurabilir; ayrıca uğradığı maddi ve manevi zararlar için tazminat talep edebilir. Rakip kaynaklı haksız rekabet hâllerinde ise haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılması istenebilir. Bu tür dosyalarda, itibar kaybının ve varsa maddi zararın somut biçimde ortaya konması önemlidir; ekran görüntüleri, yorumların tarih-saat bilgileri, satış verilerindeki değişimler ve varsa müşteri geri bildirimleri delil olarak toplanmalıdır. İşletmeler için itibar yönetiminin hukuki boyutu, ticari faaliyetin sürdürülebilirliği açısından giderek daha kritik hâle gelmektedir.

Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin İhlali

Sosyal medya kaynaklı uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde paylaşılmasıyla ilgilidir. Bir kişinin izni olmaksızın özel görüntülerinin, konuşmalarının, sağlık veya finansal bilgilerinin ya da adres, telefon gibi iletişim verilerinin paylaşılması; hem ceza hukuku hem de kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından hukuka aykırıdır. Özellikle kişinin özel yaşam alanına ait görüntü veya seslerin rızası dışında ifşa edilmesi, ağır sonuçlar doğuran bir ihlaldir.

Kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi, başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ceza hukukunda suç olarak düzenlenmiştir. Bunun yanında, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat, veri sahiplerine idari başvuru yolları da tanır. İhlale uğrayan kişi, hem ceza şikâyetinde bulunabilir, hem ilgili idari makama başvurabilir, hem de kişilik haklarının ihlali nedeniyle tazminat isteyebilir. Bu yollar birbirini tamamlar niteliktedir ve olayın ağırlığına göre bir arada işletilebilir.

Bu tür ihlallerde de içeriğin hızla yayılabilmesi en büyük risktir. İfşa edilen içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurulması, yayılmayı sınırlamak açısından ivedi bir tedbirdir. Mağdurun, içeriğin bağlantılarını, ekran görüntülerini ve yayılma boyutunu tarih-saat bilgisiyle kayıt altına alması; ancak bunu yaparken hukuka aykırı yöntemlere başvurmaması gerekir. Zira başkasının cihazına izinsiz erişerek elde edilen deliller, hem yeni bir hukuka aykırılık oluşturabilir hem de yargılamada kullanılamayabilir. Bu nedenle delil toplamada da hukuka uygun yöntemlerin tercih edilmesi büyük önem taşır.

Görevli Merci: Sulh Ceza Hâkimliği mi, Asliye Hukuk mu, Asliye Ceza mı?

Sosyal medya hukukunda hangi mercie başvurulacağı, talebin niteliğine göre değişir; aynı olay için birden çok merci gündeme gelebilir. Aşağıdaki tablo, talep türüne göre görevli mercii özetler:

Talep / UyuşmazlıkGörevli Merci
İçeriğin çıkarılması / erişimin engellenmesiSulh Ceza Hâkimliği
Kişilik hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminatAsliye Hukuk Mahkemesi
Hakaret suçu (ceza yargılaması)Asliye Ceza Mahkemesi
Tehdit / şantaj (ceza yargılaması)Asliye / Ağır Ceza Mahkemesi
Ticari itibar - haksız rekabetAsliye Ticaret Mahkemesi

Tabloda görüldüğü gibi, sosyal medya kaynaklı bir olay çoğu zaman tek bir mercie değil, talebin niteliğine göre birden çok mercie taşınır. İçeriğin hızla kaldırılması için Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurulurken, aynı fiil nedeniyle uğranılan manevi zarar için Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davası açılabilir; fiil aynı zamanda hakaret suçu oluşturuyorsa Asliye Ceza Mahkemesi'nde ceza yargılaması yürütülür. Bu çok kanallı yapı, doğru bir strateji ile en etkili sonucun alınmasını sağlar.

Yer bakımından yetki — Kağıthane

Kağıthane'da ikamet eden veya burada zarara uğrayan kişiler bakımından, içerik kaldırma ve erişim engeli başvuruları ile ceza şikâyetleri Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili hâkimlik ve savcılığa yapılabilir. Kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminat davası ise; davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği yer veya zararın doğduğu yer mahkemelerinden birinde açılabildiğinden, mağdura Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde dava açma imkânı da tanıyabilir.

Kağıthane'da Sosyal Medya Davası Nasıl ve Nerede Açılır? Süreç Adım Adım

Kağıthane'da sosyal medya kaynaklı bir uyuşmazlıkta izlenecek yol, çoğu zaman koruyucu bir başvuruyla başlar ve gerektiğinde ceza ve tazminat yollarıyla devam eder. Tipik bir süreç şu aşamaları izler:

1
Delil tespiti

İhlale konu paylaşımın ekran görüntüsü, bağlantısı ve tarih-saat bilgisi silinmeden kayıt altına alınır; gerekirse noter tespiti yaptırılır.

2
İçerik kaldırma / erişim engeli

Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurularak içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi talep edilir; başvuru ivedilikle karara bağlanır.

3
Ceza şikâyeti

Fiil suç oluşturuyorsa (hakaret, tehdit, şantaj, veri ihlali) savcılığa şikâyette bulunulur; süreye bağlı suçlarda süre kaçırılmamalıdır.

4
Fail tespiti

Anonim/sahte hesaplarda IP ve bağlantı kayıtları savcılık aracılığıyla platform ve servis sağlayıcılardan istenerek fail belirlenmeye çalışılır.

5
Tazminat davası

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi (varsa maddi) tazminat davası açılır.

6
Karar ve kanun yolları

Merciler kararlarını verir; erişim engeli kararına itiraz, ceza ve tazminat hükümlerine istinaf/temyiz yolları açık olabilir.

Kağıthane'da bir sosyal medya uyuşmazlığında en kritik unsur, delillerin ilk anda ve doğru biçimde korunmasıdır. Sosyal medya içeriği bir an önce kaybolabildiğinden, ekran görüntüsü almak, bağlantıyı kaydetmek ve mümkünse noter aracılığıyla tespit ettirmek, sonraki tüm adımların temelini oluşturur. Bu tespit yapılmadan içerik silinirse, hem içeriğin kaldırılması hem de failin sorumluluğunun ispatı güçleşir.

Süreç boyunca hangi yolun ne zaman işletileceği stratejik bir tercihtir. Bazı olaylarda önceliğin içeriğin bir an önce kaldırılması, bazılarında ise failin belirlenerek cezalandırılması ve tazminat alınması olduğu görülür. Çoğu zaman bu yollar birlikte yürütülür; içerik kaldırılırken bir yandan ceza şikâyeti ve tazminat davası da hazırlanır. Süreçlerin farklı mercilerde ve farklı hızlarda ilerlediği unutulmamalı, her aşamada usul kurallarına ve sürelere titizlikle uyulmalıdır.

Sosyal Medya Hukukunda Gerekli Belgeler ve Deliller

Sosyal medya dosyalarında delillerin zamanında ve doğru biçimde toplanması, sürecin en belirleyici aşamasıdır; çünkü dijital içerik her an değiştirilebilir veya silinebilir. Aşağıdaki belge ve deliller, olayın türüne göre en baştan hazırlanmalıdır:

  • Ekran görüntüleri: İhlale konu paylaşım, yorum, mesaj veya görselin tarih-saat bilgisiyle kaydı.
  • İçerik bağlantıları (URL): Paylaşımın ve hesabın tam adresleri ve erişim tarihleri.
  • Hesap bilgileri: Failin kullandığı kullanıcı adı, profil ve varsa iletişim bilgileri.
  • Noter / e-tespit: Mümkünse içeriğin noter ya da güvenilir bir yöntemle tespit ettirilmesi.
  • Yazışmalar: Tehdit veya şantaj içeren mesajların ve konuşmaların silinmeden korunması.
  • Kimlik ve dilekçe: Başvuranın kimlik bilgileri ve olayı anlatan başvuru/şikâyet dilekçesi.

Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi son derece önemlidir. Kişinin kendi görebildiği içeriklerin ekran görüntüsünü alması hukuka uygundur; ancak başkasının hesabına izinsiz girerek elde edilen kayıtlar hem yeni bir hukuka aykırılık oluşturabilir hem de delil değeri taşımayabilir. Mağdurun ulaşamadığı IP ve trafik kayıtları gibi veriler ise savcılık aracılığıyla, hâkim kararına dayanılarak ilgili platform ve internet servis sağlayıcılardan usulüne uygun biçimde istenir. Delillerin birbirini destekler biçimde, bütüncül olarak sunulması, olayın aydınlatılmasını kolaylaştırır.

Anonim ve Sahte Hesaplarla Mücadele

Sosyal medya hukukunun en çok sorulan konularından biri, anonim veya sahte hesaplardan yapılan saldırılarda ne yapılabileceğidir. Kullanıcıların gerçek kimliklerini gizleyebilmesi, birçok mağdurun "faili bulunamaz, bu yüzden bir şey yapılamaz" düşüncesine kapılmasına yol açar. Oysa bu yaygın kanı doğru değildir; anonimlik, ne içeriğin kaldırılmasını engeller ne de hukuki sorumluluğu ortadan kaldırır.

İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi bakımından, failin kimliğinin bilinmesi şart değildir; ihlale konu içerik, faili belirsiz olsa dahi kaldırılabilir veya erişime engellenebilir. Failin belirlenmesi ise, ceza sorumluluğu ve tazminat talebi için önem taşır. Bu noktada savcılık, ilgili platformdan ve internet servis sağlayıcılarından bağlantı ve IP kayıtlarını, hâkim kararıyla usulüne uygun biçimde temin edebilir. IP kayıtlarının abonelik bilgileriyle eşleştirilmesi, çoğu olayda failin belirlenmesini mümkün kılar.

Bununla birlikte, IP adresinin tek başına failliği kesin biçimde ortaya koymadığı da unutulmamalıdır; aynı ağı birden çok kişi kullanabilir. Bu nedenle fail tespiti, teknik verilerin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Anonim saldırılarla mücadelede en önemli adım, yine delillerin erken korunmasıdır: hesabın adresi, paylaşımların bağlantıları ve içerik silinmeden alınmış ekran görüntüleri, failin belirlenmesinde ve içeriğin kaldırılmasında kritik rol oynar. Bu nedenle "anonim olduğu için bir şey yapılamaz" düşüncesiyle beklemek yerine, gecikmeksizin adım atmak önemlidir.

Kağıthane'da Sosyal Medya Hukuku Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Sosyal medya hukuku, birden çok hukuk dalını (medeni hukuk, ceza hukuku, kişisel verilerin korunması, haksız rekabet) bir arada gerektiren ve teknik boyutu güçlü bir alandır. Bu nedenle avukat seçiminde, hem bu alanlardaki deneyim hem de internet ortamının işleyişine aşinalık önem kazanır. Değerlendirmede öne çıkan ölçütler ve ilk görüşmede yöneltebileceğiniz sorular şunlardır:

  • Alan deneyimi: Kişilik hakkı, içerik kaldırma, erişim engeli ve internet mevzuatı içeren dosyalarda birikim.
  • Çok yönlü strateji: Koruyucu başvuru, ceza şikâyeti ve tazminat yollarını birlikte kurgulayabilme.
  • Delil yönetimi: Dijital delilin usulüne uygun tespiti ve korunması konusunda yönlendirme.
  • Yerel yargı bilgisi: Bakırköy Adliyesi ve bölge hâkimlik, savcılık ve mahkeme uygulamalarına aşinalık.
  • Şeffaf bilgilendirme: Süreç, olası sonuçlar ve ücret konusunda vekâlet öncesi açık iletişim.

İlk görüşmede sorabileceğiniz sorular

  • Olayımda hangi yollar (içerik kaldırma, ceza şikâyeti, tazminat) işletilebilir ve hangi öncelikle?
  • İçeriğin kaldırılması ne kadar sürede sonuçlanabilir; erişim engeli mümkün mü?
  • Fail anonim; kimliğinin tespiti için hangi adımlar atılır?
  • Kişilik haklarımın ihlali nedeniyle manevi tazminat talep edebilir miyim; süreç nasıl işler?
  • Elimdeki deliller yeterli mi; başka hangi delilleri korumam gerekir?

Bu soruların açık biçimde yanıtlanması, sürece dair gerçekçi bir beklenti oluşturmanıza ve dosyanız için uygun avukatı seçmenize yardımcı olur. Sosyal medya hukukunda vekâlet ücretinin ve masrafların (harç, tebligat, gerektiğinde noter tespiti ve bilirkişi gibi) baştan netleştirilmesi de önemlidir; avukatlık ücreti, dosyanın kapsamına ve niteliğine göre belirlenir ve ilgili baronun asgari ücret tarifesi bir alt sınır oluşturur.

Sosyal medya hukukunda zamanın çoğu zaman aleyhe işlediği unutulmamalıdır. İçerik her an yayılabilir, delil silinebilir; şikâyete bağlı suçlarda ise öğrenme tarihinden itibaren işleyen süreler bulunur. Bu nedenle erken hukuki destek almak, hem delillerin korunması hem de yayılmanın sınırlanması hem de sürelerin kaçırılmaması bakımından belirleyicidir. Avukatla kurulacak sağlıklı bir iş birliği; düzenli bilgilendirmeye, gerçekçi bir yol haritasına ve tarafın gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlamasına dayanır.

İfade Özgürlüğü ve Sınırları

Sosyal medya hukukunun tüm başlıklarında karşımıza çıkan temel denge, ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasındadır. İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurlarından biridir ve yalnızca hoşa giden değil, rahatsız edici, sarsıcı veya eleştirel düşüncelerin açıklanmasını da kapsar. Bu nedenle sert bir eleştiri, güçlü bir muhalefet veya kamuoyunu ilgilendiren bir konuda yapılan keskin bir yorum, kural olarak korunur.

Ancak ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Başkalarının onuruna, şerefine, özel hayatına ve kişisel verilerine yönelik haksız saldırılar, gerçek dışı olgu isnatları ve karalama, bu özgürlüğün kapsamı dışında kalır. Değer yargısı ile olgu isnadı arasındaki ayrım burada belirleyicidir: bir değer yargısının doğruluğu ispatlanamaz, ancak bir asgari olgusal temele dayanması beklenir; olgu isnatları ise gerçek dışı olduğunda hukuki sorumluluk doğurur. Kamuya mal olmuş kişilere yönelik eleştirinin sınırının, sıradan bireylere göre daha geniş olduğu da genel kabul gören bir ilkedir.

Bu denge, her somut olayda ayrı ayrı kurulur ve sosyal medya hukukunun neden hem mağdur hem de içerik üreten açısından dikkatli bir değerlendirme gerektirdiğini açıklar. Bir paylaşımın "hakaret mi yoksa meşru eleştiri mi" olduğu; kullanılan ifadelerin ağırlığına, bağlamına, hedef alınan kişinin konumuna ve paylaşımın kamusal tartışmaya katkısına göre belirlenir. Bu nedenle hem içerik nedeniyle şikâyete uğrayan hem de bir içerikten zarar gören kişiler için, olayın bu denge gözetilerek hukuki nitelendirilmesi büyük önem taşır.

İlgili Mevzuat

  • İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun (5651)
    İçeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi ve internet aktörlerinin (yer/içerik/erişim sağlayıcı) sorumlulukları
  • Türk Ceza Kanunu (5237)
    Hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilere ilişkin suçlar
  • Türk Medeni Kanunu (4721)
    Kişilik haklarının korunması, saldırının durdurulması ve önlenmesine ilişkin talepler
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Haksız fiil, maddi ve manevi tazminat sorumluluğu
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698)
    Kişisel verilerin işlenmesi, korunması, unutulma hakkı ve idari başvuru yolları

Emsal İçtihat Yaklaşımları

İlke · İfade özgürlüğü - kişilik hakkı dengesi

Sosyal medya paylaşımlarında, kamusal tartışmaya katkı sağlayan eleştiri ile kişilik haklarına yönelik haksız saldırının dikkatle ayrılması gerektiği; değer yargısı ile gerçek dışı olgu isnadının farklı değerlendirildiği yönündeki yaklaşım.

İlke · Ölçülü erişim engeli

Erişimin engellenmesinde, kural olarak yalnızca ihlale konu içeriğe (URL bazlı) yönelik tedbir uygulanması; sitenin tümüne erişimin engellenmesinin ancak teknik zorunluluk hâlinde gündeme gelebileceği değerlendirmesi.

İlke · Unutulma hakkında denge

Güncelliğini yitiren ve kamu yararı kalmayan içeriklerin arama sonuçlarından çıkarılabileceği; ancak kişinin menfaati ile toplumun bilgi edinme hakkı arasında somut olayda denge kurulması gerektiği yaklaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Kağıthane'da sosyal medyada hakaret davası hangi mahkemede açılır?

Sosyal medya kaynaklı hakaret iki ayrı yolla ele alınabilir. Ceza boyutunda hakaret suçu, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girer ve şikâyete bağlı olarak takip edilir. Aynı fiil nedeniyle kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle manevi tazminat istenmek istenirse, bu talep hukuk mahkemesinde, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ileri sürülür. Kağıthane'da açılan bu dosyalar, suçun işlendiği veya sonucunun doğduğu yer esas alınarak Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki ilgili ceza ve hukuk mahkemelerinde görülür. Hangi yolun tek başına ya da birlikte işletileceği, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Hakkımda paylaşılan bir içeriğin sosyal medyadan kaldırılmasını nasıl sağlarım?

İnternet ortamındaki içeriğe ilişkin başlıca iki koruma yolu vardır: içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi. Kişilik haklarının ihlal edildiğini düşünen kişi, öncelikle içeriği sağlayan platforma veya yer sağlayıcıya başvurarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir. Bu yola başvurulmadan da doğrudan Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurularak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verilmesi istenebilir. Hâkimlik, talebi ivedilikle karara bağlar. Kağıthane'da böyle bir başvuru Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki Sulh Ceza Hâkimliği'ne yapılır. Kararın uygulanması Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla sağlanır.

Sosyal medyada bana yönelik hakaret şikâyete mi bağlı?

Hakaret suçu, kural olarak şikâyete bağlı suçlardandır; yani soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi için mağdurun şikâyette bulunması gerekir. Mağdur, fiili ve failini öğrendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır; bu süre kaçırılırsa şikâyet hakkı düşer. Buna karşılık kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan hakaret gibi bazı hâller resen soruşturulabilir. Sosyal medyada hakaretin alenen işlenmesi cezayı artıran bir durumdur. Failin belirsiz olduğu durumlarda ise şikâyet süresi, failin kimliğinin öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar; bu nedenle delillerin erken toplanması önemlidir.

Sahte hesaptan bana hakaret ediliyor; faili nasıl tespit ederim?

Sahte veya anonim hesaplardan gerçekleştirilen fiillerde failin belirlenmesi, ilgili platformdan ve internet servis sağlayıcılarından temin edilecek bağlantı ve IP kayıtlarına dayanır. Mağdur, savcılığa şikâyette bulunarak bu kayıtların usulüne uygun biçimde istenmesini talep edebilir; savcılık gerektiğinde hâkim kararıyla trafik bilgilerini ilgili kurumlardan celbeder. Bu nedenle şikâyet dilekçesine hesabın adresi, paylaşımların bağlantıları ve ekran görüntüleri eklenmelidir. Failin doğrudan tespiti her zaman mümkün olmasa da, IP ve abonelik kayıtlarının birleştirilmesiyle kimlik belirlenebilir. Anonimlik, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; içerik yine de kaldırılabilir.

Kişilik hakkım ihlal edildi; manevi tazminat talep edebilir miyim?

Kişilik hakları hukuka aykırı bir saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarar için tazminat isteyebilir. Sosyal medyada yapılan hakaret, iftira, özel hayatın ifşası veya asılsız isnatlar kişilik haklarına saldırı oluşturabilir. Bu durumda kişi; saldırının durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve manevi tazminatı hukuk mahkemesinde talep edebilir. Manevi tazminatın miktarı; saldırının ağırlığı, yayılma alanı, tarafların ekonomik durumu ve kusurun derecesi gibi ölçütlere göre hâkim tarafından takdir edilir. Manevi tazminat davası, ceza davasından bağımsız olarak açılabilir ve her ikisi bir arada yürütülebilir; ceza yargılamasının sonucu tazminat için beklenmek zorunda değildir.

Unutulma hakkı nedir; arama sonuçlarından bilgilerimin silinmesini isteyebilir miyim?

Unutulma hakkı, kişinin geçmişte hukuka uygun biçimde yayımlanmış olsa bile güncelliğini yitiren, artık kamu yararı taşımayan ve kendisini rahatsız eden içeriklerin arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını veya erişilemez kılınmasını isteyebilmesini ifade eder. Bu hak, kişisel verilerin korunması ve kişilik haklarının korunmasıyla yakından ilişkilidir. Kişi, önce ilgili arama motoruna başvurarak bağlantının kaldırılmasını talep edebilir; sonuç alamazsa Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na veya yargı yoluna başvurabilir. Değerlendirmede, kişinin menfaati ile toplumun bilgi edinme hakkı arasında bir denge kurulur; siyasetçiler gibi kamuya mal olmuş kişiler bakımından bu denge farklı işleyebilir.

İşletmemin adı sosyal medyada karalanıyor; ne yapabilirim?

Ticari itibara yönelik asılsız ve küçük düşürücü paylaşımlar hem kişilik/tüzel kişilik haklarına saldırı hem de somut olaya göre haksız rekabet oluşturabilir. Bir işletme, gerçeğe aykırı ve karalayıcı içeriklere karşı içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi yollarına başvurabilir; ayrıca maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Rakip bir teşebbüsün yanıltıcı beyanlarla itibar zedelemesi hâlinde haksız rekabet hükümleri gündeme gelir. Önemli olan, gerçek deneyime dayalı meşru eleştiri ile asılsız karalamayı ayırmaktır; ifade özgürlüğü kapsamındaki dürüst eleştiri korunurken, gerçek dışı isnatlar hukuki sorumluluk doğurur. Süreçte ekran görüntüleri ve bağlantıların tarih-saatle korunması önemlidir.

Erişimin engellenmesi kararı ne kadar sürede verilir ve nasıl uygulanır?

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle Sulh Ceza Hâkimliği'ne yapılan başvurular, kanun gereği ivedilikle ele alınır ve hâkimlik kısa süre içinde kararını verir. Karar; içeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi veya ikisinin birlikte uygulanması biçiminde olabilir. Erişim engeli, mümkün olduğunca yalnızca ihlale konu içeriğe (URL bazlı) yönelik verilir; teknik olarak zorunlu olmadıkça sitenin tümüne erişim engellenmez. Karar, Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilerek uygulanır ve erişim sağlayıcılar kararı derhal yerine getirir. Talebi reddedilen veya kararı yerinde bulmayan taraf, karara karşı itiraz yoluna başvurabilir.

Kağıthane'da sosyal medya paylaşımım nedeniyle şüpheli konumundayım; ne yapmalıyım?

Bir paylaşım nedeniyle hakaret, tehdit, iftira veya kişisel verilerin ihlali gibi bir isnatla soruşturmaya konu olan kişinin, ifade vermeden önce dosyanın içeriğini ve isnadın hukuki niteliğini bir avukatla değerlendirmesi yararlıdır. Bazı paylaşımlar ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilebilirken, bazıları suç oluşturabilir; bu ayrım somut içeriğe ve bağlama göre yapılır. Susma hakkı, delillere erişim ve lehe delil toplatma güvenceleri bu aşamada önem kazanır. Kağıthane'daki dosyalarda soruşturma Bakırköy Adliyesi yargı çevresindeki savcılıkça yürütülür. İçeriğin gönüllü kaldırılması ve gerekirse özür/uzlaşma gibi yollar da sürecin seyrini etkileyebilir.

Sosyal medya avukatı ücreti nasıl belirlenir?

Sosyal medya hukuku dosyalarında avukatlık ücreti; işin niteliğine, açılacak dava veya başvuru sayısına ve dosyanın kapsamına göre belirlenir. İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi başvurusu, hakaret şikâyeti ve manevi tazminat davası ayrı işler olduğundan, birden çok yolun birlikte işletildiği dosyalarda ücret buna göre değişebilir. İlgili baronun avukatlık asgari ücret tarifesi bir alt sınır oluşturur; bunun altında ücret kararlaştırılamaz. Ayrıca harç, tebligat ve gerekli hâllerde bilirkişi gibi masraflar ücretten ayrıdır. Şeffaflık açısından, vekâlet ilişkisi kurulmadan önce ücretin ve masrafların yazılı biçimde netleştirilmesi ve bir avukatlık sözleşmesi düzenlenmesi önerilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar