Suşehri Konkordato Hukuku Avukatları

Suşehri, Sivas ilçesinde konkordato hukuku alanında hizmet veren 13 avukat. Mühlet, komiser, alacaklılar çoğunluğu ve tasdik süreçleriyle inceleyin.

Av. Serdar Celil Balin
Av. Serdar Celil Balin
Sivas Sivas Barosu

1378 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Fatih Koçali
Av. Fatih Koçali
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu'nun 745 sicil numaralı üyesidir. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Ülkü Deniz Sağlam
Av. Ülkü Deniz Sağlam
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 811 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Hayrunnisa Yüce Balin
Av. Hayrunnisa Yüce Balin
Sivas Sivas Barosu

1704 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Süleyman Zeren
Av. Süleyman Zeren
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 946 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Cem Aktaş
Av. Cem Aktaş
Sivas Sivas Barosu

Sivas Barosu bünyesinde 901 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Sivas ilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Av. Yusuf Özsoy
Av. Yusuf Özsoy
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 306 sicil numaralı üyesidir.

Av. Dudu Erkol Koçer
Av. Dudu Erkol Koçer
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1093 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hakan Kurnaz
Av. Hakan Kurnaz
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 1042 sicil numaralı üyesidir.

Av. Şermin Karabal Aydin
Av. Şermin Karabal Aydin
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 967 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Av. Enes Aytuğ Gültekin
Av. Enes Aytuğ Gültekin
Sivas Sivas Barosu

1670 baro sicil numarasıyla Sivas Barosu'na kayıtlı bir avukat olarak Sivas ilinde faaliyet göstermektedir.

Av. Ekrem Bülbül
Av. Ekrem Bülbül
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık mesleğini icra etmekte olup Sivas Barosu'nun 497 sicil numaralı üyesidir.

Av. Hatice Sağlam Günaydin
Av. Hatice Sağlam Günaydin
Sivas Sivas Barosu

Sivas ilinde avukatlık hizmetleri sunmaktadır. Sivas Barosu'na 1600 sicil numarasıyla kayıtlıdır.

Suşehri, Sivas Konkordato Hukuku Avukatları — Kapsamlı Rehber

Bu rehber, Suşehri (Sivas) bölgesindeki ödeme güçlüğü ve borç yapılandırma süreçlerini; adi konkordato, geçici ve kesin mühlet, konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu, alacaklıların toplanması ve çoğunluk, konkordato projesinin tasdiki, iflas ile karşılaştırma ve Asliye Ticaret Mahkemesi süreçleri açısından ele alır. Amaç, borçlarını ödemekte zorlanan bir işletme ya da alacağını konkordato sürecinde korumak isteyen bir alacaklı olarak sürecin baştan doğru yönetilmesine ve dosyanıza uygun avukatı bilinçli seçmenize yardımcı olmaktır.

Kısa Bakış — Konkordato Hukukunda Öne Çıkanlar
  • Merci: Konkordato talepleri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür; süreç mahkeme atamalı komiser gözetiminde yürür.
  • Aşamalar: Geçici mühlet, kesin mühlet ve tasdik olmak üzere üç ana aşama vardır; mühlet süresince takipler kural olarak durur.
  • Çoğunluk: Proje, alacaklıların kanunda öngörülen çoğunlukla kabulü ve mahkemenin tasdikiyle bağlayıcı hâle gelir.
  • Yer: Suşehri dosyaları, muamele merkezi bu bölgedeyse Sivas Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.

Konkordato Nedir? Kapsamı ve Amacı

Konkordato; borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan bir hukuki kurumdur. Temel amacı, ekonomik olarak sıkıntıya düşmüş ancak yaşama şansı bulunan bir işletmenin iflasa sürüklenmeden faaliyetini sürdürmesine imkân tanımaktır. Bu yönüyle konkordato, hem borçluyu tasfiyeden korur hem de alacaklıların iflas hâlinde elde edebileceklerinden daha iyi bir sonuca ulaşmasını hedefler.

Konkordato, borçlunun borçlarında belirli bir oranda indirim (tenzilat konkordatosu), ödemelerde vade uzatımı (vade konkordatosu) ya da her ikisinin birlikte uygulanması biçiminde kurgulanabilir. Böylece borçlu, ödeme takvimini işletmesinin gerçek ödeme gücüne göre yeniden düzenler; alacaklılar ise iflas tasfiyesinin belirsizliği ve uzunluğu yerine, üzerinde uzlaşılan bir plana göre alacaklarının bir kısmını ya da tamamını belirli bir vadede tahsil etme imkânı bulur. Temel kaynağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun konkordatoya ilişkin hükümleridir.

Konkordato, iradi bir çözüm ile cebri tasfiye arasında bir orta yol olarak konumlanır. Tarafların anlaşmasına dayanmakla birlikte, mahkeme denetimi ve komiser gözetimi sayesinde belirli bir düzen ve güvence içinde yürür. Aşağıdaki başlıklar, sürecin uygulamada en sık karşılaşılan kavramlarını özetlemektedir:

Geçici Mühlet
Başlangıç koruması
Kesin Mühlet
Asıl süreç dönemi
Komiser
Mahkeme denetçisi
Alacaklılar Toplantısı
Proje oylaması
Tasdik
Mahkeme onayı
İflas
Başarısızlık sonucu

Konkordato Türleri: Adi, Malvarlığının Terki ve İflastan Sonra

İcra ve İflas Kanunu, uygulama biçimine göre farklı konkordato türleri öngörmüştür. Uygulamada en yaygın olan adi konkordato (mühlet konkordatosu), borçlunun faaliyetini sürdürerek borçlarını yeniden yapılandırmasını amaçlar. Bu türde borçlu, mahkemeye başvurarak mühlet alır, bir proje sunar ve alacaklıların çoğunluğunun kabulü ile mahkemenin tasdiki sonucunda borçlarını projede öngörülen koşullarda öder. İşletmenin ayakta kalması hedeflendiğinden, günlük faaliyetler komiser gözetiminde devam eder.

İçeriği bakımından adi konkordato da alt ayrımlara tabidir. Tenzilat (yüzde) konkordatosunda alacaklılar, alacaklarının belirli bir yüzdesinden vazgeçerek kalan kısmın ödenmesini kabul eder. Vade konkordatosunda ise alacak miktarında indirim yapılmaz; yalnızca ödeme süresi belirli bir vadeye yayılır. Uygulamada bu iki yöntem çoğunlukla birlikte kullanılır; yani hem alacakta belirli bir indirim yapılır hem de kalan borç bir ödeme takvimine bağlanır. Projenin içeriği, işletmenin gerçek ödeme kapasitesine göre belirlenir.

Bunların yanında kanun, malvarlığının terki suretiyle konkordato ile iflastan sonra konkordato gibi özel türler de düzenlemiştir. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara ya da bu malvarlığını devralan üçüncü kişiye bırakır; alacaklılar bu malvarlığından tatmin edilir. İflastan sonra konkordato ise iflasına karar verilmiş bir borçlunun, tasfiye tamamlanmadan alacaklılarıyla anlaşarak iflastan kurtulmasına imkân tanır. Hangi türün uygun olduğu, borçlunun durumu ve alacaklıların yaklaşımı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Geçici Mühlet: İlk Koruma Aşaması

Konkordato talebinde bulunan borçlu, talebine gerekli belgeleri eklediğinde mahkeme öncelikle geçici mühlet hakkında karar verir. Geçici mühlet, henüz konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı tam olarak değerlendirilmeden, borçlunun malvarlığını korumak amacıyla verilen bir ön koruma tedbiridir. Talep eksiksizse ve belgeler usule uygunsa mahkeme, bu aşamada borçluya süre tanıyarak sürecin başlamasını sağlar.

Geçici mühletin verilmesiyle birlikte mahkeme, sürecin denetimi için bir geçici konkordato komiseri atar. Bu andan itibaren borçlu aleyhine kural olarak yeni takip başlatılamaz, mevcut takipler durur ve borçlunun malvarlığı üzerinde muhafaza tedbiri ile satış işlemleri uygulanamaz. Bu koruma, borçlunun malvarlığının dağılmasını önleyerek konkordatonun sağlıklı yürütülmesini hedefler. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur; yani koruma bakımından kesin mühletle benzer etkiler taşır.

Geçici mühlet başlangıçta belirli bir süre için verilir ve gerekli görülürse bir kez daha uzatılabilir. Bu sürede komiser, borçlunun mali durumunu ve projenin uygulanabilirliğini inceler; borçlunun konkordato talebinin ilanı ve ilgili sicillere bildirilmesi de bu aşamada gerçekleştirilir. Geçici mühlet içinde yapılan inceleme, kesin mühlete geçilip geçilmeyeceğinin belirlenmesinde temel oluşturur. Bu nedenle geçici mühlet, sürecin kaderini büyük ölçüde etkileyen kritik bir başlangıç dönemidir.

Kesin Mühlet: Asıl Sürecin Yürütülmesi

Geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonucunda mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varırsa kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet, konkordatonun asıl yürütüldüğü aşamadır; bu dönemde alacaklılar davet edilir, proje müzakere edilir, oylanır ve tasdik aşamasına doğru ilerlenir. Kesin mühlet kararı verilmeden önce mahkeme, borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya çağırarak dinler.

Kesin mühlet süresince de borçlu aleyhine takip yasağı devam eder ve borçlunun malvarlığı korunur. Ancak borçlu, mühlet boyunca işletmesini komiserin gözetiminde yürütür; belirli önemli işlemler (taşınmaz veya işletmenin önemli mallarının devri, rehin verme, kefil olma, ivazsız tasarruflar gibi) mahkemenin izni olmadan yapılamaz. Bu izne tabi işlemlerin izinsiz yapılması hükümsüzlük sonucunu doğurabilir. Böylece işletmenin faaliyeti sürerken malvarlığının konkordato aleyhine daraltılması engellenir.

Kesin mühlet, kanunda öngörülen temel süreyle verilir; güçlük hâlinde komiserin gerekçeli raporu ve mahkeme kararıyla belirli bir üst sınıra kadar uzatılabilir. Bu süre içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa mahkeme, mühleti kaldırarak süreci sonlandırabilir; borçlu iflasa tabi kişilerdense aynı kararla iflasına da hükmedilebilir. Bu nedenle kesin mühlet dönemi, hem borçlunun projeyi hayata geçirmesi hem de alacaklıların menfaatlerini korumaları bakımından yoğun bir takip gerektirir.

Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulu

Konkordato komiseri, sürecin merkezindeki bağımsız aktördür ve mahkeme tarafından atanır. Komiser ne yalnız borçlunun ne de yalnız alacaklıların temsilcisidir; tarafsız bir denetçi olarak sürecin kanuna ve dürüstlük kurallarına uygun yürütülmesini sağlar. Komiserin başlıca görevleri arasında konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerini gözetmek, alacaklıları toplantıya çağırmak, alacaklıların oylarını toplamak, alacak ve borç durumunu tespit etmek ve süreç boyunca mahkemeye gerekçeli raporlar sunmak yer alır.

Dosyanın büyüklüğüne göre mahkeme, tek komiser yerine birden fazla komiser atayabilir; bu durumda komiserler kurul hâlinde çalışır. Ayrıca alacaklı sayısının ve alacak miktarının fazla olduğu dosyalarda mahkeme, farklı alacaklı gruplarını temsil edecek bir alacaklılar kurulu oluşturabilir. Alacaklılar kurulu, komiserin işlemlerini denetler, borçlunun faaliyetini izler ve gerektiğinde mahkemeye başvurarak komiserin görevden alınmasını dahi isteyebilir. Bu yapı, sürecin denge içinde ve alacaklıların katılımıyla yürütülmesini amaçlar.

Komiserin ve alacaklılar kurulunun etkin çalışması, konkordatonun başarısı için belirleyicidir. Komiserin borçlunun mali durumu ve projenin gerçekçiliği hakkında sunduğu raporlar, hem kesin mühlete geçiş hem de tasdik kararı bakımından mahkemenin en önemli dayanaklarından biridir. Borçlu ve alacaklılar açısından komiserle ve alacaklılar kuruluyla kurulan sağlıklı iletişim, sürecin öngörülebilir biçimde ilerlemesine katkı sağlar. Bu nedenle taraflar, komiserin taleplerine zamanında ve eksiksiz yanıt vermeye özen göstermelidir.

Alacaklıların Toplanması ve Çoğunluk

Konkordatonun kalbinde alacaklıların iradesi yer alır; çünkü konkordato, sonuçta alacaklıların çoğunluğunun kabul ettiği bir borç yapılandırma planıdır. Kesin mühlet döneminde komiser, alacaklıları belirlenen gün ve yerde toplanmaya davet eder ve borçlunun sunduğu projeyi müzakereye açar. Alacaklılar, projeyi kabul veya reddetme yönünde iradelerini ortaya koyar; bu iradeler belirli bir süre içinde de yazılı olarak bildirilebilir. Toplantı, alacaklıların projeyi tartışıp değerlendirdikleri temel aşamadır.

Projenin bağlayıcı olabilmesi için kanunda öngörülen çoğunluk koşullarının sağlanması gerekir. Kanun, iki alternatif çoğunluktan birinin gerçekleşmesini yeterli sayar: kaydedilmiş alacaklıların ve toplam alacak miktarının belirli oranlarına ulaşan bir kabul aranır. Bu hesaba kural olarak rehinle temin edilmemiş ve imtiyazsız alacaklar dahil edilir; buna karşılık borçlunun eşi, çocukları ve bazı yakın ilişkili kişilerin alacakları ile rehinli alacakların rehinle karşılanan kısımları çoğunluk hesabında dikkate alınmaz. Böylece çoğunluğun, projeden gerçekten etkilenecek alacaklıları yansıtması amaçlanır.

Gerekli çoğunluk sağlanamazsa proje kabul edilmemiş sayılır ve konkordato başarısız olur; borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme iflasa karar verebilir. Bu nedenle borçlu tarafın, projeyi hazırlarken alacaklıların menfaatlerini gözeten, gerçekçi ve ikna edici bir plan sunması büyük önem taşır. Alacaklı tarafın ise projeyi dikkatle inceleyip iflas hâlinde eline geçecek muhtemel tutarla karşılaştırması yerinde olur. Toplantı ve oylama aşaması, konkordatonun kaderini belirleyen en kritik dönemeçtir.

Konkordato Projesinin Tasdiki

Alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul ettikten sonra dosya, tasdik aşamasına gelir. Alacaklıların kabulü tek başına yeterli değildir; konkordatonun bağlayıcı hâle gelebilmesi için mahkemenin projeyi tasdik etmesi şarttır. Mahkeme, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyadaki belgeleri değerlendirerek bir tasdik yargılaması yürütür; bu yargılamada alacaklılar da itirazlarını ileri sürebilir. Tasdik, mahkemenin projenin kanuni koşulları taşıyıp taşımadığını denetlediği aşamadır.

Mahkemenin tasdik için aradığı temel koşullar arasında; projenin işletmenin gerçek durumuna uygun ve uygulanabilir olması, alacaklıların iflas hâlinde elde edecekleri tutardan daha az olmayacak bir teklif içermesi, gerekli çoğunlukların usulüne uygun sağlanmış olması ve alacaklıların menfaatlerinin makul biçimde korunması yer alır. Ayrıca imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin güvence altına alınması ve projeyle konulan yükümlülüklerin yerine getirileceğine dair yeterli güvence bulunması da aranır. Bu koşullardan biri eksikse mahkeme tasdik talebini reddedebilir.

Mahkeme projeyi tasdik ederse, konkordato kesin mühlet kararından önce doğmuş alacaklar bakımından bağlayıcı hâle gelir; projeye olumsuz oy vermiş veya toplantıya katılmamış alacaklılar da projeye tabi olur. Tasdik talebi reddedilirse, borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme aynı kararla iflasına hükmedebilir. Tasdik ve ret kararlarına karşı kanun yoluna başvurma imkânı bulunur. Tasdik aşaması, konkordatonun hukuken sonuç doğurmaya başladığı ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleştiği belirleyici andır.

Konkordato ve İflasın Karşılaştırılması

Ödeme güçlüğü içindeki bir borçlu bakımından konkordato ile iflas, birbirinden temelde farklı iki yoldur; aralarındaki fark, işletmenin geleceğini doğrudan etkiler:

Konkordato

Amaç, işletmenin ayakta kalmasıdır. Borçlu faaliyetini komiser gözetiminde sürdürür, alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırır. Malvarlığı korunur; başarı hâlinde borçlu, projede kabul edilen koşullarda borçlarını ödeyerek yükümlülüklerinden kurtulur.

İflas

Amaç, borçlunun malvarlığının tasfiye edilmesidir. İflas kararıyla malvarlığı iflas masasını oluşturur, satılarak sıra ve imtiyaz kurallarına göre alacaklılara paylaştırılır. İşletmenin faaliyeti kural olarak sona erer.

Bu iki yol arasındaki tercih; borçlunun ekonomik durumuna, işletmenin sürdürülebilirliğine ve alacaklıların menfaatine göre yapılır. Yaşama şansı bulunan, geçici bir sıkıntı içindeki işletmeler için konkordato çoğunlukla daha uygun bir yoldur; çünkü hem işletme korunur hem de alacaklılar iflas tasfiyesine göre genellikle daha iyi bir sonuç elde eder. Buna karşılık işletmenin ekonomik olarak yaşama şansı kalmamışsa, konkordato yalnızca süreci uzatabilir ve iflas kaçınılmaz hâle gelebilir.

Konkordato ve iflas, aynı dosyada birbirine bağlanabilir. Konkordato başarısız olursa mahkeme, borçlu iflasa tabi kişilerdense aynı kararla iflasına hükmedebilir. Bu nedenle konkordato talebinde bulunmadan önce, işletmenin gerçek durumunun ve projenin uygulanabilirliğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Doğru yolun seçimi, hem borçlunun geleceği hem de alacaklıların alacaklarını tahsili bakımından belirleyicidir; bu değerlendirme mali ve hukuki boyutların birlikte ele alınmasını gerektirir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi

Konkordato süreci baştan sona tek bir yargı mercii önünde yürür; görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi sürecin sağlığı için kritiktir:

KonuMerci / Kural
Görevli mahkemeAsliye Ticaret Mahkemesi (konkordato talebinin incelenmesi, mühlet, tasdik).
Yetki (tacir)Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesi.
Yetki (tacir olmayan)Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi.
Komiser atamasıAsliye Ticaret Mahkemesi, süreci denetlemek üzere komiser(ler)i atar.
Kanun yoluTasdik/ret kararlarına karşı kanun yoluna başvurulur (Bölge Adliye / Yargıtay).
Yer bakımından yetki — Suşehri

Muamele merkezi Suşehri'da bulunan bir işletmenin konkordato talebi, yetki kurallarına göre Sivas Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev, ticaret mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Yetkinin doğru belirlenmesi, talebin usulden reddedilmemesi için başlangıçta önem taşır. Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği yer olduğundan, kayıtlı merkez ile fiilî yönetim yerinin farklı olduğu durumlarda dikkatli değerlendirme gerekir. Konkordato talebi görevli ve yetkili mahkemeye yapılmadığında, sürecin başında zaman ve masraf kaybı yaşanabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde görev ve yetki değerlendirmesinin dikkatle yapılması gerekir.

Suşehri'da Konkordato Nasıl ve Hangi Mahkemede Açılır? Süreç Adımları

Konkordato süreci, birbirini izleyen belirli aşamalardan oluşur. Aşağıda adi konkordato esas alınarak tipik akış özetlenmiştir; dosyanın niteliğine göre bazı aşamalar farklılık gösterebilir:

1
Talep ve Belgeler

Borçlu (veya alacaklı), konkordato ön projesi ve mali belgelerle birlikte muamele merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurur.

2
Geçici Mühlet

Belgeler usule uygunsa mahkeme geçici mühlet verir, geçici komiser atar; borçlu aleyhine takipler kural olarak durur.

3
Kesin Mühlet

İnceleme sonucu konkordatonun başarısı olası görülürse, taraflar dinlenerek kesin mühlete karar verilir.

4
Alacaklılar Toplantısı

Komiser alacaklıları davet eder; proje müzakere edilir ve kanunda öngörülen çoğunluk için oylar toplanır.

5
Tasdik Yargılaması

Çoğunluk sağlanırsa dosya mahkemeye sunulur; mahkeme koşulları inceleyerek projeyi tasdik eder veya reddeder.

6
Uygulama ve Denetim

Tasdikle proje bağlayıcı olur; borçlu ödemelerini projeye göre yapar, gerektiğinde uygulama denetim altında sürdürülür.

Bu aşamaların her biri kendi içinde süre ve usul kuralları barındırır. Örneğin mühlet süreleri kanunda belirlenmiş olup uzatımları mahkeme kararına ve komiser raporuna bağlıdır; alacaklıların oy bildirimi ve itirazları da belirli sürelere tabidir. Sürecin baştan sona planlı yürütülmesi, hem konkordatonun başarısı hem de hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir. Suşehri dosyalarında da bu adımlar Sivas Adliyesi yargı çevresindeki mahkemenin uygulamalarına göre işler.

Konkordato Mühletinin Borçlu ve Alacaklılara Etkileri

Mühletin verilmesi, hem borçlu hem de alacaklılar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Borçlu açısından en belirgin etki, malvarlığının korunmasıdır: mühlet süresince borçlu aleyhine kural olarak yeni takip yapılamaz, mevcut takipler durur ve malvarlığı üzerinde muhafaza tedbiri ile satış işlemleri uygulanamaz. Böylece işletmenin varlıkları dağılmadan konkordato süreci yürütülür. Buna karşılık borçlu, faaliyetini komiser gözetiminde sürdürür ve önemli işlemler için mahkeme iznine tabi olur.

Alacaklılar bakımından mühlet, alacaklarını takip etme imkânlarını sınırlar; ancak bu sınırlamanın istisnaları vardır. Rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; fakat bu takipte muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Ayrıca bazı imtiyazlı alacaklar ile mühletten sonra komiserin onayıyla doğan borçlar için özel kurallar geçerlidir; bu ikinci grup borçlar, konkordatoya tabi olmayıp öncelikli konumdadır.

Mühlet ayrıca borçlunun sözleşmesel ilişkilerini de etkileyebilir. Borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerinde, konkordatonun amacına ulaşması için gerekliyse ve komiserin onayıyla, bazı sözleşmelerden dönme imkânı gündeme gelebilir. Bunun karşılığında karşı tarafın uğradığı zararlar, konkordato alacağı olarak dikkate alınır. Bu etkiler, mühletin yalnızca takip yasağından ibaret olmadığını; borçlunun hukuki ilişkilerini geniş biçimde yeniden düzenleyen bir dönem olduğunu gösterir. Bu nedenle mühlet döneminde atılan her adımın hukuki sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Konkordatonun Feshi ve Başarısızlık Hâlleri

Konkordato, çeşitli aşamalarda başarısız olabilir ve bu durumda farklı sonuçlar doğar. İlk olarak, geçici veya kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, komiserin raporu üzerine mahkeme mühleti kaldırabilir. Mühletin kaldırılmasıyla koruma sona erer; borçlu iflasa tabi kişilerdense mahkeme aynı kararla iflasına hükmedebilir. İkinci olarak, alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul etmezse ya da mahkeme projeyi tasdik etmezse konkordato gerçekleşmez.

Tasdik edilen bir konkordato bakımından da başarısızlık ihtimalleri vardır. Konkordato projesinin borçlu tarafından ihlal edilmesi hâlinde, projeden zarar gören her alacaklı, konkordatonun kendisi bakımından feshini mahkemeden isteyebilir; bu, kısmi bir feshtir ve yalnızca talep eden alacaklıyı ilgilendirir. Konkordatonun tamamen ihlali söz konusuysa, yani proje bütünüyle uygulanamaz hâle gelmişse, konkordatonun tüm alacaklılar bakımından kaldırılması gündeme gelir. Bu durumda önceki konkordato hükümsüz kalır ve alacaklılar haklarını tam olarak talep edebilir hâle gelir.

Ayrıca konkordatonun kötüniyetle, gerçek durumu gizleyen belgelerle veya alacaklıları yanıltan beyanlarla elde edildiği sonradan anlaşılırsa, bu durum da konkordatonun kaldırılmasını gerektirebilir. Başarısızlık hâllerinin her biri kendi usul ve sürelerine tabidir; bu nedenle sürecin her aşamasında alacaklıların haklarını korumak için gelişmeleri yakından izlemesi önem taşır. Borçlu tarafın ise projeyi gerçekçi hazırlaması ve uygulamada taahhütlerine sadık kalması, feshin ve iflasın önüne geçmenin temel yoludur.

Sık Yapılan Hatalar

Konkordato dosyalarında yapılan hatalar çoğunlukla telafisi güç sonuçlar doğurur ve sürecin başarısızlığına yol açabilir. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık karşılaşılan yanlışları özetler:

  • Eksik belgeyle başvurmak: Ön proje ve mali belgeler eksik ya da özensiz hazırlandığında geçici mühlet aşamasında talep geri çevrilebilir.
  • Gerçekçi olmayan proje: İşletmenin gerçek ödeme gücünü aşan taahhütler içeren projeler, alacaklılarca reddedilir veya tasdik aşamasında kabul görmez.
  • Çoğunluğu yanlış hesaplamak: Rehinli ve ilişkili alacaklıların hesaba katılması gibi hatalar, gerekli çoğunluğun sağlandığı yanılgısına yol açabilir.
  • Yetkili mahkemeyi karıştırmak: Muamele merkezi yerine kayıtlı merkezin esas alınması gibi hatalar, yetkisizlik sorununa neden olabilir.
  • İzne tabi işlemleri atlamak: Mühlet döneminde mahkeme izni olmadan önemli malların devri, işlemi hükümsüz kılabilir.
  • Alacaklı iletişimini ihmal etmek: Alacaklılarla müzakere ve uzlaşma çabası yetersiz kaldığında projenin kabulü zorlaşır.

Bu hatalar, çoğu zaman sürecin teknik ve çok aşamalı oluşundan kaynaklanır. Küçük görünen bir usul eksikliği bile konkordatonun reddine ve dolayısıyla iflasa giden yolun açılmasına neden olabilir. Bu nedenle dosyanın başından itibaren mali ve hukuki boyutların birlikte değerlendirilmesi, gerçekçi bir projeyle ve doğru mercie başvurularak hareket edilmesi büyük önem taşır.

Gerekli Belgeler

Konkordato talebinde bulunmak için gereken belgeler, sürecin sağlığı bakımından belirleyicidir; çünkü mahkeme, geçici mühlet kararını büyük ölçüde bu belgelere dayanarak verir. Aşağıda uygulamada sıkça istenen belgeler kategoriler hâlinde özetlenmiştir; somut dosyanızda ek belgeler gerekebilir:

Konkordato Ön Projesi

Borçların hangi oran ve vadeyle ödeneceğini, alacaklıların projeden nasıl etkileneceğini ve ödeme kaynaklarını gösteren temel belge.

Mali Tablolar

Güncel bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve gerekiyorsa bağımsız denetimden geçmiş finansal raporlar.

Malvarlığı ve Alacaklı Listesi

Borçlunun malvarlığını gösteren belgeler ile alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacakların niteliğini gösteren ayrıntılı liste.

Denetim / Güvence Raporu

Projenin uygulanabilirliğine ilişkin makul güvence veren, işletmenin durumunu değerlendiren rapor ve varsa ek uzman görüşleri.

Belgelerin eksiksiz ve doğru düzenlenmiş olması, hem geçici mühletin alınması hem de sürecin ilerleyen aşamalarında güven oluşturulması bakımından önemlidir. Özellikle ön projenin gerçekçi ve alacaklıların iflas hâlinde elde edeceklerinden daha iyi bir sonuç sunacak biçimde hazırlanması, hem alacaklıların kabulünü hem de mahkemenin tasdikini kolaylaştırır. Belgelerinizi bir araya getirdikten sonra dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz, doğru yol ve mercinin seçilmesine yardımcı olur.

Suşehri'da Konkordato Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Konkordato hukuku; mali analiz, süre yönetimi ve alacaklılarla müzakere gerektiren, çok aşamalı ve teknik bir alandır. Bu nedenle dosyanızı yürütecek avukatın bu alandaki deneyimi ve süreç yönetimi becerisi önem taşır. Aşağıdaki başlıklar, bir avukatla ilk görüşmede netleştirmenizde yarar olan konuları özetler:

Deneyim ve Uzmanlık

Konkordato, iflas, ticaret hukuku ve borç yapılandırma süreçlerinde benzer dosya deneyimi; komiser ve mahkeme uygulamalarına aşinalık.

Süreç ve Takvim

Mühlet sürelerinin nasıl izleneceği, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşamalarının planı ile dosyanın hangi aralıklarla güncelleneceği.

İletişim ve Şeffaflık

Gelişmelerin nasıl bildirileceği, alacaklılarla müzakere yaklaşımı ve masraf ile vekâlet ücretinin baştan yazılı olarak açıklanması.

Yerel Deneyim

Suşehri ve Sivas Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi ve komiser uygulamalarına aşinalık, süreçlerde pratik yaklaşım.

İlk görüşmede dosyanızın gerçekçi bir değerlendirmesini istemeniz, olası sonuç senaryolarını ve maliyetleri anlamanız açısından yararlıdır. Kesin sonuç ya da "konkordato garantisi" gibi vaatler yerine, işletmenizin durumunu dürüstçe değerlendiren ve sürecin nasıl yönetileceğine dair somut bir yol haritası sunan yaklaşım daha güvenilirdir. Aşağıdaki soruları görüşmede sormayı düşünebilirsiniz:

  • İşletmemin durumu konkordato için uygun mu, yoksa başka bir yol mu daha gerçekçi?
  • Ön proje nasıl hazırlanacak ve hangi belgeler gerekecek?
  • Alacaklılarla müzakere ve çoğunluğun sağlanması için nasıl bir strateji izlenecek?
  • Sürecin tahmini aşamaları, mühlet süreleri ve olası toplam süresi nedir?
  • Masraflar, harçlar, komiser ücreti ve vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?

Bu platformda listelenen avukatları; uzmanlık alanı, deneyimi ve iletişim tercihleri açısından karşılaştırarak dosyanıza uygun olanı seçebilirsiniz. Konkordato dosyaları mali ve hukuki boyutların bir arada yürütülmesini gerektirdiğinden, sürecin gereklerini net biçimde açıklayan bir avukatla çalışmak önemlidir. Nihai kararı, işletmenizin durumunu bir avukatla birebir değerlendirdikten sonra vermeniz en sağlıklı yaklaşımdır.

İlgili Mevzuat

Konkordato hukuku uygulamasında başvurulan temel mevzuat aşağıda özetlenmiştir. Bu düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, güncel metin ve içtihatların dikkate alınması önemlidir:

  • İcra ve İflas Kanunu (2004) — Konkordato Hükümleri
    Konkordato talebi, geçici ve kesin mühlet, komiser, alacaklılar toplantısı, çoğunluk, tasdik ve fesih süreçlerini düzenleyen temel hükümler.
  • Türk Ticaret Kanunu (6102)
    Ticaret şirketleri, ticari işletme, tacir sıfatı ve muamele merkezi kavramlarına ilişkin hükümler.
  • Türk Borçlar Kanunu (6098)
    Borç ilişkileri, ifa, temerrüt, sözleşmelerin sona ermesi ve alacakların hukuki niteliğine ilişkin genel hükümler.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
    Konkordato yargılaması, tasdik yargılaması ve kanun yollarında uygulanan usul kuralları.
  • Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kuruluna İlişkin Düzenlemeler
    Komiserin nitelikleri, atanması, görevleri ve alacaklılar kurulunun işleyişine dair ikincil mevzuat.

Mevzuatın yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da uygulamayı önemli ölçüde şekillendirir. Özellikle mühlet koşulları, çoğunluk hesabı ve tasdik şartları gibi konularda içtihatların dikkate alınması, dosyanın doğru yürütülmesi için gereklidir. Güncel mevzuat ve içtihat değerlendirmesi için bir avukattan destek almanız önerilir.

Emsal İçtihat ve İlkeler

Aşağıdaki başlıklar, konkordato hukukunda yargı uygulamasında öne çıkan bazı ilkeleri genel biçimde özetler. Bunlar bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir:

İlke · Projenin Uygulanabilirliği

Konkordatonun tasdiki için projenin işletmenin gerçek durumuna uygun ve gerçekçi biçimde uygulanabilir olması aranır; ödeme gücünü aşan taahhütler içeren projeler tasdik edilmeyebilir.

İlke · İflasa Göre Üstünlük

Alacaklılara sunulan teklifin, iflas hâlinde elde edebilecekleri tutardan daha az olmaması aranır; aksi hâlde alacaklıların menfaati zedelenmiş sayılabilir.

İlke · Çoğunluğun Hesabı

Kanunda öngörülen çoğunlukların hesabında rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı ve yakın ilişkili alacaklılar dikkate alınmaz; bu unsurların hesaba katılması sonucu değiştirebilir.

İlke · İzne Tabi İşlemler

Mühlet süresince mahkemenin izni olmadan yapılan ve izne tabi tutulan önemli tasarruflar hükümsüz sayılabilir; bu koruma konkordatonun amacını güvence altına alır.

Bu ilkeler, içtihatların yıllar içinde ortaya koyduğu genel eğilimleri yansıtır ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir. Dosyanıza uygulanabilecek güncel içtihatların değerlendirilmesi, uzmanlık ve dikkat gerektiren bir iştir. Bu nedenle somut olayınız için bir avukattan güncel içtihat analizi almanız yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Suşehri'da konkordato talebi hangi mahkemeye yapılır?

Konkordato talebi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılır. Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği ve ticari kararların alındığı yerdir; bu genellikle şirket merkezinin bulunduğu yerdir. Suşehri'da faaliyet gösteren bir işletmenin muamele merkezi bu bölgedeyse, talep yetki kurallarına göre Sivas Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Tacir olmayan gerçek kişilerde ise yetkili merci, yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Yetkinin doğru belirlenmesi, talebin usulden reddedilmemesi için başlangıçta önem taşır.

Konkordato için başvuruda hangi belgeler gereklidir?

Konkordato talebine, borçlunun mali durumunu ortaya koyan belgeler eklenir. Bunların başında konkordato ön projesi gelir; ön projede borçların hangi oran ve vadeyle ödeneceği, alacaklıların projeden nasıl etkileneceği gösterilir. Ayrıca borçlunun malvarlığını gösteren belgeler, güncel bilanço ve gelir tablosu, gerekiyorsa bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolar, alacaklıları ve alacak miktarlarını gösteren liste ile projenin uygulanabilirliğine ilişkin makul güvence veren bir denetim raporu istenir. Belgelerin eksik olması, geçici mühlet aşamasında talebin geri çevrilmesine yol açabilir; bu nedenle dosyanın baştan eksiksiz hazırlanması gerekir.

Geçici mühlet ile kesin mühlet arasındaki fark nedir?

Geçici mühlet, konkordato talebinin ilk incelemesinde belgelerin usule uygun olması hâlinde mahkemece verilen ve borçlunun malvarlığını koruma altına alan başlangıç aşamasıdır. Bu sürede mahkeme geçici komiser atar ve borçlu aleyhine takipler kural olarak durur. Kesin mühlet ise geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonucunda, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varılırsa verilir. Kesin mühletle birlikte süreç asıl aşamasına girer; alacaklılar davet edilir, proje müzakere edilir ve tasdik aşamasına doğru ilerlenir. Geçici mühlet bir ön koruma, kesin mühlet ise konkordatonun asıl yürütüldüğü dönemdir.

Konkordato komiseri kimdir, görevi nedir?

Konkordato komiseri, mahkemece atanan ve konkordato sürecini denetleyip yöneten bağımsız kişidir. Komiser, borçlunun faaliyetlerini gözetir, işletmenin işleyişini izler ve belirli işlemler bakımından borçlunun yanında yer alır. Görevleri arasında konkordato projesinin uygulanabilirliğini incelemek, alacaklıları toplantıya çağırmak, alacaklıların projeye ilişkin oylarını almak, alacak ve borç durumunu tespit etmek ve mahkemeye gerekçeli rapor sunmak yer alır. Komiser tarafsızdır; ne yalnız borçlunun ne de yalnız alacaklıların menfaatini gözetir, sürecin dürüst ve kanuna uygun yürütülmesini sağlar. Alacak miktarı ve alacaklı sayısına göre birden fazla komiser veya bir alacaklılar kurulu da atanabilir.

Konkordato projesinin kabulü için hangi çoğunluk gerekir?

Konkordato projesinin bağlayıcı hâle gelebilmesi için alacaklıların kanunda öngörülen çoğunlukla projeyi kabul etmesi gerekir. Kanun iki alternatif çoğunluk öngörür: kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların belirli oranlarına ulaşan bir kabul aranır. Bu çoğunlukların hesabında, rehinle temin edilmemiş ve imtiyazsız alacaklar esas alınır; bazı yakın ilişkili alacaklılar ile rehinli alacaklıların rehinle karşılanan kısımları hesaba katılmaz. Çoğunluk sağlanamazsa proje kabul edilmemiş sayılır ve mahkeme, koşulları varsa borçlunun iflasına karar verebilir. Bu nedenle proje müzakerelerinde alacaklılarla uzlaşmanın sağlanması sürecin en kritik aşamalarından biridir.

Konkordato mühleti içinde borçlu aleyhine takip yapılabilir mi?

Kural olarak mühletin verilmesiyle birlikte borçlu aleyhine hem geçici hem de kesin mühlet süresince yeni takip yapılamaz ve daha önce başlatılmış takipler durur; başlamış takiplerde muhafaza tedbiri ve satış istenemez. Bu durma, borçlunun malvarlığının dağılmasını önleyerek konkordatonun başarısını korumayı amaçlar. Ancak bu korumanın istisnaları vardır: rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Ayrıca bazı imtiyazlı alacaklar ile mühletten sonra komiser onayıyla doğan borçlar için özel kurallar geçerlidir. Bu nedenle alacaklıların hangi işlemleri yapabileceği alacağın türüne göre değişir.

Konkordato ile iflas ertelemesi aynı şey midir?

Hayır, bunlar farklı kurumlardır. İflas ertelemesi, geçmişte sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borca batıklık hâlinde iyileştirme projesiyle iflasın belirli süre ertelenmesini sağlayan bir kurumdu; ancak 2018 yılında yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi kaldırılmış ve yerini güçlendirilmiş konkordato hükümleri almıştır. Bugün ödeme güçlüğü içindeki borçluların başvurabileceği temel yol konkordatodur. Konkordato, iflas ertelemesine göre daha ayrıntılı düzenlenmiş, komiser denetimi ve alacaklı katılımı güçlendirilmiş bir yapıdadır. Dolayısıyla eski dosyalarda iflas ertelemesi ifadesiyle karşılaşılabilse de, güncel başvurular konkordato çatısı altında değerlendirilir.

Tasdik edilen konkordato hangi alacaklıları bağlar?

Mahkemece tasdik edilen konkordato, kural olarak mühlet kararından önce doğmuş tüm alacaklar bakımından bağlayıcıdır; bu alacaklar konkordato projesinde öngörülen oran ve vadeye tabi olur. Projeye olumsuz oy vermiş veya toplantıya katılmamış alacaklılar da, çoğunluk sağlanıp tasdik gerçekleştiğinde projeye tabi olur. Buna karşılık rehinli alacakların rehinle karşılanan kısmı ile bazı imtiyazlı alacaklar konkordatodan farklı biçimde etkilenir. Ayrıca mühletten sonra komiserin onayıyla doğan borçlar, konkordatoya tabi olmayıp masa borcu benzeri bir öncelik taşır. Tasdik kararının kesinleşmesiyle borçlu, projede kabul edilen koşullarda borçlarını ödeyerek yükümlülüklerinden kurtulma imkânı bulur.

Suşehri'da konkordato süreci ne kadar sürer?

Konkordato süreci; geçici mühlet, kesin mühlet ve tasdik aşamalarından oluşur ve toplam süresi dosyanın karmaşıklığına göre değişir. Geçici mühlet başlangıçta belirli bir süre için verilir ve bir kez uzatılabilir. Kesin mühlet ise kanunda öngörülen temel süreyle verilir; güçlük hâlinde komiserin gerekçeli raporu ve mahkeme kararıyla belirli bir üst sınıra kadar uzatılabilir. Bu sürelere alacaklılar toplantısı, itirazların değerlendirilmesi ve tasdik yargılaması eklendiğinde toplam süreç genellikle bir yılı bulabilir veya aşabilir. Suşehri dosyaları için de bu süreler Sivas Adliyesi yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iş yükü ve dosyanın özelliğine göre değişkenlik gösterir.

Konkordato başarısız olursa ne olur?

Konkordato çeşitli aşamalarda başarısız olabilir. Geçici veya kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, komiserin raporu üzerine mahkeme mühleti kaldırabilir. Alacaklılar projeyi öngörülen çoğunlukla kabul etmezse ya da mahkeme projeyi tasdik etmezse, borçlu tacir ise ve iflasa tabi kişilerden ise mahkeme aynı kararla borçlunun iflasına hükmedebilir. Ayrıca tasdik edilen bir konkordatonun sonradan ihlal edilmesi hâlinde, alacaklılar konkordatonun kendileri bakımından feshini isteyebilir; tüm alacaklılar bakımından tamamen ihlal söz konusuysa konkordatonun kaldırılması gündeme gelir. Bu nedenle sürecin her aşamasında hukuki takip ve alacaklılarla iletişim önem taşır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hukuki kaynaklara dayanılarak derlenmiştir; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebilir. Bağlayıcı değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

İlgili Aramalar